2. bölüm · Bir Cinayetin Bedeli

Kaçış

~zymora~ 🦅

BÖLÜM 2 — KAÇIŞ

Tardu koşuyordu.

Ayakkabılarının altında yağmurla ıslanmış asfalt kayıyordu. Arkasından gelen ayak sesleri giderek yaklaşıyordu.

Kutalmış birkaç metre gerisindeydi.

— Tardu! Sağa!

Tardu başını çevirdi.

Sağ tarafta dar bir ara sokak vardı.

Hiç düşünmeden sokağa daldı.

— Kahretsin!

Kutalmış peşinden geldi.

Arkalarındaki adamlardan biri bağırdı:

— Kaçacak yeriniz yok!

Tardu cevap vermedi.

Sokağın sonunda yüksek bir demir kapı vardı.
Durdu.

— Harika...

Kutalmış yanına geldi.

— Ne oldu?

— Çıkmaz.

— Sikeyim!

Arkalarındaki sesler yeniden duyuldu.

Tardu etrafına baktı.

Sol tarafta eski bir atölyenin açık penceresini gördü.

— Oraya.

— İçeri mi gireceğiz?

— Başka fikrin varsa söyle.

— Yok.

İkisi pencereye yöneldi.

Kutalmış önce geçti, ardından Tardu içeri girdi.

Atölye karanlıktı.
Eski makineler, tahta kasalar ve hurda parçaları arasında ilerlediler.

Dışarıdaki adamlardan biri sokağa girdi.
— Buradalar!

Tardu nefesini tuttu.

Kutalmış kulağına fısıldadı:

— Telefon hâlâ sende mi?

Tardu cebini kontrol etti.

— Evet.

— Onu neden istiyorlar?

— Bilmiyorum.

— Peki ya içerideki adam?

Tardu birkaç saniye sustu.

— Onun ne olduğunu da bilmiyoruz.

Kutalmış sinirle başını salladı.

— Bu gece başımıza gelenlere bak. Senin yüzünden değil mi zaten?

Tardu ona döndü.

— Ben mi çağırdım seni?

— Sen gelmeseydin.

— Sen aradın beni!

Kutalmış cevap veremedi.

Tam o sırada dışarıdan kapının açılma sesi geldi.

İkisi de sustu.
Birileri atölyeye girmişti.
Tardu elini kaldırarak Kutalmış'a beklemesini işaret etti.

Ayak sesleri yaklaşıyordu.
Tardu bulunduğu yerde bekledi.
Bir gölge koridordan geçti.
Sonra ikinci bir gölge.
Tardu sessizce geri çekildi.

Kutalmış yanlışlıkla metal bir parçaya dokundu.

Tak!

Ses bütün atölyede yankılandı.

Dışarıdaki adam bağırdı:

— Oradalar!

Tardu küfretti.

— Amk...

Koşmaya başladılar.

Atölyenin arka kapısını bulup dışarı çıktılar.
Karşılarında başka bir sokak vardı.

Bu kez Tardu durmadı.

İkisi de koşmaya devam etti.
Bir süre sonra ayak sesleri kesildi.
Tardu nefesini toparlamak için bir duvara yaslandı.

Kutalmış dizlerine ellerini koydu.

— Ben... bir daha... seninle... hiçbir yere gelmeyeceğim.

Tardu ona baktı.

— Daha bitmedi.

Kutalmış başını kaldırdı.

— Ne demek bitmedi?

Tardu cebinden telefonu çıkardı.

Ekran açıktı.

Yeni bir mesaj gelmişti.

İkisi de ekrana baktı.

"Saat 04.00. Eski Garaj. Tek başına gel."

Kutalmış'ın yüzü değişti.

— Bunu kim gönderdi?

— Bilmiyorum.

— Sakın gitme.

Tardu telefonu kapattı.

— Gideceğim.

— Delirdin mi?

— Beni depoda buldular. Sokakta buldular.
Atölyede buldular.

Kutalmış sustu.

Tardu devam etti:

— Demek ki beni takip ediyorlar.

— O zaman daha da gitmemen lazım.

— Hayır.

Tardu gözlerini karanlık sokağın sonuna çevirdi.

— Tam tersine. Beni nereye çağırdıklarını görmem gerekiyor.

Kutalmış başını iki yana salladı.

— Bu işte bir terslik var.

— Biliyorum.

— Ya tuzaksa?

Tardu hafifçe gülümsedi.

— Zaten tuzak olduğunu biliyorum.

Saat 03.41'de Tardu tek başına eski garaja doğru ilerliyordu.
Kutalmış'ı yanında getirmemişti.
Bu kez gerçekten yalnızdı.

Garaj yıllardır kullanılmıyordu. Çevresindeki dükkânlar kapalıydı. Sokakta tek bir insan bile yoktu.

Tardu girişte durdu.

Telefonuna baktı.

03.59.

Bir dakika sonra garajın içinden ışık yandı.

Tardu içeri girdi.

— Geldim.

Cevap yoktu.

Biraz daha ilerledi.

— Beni çağıran kim?

Arka taraftan bir ses duyuldu.

— Tardu Keskin.

Tardu durdu.

Karanlığın içinden bir kadın çıktı.

Üzerinde koyu renk bir mont vardı.

— İdilay Sarpel.

Tardu kaşlarını çattı.

— Polis misin?

— Komiser yardımcısı.

Tardu geri çekildi.

İdilay elini silahına götürmedi. Sadece ona baktı.

— Sakin ol.

— Beni buraya neden çağırdın?

— Çünkü o telefonu bulduğunu biliyorum.

Tardu'nun yüzü sertleşti.

— Nereden biliyorsun?

İdilay birkaç saniye sustu.

— Çünkü telefonun sahibi benim soruşturduğum cinayetin tek önemli bağlantısıydı.

— Öldü.

— Evet.

— Katili biliyor musun?

İdilay gözlerini Tardu'dan ayırmadı.

— Evet.

Tardu'nun ifadesi değişti.

— Kim?

İdilay cevap vermeden önce garajın girişine baktı.

Uzakta bir aracın motoru duyuldu.

Sonra ikinci bir araç.

İdilay'ın yüzü gerildi.

— Lanet olsun.

Tardu da sesleri duydu.

— Ne oluyor?

İdilay bu kez silahını çıkardı.

— Seni takip etmişler.

Garajın kapısının önünde araçlar durdu.
Kapılar açıldı.

Tardu derin bir nefes aldı.

İdilay ona baktı.

— Eğer buradan çıkmak istiyorsan benimle hareket edeceksin.

Tardu başını salladı.

— Tamam.

İdilay:

— Hazır mısın?

Tardu karanlık girişe baktı.

— Değilim.

Sonra telefonunu cebine koydu.

— Ama artık umurumda değil.

Garajın kapısı hızla açıldı.

Ve gece yeniden başladı.