༺ ❀ ༻Bir Tabak Yemek, Bin Kıskançlık༺ ❀ ༻

Vaveyla Yazarı: 𝑽𝒆𝒍𝒚𝒓𝒂 ❦

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 8Şu an: ༺ ❀ ༻Bir Tabak Yemek, Bin Kıskançlık༺ ❀ ༻

Herkese keyifli okumalar diliyorum. 🫶🏻💗

༺ ❀ ༻

Duru Yalın

“Ne işin var senin Duru'nun yanında?!”

Ali'nin sesiyle irkildim. Az önce benimle konuşan Yalçın, başını kaldırıp Ali'ye baktı. Ben ise ikisinin arasında kalmış, ne yapacağımı düşünüyordum.

Allah'ım, bir mevlütlü düğüne geldik, burası neden meydan muharebesine döndü?

Yalçın ellerini cebine sokup rahat bir tavırla konuştu.

“Duru'yla konuşuyorduk. Bir sakıncası mı var?”

Ali'nin çenesi kasıldı.

“Var.”

Kaşlarımı havalandırdım.

“Ali, sen ne diyorsun?”

Ali gözlerini bana çevirdi.

“Duru, sen bir dakika susar mısın?”

“Susamam!”

“Duru!”

“Ali!”

Yalçın'ın dudaklarının kenarı kıvrıldı.

“Bakıyorum da Duru'yla aranız pek iyi.”

Ali ona döndü.

“Sen kendi işine bak.”

“Ben zaten kendi işime bakıyorum. Geçen sene de Duru'yla evlilik konusunda konuşmuştuk, şimdi de konuşuyoruz.”

Geçen seneyi hatırlatmasıyla gözlerimi devirdim.

Bir de bunu söyleyip duruyordu!

“Yalçın, biz seninle bu konuyu konuşmuştuk. Benim seninle evlenmek gibi bir düşüncem yok.”

Yalçın'ın yüzündeki gülümseme biraz olsun silindi.

“Duru, insan değişebilir. Belki bu sefer birbirimizi daha iyi tanırız.”

“Ben değişmedim ama fikrim hâlâ aynı.”

Ali'nin yüzündeki ifadeyi görmemek için özellikle ona bakmıyordum. Çünkü bakarsam kesin o kendini beğenmiş sırıtışını görecektim.

“Duru, kızım!”

Annemin sesini duyunca arkamı döndüm. Elinde boş bir tabakla yanımıza geliyordu.

“Ne yapıyorsunuz burada? Yemekler dağıtılıyor, siz hâlâ ayakta dikiliyorsunuz.”

“Bir şey yapmıyoruz anne.”

Annem önce bana, sonra Ali'ye, ardından Yalçın'a baktı.

“Yalçın oğlum, sen de mi geldin?”

“Evet, Sevgi teyzeciğim. Duru'yla konuşuyorduk.”

Annemin yüzü aydınlandı.

“İyi, iyi. Konuşun tabii. Hadi siz de masaya geçin, yemekler soğumasın.”

İçimden derin bir nefes aldım.

Annemin bu konuyu açacağını biliyordum. Kadın geçen seneden beri Yalçın'ı başıma sarmaya çalışıyordu.

Ali ise annemin söylediklerini duyunca öyle bir yüz ifadesine büründü ki kendimi gülmekten zor tuttum.

Ay kızım, bak bak! Birazdan adamın alnına 'Duru Yalın'ın kapısı kapalıdır' yazacak.

İç sesime hak vermemek elde değildi.

Ali, Yalçın'a son bir bakış attıktan sonra yanımızdan ayrıldı.

Ama giderken bana baktığını fark ettim.

Hem de nasıl bakmak!

Sanki biraz önce bütün bunlara ben sebep olmuşum gibi.

Yahu ben ne yaptım?

༺ ❀ ༻

Elif'le annemin oturduğu masaya geçtik. Masada mahalleden birkaç kadın daha vardı. Herkes hem yemek yiyor hem de Cem'le Gizem'in evliliği hakkında konuşuyordu.

Elif yanıma oturur oturmaz kulağıma eğildi.

“Duru, bir şey soracağım.”

“Hayır.”

“Daha sormadım!”

“Cevabım hazır.”

Elif gülerek koluma vurdu.

“Seninle Ali Abi arasında ne var?”

Elimdeki çatal havada kaldı.

“Ne olacakmış?”

“Az önce adamın bakışlarıyla Yalçın'ı düğün alanından sileceğini sandım.”

“Abartma ya!”

“Abartmıyorum. Ali Abi senin yanında başka birine dönüşüyor.”

Gözlerimi devirdim.

“Ali Çınar'ın tek derdi benim sinirimi bozmak.”

Elif başını yana eğdi.

“Tabii canım. O yüzden seni görünce gözleri parlıyor.”

“ELİF!”

Kahkaha attı.

“Tamam, tamam. Sustuk.”

Bir süre yemeklerimizi yedik. Ardından misafirlere çay dağıtılmaya başlandı. Ben de masadan kalkıp Elif'le birlikte çay almak için kenardaki masaya doğru yürüdüm.

Tam çayımı almıştım ki karşımdan gelen kişiyi gördüm.

Ali.

Siyah takım elbisesinin ceketini çıkarmış, gömleğinin kollarını dirseklerine kadar kıvırmıştı. Elinde birkaç tabak taşıyordu.

Gözlerim istemsizce kollarına kaydı.

İç sesim hemen ortaya çıktı.

Maşallah, saatçi değil de güreşçi mübarek. Şu kollara bak kızım!

Hemen gözlerimi başka tarafa çevirdim.

Duru Yalın, kendine gel!

Ali yanımıza geldiğinde önce Elif'e baktı.

“Elif, Cem seni arıyordu.”

Elif'in gözleri parladı.

“Öyle mi? Tamam, gidiyorum.”

Bana döndü, sırıttı.

“Sen de burada bekle, olur mu?”

“Niye?”

“Öyle işte!”

Daha cevap vermeme fırsat kalmadan uzaklaştı.

Şu kızın yaptıklarını bir gün kendisine soracaktım.

Ali elindeki tabaklardan birini uzattı.

“Al.”

Tabağa baktım.

“Bu ne?”

“Yemek.”

“Onu anladım herhâlde Ali Abi. Niye bana veriyorsun?”

“Çünkü yemek yemedin doğru düzgün.”

Kaşlarımı kaldırdım.

“Sen nereden biliyorsun?”

Bir an duraksadı.

“Gördüm.”

“Neyi gördün?”

“Duru, al şu tabağı da başlama yine.”

Gülümseyerek tabağı elinden aldım.

“Peki, peki. Teşekkür ederim.”

Tam masaya dönecektim ki arkamdan bir ses geldi.

“Duru!”

Yalçın.

İçimden derin bir nefes aldım.

Bu adamın da zamanlaması gerçekten harikaydı.

“Efendim?”

Yanıma gelip elindeki çay bardağını masaya bıraktı.

“Biraz konuşabilir miyiz?”

Ali'nin tabağı tutan eli havada kaldı.

Ben bunu görmemiş gibi yaptım.

“Yalçın, sana söyledim. Ben seninle evlenmek istemiyorum.”

“Evlilikten bahsetmeyeceğim. Sadece konuşmak istiyorum.”

“Peki, söyle.”

Yalçın konuşmaya başlayacakken Ali araya girdi.

“Duru yemek yiyecek.”

İkimiz de ona döndük.

Yalçın kaşlarını kaldırdı.

“Biraz bekleyebilir.”

Ali'nin yüzü asıldı.

“Bekleyecek zaten.”

Artık dayanamayıp güldüm.

“Ali, sen neden bu kadar karışıyorsun?”

“Karışmıyorum.”

“Az önce konuşmamıza izin vermedin.”

“Yemek yiyeceksin dedim.”

“Yemek yiyeceğim diye konuşamayacak mıyım?”

Ali sustu.

Yalçın hafifçe gülümsedi.

“Ben sonra konuşurum, Duru.”

Başını sallayıp uzaklaştı.

Ali arkasından bakarken kendi kendine bir şeyler mırıldanıyordu.

“Ne dedin?” diye sordum.

“Bir şey demedim.”

“Yalçın'ın arkasından konuşuyordun.”

“Duru, vallahi bak…”

“Ne? Sinirlerinle mi oynuyorum?”

Gülümsedim.

Ali bana baktı. Birkaç saniye boyunca hiçbir şey söylemedi.

Sonra başını iki yana salladı.

“Sen beni deli edeceksin.”

“Ben mi? Asıl sen beni deli ediyorsun!”

Tabağı alıp masaya döndüm.

Arkamdan seslendi.

“Yemeğini bitir!”

Dönüp ona baktım.

“Emredersiniz, Ali Bey!”

Gülerek masaya oturdum.

Ama içimde tuhaf bir his vardı.

Ali Çınar neden benim ne yediğimi bile takip ediyordu?

Neden Yalçın'ın yanımda olmasına bu kadar sinirleniyordu?

Ve en önemlisi…

Neden bütün bunlar hoşuma gidiyordu?

༺ ❀ ༻

Ali Çınar

Benim başıma ne gelmişti böyle?

Dükkânımın karşısında çiçek satan bir kızdı işte. Mahallemizde büyümüştü. Çocukluğundan beri tanıyordum.

Peki, neden başka bir adam onunla konuşunca içimde bir şeyler tersine dönüyordu?

Hele o Yalçın!

Herifin yüzünü gördükçe sinirlerim bozuluyordu.

“Ula Ali!”

Cem'in sesiyle döndüm.

“Ne var lan?”

Cem yanıma gelip omzuma kolunu attı.

“Bir şey soracağım.”

“Sorma.”

“Duru'yu seviyor musun?”

Olduğum yerde kaldım.

Bu herif ne diyordu?

“Saçmalama.”

“Tamam, sevmiyorsun. O zaman Yalçın neden Duru'yla konuşuyor diye niye bu kadar sinirleniyorsun?”

“Çünkü…”

Sustum.

Çünkü ne?

Cem sırıttı.

“Çünkü?”

“Çünkü Yalçın güvenilecek bir adam değil.”

“Tabii. Sen de mahalledeki herkesin güvenilirliğini kontrol ediyorsun zaten.”

“Cem!”

Kahkaha attı.

“Tamam, tamam. Bir şey demiyorum. Ama sana bir tavsiye vereyim mi?”

“İstemiyorum.”

“Yine de vereceğim. Kızın yanında başkalarını istemiyorsan önce kendin ne istediğini öğren.”

Cem uzaklaşırken söylediklerini düşünmeden edemedim.

Kendim ne istiyordum?

Duru'nun benimle konuşmasını mı?

Bana gülümsemesini mi?

Yoksa başka bir adamın ona yaklaşmamasını mı?

Cevabı biliyordum aslında.

Ama kendime itiraf etmek istemiyordum.

༺ ❀ ༻

Duru Yalın

Yemekler bitmiş, masalardaki sohbetler koyulaşmıştı. Annemle Elif'in yanına oturmuş, çayımı yudumluyordum.

Tam o sırada annemin yanındaki kadınlardan biri konuşmaya başladı.

“Sevgi, senin kızın da artık evlense ya. Maşallah, büyüdü de kocaman oldu.”

Annem başını salladı.

“Ah, bir de bize sorsan. Geçen sene görücüye gelenler oldu ama bizim kızın gözü kimseyi görmüyor.”

“Yalçın da iyi çocuktur aslında. Hem aileler de birbirini tanıyor.”

Çayımı içerken neredeyse öksürecektim.

Allah'ım, konu yine bana nasıl gelmişti?

Annem bana döndü.

“Duru, kızım. Yalçın'ı bir düşünsen ne olur?”

“Anne, kaç kere söyleyeceğim? Ben istemiyorum.”

“Bir konuş, bir tanı. Hemen karar verme.”

“Tanıyorum zaten!”

Elif kolumu hafifçe sıktı. Belli ki araya girmek istiyordu ama ben anneme bakmaya devam ettim.

“Ben evlenmek istemiyorum demiyorum anne. Sadece Yalçın'la evlenmek istemiyorum.”

Annem iç çekti.

“Peki, kızım. Sen bilirsin.”

Konuşma bitmiş gibi görünüyordu ki yanımızda bir gölge belirdi.

Başımı kaldırdım.

Ali.

Bize bakıyordu. Yüzündeki ifade her zamankinden daha ciddiydi.

“Sevgi teyze, müsaadenizle Duru'yla bir şey konuşabilir miyim?”

Annem gülümsedi.

“Tabii oğlum, konuşun.”

Ali bana döndü.

“Gel.”

Kaşlarımı kaldırdım.

“Nereye?”

“Şuraya. İki dakika konuşacağız.”

Elif'in bana attığı bakışı görmezden gelerek ayağa kalktım ve Ali'nin peşinden birkaç adım uzaklaştım.

Kollarımı göğsümde birleştirdim.

“Söyle bakalım, ne konuşacağız?”

Ali önce etrafına baktı. Sonra gözlerini bana çevirdi.

“Sen gerçekten Yalçın'la evlenmeyi düşünüyor musun?”

Şaşkınlıkla ona baktım.

“Hayır.”

“Emin misin?”

“Ali, sen benimle dalga mı geçiyorsun?”

“Duru, ciddi soruyorum.”

Ben de ciddileştim.

“Hayır, Ali. Yalçın'la evlenmek istemiyorum. Ama isteseydim de bu benim kararım olurdu.”

Ali başını salladı.

“Haklısın.”

Yine mi haklıydım?

Bugün takvime not düşmem gerekiyordu.

Tam arkamı dönecektim ki Ali'nin sesiyle durdum.

“Peki, ben olsam?”

Yavaşça ona döndüm.

“Ne?”

Ali gözlerimin içine baktı.

“Ben seni isteseydim ne derdin?”

Kalbim göğsümün içinde öyle hızlı atmaya başladı ki sesini duyacak sandım.

Bir an konuşamadım.

Ali de sanki söylediği sözün ağırlığını yeni fark etmiş gibi çenesini sıktı.

Ben dudaklarımı araladım.

“Ali…”

O sırada Cem'in uzaktan gelen sesi ikimizi de yerimizde sıçrattı.

“Ula Ali! Sağdıçlık yapacağına ne konuşuyorsun orada?”

Ali gözlerini bir an kapatıp derin bir nefes aldı.

Sonra yeniden bana döndü.

“Boş ver.”

“Ne demek boş ver? Az önce ne sordun sen?”

“Duru, sonra konuşuruz.”

“Hayır, şimdi konuşacağız!”

Ali'nin dudaklarının kenarı kıvrıldı.

“Merak ettin demek?”

Yüzümün ısındığını hissettim.

“Ne merak edeceğim be!”

“Tamam, sevgilim.”

Gözlerim kocaman açıldı.

Sevgilim mi?

Bu adam az önce bana sevgilim mi demişti?

Ali arkasını dönüp uzaklaşırken yüzünde küçük bir gülümseme vardı.

Ben ise olduğum yerde kalmıştım.

İç sesim nihayet kendine geldi.

DURU YALIN!

BU ADAM SANA NE YAPIYOR BÖYLE?!

༺ ❀ ༻

Bölüm sonu. 💗

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

13okunma 3beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.