9. bölüm · Bir Cinayetin Bedeli
Eski Defter
BÖLÜM 9 — ESKİ DEFTER
Tardu, fotoğrafı elinde sıkıca tutuyordu.
Çocukluk hâli.
Yanında babası Cemil.
Ve arka planda Aybars Tümer.
Yıllardır kapalı sandığı bir defter, gözlerinin önünde yeniden açılmıştı.
İdilay fotoğrafı aldı.
— Bu fotoğraf nerede çekilmiş?
— Bilmiyorum.
— Tarih?
Tardu fotoğrafın arkasını çevirdi.
Tehdit cümlesinin altında küçük bir tarih vardı.
14 Mayıs 2014.
İdilay hesapladı.
— On iki yıl önce.
Tardu başını salladı.
— Babamın öldüğü söylenen yıl.
Bartu sessizce yaklaştı.
— Belki fotoğrafın çekildiği yer bulunabilir.
Tardu:
— Arkasında adres yok.
İdilay:
— Fotoğrafın kendisi bir şey söylüyor olabilir.
Tardu tekrar baktı.
Arka planda eski bir bina vardı.
Binanın duvarında yarısı sökülmüş bir tabela görünüyordu.
Tardu gözlerini kıstı.
— Ben bu yeri biliyorum.
İdilay:
— Neresi?
— Eski yükleme deposu.
Bartu:
— Hangi depo?
— Karaköy tarafındaki eski antrepo.
İdilay hemen telefonunu çıkardı.
— Orası yıllardır kullanılmıyor.
Tardu:
— Kullanılmıyor olabilir.
Sonra fotoğrafı gösterdi.
— Ama babam orada çalışıyordu.
İdilay durdu.
— Bunu neden daha önce söylemedin?
— Çünkü babamın geçmişinde önemli bir şey olduğunu bilmiyordum.
Tardu arabaya yöneldi.
— Hadi.
İdilay arkasından geldi.
— Ya orası da tuzaksa?
Tardu:
— Artık her yer tuzak.
Yarım saat sonra eski antreponun önündeydiler.
Bina dışarıdan terk edilmiş görünüyordu.
Paslanmış demir kapı rüzgârla hafifçe sallanıyordu.
Tardu arabadan indi.
— Burada bekleyin.
İdilay:
— Tek başına gitmeyeceksin.
— İdilay
— Hayır.
İdilay silahını kontrol etti.
— Beraber.
Bartu da araçtan indi.
— Ben de geliyorum.
Tardu ona baktı.
— Sen burada kal.
— Neden?
— Çünkü sana hâlâ tam güvenmiyorum.
Bartu başını eğdi.
— Haklısın.
Tardu ve İdilay kapıya doğru ilerledi.
Kapı açıktı.
İdilay fısıldadı:
— Birileri yakın zamanda buraya girmiş.
Tardu yere baktı.
Çamurun üzerinde yeni ayakkabı izleri vardı.
— Yalnız değiliz.
İçeri girdiler.
Antrepo büyük ve karanlıktı.
Duvarlarda eski işaretler, yerde dağılmış tahta parçaları vardı.
Tardu birkaç adım ilerledi.
Sonra durdu.
— Burada.
İdilay:
— Ne?
Tardu duvarın önündeki paslı dolabı gösterdi.
— Babamın dolabı.
Dolabın kapağı yarı açıktı.
Tardu yavaşça açtı.
İçeride eski bir mont, birkaç belge ve küçük metal bir kutu vardı.
Kutuyu aldı.
İdilay:
— Açacak mısın?
Tardu kapağı kaldırdı.
İçinden eski bir anahtar ve küçük bir not çıktı.
Notta yalnızca şunlar yazıyordu:
"Tardu'ya verilmek üzere."
Tardu'nun nefesi kesildi.
— Bana...
İdilay:
— Aç.
Tardu notu çevirdi.
Arkasında başka bir cümle vardı:
"Eğer bunu okuyorsan, Kutalmış sana gerçeği anlatmamış demektir."
Tardu'nun yüzü sertleşti.
— Yine Kutalmış.
İdilay:
— Belki de bütün bunların merkezinde gerçekten o var.
Tardu:
— Bilmiyorum.
Tam o anda antreponun dışından araç sesi geldi.
İdilay ışığı kapattı.
— Biri geldi.
İkisi sessizce duvarın arkasına geçti.
Kapı açıldı.
İçeri üç kişi girdi.
Öndeki adamın sesini Tardu hemen tanıdı.
Alaz Koral.
— Burada olmalı.
Yanındaki adam:
— Emin misin?
Alaz:
— Babası yıllar önce buraya bir şey sakladı.
Tardu İdilay'a baktı.
İdilay başıyla sessiz kalmasını işaret etti.
Alaz devam etti:
— Tardu buraya gelirse kutuyu bulur.
Diğer adam:
— Peki sonra?
Alaz:
— Sonra onu buluruz.
Tardu'nun eli yumruk oldu.
İdilay kulağına fısıldadı:
— Şimdi çıkarsak bizi görürler.
Tardu:
— Bekleyeceğiz.
Alaz'ın adamlarından biri başka tarafa yöneldi.
Tam o sırada Tardu'nun cebindeki telefon titredi.
İkisi de dondu.
Alaz başını çevirdi.
— Kim var orada?
Tardu gözlerini kapattı.
Telefon tekrar titredi.
Alaz:
— Arayın!
Adamlar etrafa dağılmaya başladı.
İdilay:
— Şimdi!
Tardu ve İdilay saklandıkları yerden çıktı.
Koşmaya başladılar.
Alaz bağırdı:
— TARDU!
Tardu arkasına bakmadan koştu.
Antreponun diğer tarafındaki kapıya ulaştılar.
Kapı kilitliydi.
İdilay:
— Açılmıyor!
Tardu metal kapıya vurdu.
— Siktir!
Alaz'ın ayak sesleri yaklaşıyordu.
Tardu cebindeki anahtarı hatırladı.
Kutudan çıkan anahtar.
Hemen çıkardı.
Kilit açıldı.
Kapı açıldığında ikisi kendilerini dar bir geçitte buldu.
Koşarak dışarı çıktılar.
Bartu onları görünce arabadan indi.
— Ne oldu?
Tardu:
— Sür!
Üçü arabaya bindi.
Bartu gaza bastı.
Arkalarında Alaz ve adamları dışarı çıktı.
Araç uzaklaşırken Tardu cebindeki metal kutuya baktı.
İdilay:
— İçinde ne var?
Tardu:
— Henüz bilmiyorum.
Kutunun alt kısmında küçük bir bölüm fark etti.
Parmağıyla bastırdı.
Gizli kapak açıldı.
İçinden küçük bir hafıza kartı çıktı.
Aynur'u aradı.
— Aynur.
— Efendim?
— Sana bir dosya göndereceğim.
— Ne dosyası?
— Babamdan kaldı.
Aynur birkaç saniye sustu.
— Tardu, bunu nereden buldun?
— Eski iş yerinden.
— Hemen gönder.
Tardu kartın fotoğrafını çekip yolladı.
Aynur görüntüyü açtı.
Bir süre sessizlik oldu.
Sonra:
— Tardu...
— Ne?
— Bu kartın üzerinde eski şirketin logosu var.
— Biliyorum.
— Hayır. Sen anlamadın.
Aynur'un sesi gerildi.
— Bu logo artık kullanılmıyor.
Tardu:
— Ne zamandan beri?
— 2014'ten beri.
Tardu'nun gözleri büyüdü.
Aynur devam etti:
— Kartın içinde bir video dosyası var.
— Aç.
— Açıyorum.
Birkaç saniye sonra Aynur'un sesi telefondan duyuldu:
— Video başladı.
Tardu:
— Ne görüyorsun?
Aynur cevap vermedi.
— Aynur?
Uzun bir sessizlik.
Sonra:
— Cemil Keskin.
Tardu'nun kalbi hızlandı.
— Babam mı?
— Evet.
— Ne yapıyor?
Aynur'un sesi titredi.
— Kameraya bakıyor.
Tardu nefesini tuttu.
Aynur devam etti:
— Ve yanında...
— Kim var?
Aynur birkaç saniye daha sustu.
Sonunda söyledi:
— Kutalmış.
Tardu'nun yüzü taş kesildi.
Ama video devam ediyordu.
Cemil kameraya doğru eğildi.
Ve yıllardır duyulmayan sesi hoparlörden yükseldi:
— Eğer oğlum bunu bir gün izlerse...
Tardu'nun gözleri doldu.
Cemil devam etti:
— Kutalmış'a sakın güvenme.
Video burada kesildi.
Arabada kimse konuşmadı.
Tardu yavaşça başını kaldırdı.
Kutalmış'ın yıllardır söylediği her şey artık şüpheliydi.
Ve tam o sırada telefonu çaldı.
Ekranda tek bir isim vardı:
KUTALMIŞ.
Tardu aramayı açtı.
Karşıdan Kutalmış'ın sesi geldi.
— Videoyu gördün mü?
Tardu cevap vermedi.
Kutalmış devam etti:
— O zaman artık sana gerçeğin tamamını anlatmam gerekiyor.
Tardu'nun sesi soğudu.
— Nerdesin?
Kutalmış:
— Seni ilk gördüğüm yerde.
— Neresi?
Kutalmış:
— Babanın mezarı.
Telefon kapandı.
