1. Bolüm

Vaveyla Yazarı: Hayal Yazar

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 2Şu an: 1. Bolüm

Yazarın anlatımı...

Nova nixar kendisine hediye gelen bir Türkiye turistik gezi bileti ile çok mutlu olmuştu. Anne ve babasının izin vermeyeceğini bile bile şansını denemiş ve dönüşte baş düşmanı chirstos miryano ile evlenme şartıyla geziye gidecekti...

Genç kız istemeyerek kabul edip hazırlıklara başladı. Valizi hazır olduğunda ailesinden kimseye haber vermeden çıktı evden. Ağlamak istemiyordu, mutlu olacaktı buğün söz verdi kendine.

Türkiyeye geldiğinde ankarada bulunan bir türbe duymuştu. Ali semerkandi hazretlerinin türbesiydi bu. Nova ne kadar dinine bağlı olsada çok konuşulan İslamı merak ediyordu. Bir Arapça yazı dikkatini çekti novanın yanından geçen bir kadını durdurdu; "meraba birsey sorabilirmiyim" bu kız zehradan başkası değildi; "meraba tabi buyrun" böylelikle novanın derinleşen hikayesi bir selam ile başlamış oldu...

Sema Nur yazar

Sema nur ben hayatı ailesi tarafından yerle yeksan edilen kızlardan sadece biriyim. Koyu katolik hıristiyan bir ailenin bir kızı olarak büyüdüm senelerce. Gaflet uykusu zamanında iken adım nova nixer idi.

Bana sema nur adını o güzel kalpli arkadaşım koydu. Şuan geçmişimden bahsetmek gelecek zamanda olacak buluşmadan çalmak gibi geliyor. Bu nedenle biz en iyisi şu anımdan bahsedelim.

Kısaca kendimden bahsetmem gerekirse yirmi üç yaşında üç sene önce Müslüman olup eski ve yeni türçeye çalışarak bu zamana geldim.

Üniversite de son dersimde bitince ilk işim yakındaki camiye gitmek oldu. Allahım bu kuluna yardım et senin davetine daha davetiye gelmeden hazırda bekleyebileyim. Rabbim duamı kabul etmiş olacak ki otobüs çok çabuk geldi.

İstediğim gibi vaktinden önce camiye gelmiştim. Her adımda çok şükür diyerek camiye geçip ezan okunmadan eşyalarımı uygun bir yere bırakıp camideki bir iki hanım gibi hazıra geçip imam beyfendinin tekbir getirmesini bekledim.

Çok geçmeden niyetler edilip eller tekbir ile bağlandı... namaz bittikten sonra duamı edip sessizce camiden çıktım. Telefonum çaldı, o arıyordu; "ella, nova yeter artık dön yunanistana" "benim adım sema nur anne alış artık lütfen, her seferinde tekrar aynı tartışmayı yaşamaktan yoruldum" "senin adini baban koydu atalrina karşı gelemezsin" "size karşı gelmiyorum ama sizde müslümanım diye bunu yapmaktan vazgeçin lütfen canım acıyor" "babani zor tutuyorum seni öldürmek istiyor gel vazgeç bu deli saçmaliyindan" "asla, asıl sizin vazgeçmeniz gerekiyor anlayın bunu artık gerçek olan tek ilah var oda allah" "böyle devam edersen çok kötü seyler olacak haberin olsun" "allah her şeye gücü yeten ve herşeyi bilendir anne" telefon aniden acı bir sertlikle kapandı.

Allahım sen bana yardım et, ailemin gözlerini aç ki gerçeği görebilsinler. Yürümenin iyi geleceğini umud edip rabbimden ferahlık vermesini dua ederek ilerledim. Gözlerim son zamanlarda alışık olduğu manzarayı, kaldırım taşları ve arada ayakkabılarımı izliyordu.

Kendimi bir anda orda buldum, hakikat kapısında, hocamın yanında, medresede. İçime dolan huzur ile zili çaldım, hemen açıldı. Ayakkabılarımı çıkarıp besmele ile içeri girdim. Hocam neşe ile beni kapıda karşıladı, birlikte uygun bir yere geçip muhabbet ettik, bana her zamanki hikmetli derslerinden hikmetli nasihatler verdi. Onu, doğru yolu bulmamı sağlayan can arkadaşım zehra aracılığıyla tanıdım allah razı olsun.

Vedalaşıp ordan ayrıldım. Uzun bir yol yürümenin ardından çok şükür evime varabilmiştim. Günün yorgunluğu ile üzermi değiştirip rahatladım. Telefonum yeniden çaldı, allahım ne olur ailemide doğru yola ilet; "nova hemen yunanistana gel yoksa seni almak için nişanlin chirstos gelecek ondan kaçamazsın" "baba yooruldum artık lütfen, ben özüme döndüm içim huzur dolu siz istemiyorsanız bile bana engel olmayın artık" "kahrolasıca senden utanıyorum nişanlin geliyor seni almaya onu zor ikna ettim derhal dönüyorsun" telefon yeniden sert bir şekilde kapandı.

Allahım ben ne yapacağım bana bir çıkış yolu göster nolur. Aklıma tek çare gerçek dostumdan yarım almak geldi. Göz yaşlarım akarken zar zor numarayı bulup aradım; "sema iyimisin" "zehra, nolur yardım et bana nolur" "tamam sakin ol evdeydim ben zaten geliyorum aç kapıyı" "endaksi (tamam)" telefonu kapatıp kapıya geçtim.

Zehranın sesini duyar duymaz açtım. Kapıyı kapatıp sarıldı; "canım ne oldu bu hale nasıl geldin" "neydi tükçesi. Baba, babam aradı bu akşam chirstos ile döneceksin dedi" "sen öncelikle sakinleş. Sen artık müslümansın, Türksün ve türkülerden iki şey kolay kolay alınmaz bir toprak iki din kardeşi! Sen bizim din kardesimizsin. Kimse sana yaklaşamaz" "iyiki varsın, zehra ben ne yapacağım siz chirstos' u tanımıyorsunuz onun elinin uzanamayacağı yer yok" "ben senin yanındayım allah bizimle halledeceğiz inşallah" "amin" demekten başka birşey söyleyemedim.

Zehra işi çıkınca gitmek zorunda kaldı. Acaba bana ulaşabilirmiydi, bulabilirmiydi beni. Müslüman olduktan sonra zehranında yardımı ile kimliğimi, vatandaşlığımı, numarama kadar herşeyimi değiştirmiştim. Yinede bir zaman sonra annemin hasretine dayanamayıp aramıştım ellerinde sadece numaram ve yeni adım vardı, soy adımdan dahi bir haberlerdi.

Ama bu o adam için bir engel değil malesef o öyle birisi ki bastığı tek tuşla dünyanın öbür ucundaki bir devlet başkanını kolaylıkla öldürebilir. Beni bulması ise an meselesi, hatta belki bulmuş ve geliyorda olabilir. Allahım sen yardım et.

Aklıma gelen kötü düşünceler ile korkarak koltuğa yeniden çöktüm. Dualarım eşliğinde beklemeye başladım.

Bir ay sonra...

Bir aydır geçmek bilmeyen korkum ile abdestimi alıp akşam namazımı kıldım. Namazım daha yeni bitmişken aniden kapı kırılacak gibi çalındı. Hayır geldimi, allahım yardım et, nolur yardım et. Beklemediğim bir anda gür bir silah sesi duyuldu; "nova nerdesin kasazak yerin kalmadi" sertçe açılan kapı ile korkup geriledim.

Aşağılayan gözlerle baktı; "ftochôs(zavallı), érchesaimazí mow, páme stin ellàda (benimle geliyorsun yunanistana gidiyoruz)" "asla ölürümde gelmem" içeri aniden zehra ve bir adam girdi. Adam zehra ile ikimizi arkasına alıp chirstos un karşısına dikildi; "defolun burdan" pislik güldü; "gitmezsek ne yaparsın, ah ah siz türklerdeki bu deli cesareti hep beni güldürür" ne olduğunu anlayamadım.

Adam bir anda chirstos'u ve iki adamını tek hamlede yerle bir etti. Bayılan adamların silahlarını alıp üçünüde üst üste yığdı; "siz ecnebilerde fazla salaksınız ama yüzünüze vurmuyoruz ne yaparsın işte" zehra; "abi sen ne yaptın öyle" "gerekeni zehram gerekeni" çok geçmeden polisler geldi. İfademizi alıp adamlarla gittiler.

Polisten son duyduğum aklıma gelince sevinçle zehraya sarıldım; "sınır dışı oldular kurtuldum" "kurtuldun canım kurtulddun" adam bize bakmadan konuştu; "zehra ben evdeyim abicim" "abi bekle" adam durdu. Zehra ikimize umutla baktı; "sema geçmişinden kurtulmasına yardım etmek için kağıt üzerinde de olsa evlendiğin kadını tanımak istermisin" ikimizde aynı anda şaşkınlıkla zehraya baktık.

Ne ben bu adamlamı evlendim, aniden; "ne" demiş bulunduk ikimizde. Şok içinde bakakaldım; "o senin abinmiydi" "o alt komşumuzmuydu" zehra bu halimize güldü. Çekinerek kısaca adama baktım, bakışlarımız aynı ana denk gelmişti. Utanarak gözlerimi yere indirdim.

Adam sordu; "şey siz iyimisiniz birşey olmadı inşallah" "yok tam zamanında geldiniz iyiyim teşekkür ederim" "vazifem. Zehra siz eve geçin ben bulabilirsem açık çilingirci bulup kapıyı halledeceğim" "tamam abicim" zehra ile evlerine çıktık.

Yatsı okununca vakit kaybetmeden birlikte kılıp onu beklerken biraz sohbet etmeye başladık. Saat baya geç olmuştu, zehranın telefonu çaldı; "efendim abicim" dinledi; "nasıl ya peki tamam öyle yapalım artık, görüşürüz dikkat et, allaha emanet ol" cevap alıp kapattı.

Merakla baktım; "ne oldu" "abim açık yer bulamamış siz bizim evde kalın ben müezzin arkadaşımla konuştum ona gidiyorum dedi" "ben bir yer bulurdum sizi rahatsız etmeseydim" "bu saat de bir yer bulman zor iyi oldu böylesi, hadi gel bugün birlikte koltuğa yer yapıp kız gecesi yapalım" "kız gecesimi" o neydi ki.

Hiç duymamıştım yaşamamıştım da; "bilmiyormusun" "hayır nasıl birşeyki" tebessüm etti; "çok yakın kız arkadaşlar birinin evde toplanıp akşam uzun saatler eğlenceli vakit geçirirler" "ya çok güzelmiş" "hadi o zaman kız gecemiz başlasın" birlikte zehranın kıyafetlerinden rahat birşeyler giyip salona yatak hazırladık.

Haklı olarak huzursuz oldum; "zehra keşke ben otele bir yere gitseydim sizide düzeninizden ettim" "canım benim duymamış olayım ayrıca kimseyi düzeninden ettiğin falan yok" "peki" samimiyetle sordu; "sen abimden mi rahatsız oldun" "rahatsız olmak değilde içime sinmedi böyle ne bileyim" "herkes gayet mutlu merak etme. Hem bırak özlesin biraz beni de kardeşinin kıymetini bilsin" istemsiz güldüm.

Aklımdaki soruyu dayanamayıp sordum; "birşey sormak istiyorum ama" "tabiki sor" "benim vatandaşlık alabilmem için yardım etmiştin ya, bir tanıdığınla evli göstercektik beni" "anladım sorunu, kim olduğunu merak ediyorsun" "evet kim o yardım sever" "bugün gördüğün abim, abi kardeş dertleşirken senden bahsetmiş bulundum o da zaten bir süre evlilik düşüncem yok, süreside kısa deyip kabul etti. Nikah memuruda arkadaşı çıkınca kolaylıkla hallettik" "anladım onada sanada tekrar hersey için teşekkür ederim, iyiki varsınız" "sende iyiki varsın canım benim. Sen bana ilk defa bunu sordun hayır olsun sevdigin kalbinin düştüğü birimi var" "kalbimde şuan sadece rabbim var eğer öyle birşey olursa merak etme rabbimden sonra söyleyeceğim ilk kişi sensin" "bunu bilmek çok mutlu etti allah razı olsun" tebessüm ettim.

Biraz havadan sudan biraz bilgi birbirimizden sohbet ettik. Saat on iki olunca ikimizde yorgunluk ile yer yatağına uzanıp uykunun huzuruna teslim olduk; "sema, sema hadi uyan sabah namazı" duyduğum ses ile gözlerimi araladım; "daha yeni uyumuştuk ya ne ara ezan okudu" zehra bu uykulu halime zevkle güldü; "hadi, şimdi okudu ezan abdestimizi alıp vakit çıkmadan kılalım" birlikte oyalanmadan kalkıp abdest aldık.

Hazır olunca namazımızı kıldık. Namazdan sonra zehraya dönüp rica ettim; "ezberimi dinlermisin rica etsem" "tabiki hangi sureyi vereceksin" "tin suresi" yandaki raftan bir kuran alıp bana döndü; "al bakalım bir iki kere bakıp tekrar et hatırla ver bana" "tamam" hızlıca bir iki kez tekrar edip içimden okudum.

Besmele çekerek aldığım allah kelamı olan kitabı besmele ile uzattım. Eüzü besmele çekip hatırladığım kadarı ile ezber vermeye çabaladım. Zehra mutlulukla baktı; "oldu sadece yeni basladığın için bu ilme mahreç hataların var ufak tefek onun dışında şaşırmadan verdin tebrik ederim" "gerçektenmi" "evet" sevinçle sarıldım.

"Zehra" duyduğum ses ile ayrılıp uzaklaştım; "abi salondayız" kapı aralık açıldı, başını yerden kaldırmadan konuştu; "annem aradı akşam dönüyorlar haberin olsun hazırlıklı ol" "tamam abi, cami kalabalıkmıydı" "elhamdülillah diyelim" "iyi bakalım" kapıyı kapatıp gitti.

Zehranın bugün dersi yoktu. Okula tek gidecektim vedalaşmak için döndüm; "ben artık hazırlanmak için gideyim yoksa derse geç kalacağım" "tamam da eve nasıl gireceksin" "allaha emanet gireceğim artık görüşürüz" vedalaşıp ayrıldık.

Kapıya geldiğimde kapı kapanmış üstündede bir not kağıdı vardı; "inşallah bir daha böyle kötü olaylar yaşamazsınız, kendinize dikkat edin" acaba o mu yaptı. Başka kim olacak ki, istemsiz tebessümle kapıyı açıp içeri girdim.

Hazırlanıp okula geldim. Bu gri şehir her zamanki gibi ayaz esiyordu. Kütüphanede vakit geçirmeye karar verip gözden uzak sessiz bir yere geçtim. Bölümüm gereği edebiyat tarihinin hikayelerinden birini okumaya karar verdim. Kaç sayfa okudum bilmiyorum.

Üzerime düşen bir gölge hissettim. Anne, annem, ama nasıl olur. Öfke saçan gözlerle bakıp sinirle sessizce kolumu tuttu; "disari çabuk" itiraz etmek istesemde yapamadım boyun eğip arkasından ilerledim.

Arabanın önüne gelince içeriden kapı açılıp babam indi. Öfke ile geldi, tüm gücü ve öfkesiyle sert bir tokat attı. Beklemediğim hamle ile sarılıp yere düştüm, acı ile yüzümü tuttum; "baba" "senden utaniyorum ben seni bunun içinmi yetiştirdim, atalarının dininden dön aklını kaçır diyemi" hırsla baş örtümü çekiştirmeye başladı.

Acı içinde yalvardım; "baba, yapma nolur, baba canım acıyor baba" "acisin acisinki belki aklin basina gelir" ne kadar çabalasamda gücüne engel olamıyorum. Aniden bir ses yükseldi, tekrar umuda bağlayan bir ses; "bırakın!" bir güç beni babamın ellerinden çekip kurtardı.

Bölüm sonu.

Yeni kurgumuzu nasıl buldunuz? Yorumlarınızı ve oylarınızı heyecanla bekliyorum. Okuma sayısı on ikiye kadar elli olursa bonus bölün gelecek. Desteğinizi bekliyoruz efenimmmm.....

Instagram: hayal_etyazar54504

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

23okunma 7beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 152

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18