2. bölüm · Benim hayatım
2.bölüm
Farkında olmadan dilediğimiz, içimizden bir kere bile geçirdiğimiz şeylerin,ettiğimiz duaların hemen kabul olmasını hemen bizi bulmasını isteriz oysa ki zaman öyle bir an kollar ki, Şeyma o gün abisi için böyle bir dua ettiği zaman pek umursamamıştı yeter ki annem ağlamayı bıraksında evimizde huzur olsun üzülmesinler, abimin başına ne gelebilir ki demişti çocuk aklıyla.oysa ki o bencil abisi onun bütün hayatını etkileyecek bir olay silsilesi dolayacaktı bütün ailenin başına.
O gün abisi eve sağ salim döndü ve sadece bir kaç işi olduğunu bir sorun olmadığını söyledi. Aile hayatına normal bir şekilde her zaman ki düzenle devam etti.
Aylar geçti üzerinden ve Şeyma bir kaç kişiden abisinin yengesini sık sık başka kişilerle aldattığını duymaya başladı bunları annesine söylediği zaman annesinden dayak yedi.
Şeyma artık 14 yaşındaydı ve uyandıklarında o gün evinde fırtına vardı sanki, evlerinde kıyamet kopuyordu. Abisinin yaptığı şeyi bütün köy duymuştu. Abisinin şahin adında çok yakın olduğu beraber büyüdüğü bir arkadaşı vardı. Şahin de abisi gibi askerden gelir gelmez evlendirilmiş ve çocukları vardı. Sık sık birbirlerinin evlerine eşleriyle gider beraber vakit geçirirlerdi.
O gün duyulan fırtına ise şevketin Şahin'in karısıyla olan beraberliğiydi. şevket ve Şahin'in karısı ihanet etmişti eşlerine. Bu topraklarda özgürlük yoktu,affetmek yoktu,umursama demek yoktu. Bu onlar için büyük bir dava olmuştu. Şeyma'nın babası İdris efendi malı mülkü olan zengin bir adamdı. Şahin'in ailesi de aynı şekilde. Ya ölüm olacaktı bu davanın sonucu ya ölüm başka çaresi yoktu herkes için.
Şahinin babası şakir efendi bir haberle çıkıp geldi.
"Şahin'in karısını bir kaç gün içinde boşayacağız. Sizde kararınızı verin ya bu köyü terk eder bütün malınızı bize verir gidersiniz, ya da oğlunuzun canı karşılığında bize bir kız verirsiniz bizde bu konuyu kapatırız. İkisini de yapmak istemiyorsanız şevket ölecek."
Bunu der demez kalkıp evine gitti ve bir iki gün mühlet verdi onlara.
Aile oturup düşünmeye başladı. İdris efendi malını mülkünü bırakıp gidemezdi. O burdan başka bir yerde yapamazdı. Onun tek varlığı,neslinin devamını getirecek Şevket soysuzundan da vazgeçemezdi. Ailenin diğer büyükleri,amcaları vs. Sadece bir karara odaklanmıştı. Şeyma o aileye verilecek, konu kapanacak,mal ve Şevket kalacaktı.
Şeyma evin önünde arkadaşlarıyla oyun oynarken annesi Şeymayı çağırdı yanına.
"Gel buraya seninle konuşacaklarımız var Şeyma ."
Şeyma o kadar saf,masum, temiz,iyi niyetli bir çocuktu ki aklına hiçbir şey gelmeden seke seke ailesinin yanına gitti. O konuları doğru düzgün anlamıyordu bile, abisi bir kötülük ettiyse bu kimsenin suçu değildi ki tek sorumlu abisiydi ona göre. Amcası birden Şeyma'nın karşısına gelip;
"Seni Şahin'e eş olarak vereceğiz, haberin olsun." Dedi.
Şeyma "Ben evlenmem o adamla o adam benden 15 yaş büyük, midem bulanıyor o adamdan, kaç tane çocuğu var o adamın babası bu köyün en zalim adamı. Benim bir suçum yok suçlu Şevket o suçunu ödesin banane."dedi.
Annesi babası da dahil orada ki herkes Şeyma büyük bir suç işlemiş gibi sinirlendiler ve bağırmaya başladı her biri bir ağızdan.
Amcası tekrar şeymaya dönerek;
" Sen ne kadar bencil, terbiyesiz bir kızsın. Sen biz hepimiz ölelim sadece dünyada sen kal istiyorsun. Biz şevketten vazgeçemeyiz, o erkek soyun devamını sağlar sense ne işe yarıyorsun bu hayatta sadece bir kadınsın. Eğer evlenmezsen ben karımı boşarım şahine eş diye veririm. " Dedi.
Şeyma o an ordan yok olmak istedi. Ne kadar iğrenç bir aileye sahipti, nasıl bir zihniyetti bu. Böyle konuşmalar devam ederken annesi Şeymayı tutup zorla mutfağa götürdü ve orada hırpalamaya başladı. Lale hanım oğlundan vazgeçemezdi. Kız çocuğu önemli değildi ama erkek demek her şeydi. Oğlu için ölürdüde öldürürdü de. Bu onun kızı bile olsa oğlu için her şeyden vazgeçerdi.
Şeyma bir köşeye çekilip ağlamaya başladı. O aileye gidemezdi şahini tanıyordu, Şahin'in babası şakiri ve annesi tülayı tanıyordu. O aile çok zalim bir aileydi, onu orada öldürürlerdi. Şahin'i kabul edemezdi, o adam onun yanında babası gibi duruyordu saçları bile beyazlamaya başlamıştı.
Mutfakta yalnız kalınca ne yapacağını düşünmeye başladı. Birden içeri şevketin karısı Vasfiye girdi. Sinirli sinirli şeymaya bakıyordu.
"Evlen o adamla, evlenmeyipte ne yapacaksın.o fırındaki çırağı mı bekliyorsun sen. Babana söyleyeyim mi biriyle fingirdeşiyor diye" Şeyma şaşırıp kaldı ne çırağı ne saçmalıyordu bu kadın. Evet o gençten hoşlanıyordu ama onunla görüşmemişti, ikiside masum bir şekilde sadece uzaktan birbirini izlerdi.
"Ne konuşuyorsun sen, ne fingirdeşmesi. Düzgün konuş, ben evlenmek istemiyorum. Babam yaşındaki adamla hele ki hiç evlenmek istemiyorum." Dedi.
Vasfiye çok acımasız ve iğrenç bir kadındı. Tamamen kötü kalpliydi.
" Birini beklemiyorsan o zaman niye hayır diyorsun. Bunu da alsan aynı başka genç adamla da evlensen aynı şeyi yapacaksın. Genç olunca bir değişiklik olmaz hepsi erkek değil mi aynı şey"
Şeyma daha fazla bu konuşmayı kaldıramayacaktı bu kadın neler diyordu böyle, onun aklına böyle şeyler gelmemişti bile.
"İğrenç bir kadınsın, kocan seni aldatmış sen daha neyin derdindesin."
"Aldatmışsa aldatmış erkektir bir şey olmaz. Sıkılmış gitmiş bir kaç kere o kadının yanına bugün de benim yanıma gelir olur biter."
Şeyma daha fazla dinleyemeyecekti. Vasfiye'yi mutfakta bırakıp çıktı. O gün bir şekilde bitti ve hala evde bu konuşmalar devam ediyordu. Ertesi gün Şeyma sabah ezanıyla uyandı ev işlerini yaptı, kahvaltı hazırladı. Ev halkı uyanınca şaşıracağı bir şey daha öğrendi. Ailesi kaçmayı düşünmesin diye dün gece apar topar fırındaki çırağı işten çıkarmış ve köyden gitmesini sağlamışlardı. Umursamıyormuş gibi gününe devam etti ve mahalledeki arkadaşlarından birisi geldi o gün eve herkes bir şeylerle uğraşırken gizlice Şeymayı bir köşeye çekti.
"Sana o çıraktan haber getirdim. Seni bu gece köyün çıkışında bekleyecek, eğer gidersen seni alıp buradan götürecekmiş,kurtaracak seni. Gitmezsen bir daha dönmeyecekmiş buraya"
Şeyma şok olmuştu bir umudu vardı artık ama ya gittiğinde Şevket ölürse, ya annesi üzüntüden ölürse,hastalanırsa,ailesi iyi olmazsa o ,o adamla mutlu olduktan sonra ne fayda. Ama yine de kaçma düşüncesi bir kere aklına girmişti.
Gece oldu ve uyumak için yerine geçti yer yatağında uyuyordu. Gece birden cesaretlendi ve kalkıp kapıya yürümeye başladı. Gitmeliydi, bu belkide son çaresiydi. Kimse onu düşünmemişti o niye düşünsün ki.
Odanın kapısına gelir gelmez zifiri karanlıktan önünü görmüyordu ayağı bir şeye takıldı. Yere bakar bakmaz şok oldu. Annesi şeyma'nın kaçma ihtimaline karşı kapının önüne yatak sermiş ve boylu boyunca kapıyı kitleyip önüne yatmıştı. Annesi uyanınca ne yapacağını şaşırdı.
"Ne oldu Şeyma nereye bu saatte?"
"Tuvalete gidecektim,sen niye buradasın yerinde uyumadın?"
Annesi"sen beni salak mı sandın? O kız bugün buraya boşuna gelmedi o çocukta kaç gündür evin etrafında dolanıyor ümidini kes."
Şeyma hiçbir şey söylemeden tuvalete yürüdü. Annesi kapının önünde çıkana kadar bekledi Şeyma dönünce tekrar kapının önünde uyudu. Ertesi sabah Şeyma bütün umutlarını kaybetmişti. Kaçamamıştı ve her şey bitmişti. Ağlayarak annesinin eteğine yapıştı yere kapanıp dizlerini tuttu annesinin. "Anne ne olur izin verme ben yapamam. Benim ne suçum var verme beni onlara,ben evlenmek istemiyorum."diye ağlamaya başladı.
Annesi asla bir tepki vermeden onu kendisinden itti ve " madem evlenmek istemiyorsun, bu kadar kabul etmiyorsun,in kendini dereye at, kendini boğ intihar et. Ya evleneceksin ya da git kendini öldür kapa çeneni,senin için oğlumdan vazgeçemem." Dedi.
Şeyma bir kez daha nasıl bir hayata geldiğine isyan etti. Kendini öldürmesini isteyen bir anne olur muydu" annelik bu muydu" o evlattı da Şeyma evlat değil miydi"
Şeyma 2 gün daha kabul etmeyeceğini bas bas bağırmasına rağmen annesinden ayrı,babasından ayrı,şevketten ayrı dayak yedi ve en son beyni ölümü kabullenerek sustu.
Merhaba, olaylar devam ediyor. İnanın yazdıkça çok kötü oluyorum çünkü gerçekten normal bir hayat hikayesi değil o kadar yumuşatarak anlatmaya çalışıcam ki. Her şeyi ayrıntısıyla anlatırsam psikolojik olarak iyi hissetmeyeceğimi biliyorum. Her gün yazmaya çalışacağım. İyi okumalar.
