Benden Sonra Ben kitap kapağı

4. bölüm / 4

Benden Sonra Ben

Gerçeğin Sessiz Sesi

Vaveyla Yazarı: Alin Karadağ

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 4Şu an: Gerçeğin Sessiz Sesi

Bazı gerçekler insanın karşısına bir anda çıkmaz.
Önce küçük bir şüphe olarak gelir.
Sonra bir bakışta belirir.
Bir mesajda saklanır.
Bir sessizlikte büyür.
Ve insan, bütün bunları görmesine rağmen gerçeği kendisine itiraf etmek için son ana kadar bekler.
Aslı da bekliyordu.
Mert'in "Biraz uzak kalmak istiyorum." sözünün üzerinden üç gün geçmişti.
Üç gün.
Aslı için üç yıl gibiydi.
İlk gün sürekli telefonuna bakmıştı.
İkinci gün kendisini tutmaya çalışmıştı.
Üçüncü gün ise telefonunu masanın üzerine bırakıp gün boyunca eline almamaya karar vermişti.
Karar vermişti.
Ama uygulayamamıştı.
Telefonu her titrediğinde kalbi hızlanıyor, sonra gelen bildirimin başka bir uygulamadan olduğunu görünce yüzü düşüyordu.
En kötüsü de buydu.
İnsan bazen bir mesajı beklerken aslında mesajı değil, eski hayatının geri dönmesini bekliyordu.
Aslı bunu henüz kabul etmek istemiyordu.
Sabah yatağında otururken telefon ekranını açtı.
Mert'in profiline girmedi.
Bu kez gerçekten girmedi.
Telefonu kapattı.
"Bugün bakmayacağım."
Kendi kendine söz verdi.
Sonra odasının kapısı çalındı.
Annesi başını içeri uzattı.
"Uyandın mı?"
"Evet."
"Okula gitmeyecek misin?"
"Gideceğim."
Nermin kızının yüzüne baktı.
"İyi misin?"
Aslı birkaç saniye sustu.
Sonra:
"İyiyim."
Nermin hiçbir şey söylemedi.
Sadece kapının yanında durdu.
"İyi olmadığın zaman da bana 'iyiyim' diyebilirsin."
Aslı annesine baktı.
Bu cümlenin ne anlama geldiğini anlayamadı.
Nermin gülümsedi.
"Ben yine de anlarım."
Kapıyı kapatıp çıktı.
Aslı uzun süre kapıya baktı.
Sonra içinden bir şey koptu.
Annesinin arkasından:
"Anne..."
dedi.
Nermin geri döndü.
"Efendim?"
Aslı konuşmak istedi.
Ama kelimeler boğazında düğümlendi.
"Hiç."
Nermin sadece başını salladı.
"Tamam."
Kapıyı tekrar kapattı.
Aslı gözlerini kapattı.
Bazen insan yardım istemek isterdi.
Ama yardım istemek, güçlü görünmemek demekmiş gibi gelirdi.
Oysa kimse her zaman güçlü olmak zorunda değildi.

Üniversiteye gittiğinde Duru onu kapıda gördü.
Aslı'nın yüzüne baktığı anda bir şeylerin yolunda olmadığını anladı.
"Konuşmadınız mı?"
Aslı şaşırdı.
"Neyi?"
"Mert'i."
Aslı başını eğdi.
"Hayır."
Duru yanına geldi.
"Üç gün oldu."
"Evet."
"Sen yazmadın mı?"
"Hayır."
Duru birkaç saniye sessiz kaldı.
"Bu seni çok üzüyor."
Aslı istemsizce güldü.
"Biraz."
"Biraz mı?"
Aslı cevap vermedi.
Duru koluna girdi.
"Gel."
"Nereye?"
"Dersten önce kahve."
"İstemiyorum."
"İstediğini sormadım."
Aslı ilk kez gerçekten güldü.
"Sen bazen çok sinir bozucusun."
"Biliyorum."
Kafeye gittiler.
Duru iki kahve aldı.
Aslı bardağı elinde tuttu ama içmedi.
Duru ona baktı.
"Ne düşünüyorsun?"
"Hiçbir şey."
"Yalan."
Aslı gözlerini kaldırdı.
Duru bu kez ciddi konuştu.
"Bak, seni Mert'ten ayrıl diye zorlamıyorum."
Aslı sustu.
"Ama sana bir şey söylemek istiyorum."
"Söyle."
"Bir insanın seni sevip sevmediğini anlamak için sürekli onun davranışlarını çözmeye çalışıyorsan, zaten bir şeyler yolunda değildir."
Aslı'nın gözleri doldu.
"Belki de sorun bendedir."
Duru hemen başını salladı.
"Hayır."
"Belki fazla şey bekliyorum."
"Hayır."
"Belki fazla düşünüyorum."
"Hayır."
Duru biraz daha yaklaştı.
"Sen sadece sevilmek istiyorsun."
Aslı'nın gözünden bir damla yaş düştü.
Duru elini tuttu.
"Bu fazla bir şey değil."
Aslı başını eğdi.
"Ya benim yüzümden uzaklaştıysa?"
Duru'nun cevabı kısa oldu.
"Birinin gitmesi, kalan kişinin değersiz olduğunu göstermez."
Aslı bu cümleyi duyunca sustu.
Çünkü içinde bir yere dokunmuştu.

Ders boyunca Aslı hiçbir şey anlamadı.
Hoca konuştu.
Tahtaya yazılar yazıldı.
Öğrenciler not aldı.
Ama Aslı'nın aklında tek bir soru vardı:
Mert neden uzaklaşmıştı?
Öğle arasında telefonu çaldı.
Aslı'nın kalbi hızlandı.
Ekrana baktı.
Mert değildi.
Bir banka bildirimi.
Telefonu sessize aldı.
Duru ona baktı.
"Bekleme."
Aslı:
"Beklemiyorum."
Duru gülümsedi.
"Telefonu ters çevirdiğine göre bayağı beklemiyorsun."
Aslı istemeden güldü.
Tam o sırada başka bir bildirim geldi.
Bu kez sosyal medyadan.
Aslı ekrana baktı.
Bir arkadaşının hikâyesinde Mert vardı.
Aslı'nın kalbi bir anda duracakmış gibi oldu.
Videoyu açtı.
Mert bir kafedeydi.
Yanında birkaç kişi vardı.
Aslı videoyu durdurdu.
Yaklaştırdı.
Bir kız vardı.
Siyah saçlı.
Mert'in yanında oturuyordu.
Aslı birkaç saniye kıpırdamadı.
Sonra hikâyeyi kapattı.
Duru:
"Ne oldu?"
Aslı telefonunu ona uzattı.
Duru videoya baktı.
Bir süre hiçbir şey söylemedi.
"Belki..."
Aslı başını salladı.
"Selin."
Duru şaşırdı.
"Tanıyor musun?"
"Hayır."
"Aslı..."
"Telefonuna mesaj atan kız."
Duru tekrar ekrana baktı.
"Belki sadece arkadaşıdır."
Aslı gözlerini kapattı.
"Belki."
Bu kelime artık ona çok ağır geliyordu.
Belki.
Her şeyin arkasına saklanabildiği küçük bir kelimeydi.
Belki arkadaş.
Belki bir şey yok.
Belki yoğundur.
Belki ben fazla düşünüyorum.
Belki...
Ama Aslı ilk kez "belki" demekten yorulmuştu.

Ders çıkışında Mert'i aradı.
Telefon birkaç kez çaldı.
Açmadı.
Aslı tekrar aramadı.
Mesaj yazdı.
Aslı: Konuşabilir miyiz?
Mert'in cevabı yaklaşık on dakika sonra geldi.
Mert: Şimdi olmaz.
Aslı:
Aslı: Ne zaman?
Uzun bir sessizlik.
Sonra:
Mert: Yarın.
Aslı telefonu kapattı.
Yarın.
Bir gün daha beklemek zorundaydı.
Ama bu kez beklemek istemiyordu.
Gerçeği bilmek istiyordu.
Ne olursa olsun.

O akşam Aslı eve geldiğinde odasına kapandı.
Defterini çıkardı.
Sayfanın başına yazdı:
"Bugün gerçeği öğrenmekten korktuğumu fark ettim."
Sonra devam etti:
"Çünkü bazen gerçek, yalanın kendisinden daha çok acıtır."
Kalemi durdu.
"Ama insan bir yalanın içinde huzurlu yaşayamaz."
Bu cümlenin altını çizdi.
Sonra telefonu eline aldı.
Mert'in profilini açtı.
Bu kez kendisini durdurmadı.
Fotoğraflarına baktı.
Eski fotoğraflar.
Birlikte çekildikleri fotoğraflar.
Mert'in gülümsediği fotoğraflar.
Aslı'nın güldüğü fotoğraflar.
Bir zamanlar gerçekten mutlu olduğunu düşündüğü anlar.
Sonra takip listesine baktı.
Selin'i buldu.
Parmağı ekranın üzerinde birkaç saniye hareketsiz kaldı.
Sonra profile girdi.
Selin'in hesabı açıktı.
Aslı fotoğraflara baktı.
İlk başta sıradan şeylerdi.
Arkadaşları.
Kahve.
Üniversite.
Sahil.
Sonra bir fotoğrafta durdu.
Mert.
Aslı'nın nefesi kesildi.
Fotoğraf birkaç hafta önce çekilmişti.
Mert ve Selin yan yana duruyordu.
Altında sadece küçük bir kalp emojisi vardı.
Aslı telefonu elinden düşürmedi.
Ama parmakları titremeye başladı.
Fotoğrafın tarihine baktı.
O gün Mert Aslı'ya "Arkadaşlarımla dışarıdayım." demişti.
Aslı gözlerini kapattı.
İşte o an bazı şeyler yerine oturmaya başladı.
Telefonuna gelen mesajlar.
Uzaklaşmaları.
Bahaneler.
Cevapsız aramalar.
Ve Selin.
Aslı'nın gözlerinden yaşlar akmaya başladı.
Ama bu kez ağlamaktan çok şaşkındı.
Çünkü insanın kalbi bazen gerçeği öğrenince hemen parçalanmaz.
Önce inanmaz.
Sonra tekrar bakar.
Sonra bir açıklama arar.
Aslı da açıklama aradı.
Kendi kendine:
"Belki eski fotoğraftır."
dedi.
Tarihe tekrar baktı.
Değildi.
Yeni sayılırdı.
"Belki arkadaşlardır."
Ama o zaman neden Mert bunu hiç anlatmamıştı?
Aslı telefonu kapattı.
Yatağın kenarına oturdu.
O sırada kapı açıldı.
Nermin içeri girdi.
Kızının yüzünü görünce durdu.
"Aslı?"
Aslı başını kaldırdı.
Annesi hiçbir şey sormadan yanına oturdu.
Bir süre sessiz kaldılar.
Sonra Aslı:
"Anne..."
"Evet?"
"İnsan sevdiği biri tarafından kandırıldığında neden ilk önce kendini suçlar?"
Nermin'in yüzü değişti.
Kızının elini tuttu.
"Çünkü karşısındaki insanın yaptığı yanlışı kendi değeriyle karıştırır."
Aslı ağlamaya başladı.
"Ben ne yaptım?"
"Hiçbir şey yapmamış olabilirsin."
"Belki yeterince iyi değildim."
Nermin hemen başını salladı.
"Hayır."
"Belki daha güzel..."
"Aslı."
"Belki daha anlayışlı..."
"Aslı."
Annesi kızının yüzünü ellerinin arasına aldı.
"Birinin sana yaptığı yanlış, senin eksikliğin değildir."
Aslı gözlerini kapattı.
Nermin onu kendine çekti.
Aslı annesine sarıldı.
Uzun zamandır ilk kez kendisini tutmadı.
Ağladı.
Sessizce değil.
Sanki günlerdir içinde biriken her şey o gece dışarı çıkıyordu.
Nermin hiçbir şey söylemedi.
Sadece yanında kaldı.
Bazen bir insanın ihtiyacı olan tek şey buydu.
Çözüm değil.
Tavsiye değil.
Sadece yanında biri.

Gece yarısına doğru Aslı odasında yalnız kaldı.
Telefonuna baktı.
Mert'ten mesaj gelmişti.
Mert: Yarın konuşuruz.
Aslı mesajı okudu.
Sonra bir ekran görüntüsü aldı.
Selin'in fotoğrafını da kaydetti.
Telefonu masaya bıraktı.
Defterini açtı.
Bu kez yazdığı cümle çok farklıydı:
"Beni aldattığını kanıtlamaya çalışmıyorum. Sadece kendime yalan söylemeyi bırakmaya çalışıyorum."
Bir süre sonra başka bir cümle ekledi:
"İnsan bazen gerçeği öğrendiğinde değil, kendisine söylediği yalanları bıraktığında özgürleşir."
Kalemi bıraktı.
Pencereye yürüdü.
Kıyı'nın gecesine baktı.
Deniz karanlıktı.
Ama ilk kez karanlıktan korkmadı.
Çünkü bazı geceler karanlık, insanın içindeki gerçeği daha görünür hale getirirdi.
Aslı o gece Mert'i kaybetmekten korkuyordu.
Ama henüz başka bir şeyi bilmiyordu.
Mert'in yarattığı acı, hayatındaki en büyük acı olmayacaktı.
Çünkü bundan sonra Aslı sadece ihaneti değil, insanların ona bakışını da yaşayacaktı.
Bazıları onun için üzülecekti.
Bazıları Mert'i savunacaktı.
Bazıları ise Aslı'yı suçlayacaktı.
Ve en kötüsü...
Aslı bir süre onların söylediklerine inanacaktı.
Ama bu hikâyenin sonunda öğreneceği şey şuydu:
İnsanların seni nasıl gördüğü, senin kim olduğunu değiştirmez.
Ve bazen kendini yeniden bulmanın ilk adımı...
Sana kim olmadığını söyleyen herkesten uzaklaşmaktır.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

15okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18