2. bölüm · Benzer yaşamlar

♣️İlk görüş♣️

Kübra beren Kaynak

Buda benzer yaşamlar içinn🎧♣️😝
https://open.spotify.com/playlist/33iQnm4S9KKplomm0rou77?si=cc0wxqIBS8yQv99vYf_RgQ&utm_source=copy-link&pi=eY8unCd7T8y7u&sci=spotify%3Acard-config%3A0HCYxBhyax2KU0ypRBcClt...
Sabah gözlerimi açtığımda alt kattan sesler geliyordu.
Kim bilir Minel Hanım neler yapıyordu.
Aşçılığın ilk bölümlerini okuyan kardeşim mutfağa oldukça ilgiliydi. Onu büyütürken hep söylediğim bir cümle olmuştu:
— Oku ablam. Birinin eline bakarsan, çalışmaz, meslek edinmek için çabalamazsan benim gibi olursun.
O da lafımı dinlemişti.
Şaşırtıcıydı çünkü laf dinlemeyen bir ergen olduğunu rahatlıkla söyleyebilirdim.
Kalktım ve üzerime iş kıyafetlerimi giydim. Holdingde belirli düzenlemeler yapmalıydım. İnşaat, mimarlık gibi şeylerle ilgili yerler bana göre olmasa da kardeşim için çabalamış, işin başına geçmiştim.
İş yerindeki onuncu yılımdı. Artık oraya oldukça alışmıştım.
Bugün biraz erken çıkıp annemin mezarına uğrayacaktım.
Saçlarımı topladım, makyajımı yaptım ve üç fıs parfüm sıktım. Ardından aşağıya indim.
— Ablacım... — yanağına büyük bir öpücük bıraktım. — Ne yapıyorsun bugün bakalım?
— Dümdüz bir kahvaltı menüsü hazırladım.
— Aferin. Ben yiyemeyeceğim, arkadaşlarını çağırabilirsin. Bulaşıkları topla, evi dağıtma bebeğim. Ben çıkıyorum.
— Ya abla, yine başladın. Aman, mutfakta bir şey yapmayalım zaten.
— Yap ablam ama bak, ben çok yoğunum. Nasıl toplayayım?
— Holdingden çıkınca yeni başvuru için gideceğim. Bakalım kabul ederlerse ablan haber sunucusu olacak.
— İnşallah. Artık seni izleriz.
— İzleriz aşkım, izleriz ama çıkmam lazım. Öpüyorum seni.
— Ben de bu arada bulaşıkları yıkamayacağım!
Evden çıkarken duyduğum son ses buydu.
Kendi kendime sırıttım ve kapıyı kilitledim.
♣️♣️♣️♣️♣️♣️♣️
Sabah gözümü açtığımda alnıma bir silah dayalıydı.
— Kimsin?
— Çok sakinsin.
— Hımm... Yeni değilsin. Sesinden belli, oldukça profesyonelsin. Dur tahmin edeyim... Sen Çağan'sın.
— Adımı bilmeni istemedim. Ama bildin. Neyse, konu o değil. Canın mı, koltuğun mu?
— Hiçbiri tabii ki.
Bileğini hızla kavrayarak ona fırsat vermeden silahı ele geçirdim ve saldırıyı etkisiz hâle getirdim.
Telefonumu çıkardım.
📱 — Asaf, yukarıdaki adamı al. Bir dahakine daha dikkatli olun. Adam kafama silah dayamış.
📱 — Gönderiyorum şimdi Fırat'ı.
Telefon kapandığında giyinme odama gittim. Takım elbisemi giyip eldivenlerimi taktım.
Tabloyu tekrar yerine astım.
— Hadi bakalım anne... Bugün şanslı hissediyorum. Sabah kahvaltısını az önce odamda yaptım. Bugün ölüm yıldönümün. Bence babam denilen haini bugün bulacağım.
Mutlaka yanına uğrayacağım ve en sevdiğin çiçek olan sümbülden getireceğim.
Evden çıktım ve Asaf'ın açtığı kapıdan içeri girip arabama bindim.
— Asaf, ne dersin? Bugün bulur muyuz o adamı?
— Sen iste, dağları delersin abim.
— On yıl oldu, o dağı delemedim. Bakalım nasip.
— Öyle abi, öyle.
— Arabayı çiçekçiye sür. Annemin ölüm yıldönümü bugün.
— Sümbül mü?
— Ha Asaf, sümbül ne yapacaksın?
— Hiç abi, ne yapayım?
— O zaman sus da sür.
Araba çiçekçiye vardığında bir buket sümbül aldım.
Asaf beni mezarlığa bıraktı.
Annemin olduğu sokağa girdim.
Bugün annemin yanındaki mezarda bir kadın vardı. Genç gözüküyordu.
Ağlıyordu.
Ne yapacaktı ki lan, şarkı mı söylesin? Tövbe yarabbim.
Sümbül buketini annemin mezarına bıraktım. Mermerini okşadım ve toprağına su döktüm.
— Anne, bak oğlun geldi. Ben geldim. Affet beni. İntikamını almak için yapmadığım şey kalmadı, affet. Bulacağım baba denilen adamı. Sana söz veriyorum, rahatça yatacaksın. Hafifleyecek naaşın.
Biliyor musun, sen öldüğünde hiç ağlamadım.
Ama içimde fırtınalar kopmuştu.
Ben her zaman seni seviyordum. Babam terk etmeseydi seni, şu an belki böyle olmazdık. Duyduğuma göre evliymiş, çocukları varmış.
Hepsi yaşayacak bu acıyı.
Bulacağım onu.
Örgütün başına geçtim. Sana verdiğim sözü tutamadım anne. Savaş pilotu olamadım.
Ablamın parası yetmedi beni okutmaya.
O yüzden bu haldeyim.
Sakın kendini suçlu tutma çünkü sen her zaman bizim iyiliğimizi düşündün.
Ablam da düşündü. Tabii o sana anlatmıştır gerçi... Evlendi. Çok mutlu. Benden uzakta yaşıyorlar çünkü ben başlarına bela olmak istemedim.
♣️♣️♣️♣️♣️♣️♣️♣️
Ağlıyordum.
İçimdeki her şeyi boşaltıyordum.
Gözyaşlarım annemin toprağını sulamaya yetecek kadar fazlaydı.
Annemin mezar taşını öptüm.
— Annem... Güzel annem, benim naftalin kokulum. Kalk, bağır çağır bize ama kalk. Bak, baba gitti. Gelmeyecek baba. Kurtulduk ondan.
Büyüttüm kardeşimi. Kocaman oldu. Her sabah triplerini çekiyorum hanımefendinin.
Şu hayatta o olmasa şimdi belki yanında bir dolu toprak daha olurdu.
Ama ben o gün polisi aradım ve evden kardeşimi de alıp kaçtım.
O daha küçücükken ona annelik yaptım.
Sokakta kaldık. Evimiz yıkıldı. O harabede oturduk.
Paranıza çöktüler anne. Bize bir kuruş bırakmadılar.
Bakkal Necmi abi sahip çıktı. O baktı bize. Biraz büyüdüm, bakkalda çalıştım.
Minel'i ona emanet ettim. Holdinge iş görüşmesine gittim.
Başardım anne.
Ev aldım.
Kardeşimi okuttum.
Yaptım.
Ağlamam şiddetleniyordu.
Her geldiğimde geçmişimi anlatır, fenalaşana kadar ağlardım.
♣️♣️♣️♣️♣️♣️♣️
Yan mezardaki kızın ağlamaları artmış, gücü tükenmiş gibi görünüyordu.
Yanına yaklaşıp cebimdeki kumaş işlemeli ve üzerinde ismimin yazdığı peçeteyi uzattım.
— Al.
— Gerek yok.
— Haline bak. Oldukça gerek var.
— Kimsin?
— Peçetede yazıyor.
Yavaş adımlarla uzaklaşırken arkamdan bir ses geldi.
— Defne... Ben de Defne Saykın.
Arkamı dönmeye bile tenezzül etmedim ama dizlerinin toprağa değdiğine adım kadar emindim. Çünkü ben de aynısını yapardım bir dönemler.
Şimdi toprağın önemi yoktu gözümde.
♣️♣️♣️♣️♣️♣️♣️
DEFNE
Yan mezarımdaki adam, toprakta bile kendini belli eden tok adım sesleriyle yanıma yaklaşıp bir peçete uzattı.
— Al.
— Gerek yok.
— Haline bak. Oldukça gerek var.
— Kimsin?
— Peçetede yazıyor.
Peçetede yazan ismi okudum.
Batu Arkan.
Arkasını dönüp uzaklaşırken bağırdım:
— Defne! Ben de Defne Saykın!
Neydi bilmiyordum ama onu ilk defa görmüştüm.
Ya saatlerimiz daha önce uymamıştı ya da ilk defa geliyordu.
Çünkü mezar, annemin ölümünden iki yıl sonra yapılmıştı.
Tuhaftı.
Gerçi hayat her zaman tuhaftı.
Arabama bindim ve holdinge gittim.
Oradaki işlerim sona erdiğinde iş görüşmesine katıldım. Sonuçlar yakında belli olacaktı.
Belirli bir donanıma sahip değildim ama diksiyonum oldukça iyiydi.
♣️♣️♣️♣️♣️♣️♣️
Baba denilen adamı bulmaya bir adım daha yaklaşmıştım.
Evinin adresini bulmuştum.
Şimdi sırada onu incelemek ve uygun bir günde, onu da öldürdüğüm kişiler listeme eklemek vardı.