2. bölüm / 2
BİR GRUP MESELESİ1.2
Bölümler 2Şu an: 1.2
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İşte yine oradaydı. Her zaman müdürün odasını yol eden Demir bu sefer karşımdaydı.
Ama bu sefer müdürün neden beni ve onu aynı anda çağırdığını anlamadım.
Ben hala onunla bakışırken müdürün Keskin sesini duydum.
"Lâl kızım girsene içeri ne bakıyorsun far görmüş tavşan gibi?"
Hemen içeri girdim ve kapıyı kapattım ama hareketlerim gergindi zira beni pür dikkat izleyen bir Demir vardı.
"Pardon hocam." Dedim Demirden biraz uzak müdüre biraz yakın bir yerde durarak.
Müdür sürekli kafasında duran gözlüğü taktı ve dosyaya bir şeyler yazmaya başladı. Biz hala durmuş onun ne diyeceğini bekliyorduk.
Kulağımda bir nefes hissettim. Ve sonra Demir'in alaycı sesini.
"Hadi ben buraya alıştım. Sen ne yaptın da geldin? Sanırım sandığım kadar sessiz biri değilsin."
Göz devirdim ve bir adım uzaklaştım. Burada bile gıcıklığını gösteriyordu.
"İlla birşey mi yapmam gerekiyor buraya gelmem için? Belkide sana beni örnek öğrenci diye gösterecek?"
Ona baktığımda dudağının kenarında ukalaca bir kıvrılma yakaladım.
Tam bir şey söylüyordu ki müdür konuşmaya başladı sonunda.
"Diğer arkadaşlarınız da gelsin başlayacağım gençler."
Derken önce Ece sonra ise tek tek Baran, Mina, Atlas ve Kerem girdi içeriye.
Ece hemen yanıma geldi ve Demir'e bakmaya başladı. O meraklı bakışlarla Demiri süzerken ben Baranla göz göze geldim. Arkadaşça gülümsedi ve göz kırptı. Naziklik olsun diye gülümsedim.
Atlas yine kulağında olan kulaklıkları çıkardı. Ve müdürü izlemeye başladı. Hiç kimse ile kolay kolay konuşmaz hep tek başına takılırdı.
Minaya baktığımda yüzünde sıkılmış ve umursamaz bir ifade gördüm. Bu kızı hiç sevmezdim. Neden bilmiyorum ama bana çok ukala geliyordu.
"Evet gençler biliyorsunuz ki okulumuz dördüncü katında kullanılmayan bir kütüphane odası var. Sizlerden isteyeceğim şey bu odayı güzel bir konferans odasına dönüştürmeniz."
Hepimize teker teker baktı. Bir şeyler dememiz bekliyordu sanırım ama benim söyleyecek bir şeyim yoktu.
Baran hemen atıldı.
"Hocam okulumuzun temizlikçileri var. Neden biz öğrenciler yapıyoruz ki?"
Haklıydı.
Müdür masasından küçük kağıtlar aldı ve teker teker dağıtmaya bağladı.
"Maalesef Baran oğlum siz sınıflarınızı temizlemediğiniz için temizlikçiler sınıflara yetişmeye çalışıyor. Bu yüzden belirli öğrenciler seçtik ve bu görevi onlara verdik. Onlar da sizlersiniz"
Ece de hemen atıldı. Kumral saçlarını kulağının arkasına atıyordu konuşurken.
"Hocam ben 12. Sınıfım yalnız. Ders çalışmam ve derslerime girmem gerek. Bu yıl güzel bir sıralama hedefledim." Dedi hafif sitemli bir ses ile.
Müdür gülümsedi ve geri yerine oturdu.
Arada Baran ile göz göze gelmek beni biraz geriyordu. Hemen bitsin ve sınıfıma gideyim istiyordum.
"Biliyorum kızım onu ben ayarladım sen merak etme. Sınavları sizin için geciktirdim bu yüzden. Bu oda önemli çünkü yakında okulumuzda bir tiyatro gösterisi olacak. Bizim mevcut konferans odamız da bu gösteri için çok küçük."
Oflama sesleri odayı doldururken elimdeki kağıda baktım. Kağıtta onaylama imzası yanında iki nokta yazıyordu. Sanırım bu gösteri okulumuz için önemliydi çünkü bu kadar resmiyet onu gösteriyordu.
"Evet gençler kabul ediyor musunuz?"
İçimde kabul etmemek vardı ama okul için bir faydam dokunmasını da istiyordum açıkçası.
Atlas "ben kabul etmiyorum hocam benim yerime başkasını alın." Dedi uzun sarı saçlarını geriye atarken.
Yakışıklı bir çocuktu.
Mina'da "bende etmiyorum hocam başkasını alın yerime." Dedi müdüre öldürücü bakışlar atarken.
Müdür sıkıntılı bir ses verdi ve bilgisayardan bir şeylere bakmaya başladı.
O sırada Demir konuşmaya başladı.
"Ben ediyorum hocam okul için faydamın dokunmasını çok isterim."
Eceden tahmin ettiğim o atak geldi. Heyecanla konuştu.
"Bende kabul ediyorum hocam benim için bir şereftir bu güzel görevi üstlenmek!"
Bir anda güldüğümü hissettim ve evet gülüyordum.
Ece kulağıma fısıldadı.
"Okulun popüler çocuğu ile aynı görevde olacağız şaka gibi!"
Kafamı iki yana sallayarak gülmeye devam ettim.
Demir duymuş olacak ki bir kıkırdama ve yalandan öksürme geldi ondan da.
"Eee Lâl, kızım sen kabul ediyormusun?"
Bir an boş bulundum ve tuhaf bir bakışma yaşandı aramızda. Sonra kendime geldim ve hiç bilmeden ağzından o kelime çıktı.
"Kabul ediyorum hocam."
Müdür kafasını salladı ve yerinden kalktı. İlikli olmayan iki düğmesini ilikledi ve gözlüğünü çıkardı.
Herkes bana bakıyordu ve bu beni aşırı geriyordu. Anksiyetesi olan biri değildim ama biri dikkatle izlerse geriliyordum.
"Tamam gençler. Demir sen kabul ettin. Lâl sende kabul ettin. Ece sen zaten dünden hazırsın kızım. Bir tek geriye iki kişi bulmak kaldı çünkü iki arkadaşınız reddetti."
Atlas ve Mine'ye baktım. Çok yakın duruyorlardı. Sanırım aralarında bir şeyler vardı. Mine'nin gözlerinde bir tereddüt hissettim. Sanki katılmak istiyor ama bir yandan bizden çekiniyor gibiydi. Atlas ise hiç umursamıyordu belki de.
"Lâl kızım, sen bana iki kişi bul. Mümkünse 11. Sınıftan olsun. Kabul eden olursa bir kız bir erkek daha iyi olur."
Kafamı salladım ve kapıya ilerledim.
"Tamam hocam."
Tam çıkacakken Mine bir anda yüksek sesle konuşmaya başladı.
"Hocam fikrimi değiştirdim bende katılacağım!"
Bana da bir kişi bulmak düşüyor diye düşünürken bu sefer Atlas konuşmaya başladı.
"Bende hocam."
Yerimde durdum ve hocaya baktım. Demir ve Baran'ın gözleri benim üstümdeydi.
Hoca memnuniyetle gülümsedi ve kağıtları geri verdi Mine ile Atlas'a.
"Tamam gençler hadi iyi dersler hepinize yarından itibaren başlayın. İhtiyacınız olan bir şey olursa Mehtap ablaniza söyleyebilirsiniz."
Yeni bölüm yarın sabah gelicek. Begendiyseniz lütfen oy verinnn
☺️
Bana fikir verebilirsiniz. Sizde diğer bölümde neler olsun? Karakterler arasında neler olsun bunları yazarsanız sevinirim 💗
Bölüm etkileşimi
