7. bölüm / 8
Bir Mahalle,İki İnat༺ ❀ ༻ Bu Kapı Sana Kapalı! ༺ ❀ ༻
Bölümler 8Şu an: ༺ ❀ ༻ Bu Kapı Sana Kapalı! ༺ ❀ ༻
- 1 ༺ ❀ ༻Ali Çınar'ın Saati,Duru Yalın'ın Laleleri༺ ❀ ༻1.088 kelime
- 2 ༺ ❀ ༻ İlk Çatışma ༺ ❀ ༻1.060 kelime
- 3 ༺ ❀ ༻ Bir Borcam, Bin Dedikodu ༺ ❀ ༻1.058 kelime
- 4 ༺ ❀ ༻Mahallenin Dilindeki İsim ༺ ❀ ༻1.240 kelime
- 5 ༺ ❀ ༻ “Sabah Kapısındaki Sürpriz” ༺ ❀ ༻1.196 kelime
- 6 ༺ ❀ ༻Bir Kaşık Reçel, Bin Telaş”🍓༺ ❀ ༻840 kelime
- 7 ༺ ❀ ༻ Bu Kapı Sana Kapalı! ༺ ❀ ༻1.137 kelime · Okuduğun bölüm
- 8 ༺ ❀ ༻Bir Tabak Yemek, Bin Kıskançlık༺ ❀ ༻1.376 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Herkese Keyifli Okumular💕
Duru Yalın
Balkonda muzumu yerken hastanede olan olayları düşünüyordum Sare gelmişti Ali ise tanımıyorum demek yerine Sevgilim demişti istemeden yüzümde bir sırıtış olmuştu o anda iç sesim devreye girdi "Ay kızım onu bunu bırakta Big boy bizi hiç zorlanmadan kucağına aldı ya 🫠" iç sesim her zaman ki gibiydi daha fazla balkonda durmamak için ayağa kalktım ama ne göreyim mahalleden Yalçındı neden kaldırımda oturuyordu?Bu düşünvemke elimdeki muzla çıktım balkondan annem el işi yapıyordu babam uyuyordu dış kapının önüne geldiğimde kapı kolunu indirdim arkama baktığımda annemi göremedim bir adım atım ama düşücek gibi olmuştum bağıracaken babamın uyuyordu duvar gibi adama çarpmıştım iki çift kol beni Belimden tutmuştu "Duru?" "Ali Abi?" dedim şaşkınlıkla ve heycanla Ali beni dış kapıdan çıksrtıp duvara yaslamıştı beni aramızda o kadar az mesafe vardı ki hızlı hızlı nefes alıyordum ama göğüsüm onun vücuduna değiyordu "Na-napıyorsun sen ya!?" "Kızım asıl sen napiyosun bu saatte dışarı mı çıkılır hastasın zaten" "Yalçını gördüm onun yanına gidiyorum" kaşları çatılmıştı çenesini sıktığı belli oluyordu "Yalçın?" "Evet Yalçın" "Yalçınla aranda ne var?" "Aramızda bir şey yok mahalleden arkadaşı" "s!kerim arkadaşlığı!" "Ali Abi sana ne!" "Bana abi de benle yaşıt ite abi deme!" "Yalçın zamanında bana görücüye gel-" "Görücüye geli Yalçın?" kaşı havaya kalkmıştı "Bu eve girip seni istemeye geldi öylemi!?" "E-Evet" "Tamam eve geç sen çıkma dışarı birde şu şekil itin yanına gidecektin" "Evet" dedim meydan okuyor gibi "Duru sinirlerimle oynama benim bu eve girip seni isteyecek tek kişi benim anlaşıldımı başka ite bu kapı kapalı bu yol kapalı sana gelen her ite kapalı bu yol!" kıskanmışmıydı Ali beni ne "Kıska-" "Hadi Duru eve geç saat geç oldu " "Sen niye bu saatte geldin peki evime?" "Davetiye bırakmaya geldim" "Kimin ki davetiye?" "Cem ve Gizemin yarın öğlende Mevlütlü düğün yapacaklsrmış" "Kınasına gidemedim iyi oldu bu alabilir miyim davetiyeyi" gülümseyip ceketinin iç cebineden davetiyeyi bana vermişti daha fazla orda durmak istemediğim için eve girdim anneme davetiyeyi gösterdim "Cem ve Gizemde evlendi biz hala kızımıza adam bulamıyoruz" "Ay anne yine konu bana geldi gencim ben daha" "Görecez diyorum ki geçen sene görücüye gelen Yalçınımı çağırsak iyice tanışın hem iyi anlaşırsınız" "Saçmalama anne Yalçın ile ben olmam geçen senede öyle dedin gördük nasıl biri olduğunu işi gücü hava atmak hem ben odama geçiyorum uyuycam iyi geceler annisim" yanağından öpüp odama geldim ama uyumak için değil derin düşüncelere dalmak için girmiştim...
༺ ❀ ༻
༺ ❀ ༻
Ali Çınar
Duru'nun arkamdan kapıyı kapatmasını bekledim. Kapı kapanmıştı ama benim içimdeki sinir bir türlü dinmiyordu.
Yalçın.
Ulan Yalçın!
Bir de utanmadan bu kızın kapısının önünde oturuyordu. Ne işi vardı bu saatte burada? Hem Duru'nun onun yanına gitmesine ne gerek vardı? Mahalle arkadaşıymış! Hadi oradan!
Kendi kendime söylenerek saçlarımı geriye doğru taradım. Elimdeki davetiyeyi vermek için gelmiştim, başıma gelenlere bak. Bir de kızın karşısına çıkınca kendimi tutamayıp duvara yaslamıştım. O an yüzüme bakışını hatırlayınca dudaklarımın kenarı istemsizce kıvrıldı.
Ulan Ali, ne sırıtıyorsun?
Kızın gözleri kocaman olmuştu. Bir de bana abi diyordu!
Abiymişim.
Derin bir nefes alıp başımı iki yana salladım. Ben ne ara bu hâle gelmiştim? Yıllardır kendi işime bakar, kimsenin derdini kendime dert etmezdim. Şimdi ise Duru'nun kapısının önünde kiminle konuştuğunu bile düşünüyordum.
Hem Yalçın'ın onunla ne işi vardı?
Geçen sene bu eve görücüye gelmişti. O zaman da pek hoşuma gitmemişti herifin tavırları. Kendini bir şey sanan, iki kelime konuşunca dünyayı kurtardığını zanneden tiplerden biriydi. Duru'nun onunla evlenmesini düşünmek bile canımı sıkıyordu.
Bir dakika.
Ben niye Duru'nun kiminle evleneceğini düşünüyorum?
Düşünmüyordum. Düşünemezdim de!
Sadece mahallemdeki bir kızın yanlış bir karar vermesini istemiyordum. Hepsi buydu.
Hepsi.
Yolun karşısındaki dükkânımın önüne geldiğimde cebimdeki telefon titredi. Cem arıyordu.
"Alo?"
"Ula Ali, davetiyeleri dağıttın mı?"
"Dağıttım."
"Duru'ya da verdin mi?"
"Verdim."
"İyi, yarın öğlen unutma. Gizem sabahtan beri başımın etini yiyor, bir eksik gelirsen seni kapının önüne koyarım."
"Ula kendi düğünün, benim başımın etini niye yiyorsun?"
Cem kahkaha attı.
"Senin de başının bağlanacağı günleri göreceğiz inşallah."
Gözlerimi devirdim.
"Sen önce kendi başını bağla da bir rahat edelim."
"Ben bağladım zaten. Asıl sen ne zaman bağlayacaksın? Yoksa hâlâ Duru Yalın'ın peşinden mi koşacaksın?"
Olduğum yerde durdum.
"Ne saçmalıyorsun lan sen?"
"Ne saçmalaması? Mahallede senden başka herkes görüyor. Kızın dükkânının önünden günde kaç kere geçiyorsun, haberin var mı?"
"Ben saatçiyim lan! Dükkânım orada!"
"Tabii tabii. Saatlerin pili bitince soluğu Duru'nun çiçekçisinde alıyorsun herhâlde."
"Ulan Cem!"
Gülmeye başladı. Ben de telefonu yüzüne kapattım.
Hay sizin de, sizin dedikodularınızın da!
Dükkânın kapısını açıp içeri girdim. Tezgâhın üzerindeki saatleri düzeltmeye başladım ama aklım hâlâ karşı evdeydi.
Duru'nun bana bakarken kızaran yanakları...
Beni görünce şaşırması...
Bir de o küçücük sesiyle, "Ali Abi," deyişi!
Dişlerimi sıktım.
Bir daha bana abi derse gerçekten çıldıracaktım.
Tam o sırada telefonuma bir mesaj geldi. Cem'dendi.
Yarın Duru da gelecekmiş. Sakın kıskançlıktan ortalığı birbirine katma, damat bey.
Telefonu tezgâha bıraktım.
Kıskançlık mı?
Ben mi?
Güldüm.
"Yok daha neler!"
Ama gözüm karşıdaki çiçekçiye kayınca gülümsemem silindi.
Yalçın yarın orada olursa ne yapacaktım?
Bir dakika... Yalçın'ın yarın orada ne işi vardı ki?
Derin bir nefes aldım, ellerimi belime koydum.
"Ula Ali Çınar," diye mırıldandım kendi kendime, "sen bu kıza fena hâlde tutulmuşsun da haberin yok!"
Sözlerim dükkânın sessizliğinde yankılandı.
İlk defa kendi kendime söylediğim bir şeyin cevabını vermek istemedim.
Çünkü içten içe biliyordum.
Duru Yalın, başıma açılacak en güzel belaydı.
Ve ben galiba o beladan kurtulmak istemiyordum.
༺ ❀ ༻
Duru Yalın
Odanın içine giren gün ışığıyla uyandım Prenses gibi uyananların yanında esneme yapıyordum of ama yorulmuşum he diyip kendimi uyutmamak için iki kere yanaklarıma vurdum regl günü bile kendime tahammülüm yok gibiydi gelecekteki kocama bol şanslar diliyorum telefona baktığımda 12:30 tu birde uykumu alamamışım baya yatmışım ya diyip yataktan kalktıp lavobaya girdim temel ihtiyaçlarımı karşıladım ellimi yüzümü yıkayıp odaya geldim Gizemin düğünü vardı abartılı olmasın diye birde reglim o yüzden sade ama güzel bir şey giyecektim siyah tulumum vardı ve harika olur makyaj masasına geçtim hafif bir makyaj yaptım saçlarım dalgalıydı ayakkabı olarakta siyah nude kısa topuklu ayakkabı tulumun altında çok görülmeyecek nede olsa ve siyah çanta aldım çantamın içine ped koydum ne olur ne olmaz diye evden annemlerle çıkmıştık annem mahalleden arkadaşlarıyla bir masaya oturmuştu bende Elif'in yanına gelmiştim pembe elbise giymişti sarışındı çok yakışmıştı "Merhaba canım" demişti tüm samimiyetiyle "Merhaba canım" dedim bende güzel bir masaya geçip olanları anlatım Elifte kreşteki öğretmenliğini anlatıyordu biz gülüp sohbet ederken etrafa bakmıştım ve Ali'yi gördüm jilet gibi olmuştu Cemin yakın arkadaşıydı ve Sağdıç olmuştu siyah takımın içinde çok yakışıklı olmuştu iç sesim yine devreye girdi "Bak bizim big boy harbi big boy olmuş he yenir yutulur kızım bu🫠" gözlerimiz kesişmesiyle afalladım bakışlarımı hiç çekmedim ne o çekti bakışlarını nede ben çektim gözlerimiz konuşuyordu sanki ama yanıma gelen kişile gözlerimi ayrıdım ama yanımdaki kişi Yalçındı "Yalçın?" dedim şaşkınca "Seni görmeyeli uzun zaman olmuş Duru" "yani evetde ne oldu?" "Ben tekrar senin için görücüye gelmek istiyorum musaden var mı?" sorduğu soruyla şaşırdım nerden çıkmıştı bu yanımdaki sandalyelerin sertçe itildiğini duydum "Ne işin var senin Durunun yanında!"
༺ ❀ ༻Bölüm Sonu ༺ ❀ ༻
Bölüm etkileşimi
