1. bölüm / 3
BİR DİLEK DİLEBÖLÜM 1
Bölümler 3Şu an: BÖLÜM 1
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
“Ada evden çalışıyorsun diye saat 2 de uyanamazsın kızım olmaz böyle hadi kalk bak saat 2 diyorum 2 herkes öğlen yemeği yiyor”
“Ya anne dur çok yoruldum dün gece biraz daha uyuyayım 10 dakikaya kalkıcam söz”
“Kızım yaklaşık 2 saat önce yine 10 dakika dedin kalkar mısın”
Annemi daha fazla yormadan yataktan fırladım.Ayılmak için bir İce latte hazırlayıp balkonda dışarıyı izleyerek biraz kafamı dinledim.Size biraz kendimden bahsetmek istiyorum çünkü okudukça beni daha iyi tanımanızı değil şimdi tanıyıp tüm taşları yerine oturtmanızı istiyorum.Anlayacağınız üzere ben Ada tam olarak 2 hafta önce 19 yaşına girdim.Üniversiteye gitmeyip evden moda tasarım üzerine çalışıyorum.Annem ve kız kardeşimle yaşıyorum.Ben çok küçükken babam ile annem ayrılmışlar ve babam yurt dışına taşınmış bu yüzden onu hiç hatırlamıyorum.Babam gittikten 1 sene sonra kardeşim Kumsal doğdu.Şuan 15 yaşında zorlayıcı bir ergen.Kendimi çok tanıttım huylarımı ve hobilerimi de zamanla öğrenirsiniz.Saatler geçtikçe biraz acıktığım için huzur dolu odamdan çıkıp Aşşağı kata mutfağa indim.Her zamanki gibi annem yine telefonu hoparlöre almış birisiyle konuşuyordu ve ben yine kulak misafiri oldum.
“Buralar zordu Meryemcim gerçekten eski evimi çok özledim çocuklar da sevmedi burayı zaten temelli geliyoruz tekrardan biz.Senin kız da büyümüştür şimdi 19 mi olmuş oluyor benim oğlan 20 oldu 2 hafta önce”
“Esracım benim kız da işte tam 2 hafta önce 19 oldu aynı gündü doğum günleri hatırladım şimdi eski günler nede güzeldi ya siz gelince o günleri tekrar yaşamak kısmet olsun”
“İnşallah canım sohbetine doyum olmuyor ama bizim bu küçük efe yine ergenlik taslıyor 15 yaş sorunu işte gideyim bi ne istiyor bakayım bağırıp duruyor odasından sonra yine konuşuruz hadi öptüm görüşürüz”
“Görüşürüz canım ay ağzım ağrıdı konuşmaktan gerçekten sohbete doyum olmuyor.”
Telefonu kapattıktan sonra annemde beni farkedip yerinde hopladı
“sen ne ara geldin kızım yine telefonu mu dinledin”
“Yalan yok dinledim de ses çok tanıdıktı Esra kimdi anne ya unuttum”
“Vardı ya 5 sene önce yan binada yaşayan komşumuz hani hergün görüştüğümüz Efe ve Çınar diye çocukları vardı”
Unutmamıştım zaten rol yapıyordum açıkçası Efe benimle yaşıt olandı çok iyi anlaşırdık küçükken sonra da bir ilişki yaşamaya başladık gayet güzel ilerliyordu ki taşındılar ve araya kocaman bir 5 yıl girdi onu unutmak ne mümkün hala sesini bile hatırlıyorum ben ilk defa ona aşık olmuştum.
“Kız ne düşündün öyle iki saat gözlerin parladı hatırladın mı şimdi”
“Hatırladım hatırladım neden aramışlar seni kötü birşey mi var”
“Zaten konuşuyorduk hergün bizde buluşmak kısmet olmadı şehir dışına gidemedim sevmemişler İzmir’i İstanbul’a geri dönüyorlar hemde bu siteye özlemişler bizi burayı”
Dilim tutulmuş bir şekilde böm böm anneme bakıyordum.
“Ne dedin sen anne buraya geri mi geliyorlarmış ne zaman tarih ver”
“Ev işlemleri tamamlanmış içi de döşenmiş sadece yerleşmeleri kalmış işte bu gece binicekler uçağa yarın sabah kahvaltıya gelicekler”
“Anne bunu niye şimdi söylüyorsun sana da mı bugün haber verdiler”
“Yoo ben 2 aydır biliyorum zaten de sana söylemek aklıma gelmedi”
“2 ay boyunca nasıl gelmedi anne maşallah yani neyse ben odama çıkıyorum”
Mutluluktan ağzım kulaklarımda hoplaya zıplaya odama gittim.Sanki şuan geliceklermiş gibi heyecanla tipimi yoklayıp yapmam gereken bakım ve işlemleri göz önünden geçirdim.Esmer yeşil gözlü biraz çilli bir kızdım.Fizik olarak da fena değildim ama yine de kesinlikle daha da iyi olmalıydım.Unutamadığım lise aşkımın karşısına hazır çıkmam lazımdı sonuçta acaba o beni unutmuş muydu benden sonra kaç sevgilisi olmuştu beni hala seviyor muydu gelicekleri için heyecanlı mıydı hiçbirşey bilmiyordum aynada salak salak kendime bakmaktan başka birşey yapmadım.Gerçekten heyecandan titriyordum.Efelerin Taşınacaklarını öğrendiğim gün Efe beni güzel bir kafeye götürmüştü ve güzel bir konuşma yapıp bana son sözünü söylemişti.
“Sana veda etmeyi hiç istemiyorum ama bunu yapmaya mecburum Ada uzak mesafe bize büyük bir engel olur ben seni hergün görmezsem huzurlu kokunu içine çekmezsem mutlu olamam seni unutmalıyım yanyana olmadan sana dokunamadan bir ekranla ilişki kuramam bu bizi yıpratır en ufak kavgada bile sana çiçek getirip güzelce gönlünü alamam,brownie sevmeni kullanıp sana 2 kutu brownie alıp kapında sana yalvaramam.Senin beni affetmen için benim seni canlı bir şekilde görmem lazım çünkü öbür türlü ben seni özlemekten kendime gelemem yakın olmadan kokunu içime çekemeden yapamam.Uzak mesafede bir ekranla konuşarak tüm sevgiyi bir telefona sığdırmak istemiyorum en çok da sana olan sevgimi yansıtamamaktan korkuyorum bu yüzden olmaz sende beni anla ve bir daha beni arayıp kendini üzme beni üzen tek şey senin üzülmen olur bunu da asla unutma seni çok seviyorum ve istesem de kalbimden çıkaramayacağım”
O sözlerden sonra hiçbirşey diyemedim çünkü uzak mesafe olmazdı onun dalgalı saçlarıyla oynayıp dizlerine yatmazsam bende sevgimi yansıtamazdım bizim için en iyisi uzun bir sarılma ve yakışan bir vedaydı.Ağlayarak uzun bir süre sadece birbirimize sarıldık ben saçlarıyla oynadım o da kokumu son kez olduğunu bilerek daha güçlü şekilde içine çekti.
Bölüm etkileşimi
