2. Bölüm

Vaveyla Yazarı: Hayal Yazar

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 2Şu an: 2. Bölüm

Herkese merhaba yeni bölümümüz geldi. Umarım beğenirsiniz, yorumlarınızı bekliyorum efenim....

Endişe ile baktı; "iyimisin" hayır anlamında başımı salladım. Babam öfke ile adamın üzerine yürüdü; "sen kimsin türk kizimla aramdaki meseleye karisma" adam sinirle baktı; "konu bemim karımsa pek ala karışırım! Kimligini ver!" Korku ile cüzdanımdan kimliğimi uzattım.

İçinden alıp babama döndürdü; "benim nikahımdaki kadına kimse dokunamaz kimse laf edemez! Babaysan babalığını bil! Eğer sizi bir daha karımın yanında görürsem eceliniz olurum" bana döndü; "araba ileride gel" göz yaşları içerisinde ilerledim.

Arabanın yanına geldik; "binip içinde düzeltebilirsiniz kimse bakamaz ben yanınızdayım bende dönmeyeceğim korkmayın" "teşekkür ederim" hızlıca arka koltuğa geçip şalımı ve bonemi düzelttim. Sözünü tutmuş bana arkasını dönüp etrafıda sürekli kontrol etmişti.

Kendime gelince arabadan indim. Zehra koşarak gelip boynuma sarıldı; "sınav sonuçlarına bakalım geçerken demiştik, olanları duydum abimden iyimisin" "zehra çok yoruldum, ne yapacağım ben, asla kabullenmiyorlar kabul de etmiyorlar zulümleride durmak bilmiyor" "halledeceğiz bunuda inşallah hadi gel dönelim eve" itiraz edemeyip boyun eğdim.

Araba normal yolda giderken bir anda farklı bir yola saptı, zehra; "abi yanlış yere döndün" "biliyorum merak etmeyin önce uygun bir yere gidip konuşmamız gerek" çok geçmeden bir restoranın önünde durduk. İnip onu takip ettik.

Garson gelince birer çay sipariş edip gönderdik. Adam bana döndü, gözleri masada kilitlenmiş şekilde söze başladı; "isminiz sema idi değilmi" "evet" "sema hanım, kardeşim bana iki yıl önce bir teklifte bulundu bende sizi tanımasam bilmesemde samimiyetinizi hissettiğim için kabul ettim. Asla bunun içinde pişman değilim fakat canımı sıkan bir nokta var sizin bu zulümlere uğramanız beni fazlasıyla üzüyor eğer sizde uygun görürseniz sadece resmi olarak değil dini olarak da sizi nikahıma almak istiyorum, bu şekilde az çok engel oluyorum fakat sınırlar var eğer onların bu zulümleri artarsa benim gücümde bir yerde tükenir" ne diyeceğimi bilemedim.

Hem şaşırdım hemde sevindim; "ben bilmiyorum" "eğer isterseniz size alan tanırım merak etmeyin rızanız olmayan bir şey yapmaya benimde rızam yok. Eğer kabul ederseniz bir daha hiç kimsenin böyle şeylere cürret etmesine izin vermem size söz" daha fazla düşünmek istemedim, içimden bir ses beni ailemin zulmünden ancak o korur diyordu; "eğer sizde istiyorsanız kabul ediyorum, ama lütfen benim için kendi hayatınızı mahvetmeyin" ilk defa baktığını hissettim; "sizin hayatımı ancak güzelleştireceginize inanıyorum" istemsiz tebessüm ettim.

Zehra bir anda sarıldı; "allahım çok şükür ikiniz içinde o kadar mutluyum ki" ikimizde istemsiz bu haline hafiften güldük; "benim gitmem gerek namaz için cemmat bekliyordur" birden sormuş bulundum; "şey sakıncası yoksa isminiz neydi" "aslan, ömer aslan yazar imamım" "teşekkür ederim" "her zaman, abim siz evemi bırakayım mı sizi" zehra kısa bir an düşündü; "abi bence birlikte geçelim camiye namazdan sonra dini nikah için arkadaşlarından birini çağırırsın kıyılır" "ondan önce usulen annemler ile konuşmamız gerek bir namazımızı kılalım gerisi gelir allahın izniyle hadi" ömer aslan bey hesabı ödeyince birlikte camiye geldik.

Namazlar bitince belirlediğimiz yerde buluşup birlikte karar almamız üzerine zehranın anne ve babalarının evine geldik. Burdalar. Nasıl olur nasıl bulurlar burayı. Annem bize döndü; "işte geldiler oğlunuz ve gelininiz, benim yunan kızım" olduğum yede kala kaldım.

Zehra koluma girip ilerletti. Kadın hüzünle baktı; "oğlum sen ne yaptın, nasıl böyle birşeyi bizden saklarsın" "annem bildigin gibi değil izin ver izah edeyim" adam; "sen nasıl bizi çinnersin, biz hafız okumuş imam oglumuz var diye seviniyoruz birde" "babam nolur bir dinleyin anlatayım" adam aniden karşısına gelip el kaldırdı.

Korku ile önüne geçtim; "hayır onun suçu yok hepsi benim yüzümden nolur dokunmayın ona" adam derin bir nefes aldıp elini indirdi; "kızım sen karışma bu işe onun kabahati özründen büyük" babam; "nova sende gördün gel kizim geri dön ailene özüne" "asla! Ölürümde o sapkın, yoldan çıkmışların yoluna tekrar dönmem! Müslüman olarak aldığım bir nefesi o pis kafirliğimin servetlerine değişmem" kısa bir sessizlik oldu.

Zehra beni yanına alıp yanımda olduğunu hissettirdi. Adam aslan beye yıkılmış gözlerle baktı; "insan babasından karısını saklarmı, heleki böyle birini, çokmu gördün bize o sevci yaşamayı çokmuydu hak etmedikmi" haliyle şaşırdı; "evlenmeme kızmadınızmı" annesi; "evladım neden kızalım, peygamber efendimiz" o ikisi hariç hepimiz elimizi kalbimize götürüp salavat getirdik.

Annesi tekrar devam etti; "buyurmuyormu ümmetimin çoğalmasını arzu ediyorum diye. Bizi üzen gelinimizle tanışmamamız o güzel anları yaşayamayışımız" ikisi sinirle baktı, annem; "bre siz, müslümanlar çok gerizekali oğlunuz bir hıristiyan yunan ile evlendi" düşünmeden karşı çıktım; "eşhedüella ilahe illallah ve eşhedü enne muhammeden abdühü ve rasülüh. Ben müslümanım, ben şahitlik ederimki allahtan başka ilah yoktur ve yine şahitlik ederimki hazreti muhammed sallalahü aleyhi ve sellem onun kulu ve rasuludür!" Babam sinirle bağırdı; "sen baştan cikmışsın incil inkar edilemez" gözlerinin içine baktım; "ben şahidim ki incil tahrif edilmiştir hak kitap kuranı kerim hak din ise islam dinidir" öfkeli bakışları dahada arttı.

Annem ileri atıldı; "sen, bu yaptıklarına çok pisman olazaksın bundan sonra senin bir ailen yok" arkalarını dönüp gittiler. Göz yaşlarım devam ederken bir anda görüşüm karardı, dengemi kaybettim. Sonrası karanlık...

Ömer Aslan yılmaz

Aniden bayılması ile düşecekken son anda tuttum. Allahım sen affet ne kadar resmi karım olsada dinen nikah kıyılmadı affet. Zehra panikle yanağına dokundu; "sema duyuyormusun beni, sema" annem; "oğlum getir gelinimi içeride kolanya koklatalım" allahım nolur sen affet.

Asla ona bakmadan kucağıma alıp önüme odaklanarak içeri koltuğa yatırdım. Bırakır bırakmaz arkamı dönünce annemler ilgilendi. Bizde bu sırada babamla kapıda bekledik. Haklı olarak babam söylendi; "oğlum benimde tansiyon fırladı fırlayacak allah aşkına geç otur şuraya baştan sona olup biteni adam akıllı anlat" dediğini yaptım; "baba iki sene önce yatsıyı kıldırıp eve döndüm, zehra bana yeni tanıştığı hıristiyan kızdan bahsetdi, müslüman olup ülkesine dönmüş ama ailesini buğun sende gördün, kız mecbur turist olarak buraya tekrar geldi, geri dönemezdi dönse öldürecekler neredeyse. Zehra böyle ağlayıp anlatınca dedim kız da isterse üç sene evli kalalım sonra vatandaşlık alır temmelli yerleşir bu işlem olduktan sonrada bir mahkemeye bakar tek celsede boşanırız, ikimizde kabul edince sizden habersiz yaptık bu yanlışı. Yemin ederim vallahi düne kadar ne iletişime geçtim nede yüzünü gördüm" "yemin etme, belki yaptığın birşey bu dediklerinin yerine geçer çarpılırsın. Dini nikah" "onuda işte size anlattıktan sonra kıyacaktık eski imam olunca sen halledersin diye geçti aklımdan ama ne olur ne olmaz diye bir arkadaşımdan da rica etmiştim" babam sinirle baktı.

Haklıydıda sinirinde; "ulan hergele sen az önce nikahsız kızı gelin diye evemi getirdin, getirmeyi geçtim içeri kucağında taşıdın" sinirle elini kaldırdı, nefes alıp inirdi; "sen o kıza dua et yoksa şimdiye hastanelik olmuştun" arkasını dönüp etrafa baktı; "şu kız bir kendine gelsinde allah kerim bakacağız bir hal çaresine" allahım sen yar ve yardımcımız ol.

Yaklaşık bir buçuk saat geçti. Haklı endişe ile içeri seslendim. Zehra kapıya geldi; "zehra uyandımı iyimi" içeriden hafif bir ağlama sesi duyuldu; "yeni kendine geldi sayılır birazdan babamla gelirsiniz" "tamam" tekrar babamın yanına geçtim.

Semanur yazar

Yüreği güzel kadın yeniden göz yaşlarımı sildi; "kızım tamam harab ettin kendini ağlama" "ben kötü birşey yapmıyorum gerçeği söylüyorum bu onları neden bu kadar kızdıyor anlamiş degilim" "tabiki yapmadın kızım. Bak, bazı insanlar kendilerine ağır gelen şeyleri anlamakta zorlanırlar, yada gerçek olandan korkup bir yanlışa inanarak onu doğru yapmaya çalışırlar. Gerçeğin ne olduğunu annen ve baban biliyorlar fakat bu onlara ağır geliyor bu yüzden kendilerine daha yakın olanı seçmek istiyorlar" "tamam madem öyle istedikleri yolda ilerlesinler ama ben bu yolu istiyorum bunun için bana zulmetmeleri canimi yakiyor" derin bir tebessüm etti.

Anne şefkati ile elimi tuttu; "bunu senin gibi bende çok isterdim ama insanları zorla islama sokamayız bunu yaparsak onlardan bir farkımız kalmaz, bizim dinimiz güzellik ve hoşgörü dini. Eğer bu böyle olmasaydı peygamber efendimiz ilk önce ailesini sonrada bütün herkesi zorla bu yola sürüklerdi. Haşa o bunlardan münezzeh ve islamın bir bütünü idi" "ne yapacağım peki eminim ailem durmayacak" "allah bize yerer o ne güzel vekildir. Biz senin yanındayız onlarda inşallah zamanla bu islam nurunun şerfini lezzetini tadacaklardır" bu konuşma içimi ferahlattı.

Zehra bir ayna bulup gelince toparlanıp kendime geldim. Hızlıca şalımı yaptım. Son kez peçete ile yüzümü gözümü sildim. Birlikte bahçeye çıktık. Zehranın babası normal olarak göz teması kurmadan sordu; "hanım kızım iyimisin korkuttun hepimizi" "özür dilerim sizide telaşlandırdım" "estagfirullah ne özrü elinde olan birşey değilki bu" annesine döndüm; "ben herşey için teşekkür ederim iyiki sizin gibi iyi kalpli insanları tanıdım beni affedin nolur hayatınıza girip huzurunuzu kaçırdım, onlar adına sizden çok özür dilerim" kadın tebessüm etti; "güzel kızım benim insanın kusuru kendine ait dir herkes kendi defterinden sorumludur senin özür dilemeni gerektirecek bir hatan olmadı allahın izni ile" dayanamayıp sarıldım.

Karşılık vermesi ile içimdeki huzur dahada arttı. Baba bey; "hanım kızım" diye seslenince ayrılıp edeben başımı eğerek döndüm; "buyrun" "bzim oğlan olanlardan bahseddi dini nikah daha yokmuş bildiğim kadarı ile, eğer seninde gerçekten rızan varsa kıyalım nikahı" "ben az çok bilsemde biraz yabancıyım, yinede çabuk anlarım ne yapmam gerekiyorsa söyleyin kıyalım nikahı" herkes mutlulukla baktı.

Baba bey; "tamam o zaman sen şimdi yeni kendine geldin sayılır biraz zaman geçsin sakinleş sağlam zihinle düşün taşın allahın izni ile yatsıdan sonra kıyarım nikahınızı" hanımına döndü; "hatun sen güzelce ilgilen gelin kızımla bilmesi gerekenleri anlat bende bu keratayı camide biraz detaylı sorguya çekeyim" vedalaşıp gittiler.

Gidişlerinin ardından annesi halime hanımın ısrarı üzerine biraz yemek yiyip sohbet ettik. Saatler çok hızlı geçiyordu. Onların gelmelerine çok az kalmıştı. Zehrayı zaten en başında sevmiştim halime hanım ise çok naif kalp incitmekten korkan çok tatlı bir kadındı. Acaba bütün türkler böylemiydi.

Hepsi sessiz, sakin, kibar, sevecen, halden anlayan. Herkes böylemi bilmiyorum ama benim tanıdıklarım böyle iyiler. Namazlarımız artık bitmiş gelmelerini bekliyorduk. İçimde tarf edilemez bir heyecan başladı. Bunu nedeni neydi, sadece bana bir iyilik yapacaklardı, insan bir iyiliğe bu kadar heyecanlanırmı.

Ben heyecanlanıyorum. Heyecanım ve düşüncelerim beni içten içe kemirirken evin kapısı açıldı. Baba oğul, ve yanında başka iki adam geçip uygun bir yere oturdular. İsmini yeni öğrendiğim, babası Faruk bey söze girdi; "hanım kızım halime ablanlarla muhabbet ettin bizi az çok tanıdın evlilik hakkındaki şeyleride az çok biliyorsun öğrendin, söyle bakalım oğlum ömer aslan ile dinen evlenmek istiyormusun" "eğer aslan bey de hala istiyorsa kabul ediyorum" "güzel o vakit, gelin nikah için yan yana geçin" Faruk beyin karşısına saldalyelerle yan yana oturduk.

Çok geçmeden dua ile başladı, nikah. İkimize gerekli sorular sorup bizdende cevap aldıktan sonra tekrar dua ile bitti. Mihir istemesemde şart olduğu için bir bilezik istedim sadece. Bitiminde Halime hanım ve zehra ile sarıldık. Ayriyeten halime hanım ve Faruk beyin elini öpüp alnıma koydum. Faruk bey aslan beyin eline bir anahtar verdi; "baba bu ne" "bizden size bir hediye gelinimle gidip bakın bakalım beğenecekmisiniz herşey hazır orda kalın" "iyiki varsın babam" minnetle ababsına sarıldı, tekrar ellerini öpüp vedalaştık.

Allahım biz nereye gidiyoruz, bu kadar heyecanlı olmam normalmi. Ayrıca niye yalnızız keşke zehra da gelseydi bizimle. Araba bir binanın önünde durdu, neresiydi burası. O inince mecburen bende indim. Takip ederek binadan ikinci kara çıktım.

Bir evin kapısında durup elindeki anahtarla açtı; "gel" hafif tebessüm edip ayakkabılarımı çıkarıp besmele ile sağ adımla girdim. Benim ardımdan o girip kapıyı kapattı. Işığı açıp etrafa baktık, merakla sordum; "burası neresi" "babamların bize hediyesi, bizim evimiz" endişe ile sordu; "sen daha iyimisin" "iyiyim sayenizde" tebessüm etti; "sevindim iyi olmana. Bir de eğer sende istemiyorsan bana siz demene gerek yok biz artık birbirimizin helaliyiz istediğin gibi hitap edebilirsin" "peki tamam" içeri geçip oturduk.

Dayanamayıp merak ettiğim soruyu sordum; "şey biz şimdi hem resmi hemde dini olarak evlendik ya" "evet" "benim seninde evde olduğun zamanlar baş örtü takmam gerekiyormu" tebessüm etti; "hayır sen artık benim karımsın istediğin şekilde yanımda giyinip istediğin gibi bana temas edebilirsin ama sadece benim yanımda biz baş başayken" "tamam" "böyle söyledim diye kendini hiçbirşeyle sorumlu hissetme neyi ne zaman istersen kendi rızan ile yap ben yada ailem istediği için değil" "tamam teşekkür ederim" aramızda kısa bir sessizlik oldu.

Ömer; "yorgun görünüyorsun iceri geçip uyu dinlen" "olur iyi geceler" "allah rahatlık versin" içimden amin diyerek içeri geçtim. Çok şükür fazla uğraşmadan ilk seferde doğru odayı bulmuştum. Kapıyı kapatıp şalımı çözdüm, elbisemin içinde. Rahat kıyafetlerim olduğu için mutlulukla yatağa uzandım. Çok geçmeden gözlerim kapandı...

Bölüm sonu.

Sizce sema nur ailesinden kaçabiliecekmi, ömer ile araları nasıl olacak, hepsi ve daha fazlası gelecek bölümde, keyifli okumalar destek vermeyi unutmayın efenimmmmm...

Instagram: hayal_ etyazar54504

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

18okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 139

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile sırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18