2. bölüm / 3
Bir Kavanoz Aşk 🥒BÖLÜM 1
Bölümler 3Şu an: BÖLÜM 1
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ayyyy ilk bölümümüz geldiii bu kitaptan gerçeleten çok güleceksiniz ona göre hazır olunn. Şimdi sizi ilk bölüm ile baş başa bırakıyorum yorumları unytamayalım lütfenn🫶🏻🫶🏻🌸
~~~
Kafenin girişindeki son sandalyeyi düzelttiğim sırada Merve'nin sesi arkamdan geldi.
"Defne Hanım, beş dakikadır aynı sandalyeyi düzeltiyorsunuz."
Elimi sandalyenin sırtından çektim.
"Çünkü yamuk."
Merve doğduğum günden beri peşimi bırakmayan kuzenim. Tatlı bir kız aslında, ama kesinlikle çok konuşkan ve benim işlerime fazlasıyla burnunu sokan birsi. İş hayatında asistanım olma görevini üstleniyor ve işinde gerçekten iyi.
Merve yanıma gelip sandalyeye baktı.
"Ben bir yamukluk göremiyorum."
"Ben görüyorum."
"Tabii."
Bana o meşhur bakışını atıp elindeki telefonu kontrol etti.
"Fotoğrafçıyla konuştum."
"Ne zaman geliyordu?"
"Öğlen."
Saatime baktım.
"Öğlen geçti."
"Geliyor."
"Bu cümleyi yarım saattir kuruyorsun."
"Çünkü gerçekten geliyor."
"Kim bu adam?"
"Emir Karaca. Fotoğrafçı."
"İşini iyi yapıyor mu?"
"Portfolyosu iyi."
"Geç kalıyor ama."
Merve omuz silkti.
"Onu ben de fark ettim."
Kafenin ortasında durup etrafa baktım.
Burası için iki aydır uğraşıyordum. İlk geldiğimde bomboş bir dükkândı. Duvarların rengi bile belli değildi. Şimdi ise her şey istediğim gibiydi. Kırık beyaz duvarlar, koyu yeşil sandalyeler, ahşap masalar ve pencere kenarlarında küçük bitkiler...
Özellikle pencerenin önündeki iki kişilik masayı seviyordum.
Oraya oturan insanların dışarıyı görebilmesini istemiştim. Biraz uzak, biraz sakin bir köşe olsun diye.
Merve masaya baktı.
"Şunu da mı senin tercihin?"
"Evet."
"Çok güzel."
"Teşekkür ederim."
"Bir gün buraya gelip müşteri gibi oturacak mısın?"
"Ben mi?"
"Evet."
"Hayır."
"Neden?"
"Çünkü gözüm sürekli hata arar."
Merve kahkaha attı.
"Sen gerçekten yorucusun."
"İşimi düzgün yapıyorum."
"Ben de onu söylüyorum. İşini düzgün yapan bir iskolik ve gerçeten yorucsun"
Tam cevap verecekken kapının açıldığını gördüm.
Merve de dönüp baktı.
İçeri oldukça uzun boylu bir adam girdi.
Elinde fotoğraf makinesi vardı. Koyu renk gömleğinin kolları dirseklerine kadar kıvrılmıştı. Saçları hafif dağınıktı. Üzerinde öyle hazırlanıp gelmiş bir görüntü yoktu ama yine de dikkat çekiyordu.
Merve dirseğiyle bana hafifçe dokundu.
"Emir."
"Anladım."
Adam bize doğru geldi.
"Defne Hanım?"
"Evet."
"Emir Karaca."
Elini uzattı.
Elini sıktım.
"Merhaba."
"Öncelikle özür dilerim."
"Geç kaldığınız için mi?"
Gülümsedi.
"Evet."
"İlk gün için bişi demiyorum bundan sonra ki iki gün dikkat edersiniz diye umuyorum."
Usulca başını salladı tam ağzını açıp bir şey diyecekti ki.
Merve araya girdi.
"Ben Merve."
"Memnun oldum."
"Ben de."
Merve bana bakıp hafifçe sırıttı.
Ben de çoğu zaman yaptığım gibi görmezden geldim.
Emir etrafa bakmaya başladı.
"Gerçekten güzel olmuş ellerinize sağlık."
"Teşekkür ederim."
"Fotoğraflarda daha güzel çıkacak."
"Çıkması gerekiyor."
"Oldukça ciddi birisiniz."
Başımı ona çevirdim.
"İş için buradayız ciddi olmak lazım."
"Doğru."
Kamerayı kaldırdı ve ilk fotoğrafı çekti.Sonra bir tane daha.
Bir süre konuşmadan devam etti.Ben de onu izliyordum.İşini ciddiye alıyordu.
En azından ilk izlenimim böyleydi.
Sonra ortadaki masaya yürüdü.
"Bu masa biraz..."
Cümlesini tamamlamasını bekledim.
"Biraz ne?"
"Sola alınsa daha iyi olabilir."
"Hayır."
"Henüz nedenini söylemedim."
"Masanın yerini değiştireceğinizi anladım."
Gülümsedi.
"Fotoğraf için söylüyorum."
"Ben de tasarım için söylüyorum ve kesinlikle değişmyecek yeri ."
Merve başını öne eğip gülmemeye çalıştı.
Emir ona baktı. Sinirli gibi gözükmeye çalışan bir ses tonu ile.
"Komik bir şey mi söyledim?"diye sordu Merve hemen cevap verdim
"Yok."
"Öyleyse neden gülüyorsunuz."
"Ben hiç."
"Peki 'ben hiç.' inanmış gibi yapıcam."
Merve bu kez gerçekten güldü.
Ben ona baktım.
"Merve."
"Tamam, sustum."
Emir tekrar masaya baktı.
"Burada kalacak yani?"
"Evet."
"Kesin eminsiniz ?"
"Kesin eminim."
Başını salladı.
"Peki, Defne Hanım."
Kamerayı kaldırdı.
"Masaya dokunmuyorum."
"İyi."
"Şimdilik."
Kameranın arkasından gülümsedi.
Ben de gözlerimi devirdim.
Daha ilk dakikadan sinirimi bozmayı başarmıştı
.
Ve daha kötüsü, bunun farkında olduğunu düşündüğüm halde hiçbir şey yapamıyordum.
Çünkü Merve çoktan yanımdan uzaklaşmış, telefonuna bakıyordu.
Bir süre sonra bana dönüp fısıldadı:
"Ben bu işi sevdim."
"Sen işini yap."
"Yapıyorum."
"Ne yapıyorsun?"
"İzliyorum."
"Git."
Merve gülerek uzaklaştı.
Emir ise hiçbir şey olmamış gibi fotoğraf çekmeye devam etti.
Ben pencerenin önündeki masaya baktım.
Sonra ona.
İçimden tek bir şey geçti.
Bu adamla işimiz zor.
~~~~~
İlk bölümün sonuna geldik ikinci bölümde görüşürüz. Yorum ve oylarınzı unutmayın seviliyorsunuz 🫶🏻 🌸
Bölüm etkileşimi
