2. bölüm / 5
Benimle Oyun Oynar MısınSeversin hayatı
Bölümler 5Şu an: Seversin hayatı
- 1 Karakter tanıtımı37 kelime
- 2 Seversin hayatı881 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 Soru Bankası1.150 kelime
- 4 Yak gitsin1.397 kelime
- 5 Ayrılış1.669 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
elimdeki viladanın mikrofon olduğu günlerden birindeydim taki iş saatim yaklaşana kadar mini şort eteğimi giyip üstüme lacivert kayık yaka badi gecirdikten sonra yeşil saçlarımı şekilendirip odamdan çıktığımda sonbahrın daha başında olmamıza rağmen ben çizme aşığı olarak beyaz mini topuklu çizmelerimi ayağıma gercirip bavulu andıran cantama da sporlarımı koyduktan sonra sesimi hafif yükseltim sayın bezmenlerr ben çıkıyorum
-kızım hani bu gün işin yoktu
-babamm sabah dan öğlene kadar yok dedim ben öğlenden sonra var demedim mi
-demedin
-demişimdir ya
-demedin kızım
hafif gülümseyerek omuz silktiğimde yapıcak bir şey yok dedim içimden dışarı çıktığımda minak sarı arabama adımlarken topuk tıkırtılarım bana eşlik edemiyordu çünkü şefaf uç gecirmiştim topuklarla gittiğim yer kütüphaneydi çünküüüüğ kütüphneye vardığımda işim kütüphane memurluğu değilde kütüphaneye gelenleri gözlemlemek olucaktı he ben size söylemedim ben aslında savcıyım ve bu kütüphanede bir şeyler döndüğünden eminim bu yüzden kütüphane memuruymuşum gibi yapıcaktım en fazla ne olabilir ki ve ben tamı tamına 3 günümdeydim herkesi çaktırmadan izliyordum benle beraber kitabımda izliyordu önümde biri durunca bakışlarımı o tarafa yöneltim kehribar gözleri bakıra çalan saçları vardı ve itiraf etmeliydim ki oldukça yakışıklıydı
-ben bu kitabı alıcam
-tamam adınız ve soyadınız beyfandi
-he pardon söylemeyi unutmuşum mirza köken
-teşekkürler yazdım mirza bey bize isim soy isimler vahi yoluyla inmiyor haberiniz olsun istedim
kahkaha atmamak için zor durduğunu yanaklarını sıkmasından anladığımda o çoktan gitmişti bile günün üçüncü saatin de sporlarımı giymemin zamanı geldiğini anlamamla olduğum yerden kalkmış tek kişilik boş odalardan birine gectiğimde cizmemin fermuarını acrken odada birinin olduğunu fark etmemle doğruldum ve çok özür dilerim hemen cıkıyorum derken
-sorun yok sey hanım…
-nilda
-sorun yok demiş miydim nilda hanım
- dediniz
derken oturduğum yerden kalkarken dengemi sağlıyamamış yere düşmüştüm ve masayı da düşürmüştüm çıkan gürültüyle beraber sıkıca gözlerimi kapatmıştım bileğimi kavrayan bir el diğer eliylede sırtımda destek olurken beni olduğum yerden yavaşca kaldırdığında gözlerimi araladığımda ne kadar yakın olduğumuzu fark ettiğimde ufak caplı afalasamda toparlamam zor olmadı aniden kapı açıldığında mirzanın eli bir anda eteğimi bulmuştu şort etek baldırıma kadar çekilmiş ve içe katlanmıştı atik bir haraketle eteğimi düzelten mirza görevli içeri girdiğinde benden bir adım uzaklaşmıştı kehribar gözlerinden gözlerimi ayırıp gelen kişiye baktım cıngar güvenlikti gelen anında carlamaya başlamıştı bile ‘’noluyo burda’’ ben cevap vermek için dudaklarımı araladığımda
-benim yüzümden oldu kusura bakmayın
görevli çıktığında şaşkın bakışlarımı mirzadan saklayamamış olucam ki elini başına götürüp mahçup ifadesini saklayamaıştı
-şeyy nilda hanım özür dilerim
kaşlarımı kaldırıp pardon ama ne için dediğimde bakışları eteğime kaydığında dudaklarımdan hafif bir kıkırtı döküldü aksine ben teşekür ederim mirza ayrıca hanım demek zorunda değilsiniz masayı düzeltmiş eşyalarımı alıp odadan çıkmıştım yerime döndüğümde rahatsız olan sandalyeye yerleşmiş bulunmaktaydım bir süre baya bir süre sonra saat on civarı evdeydim işten çıkmam 9 u bulmuştu hızla güzel midemi doyurcak bir pizza yapmıştım tepsiye koyup babamın önündeki garip şekili masaya yerleştirdiğimde babam uzandığı koltuktan doğrulup işten yeni geldin güzel kızım gerek vermıydı dediğinde herseye ragmen gülümseyen gözerine gülümseyerek baktım eliyle gel gel yaptığında gidip yanına oturduğumda eli saclarımı okşuyordu güzel kızım benim her zaman kafana koyduğunu yaptın bundan sonra da böyle olucak biliyorum babam ama fazla yorma kedini derken saçlarımı okşayan elleri durduğunda babama gülümseyip odama geçmemle oyun koltuğuma oturup bilgiseyarımın başında silah oyunu oynmaya başlıyordum rastgele takım arkadaşım seçildiğinde oyun başlamıştı bile hadi hadi bee lan lan bağırmaktan boğazım acıyordu artık sinirle masya vurduğumda kahvem masya dökülmüştü göz devirip takım olduğum cocuğa mesaj kısımından yazmaya koyuldum
yeşilkadın: düzgün oynasana
seversinhayatı: ben gayet düzgün oynuyordum sen benim önüme gecene kadar
yeşilkadın:yalancı
seversinhayatı:ergen misin kızım
yeşilkadın : belki erkeğim
görüldü
o görüldüyü bir yerlerine monteleyesim vardı yemin ederim sabır cekerek bilgiseyardan uzaklaşıp kendimi pofuduk yatağıma fırlatmış bulunmaktaydım gözlerimi kapatığımda gözlerimin üstüne serilen sahne onun eteğimi düzeltişi ateşi andıran gözleriyle gözlerime bakışı benim onun ateşinde eriyeşim o an fark etmesemde kalbim güm güm atıyordu teninin değdiği kısımlarda gezindi elim ilk kolumda sonra sırtımda ve bacağımda kendimin ne yaptığımın farkına varmamla hızla gözlerimi acıp başımı iki yana saladığımda unut kızım unut senin sevgilin var diye mırıldandanmamla telefonuma gelen bildirimle beraber mesajı okumak için telefonu kavramıştım ki bir numara ve numaranın attığı fotoğraflar sevgilimle bir kadın cıplaktı anlayın işte kusasım gelmişti bir de fotoğraf sansürlü değildi midem kalmıştı hemen vido ardından izlersem drekt kusardım sanırım ben yazmadan o ayrılalım yazmıştı eh işime gelmişti tek yazdığım şey olurdu basit bir olur bir kaç gündür soğuk daranıyordu anlamam lazımdı ben ona hiç bir zaman aşık olmamıştım zaten o sevgi ilgi göstermişti bende onu geri tepmemiştim o kadar bir gercek peşindeydim ve onu öğrenicektimde ama kütüphanedeki cocuk neden aklıma geliyordu onu anlamış değildim ilk görüşte aşk mı öyle bir ihtimal varmıydı bilmiyorum siz biliyor musunuz
iç ses :ay sacmalma nilda o cocuk ve sen
2iç ses: cocuk acayip yakışıklıydı yanlızz
iç ses boş yapmaa
yakışıklı cocuktu ama bana bakacağını düşünmüyorum sonucta yeşil saclı kızı kimse sevmezdi dimi babam hariç he birde ben saclarıma bayılıyordum kendimce güzeldim işte öyle bir çocuğun bana bakma ihtimlinden bir erkeğin hamile kalma ihtimali daha yüksekti yemin ederim kapı çaldığında kedim benden önce kapının öne gelmişti kapıyı actığımda karşımda duran lavindi saclarının yarısı beyaz denilcek sarı tonda diğer yarısı ise siyahtı gözünün altındaki siyah göz kalemi hala yeşil mi mavi mi olduğunu anlayamadığım gözlerini ortaya cıkarmıştı üstündeki gri swet ve altındaki gri pantolon ona ayrı bir hava katmıştı içeri girdiğinde sarılma fastını geçmiştik bile
-ben yine bir boklar yedim nilda da ilk sen anlatki bana sövmeye bol bol vaktin olsun
Bölüm etkileşimi
