8. bölüm · Beni Bırakıp Gittiğin Yer
Kader'in yeniden yaşadığın an
BÖLÜM 8: KADERİN YENİDEN YAZILDIĞI AN
Aras, o derin çukurdan ailesinin desteğiyle çıktı. Ailesinin yanına taşınmıştı ve Duman, onun hayatındaki tek kutsal emanetti. Duman’a öyle bir bakmıştı ki, kedi ona adeta can yoldaşı olmuştu; ona her baktığında Asya’nın hatırasını görüyor, acı çekse de ondan vazgeçmiyordu. Özellikle kız kardeşi, Aras'ın gece yarıları Asya'nın hayaliyle konuştuğuna, içki şişeleriyle dertleştiğine defalarca şahit olmuştu. Yıllar, Aras’ı fiziksel olarak dimdik bir adama dönüştürmüştü ama ruhu hala o terk edildiği günün enkazı altındaydı. Hem çok özlüyor hem de "Neden beni bırakıp gittin?" sorusuyla Asya’ya karşı büyük bir öfke besliyordu.
Aras, bambaşka bir şehirde yeni bir hayata başlamıştı. Asya ise yıllar sonra, bir çocuğun ameliyatı ve içinde dinmeyen o özlem ateşiyle Mardin'e dönmeye karar verdi. Ancak hayat, onları hiç beklemedikleri bir yerde karşılaştırdı.
Asya, yakın akrabası olan Ceylan'ı tedavi için Mardin’deki hastaneye getirmişti. Hastanenin o uzun, soğuk koridorunda yürürken, Asya’nın karşısına Aras çıktı. Aras’ın yanında ise başka bir kadın vardı; Aras o kadınla gayet samimi konuşuyor, hatta hafifçe gülümseyerek ona bir şeyler anlatıyordu.
Asya, gördüğü manzara karşısında donup kaldı. Aras’ın hayatına devam ettiğini, başka bir kadının onun yanında olduğunu görmek, kalbine saplanan bir bıçak gibiydi. Yanlış anlamıştı; Aras'ın sadece o kadınla hayatını birleştirdiğini düşündü.
Aras ise karşısında yıllar sonra Asya’yı gördüğünde, sanki nefesi kesildi. Gözlerindeki o öfke, özlem ve şaşkınlık bir volkan gibi patladı. Yanındaki kadını hiçe sayarak Asya’nın üzerine doğru yürüdü. Asya kaçacak gibi oldu ama Aras kolundan tuttu, onu sertçe durdurdu.
"Demek döndün," dedi Aras, sesi buz gibi ve titrek bir öfkeyle yüklüydü. "Beni o cehennemde bırakıp kaçtın, şimdi hangi yüzle buraya geliyorsun? Söyle Asya, hayatını kurtardın mı? O kaçtığın özgürlük seni mutlu etti mi?"
Asya’nın gözleri doldu. Yanındaki kadını işaret ederek, "Görüyorum ki sen de mutlu olmuşsun, yolunu bulmuşsun Aras," dedi acı bir tebessümle. "Benden hesap sormaya hakkın yok. Ben sadece kendi hayatımı kurtarmak zorundaydım."
Aras, Asya’nın o "yanlış anladığını" fark etti ama egosu ve yılların getirdiği o yakıcı öfke, gerçeği söylemesine izin vermedi. Asya’nın o hayal kırıklığı dolu bakışlarını gördükçe, içindeki intikam ateşi yeniden alevlendi.
