3. bölüm · Bir Yalanın İçinde

2.Bölüm

Koridor Guncesii

güzelleriimm ben geldimmm yeni bölüm getirdim size ama maalesef çok düşük oylar var. Benim bölüm yazmak için sizin desteklerinize ihtiyacım varr o yüzden pamuk eller oylaraaa

şimdi bölüme geçelim..
-------------------------------------------------------

Telefonda gördüklerimle şok olmuştum. Ben sadece Atlasa yardım ediyordum bu kadar. Kim bizi çekmişti ki? Hemen Atlası bulmalıydım. O bu işi çözebilirdi.
Işığa birşey söylemeden ordan koşarak ayrıldım.

Atlas nerde olabilirdi? Aklıma basketbol
sahası geldi kesin orda arkadaşlarıyla basketbol oyunuyordu. Dışarıya çıktım basket sahasına baktığımda tam da tahmin ettiğim gibiydi orda basket oyunuyordu. Koşarak gittim yanına. Beni görünce biraz şaşırdı ama hemen ifadesini topladı.

Kolundan tutup çekiştirmeye başladım.

"Atlas acil konuşmamız lazım."

"Noldu Leyla bir sakin ol."

Atlası çekiştire çekiştire arka bahçeye kadar getirmiştim. Ona da bu fotoğrafı göstermem lazımdı ama telefonum yanımda değildi.

"Telefonun yanında mı çok önemli birşey göstermem lazım." Diyip telefonunu vermesi için elimi öne çıkardım.

"Tabi al ne göstericeksin bakalım. Şifre 1808."

Telefonunu bana verdiğinde hemen şifreyi girdim. Telefon açıldığında ınstagrama girdim ve okulun itiraf sayfasın arattım. ilk çıkana tıkladığımda en başta bizim foroğrafımız vardı. Baya bir görüntülenme vardı. Fotoğrafa tıklayıp telefonu Atlasa çevirdiğim.

Atlas gördüklerine fazla şaşırmadı, Aksine burnundan sert kızgın bir nefes verdi. Elleriyle sertçe yüzünü sıvazladı.

"Leyla kaç kişi görmüş bu fotoğrafı?"

"Nerdeyse okulun tamamı görmüş."

Birşey söylemeyince tekrar ben konuştum.

"Atlas ne yapıcaz okulun hepsi bizi sevgili sanıyor."

Atlas bu sefer sessizliğini bozdu.

"Bak Leyla bunun nası sonuçları açıcağını sende bende çok iyi biliyoruz. Elimden hiç birşey gelmez. Fotoğrafı çekeni bulsak bile okuldaki herkes görmüş bu fotoğrafı."

"Ne yapıcaz peki Atlas? Herkes bizi sevgili sanıyor diyorum anlamıyor musun?"

"Aklımda birşey var ama içimden bi ses bence sen kabul etmiyeceksin diyor."

"Söyle Atlas söyle o harika fikrini duymak istiyorum."

Birkaç dakika sessiz kaldıktan sonra konuşmaya başladı.

"Birlikte sahte sevgililik yapıcaz. Okul bitene kadar. Okul bitince mezuniyette ayrılıyız tamam mı sadece okul sonuna kadar."

Söyledikleriyle birlikte gülmeye başladım. Gülüşüm git gide kahkahaya dönüşürken etraftaki öğrenciler bize dönüp bakıyordu. Atlasın Leyla dediğini duymuştum ama söyledikleri komiğimi gittiği için gülmemi durduramıyordum.

Dakikalar sonra gülüşüm yavaşça kesildi yerine tebessüm bıraktım.

"Atlas sen delirdin mi hm?"

"Asıl sen delirdin mi Leyla farkında mısın tekrar ediyorum okuldaki herkes bizi sevgili sanıyor. Senin başka bi fikrin varsa söylede bilelim."

Yoktu. Atlasa bir cevap vermeyince bu sefer elini sıkmam için öne uzattı.

"O zaman Leylacım benimle bu oyunu oynamak zorundasın."

Biraz düşündüm. Olacakları, Bizim aramızda oluşacak problemleri. Sonra elimi kaldırdım ve elini sıktım.

"Tamam ama bir şartım Atlas Karahan."

Kaşlarını çattı ilk sonra konuşmaya başladı.

"Nedir o şartınız?"

Derin bir nefes aldım.

"Madem bir oyunun içindeyiz o zaman kuralların göre oynayalım. Senden sadece birşey istiyorum. Çok sev beni. O kadar sev ki bende unutayım bir oyunda olduğumuzu. Hissedeyim bana olan gerçek gibi ama sahte olan sevgini."

Atlas bu dediklerimi pür dikkat dinledi. Sonunda o da konuşmaya başladı.

"Sen nasıl istersen Sevgilim."

Ellerimizi sıkıp geri adım attık. Ben arkamı dönüp sınıfa çıkarken o benim gidişimi izledi..
-----------------------------------------------------------

"Kızım neden anlatmadın bana sevgili olduğunuzu bak alındım biz çok yakındık halbuki."

Yarım saattir sınıfta oturmuş Işık ve Ardanın bana olan isyanlarını dinleyip makul cevaplar veriyordum.

"Kankiler dediğim gibi uzun süredir söyleyemiyordum hislerimi kimseye sonra o geldi açıldı 2 haftadır da sevgiliyiz işte"

Bu sefer Arda konuşmaya başladı. Sanki kafasına birşey dank etmiş gibiydi.

"Ha sen sevgilinle konuşmak için bizimle gelmiyodun bir yerlere teneffüste."

Yalandı. Kendimi iyi hissetmediğim için inmiyordum aşşağıya.

Ardanın söyledikleri benim yalan bahanem olmuştu o yüzden birşey söylemedim.

Işık da Ardanın bu dediğiyle aydınlandı ve koluma bir tokat attı. Bu kızın eli harbiden de ağırdı. Acıyla kolumu tuttuğumda Işık konuşmaya başladı.

"Köpek! Nası söylemezsin bana bunları. Madem 2 haftadır sevgilisiniz sana 2 gün trip atıcam Leyla hanım."

Off Işık ve trip atmak mı? Sanırım ağlayacaktım. 2 gün şimdi 2 yıl gibi geçicekti.

"Işığım bak gerçekten özü-"

"Sus Leyla!"

Beni sertçe kestiğinde olduğum yere sindim. Bir süre sonra öğlen arası zili çalmış, Herkes sınıflara doluşmuştu. Işıkla duvar kenarı arka sırada yerimizde oturuyoduk.

İçeri Atlas ve grubu girince avuç içim kavınmaya başlamıştı. Ne yapıcaktım.? Nasıl davranıcaktım? Kafamda bir sürü soru varken Işığa baktığımda yüzünde sinsi bir gülümsemeyle Atlasa bakıyordu. Aynı saniyeler tam Atlas yerine oturucakken bizim Saf Işık
elini sallayıp Atlasa seslendi.

"Atlas sevgilinin yanı boş buraya otursana"

Işık 'sevgilinin' kelimesini söyleyince bütün sınıf bize bakmıştı. Kimisi hayran bir şekilde bakıyor, Kimisi şok içinde olanları izliyordu. Öyleki Sıla bile arkasına dönmüş kızgın bir suratla bize bakıyordu.

Şoka uğrayarak Işığın etini sıktım birazcık. O da 'ne var' bakışı atarak kolunu sıvazlaya sıvazlaya Atlasın yerine gitti. Atlasda yerinden kalkıp benim yanıma oturmuştu. Ne yapacağımı bilmez bir halde etrafa bakınıp duruyordum.

Neyseki hocamız sınıfa girince herkes önüne dönmüştü. Tam rahatladım derken Atlas defterimin yanına küçük bir kağıt attı. Ona baktığımda hocayı dinlediğini gördüm. Kağıdı açıp okumaya başladım.

Okul çıkışı biryere kaybolma.
Sahile gidip konuşmamız gereken konular var. Sevgilimi daha iyi tanımak istiyorum.

Atlasın attığı kağıdı okuduktan sonra cevap vermedim. Hocayı dinlemeye devam ettim. Uzun bir süre sonra çıkış zili çalmıştı.

Yavaş yavaş çantamı toparlamaya başladım. Bilerek yavaş toparlanııyordum ki Atlas bir süre sonra sıkılıp başımdan gider diye. Ama tahmin ettiğim olmadı.

"Leyla benden kaçışın yok bir yere gitmiyorum ve gitmeyeceğim. Hadi hızlı toparlan.

Sinirli bir şekilde çantamın fermuarını çekip omzuma attım. Tam aşşağıya doğru inecekken Atlas elini ellerime kenetledi. Bu yaptığına biraz şaşırdım ama daha sonra bunun bir oyun olduğu aklıma geldi.

Atlasla merdivenden el ele inerken okuldaki bazı öğrenciler gözlerini dikmiş bize bakıyordu. Nihayet aşşağıya indiğimizde Atlasın arabasına yöneldik. Kapıyı açıp yan koltuğa oturdum, Çantamıda kucağıma aldım.

Atlas da sürücü koltuğuna oturup arabayı çalıştırdı. Bir süre sonra okuldan çıkmıştık. 5 dakika sonra benim telefonum çalmaya başladı. Arayana baktığımda 'sarı bebeğiim🐈' Yani Ege arıyordu. Telefon kucağımda düz bir şekilde çaldığı için Atlas da arıyanı görmüştü. Hemen telefonu açıp kulağıma götürdüm.

"Bebeğim noldu" diyip karşı taraftan bir ses bekledim.

"Ablamm nerdesin geciktin biraz birşey mi oldu?"

"Ege arkadaşımla bir işim çıktı babam geldiyse siz beklemeyin beni yiyin yemek siz."

Karşı taraftan bir süre ses gelmedi.
Daha sonra Efenin sesini duydum.

"Abla ne zaman gelirsin biz plan yapmıştık üçümüz belki birşeyler yaparız diye."

Onların heveslerini kırmak istemiyordum ama Atlasla da birşeyler konuşmamız gerekti.

"Bebeğim tamam gelince yaparız söz veriyorum"

"Kaç saate gelirsin peki?" diye soru sordu Efe.

"2 saate söz veriyorum evdeyim."

"Tamam abla görüşürüz." Bende görüşürüz dedikten sonra telefonu kapattım. 15 dakika sonra sahile gelmiştik Atlas arabayı bir yere park etti.

Arabadan dışarı adım attığımda denizin o güzel kokusu, Havanın o hafif rüzgarı beni biraz rahatlatmıştı.

Atlasla bir banka oturup 5 10 dakika denizi izledik. Bu sesizliğe daha fazla tahamül edemiyeceğim için konuşmaya başladım.

"Ben tanıtayım o zaman kendimi. İsmimi biliyorsun zaten 17 yaşındayım, 18 ağustosta doğdum, Annemi kaybettim 1 yıl önce. Babam yeniden evlendi. 2 tane üvey kardeşim var zaten az önce konuştuk ege ve efe. Bu kadar başka birşey de yok. Sıra sende sen anlat bakalım."

Pür dikkat beni dinledikten sonra bu sefer o konuşmaya başladı.

"Benimde adımı biliyorsun zaten 18 yaşındayım 1 sene sınıfta kaldım. 1 tane ablam var 1 de kardeşim var. Annemle babam evli. 11 martta doğdum. Bu kadar.

Derin bir nefes aldım ve sessiz kaldım.
Tekrar Atlas konuşmaya başladı.

"Hiç sevgilin ya da sevdiğin oldu mu?"

"Hayır senin?"

Sessiz kalıp uzun uzun bana baktı.

"Evet oldu."

"kim?" diye bir soru yönelttim.

"zamanı gelince öğrenirsin. Hadi eve bırakayım seni." diyip ayaklandı.

Bende çantamı omzuma takıp arkasından onu takip ettim.

Arabaya bindiğimizde ikimizden de ses çıkmadı. 20 dakika sonra bizim evin önüne gelmiştik. Kapıyı açıp indiğim sırada arkamdan bana doğru seslendi.

"Dur telefon numaranı vermedin."

Geri dönüp telefonunu elime bıraktığı sırada şifresini girip numaramı yazdım.

"Herşey için sağol iyi akşamlar."

"Rica ederim iyi akşamlar sevgilim.."

Eve girip kapıyı çaldığımda Efe kapıyı sıkıca bana sarılmıştı. Aynı şekilde karşılık verdiğimde içeri geçtik. Yarım saat sonra Ege ve Efeye verdiğim söz için benim odama film izlemeye gelmiştik.

Atıştırmalıklarımız alıp, Pijamalarımızı giyip benim yatağıma kurulmuştuk. Efeyi soluma, Egeyide sağ koluma alıp sarılarak film izlemeye başladık.

Okul stresinden uzaklaşıp kardeşlerimle vakit geçirmek biraz da olsa beni rahatlatmıştı.

Ama şimdilik..

----------------------------------------------------------

bittiiii bölümü biraz geç atıcam demiştim bebekleriimm özür dileriimmm😔🙏🏿

Bolll Bollll oy ve yorumlarınızı bekliyorummm desteğinize ihtiyacım var canlarımm..

whatsapp kanalıma gelmeyi unutmayınn orda herseyii konuşucağızzz

sonraki bölümde görüşürrüüzzz