Giriş

Vaveyla Yazarı: nissyan ⭐

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 4Şu an: Giriş

Hayatımdaki en özel günlerden biriydi. Yani ailem öyle diyordu. Gittiğim kaçıncı davetti bilmiyordum ama ilk defa bu kadar ön planda olacaktım. Annemin dediğine göre, tüm gözler ve kameralar üzerimde olacaktı. Bu da hareketlerime, saçıma ve makyajıma ekstra bir özen göstermem gerektiğini söylüyordu.

Sabahtan beri başımda gezen onlarca çalışan vardı. Biri saçımla, öbürü makyajımla, bir diğeri ise kıyafetimle ilgileniyordu. Bir yandan gün içerisinde yapacaklarımı anlatan asistanımı dinliyor, diğer yandan da son ses çalan şarkıya odaklanmaya çalışıyordum.

Saçımla uğraşan kuaför yeni boyadığı saçlarımı ve saç derimi maşayla yakarken, manikürümü yapan kadın tırnak etlerimi kanatıyordu. Dışardan bakıldığında bir filmden fırlamış gibi görünüyordum ama hissettirdikleri bambaşkaydı. Vücudumun her hücresi farklı bir acıdan kıvranıyordu.

Sonunda saçımı bigudilere saran kuaför bir süreliğine benden uzaklaşmıştı. Saçlarım zarar gördükçe içim acıyordu.

Saçımın bitmesine sevinemeden yüzüme değen fırçaların gazabına uğradım. Günlük hayatımda da ağır makyaj yapıyordum ama yüzümü fondötene boğmuyordum. Yüzümdeki her şey abartıydı. Farım, fondötenim, maskaram, rujum, allığım... Aynada gördüğüm yüz bana ait değilmiş gibiydi. Ama kimse, çok güzeldi.

Gün sonunda her şey kusursuzdu. Koyu kırmızı elbisemin, açık omuzlarından dökülen dalgalı ve canlı bir sarıya boyanmış saçlarıma dokunmadan edemiyordum. İpek gibilerdi. Tepeden tırnağa annemin eseriydim. Ojelerimin rengi, elbisemin tonuna uymadığı için bile saatlerce uğraşmıştı.

Son birkaç küçük takımı takarken ellerim titremeye başladı. Heyecanlanıyor muydum? Hadi ama Lalin, bu kaçıncı davetin?

Zar zor küpelerimi taktıktan sonra, ince topuklularımın üzerinde, kaymadan yürümeyi başarmıştım. Arabanın kapısını açan adama tebessüm ettim. Elbisemi kırıştırmadan, dikkatlice oturdum koltuğa.

Nedenini bilmediğim şekilde annemden ve babamdan ayrı bir arabada gidiyordum. Öndeki, onların olduğu arabayı takip ediyorduk.

Omuzlarımı dikleştirip kendime çekidüzen verdiğim sırada araba durdu. Ön koltukta oturan asistanım, “Bekleyin biraz,” dedi. Annemle babamın indiğini gördükten sonra şoför arabadan inip kapıma doğru koşturdu.

Birazdan açılacak kapının ucunda parlak ışıklar, patlayan flaşlar ve hayran bakışlar vardı. Bunu hem hissediyor hem de karartmalı camdan görüyordum.

Derin bir nefes verip cesaretimi toplamaya çalıştım. Dikiz aynasından kendimi son kez kontrol ettiğim sırada kapım açıldı. Yüzüme yumuşak bir gülümseme yerleştirip temkinli hareketlerle arabadan indim.

Yürümeden önce birkaç dakika olduğum yerde kalıp flaşların gözümü kamaştırmasına izin verdim. Bunlar zaten önceden de yaşadığım şeylerdi. Ardından bir hata yapmamak için dikkatlice adımlamaya başladım. Birbirini takip eden adımlarım, biraz olsun rahatlamamı sağlıyordu. Başarabileceğimi düşünüyordum böyle yürüdükçe.

Sorulan hiçbir soruya cevap vermedim ama gülümsememi de eksik etmedim. Sonunda içeri girdiğimde annemi ve babamı mikrofonlara karşı konuşurken buldum. Yanlarından aynı tebessümle geçip ödül töreninin yapılacağı salona girdim. Benim için ayrılan yeri -en önde bir koltuk- gösteren kadına teşekkür edip yerime oturdum.

Törene başlamadan önce yapılan konuşmadan sonra sırayla isimler okunmaya, sahneye çağırılmaya başlandı. Elinde küçük kağıtlar olan kadın, ara sıra şakalar yapıyor, uzun uzun konuşarak ilerliyordu. Beklediğim süre arttıkça kalbim daha hızlı çarpmaya başladı. Ayrıca ellerimin titremesi de hiç durmuyordu.

Gecenin sonunda tek bir isim kalmıştı. Kadın, gecenin başından beri bitmek bilmeyen enerjisi ve büyük bir neşeyle konuşmasına başladı. “Genç yaşına rağmen kısa sürede yıldızı parlayan, hepimizin bir evladı gibi görüp hayran kaldığı kadın. Gerek yüzünün gerekse fiziğinin güzelliğiyle hepimizin aklına kazınan, yılın en başarılı modeli geliyor. İşte karşınızda, Lalin Işık!”

Alkışlar yükseldiğinde ayaklandım. Ayağa kalkar kalkmaz gözüm karardı, midem bulandı. Bir an duraksayıp dengemi koruyarak yürümeye devam ettim. Soğuk terler atarken yüzümde çarpık bir gülümseme vardı. Vücudumun yorgunluğuna rağmen omuzlarım ve başım dik, adımlarım kararlıydı.

Sonunda mikrofona ulaşıp ödülü aldığımda, kalbim yerinden çıkmak için çırpınıp duruyordu. Karşımda yüzlerce insan vardı ve hepsi beni alkışlıyordu. İçlerinden annemi ve babamı seçebiliyordum. Gururlu bakışları benim üzerimdeydi.

Elimdeki ödüle kısa bir bakış attım, farkında olmadan elimi sıkmaya başlamıştım. Sonra karşımdaki davetlilere baktım. Birkaç saniye konuşamadım. Ne diyeceğimi unutmuştum, adeta hafızam silinmişti. Başımı hafifçe dikleştirirken yutkundum ve kulaklarıma ulaşan uğultuları umursamamaya çalıştım. “Öncelikle bu ödülü almaktan onur duyduğumu belirtmek isterim. Bu başarıda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bu ödülü; bana her zaman destek olan ailem, arkadaşlarım, asistanım ve sizler için alıyorum. Sayenizde çıktığım bu sahneden, sevgilerinizi hissederek inmek, bana verilebilecek en büyük ödüldür.” Zihnimde kalanları eksiksiz bir şekilde söyleyip bir süre alkışların kesilmesini bekledim. Sonunda yürümeye başlamıştım ki gözüm tekrardan karardı, adımlarım birbirine dolaştı. Yüzümdeki gülümseme anında yerle bir olurken elimdeki ödülü düşmemesi için sıkı sıkı tuttum. Olduğum yerde kaldığım kısacık sürede bile şaşırma nidaları yükseliyordu seyircilerden.

Midemin bulantısıyla resmen koşar adım yerime oturdum. Gecenin son ödülü benimdi, kapanış konuşmasından önce çıkamazdım.

Yerime geçtiğimde ise gördüğüm, annemin ve babamın hayal kırıklığı dolu bakışlarıydı. Bu sefer başarırım sanmıştım. Onları öyle gururlu bakarken görünce, yapabilirim sanmıştım.

Gözlerimin dolmasını engellemek için dudaklarımı birbirine bastırdım. Bu kadar iyi geçen bir geceyi nasıl da mahvetmiştim...

Konuşma bittikten hemen sonra kameralara yakalanmadan koşarak kulise gittim. Mide bulantımın sebebini, ancak kusunca anlamıştım. Gün boyunca midemde duran tek şey suydu. Günlerdir bu geceye hazırlandığım için hiçbir şey yememiştim.

Aynadaki yansımama baktım. Az önceki halimden eser kalmamıştı. Omuzlarım çökmüş, yüzüm asılmıştı. Eğer titrememin nedenini daha önce fark etmiş olsaydım bugün her şey kusursuz olacaktı. Bugün bana gururla bakacaklardı.

Hissettiğim suçlulukla dirseklerimi bacaklarıma, yüzümü avcuma yasladım. Bu sırada kapı açılıp kapandı. Kafamı kaldırmak istemiyordum.

“Sakın ağlama,” dedi annem. “Makyajın akmasın, daha röportaj vereceksin. Tabii becerebilirsen.”

Ağlamayacaktım.

Tabii becerebilirsen cümlesi defalarca kez zihnimde yankılandı. Röportajda söyleyeceğim her şeyi çoktan unutmuştum.

Ne kadar süre geçtiğini bilmiyordum ama artık kalkmam gerekiyordu. Röportaj verip eve gitmek istiyordum. Aynaya baktım, saçlarımla biraz uğraşıp ayağa kalktım. Elbisemi de düzeltip gülümsedim.

Benden önce annemle babam çıktı. Röportajı yapanları, önden uyarmak için erken giderlerdi hep. “Çok uzatmayın, uzun bir geceydi” gibi şeyler söyleyip nasıl daha az rezil olacaklarını düşünüyorlardı.

Kendimden emin adımlarla çıkışa doğru yürüdüm. O kuliste ne yaşanırsa yaşansın, orada kalıyordu.

Uzatılan mikrofonlara baktım. “Modellik düşünen genç kızlara önerileriniz neler?” dedi muhabirlerden biri.

Soran muhabiri bulup gözlerine baktım. “Böyle bir hayalleri varsa asla pes etmesinler.” Çok fazla uzatmamak için başka bir soruyu dinlemeye başladım. Vereceğim çok fazla tavsiye yoktu çünkü. Ben de gençtim. On yedi yaşında, liseli bir kızdan ne bekliyorlardı ki?

“İlişki durumunuz nedir?” diye soran muhabire ise verecek bir cevabım yoktu. Gerçek anlamda söyleyebileceğim tek bir cümle yoktu. Kendimi savunmaya geçtim. “Bu konu hakkında çok fazla bir şey söyleyemiyorum. Özel hayatımı, içimde yaşamayı tercih ediyorum,” deyip başımı salladım.

“Hedefleriniz neler?” diye sorduklarında ise annem arkadan kaşlarını kaldırdı. Bu kısaca bitir, demekti.

“Bugünlük bu kadar olsa?” dediğimde birkaçı çekilip yeni avlarını aramaya başladılar. Onlar için buradan güzel neresi vardı ki? Bir sürü ünlü oyuncu, model, iş insanı... “Çok güzel bir geceydi, beni davet eden ve izleyen herkese çok teşekkür ederim. İyi akşamlar,” diyerek annemleri takip ettim.

Yine ayrı arabalara bindikten sonra, son birkaç flaş da patladığında arkama yaslandım. Bu gerçekten hayatımın en özel günü müydü?

⭐

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

43okunma 10beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 144

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıkaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikapsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18