5. bölüm · BENI HATIRLA
4. BÖLÜM
(Pelin'in anlatımıyla)
Eve gitmiştim. Yatağımın üstüne oturmuş bugün yaşadıklarımın şoku ile düşünüyordum. Artık birbirimizi bulduk peki şimdi ne olacaktı? Hayatlarımıza devam mı edecektik yoksa ne olacaktı. Tek düşündüğüm Alp'tı. Hiç değişmemişti. Hala o inatçılığı vardı. Yarın ne olacaktı? Normal biri gibi hastaneye mi gidecektim. Alp beni bırakmıcaktı. Ona karşı ne hissetmem gerektiğini bile bilmiyordum. Bizim hayatlarımız farklıydı. Birbiri ile uyuşmuyordu. O asker ben doktor birbirimize zıttz biz zıt. Kendimi bu düşüncelerden uzak tutmak için duşa girdim. Duşta Gözümü kapatınca onu görüyordum. Duştan çıkınca pijamalarımı giyip yatağıma yattım.
Sabah uyandığımda çok yorgundum. Yataktan kalmak istemiyordum. Ama mecburen yataktan kalktım ve giyinip evden çıktım. Yolda kendime meyve suyu ve simit alıp karnımı öyle doyurdum. Hastaneye gittiğimde Alp yoktu. Hastanede çalışan arkadaşım Burak yanıma geldi. "Napıyorsun prenses" gülerek cevap verdim. "Gördüğün gibi hastaneye zorla çalışmak için geliyorum." İkimizde guldukten sonra hastanenin yemekhanesine gittik. Burak ile kahve alıp bir masa görüp oturduk. Gülerek sohbet ederken gözüm yan masaya takıldı. Çocukluk arkadaşım Asel'i gördüm. Hemen Burak'a diyip Asel'in yanına gidip ona sarıldım ve konuştum. "benim Aselim buradaymışş" Dedim beni görünce çok şaşırdı. Asel'in hastanede bir doktorun asistanı olarak geldiğini duyunca çok şaşırdım. Çünkü bugün bana yeni bir asistan gelecekti. Bu tesadüf bizi şaşırmadı değil. 10 dakika sonra odamı gittim. 2 saat odama durdum ama kimse odama bu 2 saat içinde gelmemişti. Alp acaba ne yapıyordu diyordum. O gün hastaneye geldiğinde bana "yeşil gözlüm" demesini hala unutamıyordum. Küçükken yeşil gözlüyüm diye beni çok severdi. Bende Alp'ın deniz gibi masmavi olan gözlerine bakmayı çok seviyordum. Ama o gözlerde artık intikam ateşi vardı. Neydi benim ile anlaşamadığı ne vardı?
Hastaneden çıkarken hava çok karanlıktı. Anlamadığım bir şekilde biri burnuma birşey koklatıp beni bayıltmaya çalışıyordu. Kokuyu koklayınca yavaş yavaş yere düştüm. Bu kimdi? Bana niye bunu yapmıştı? Alp mi bunu planladı? Nereye gidiyorum? Diye aklımda o kadar soru vardı ki hepsinin cevabını aramaya çalışıyordum...
