5. bölüm / 5
Benimle Oyun Oynar MısınAyrılış
Bölümler 5Şu an: Ayrılış
- 1 Karakter tanıtımı37 kelime
- 2 Seversin hayatı881 kelime
- 3 Soru Bankası1.150 kelime
- 4 Yak gitsin1.397 kelime
- 5 Ayrılış1.669 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
yatağıma uzanmış telefonuma bakarken çiğerim diye kayıtlı şahıstan mesaj gelmişti of milan ne var gece gece ya diye söylenip sohpet kısmına gecip mesajda göz gezdirdim
çiğerim: şüphelendiğin kişi kimdi söylemedin
siz: mirza dinliyorsa diye demedim ama sercan tan
çiğerim: sercan mıı sacmalma kızım
çiğerim: kütüphaneden çık sana başka iş bulucam
siz: ne
çiğerim: 38 saat uykusuz kaldım kızım bir de senle uğraşamam
mesajlasmadan sonra biraz uyumuş hemen ardından kütüphaneye gitmek için hazırlanmaya başlamıştım mavi kot etek altına kahverengi kilotlu corap üstüne krem rengi buluzu giyip ceketimi de giymemle arabam lavinde olduğu için yürüyerek yarım saaten bir tık fazla saate varmıştım fakat ayağıma giydiğim topuklu botlar cok pis ayağımı vurmuştu eşyalarımı toplamak için bir çalışandan kutu isterken milan mirza ve yalın üçlüsü yanyanaydı
-hayırdır kovuldun mu
-evet yalın bu sarı gafa kovdu beni
milan kolunu omzuma atıp hayır kovulmadı ama daha iyi bir yerde çalışacak arkadaşımı burda heba edemem diyerek kafamı karıştırdığında gözllerimin dolmasına engel olmadığımda üçününde kaşları catılıp ikisi noldu demiş milan ise yanlışıkla yanlış bir şey mi yaptım ağlak hayır dediğimde sesim bunun tam tersini söylüyordu hızla o ortamdan uzaklaşmış eşyalarımı toplayıp tekrar yanlarına gittiğimde hadi görüşürüz kardeşlerim diyip topuklularımı vura vura uzaklaşmıştım artık ayakabımın ayağıma vurması da umrumda değildi koşar adım ilerlerken motoruyla önümde yolumu kesmiş kafsyla bin işareti yaptığında itiraz etmeden motora atlamış öylece duruyordum sahile geldiğimizde etek yüzünden motora binmem zor olmuştu evet ama inmem daha zor olmuştu öyleki yere düşmüştüm sanırım artık bir dizim yoktu corap yırtılmıştı tek elimde cama denk geldiği için kanıyordu mirza hoşnut olmayan bir şekilde başını iki yana sallamış kolumdan tutup kaldırdığında aynı şekilde kolumdan destek olup bir banka oturturmak yerine kuma oturturmuştu ve gitmişti tam on dakika sonra gelen mirza oldukca mesafeli bir şekilde dizime bakmış iyi durumda olmadığını söyleyen ise surat ifadesiydi avumu sağlam olan dizime yerleştirip iç kısmındaki hafif kanamayı durdurmuş pansumanını yapmış karşımda bağdaş şekilde oturuyordu
-abim saclarını karıştırdığında neden gözlerin doldu
-ikizim geldi aklıma bide
-bide
-en son annem öyle saclarımı karıştırmıştı cekmiştide denebilir
-anlamadım
-boşver
-dökül ağlak diye bir ses geldiğinde arkamı dönmüştüm milandı gözlerimi kacırarak sen biliyorsun zaten diye mırıldandım cık ladığında kardeşinin yanına oturmuş kolunu omzuna atarak kardeşini kendine cekerek sacını öpmüştü annem pek sevmezdi beni hatta bizi
sizi derken diyen mirzaya ikizini diye tamamladı milan gerci ikizim yaşamasada neşe kaynağım hayattan gitti ve ben bunu aşamadım bu kadar o haraket de bana benim ikizimin saclarını karıştırdığım zamanı hatırlattı bir de anne olamayan o kadını işte derken gözümden bir damla dahi akmamıştı mirza da gülerek bizde sahipsiziz işte dediğinde gözlerimi devirdim anne baban yok ama bir abin var mirza ben varım kardeşim bizimkilerin bizi terk ettiğini nerden biliyorsun dediğinde aslında bilmiyordum şuan senden öğrendim milan söylemdiğinde bir bildiği vardır diye düşünmüştüm çünkü pot kırdım galiba derken ses tonu bir garipti abisi ozuna vurarak aynen öyle kardeşim potun alasını kırdın kıkırdadığımda sende iyice kafyı kırdın diyen milana sırıtarak karşılık verdiğimde bir kolumda milan diğer kolumda mirza benim yürümeme değil ayağımın üstünde sekmeme yardımcı oluyorlardı milanın arabasına bindiğimizde sinan akçıl tabi tabi çalmaya başladığında gülerek şarkıya eşlik ederken bir yandanda milan bana katılırken mirza bir bana bir abisine noluyo amk bakışları atmakla meşguldü milan duraklamış ben bacağımın acısını umursamamaya çalışıyorken şarkıyı susturan kişinin enesine gecirdiğimde mirza mal mısın kızım diye yükseldiğinde cık diye bir ses cıkardım agzımdan kendin söylendin mirza kızım dediğimde iğrenmiş bakışlarını atmaktan hiç çekinmemişti araba tamamen durduğunda hastaneye geldiğimizi fark ettiğimde memnuniyetsiz bakışlarım etrefta dolanıyordu ne alakaydı ya şimdi iki güne gecerdi bu diz buna gerek varmıydı cidden doktora gittiğimizde kırık olmadığını sadece şişlik ve morluk bir şey vermişti sargılı dizime baktığımda caresizlikle karşımda dikilen bir birine zerre benzemeyen abi kardeşe bakıyordum ben şimdi işe nasıl gidicem diye söylenmekle meşguldüm
-iki gün işe gitmesen ölmesin nilda
-ama daha yeni ayarlamıştın sen o işi
-sercan abi yaralandın diye seni kovucak biri değil
-sus be sen bücür
kahkaha atan mirza ben mi bücürüm dercesine kendini gösterdiğinde bende evet anlamında başımı salladığımda arabada milan'ın demesini beklemdiğim bir sey demişti enişte bu enişte kelimesi ilişkiniz nasıl demekti tek kelime morelimin içine sıçsa da cevapladım aldatıldım ups diye ses geldiğinde güldüm sormaya korkuyorum ama diye başlayan sözü peki sen ne yaptın diye tamamladığında milana bakıp dudağımın köşesiyle gülümseyip daha hiç bir şey dedim daha hiç bir şey yapmadım milancım ama dediğiimde ama diye beni tekrarladığında ben onun böbürlendiği malum organını bir yerlerine montelemeyi iyi bilirim dedim
ayıp oluyor yanlız diye ekledi milan burda küçükler var diyerek kardeşini gösterdiğinde istemeden de olsa gür bir kahkha patlatığım anda benim gülüşümün gürültüsüne ben niye bugun kurban olarak ilan edildimya ayrıca nilda benden daha küçük abi mirzaya bakıp
oy cen sinir mi olduncen diyip yanağından makas aldığımda gür bir kahkaha patlatan bu sefer milandı evin önüne geldiğimde bana yardım eden şahıslara baktığım esnada kapıya tıklatan mirzaydı kapının açılma sesiyle kafamı o yöne cevirmemle lavinanın ağlamkdan şişmiş gözlerine baktığımda hala o orospu için mi ağlıyorsun dedim kendimi tutamdan lavina beni cocukların kollarından kurtarıp sıkıca sarıldığında ben geriye cekilmiş lavinanın kızarmış burnunu sıktığımda lavina histarik bir gülüşle karşılık verdiğinde hemen ardından hikmet amcaaa diye bağırmasıyla babamın kapının önünde beni tek ayak üstünde durarak görmesi hoşuna gitmemişti babam koluma girmiş solana gecip beni koltuğa otutururken bir yandan da söylenmekle meşguldü bense birsey dememeyi tercih etmiştim babam kapının önüne gecip
-milan oğlum gelsenize
- biz rahtsız etmesek
-gelmeseniz asıl o zaman rahatsız olurum
mirzayla milan karşı koltuğa gectiğinde babam uzandığım yerde kalan boşluğa oturmuş bir yandan saclarımı okşuyor bir yandan hayvıflanıyordu mutfaktan gelen lavina milanın yanına oturduğunda babam sana gelicez ama bu kıza kim ne yaptı diye sorduğunda lavina başını öne eğmiş özür dilerim hikmet amca dediğinde ne diye özür diliyon kızım mal mısın bakışı atıyordu milan aldatılmış hikmet amca dediğinde lavina anlık boşlukla sen nerden biliyorsun dedi milan sırıtıp attım tutu demesini kimse beklemiyordu
(mirzadan)
ela gözlerine değdiğinde gözlerim işin bu raddeye gelebileceğini kim tahmin edebilirdiki ben bile edememiştim öyleki bana kardeşim der olmuştu dalga gecip gülüp eğlenmemiz iyi hoştuda arkadaşım dediğim nildanın kardeşim demesi baya koymuştu şimdi ise nildanın evinde oturuyorduk abimin nildayla aynı ünüversitede tanışmış olması ve garip olanı da benimde aynı yıllar içinde o ünüversitede piskoloji okumuş olmamdı hiç mi görmemişti beni hiç mi görmemiştim onu abimle konuşurken bile mi babası bile abimi tanıyor hatta oğlum diyordu benim onun kardeşi olduğumu öğrendiğinde ise kocaman bir gülümseme ile karşılamıştı beni nildanın etek ve cizme sevdası vardı onu gördüğümden beri öyle giyiniyordu çünkü ve en sonunda motrumdan inememiş bu iki sevadlısı onun yere kapaklanmasına neden olmuştu sevgilim demek isteyebileceğim kıza arkadaşım diyordum ve o sanki hiç öpüşmemişiz gibi çok rahattı
içses: karı mısın sen bunu düşünüyon ya
içses2: sevdiği için rahatlığını sorguluyor olabilir mi acaba
içses3: aşık değil lan ne abartınız
içses2: sen mal mısın kanka
gitme vaktimiz geldiğinde nilda teşekür etmiş abime de sarıldıktan sonra ben gidip sarılmak yerine omzuna sadece iki kere vurup geçmiş olsun diyip uzaklaşmıştım abimle arbaya bindiğimizde yarım saat yolumuz vardı o ara uyumak için gözlerimi kapatsamda canım abim rahat bırakmama süretiyle tek eliyle kolumu dürtükledi
-uyudun mu lan sıpa diye bağırdığında bana göre bağırdığında hayır dedim işlerimin arasından abim arabayı park ettiğinde bana doğru döndü nilda benim kardeşim gibidir abicim kızı ilk önce öpüpde sonradan arkadaş kalmak ne lan diye yükseldiğinde bu sefer harbiden bağırmıştı sen nerden derken nerden bilicem aptal nilda söyledi sen ona arkadaşım demişsin öptükten sonra o da arkadaş kalmayı secmiş ama ben o kızın içini göremiyorum mirza eğer bir çelmeyi de o kıza sen takıp onu üzersen seni yemin ederim döverim abimin sert çıkışından sonra arabayı tekrar çalıştırdığında sesiz kalmayı seçmiştim çünkü bende bilmiyordum hiç bir şeyi bilmiyor ama aynı zamanda herşeyi biliyordum eve gectiğimde kendimi koltuğa fırlatıp oyuna girmiştim bu sefer takıma abimi de alacaktım nedensizce oyun sevmeyen abimin bunu seveceğini düşünmüştüm yan koltukta uzanan abim takım arkadaşını rast gele secmiiyor muydun diye sorduğunda ufak çaplı bir düşünmemle hemen ardından eğer yanında takım olabileceğin bir arkadaşın varsa onu ekliye biliyorsun yoksa dediğin gibi rastgele mesela beş kişi ile oynuycaksın bu oyunda bir ay kadar beraber oynuya biliyorsun kalıcı aynı kişilerle oynamak istemiyorsan değişe bilirsin takımını ikimiz de oyuna girmiş diğer oyuncuların oyuna hazır tiki vermesini bekliyorduk
(nildadan)
uzandığım yerde yapabileceğim en iyi şeylerden biri oyun oynamaktı hazır tiki ni beklerken mesaj kutusuna girip konuşanları okuyordum
-mor
-ne mor
-kutu işte gerizekalı naptın verdin mi
-verdim patroniçe
-güzel süpriz olucak
-katılıyorrum
mesajları okumamla hassdiye mırıldanmam bir oldu mesaj kutusuna tek yazdığım 38,3 rakamıydı oyun da milan da vardı ve bu yazıyı göreceğini biliyordum 38 kayserinin pakasıydı bizim ise buluştuğumuz yer altı kafesinin sokak numarsı 38 di yani buraya gel yada acil demekti 3 ise 3 derceden acil olay var demekti 10 yazdım ardından oyun bittikten sonra konuşalım demekti milan bunu anlamış ve cevap olarak +0 tamam demekti işte biz buna konuşmadan konuşmak diyorduk
(saatler önce kütüphaneye girmeden önce )
yeraltı kafesine vardığımda karanlık atmosfer içimi kıysada bomboş bu cafe diye gecip cafeden hallice olan yerde milanı arıyordum en sonunda onu görmüş yanına gecmiştim sarılma fastından sonra hiç düşünmden sercan tan bir şeyler karıştırıyor bak bana inanmaya bilirsin ama
-sana inanıyorum ne yapmamız lazım her şeyi anlat ne yapabileceğime bakayım
anlatmakla kalmamış üstüne ikitane kayıt izletikten sonra ilk önce bana bakmış sonra ise ne yapacağını düşünür şekilde saclarını karıştırmıştı bak abim diye başladı söze ben kütüphanede sercanı gözlemliycem sense ilk önce onun iş yerine gececek asistan olarak işe gireceksin sonra evine kadar sızmana yardımcı olucam ama bir dakika sarı kafa bu dediğini nasıl yapacaksın diye cıkıştığımda güldü ben onun arkadaşıyım ikna ederim fakat senin aşırı dikkatli olman lazım abim dediğinde o kutularda sence ne var diye soru yöneltiğimde bilmediğini ifade eden bakışını attığında arkadaşının araltırdığım olayla alaksı olmadığını düşündüğünü ama yinede içimin rahatlamsı için beni onun iş yerine sokacağını da belirtmiş o ilk çıkıp gittikten sonra bir 10 dakika sonra da ben çıkmıştım kütüphane buraya pek uzak olmadığı için sıkıntı yoktu
(şuan )
ne olacaktı nasıl olacaktı hiç bir fikrim yoktu lavina gelmiş solana tekli koltuğu karşıma cekip oturduğunda beni dikizlemekle meşgüldü ay fıldır fıldır bakan gözleri bir dizimde bir bende mekik dokuyordu en sonunda pes etmiş her şeyi anlatmaya başlamıştım tüm rezilliği anlatmıştım kahkalarla gülüp dalga gecmese olmazdı sanki dimi tabikide olmazdı
Bölüm etkileşimi
