2. bölüm / 3
Beton ve SamimiyetII
Bölümler 3Şu an: II
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bulunduğum yeri sorgulamaya, yadırgamaya başlayınca anladım ki zor geçecek. Ama yine de buraya alışacağımı düşünerek kendimi avutmaya çalışıyordum. Saat 11.00 sularında açık olan pencerenin ardından araba kornaları durmaksızın çalmaya başladı. Burada ki insanların buna nasıl dayandığına dahi anlam veremiyordum fakat bunlara alışmam gerektiğini de çok iyi biliyordum. Her şey bir yana burada saygı denen bir şey yoktu. Köyümüzde insanlar birbirine her daim yardım eder, saygılı davranırdı. Fakat burada o samimi ortam yoktu. Şimdi anlıyorum ki her şeyin değeri yalnızca onu kaybettiğiniz vakit varlığını göstermeye başlar. Zamanın geçmediğini anlayınca ben de bir şeyler ile uğraşmak istedim. Belki bir kaç sayfa kitap okurum diye düşündüm. Kitabı aldım, sayfaları çevirdim, okudum ve okudum. Sonuç ise hiç bir şey idi. Okuduğumdan da bir şey anlayamıyordum. Zaman geçmediği için dışarı çıkıp biraz hava almaya karar verdim. Hava soğuktu. Üstüme kalın bir şeyler alıp dışarıya çıktım. Daha hiç bir yeri bilmediğim için pek de uzaklara gitmedim. Ama burada sanki bir şey eksik gibiydi. Neredeyse hiç bir yeşillik yoktu. Binaların rengi solmuş, baktıkça içim kararıyordu. Havası ayrı bir rahatsız edici seviyedeydi. Bütün bunları görünce düşünmeye başladım. Acaba bu insanlar burada nasıl yaşıyordu?. Gerçekten hiç bir yeşillik olmadan hayatlarında bir eksiklik farketmiyorlar mıydı?. En önemlisi burada ki o samimiyet ortamı yokken insanlar nasıl daha etkili bir iletişim kurabiliyordu?. Bütün bunları düşünürken bir yandan etrafı da keşfetmeye çalışıyordum. Fakat en azından deniz vardı ve ilk bakışta güzel görünüyordu. Hâlbuki yanılmışım. Daha yakından bakınca gördüm ki denizin içi çöp dolu. Aklım almıyordu ve artık gerçekten sıkılmaya başlamıştım.
Bölüm etkileşimi
