4. bölüm / 5
BENDEN KALAN SON PARÇABenden kalan son parça
Bölümler 5Şu an: Benden kalan son parça
Hikâyenin kaldığı yerden devam eden bölümü aşağıda bulabilirsin:
Gözlerimi komodinin üzerindeki pirinç anahtardan ayıramıyordum. Pirincin üzerindeki ince işlemeler, çocukluğumda babamın çalışma masasında gördüğüm ve dokunmama asla izin vermediği o gizemli anahtarın birebir aynısıydı. Boğazımdaki kuruluk daha da artarken, nefes almakta zorlandığımı hissettim.
"Mektup..." diye fısıldadım, sesim fısıltıdan hallice çıkmıştı. "Babamın bana bıraktığı mektup nerede?"
Adam hafifçe geriye doğru çekildi. Ceketinin iç cebinden yıpranmış, kenarları sararmış bir zarf çıkarıp anahtarın yanına koydu.
"Mektup burada, Quinn. Ama içindekileri okumak sadece geçmişi öğrenmeni sağlamayacak, aynı zamanda Lavin'in ve o iki adamın hedefine dönüşmene neden olacak. Babanın seni korumak için yıllarca sakladığı tüm sırlar, bu pirinç anahtarın açtığı kilitlerin arkasında."
Yatakta doğrulmaya çalıştım. Vücudumdaki her kas sızlıyordu ama içimdeki merak ve belirsizlik, fiziksel acımdan çok daha ağır basıyordu. Komodine doğru uzandım. Parmaklarım soğuk metal anahtara değdiği anda zihnimde çakan şimşekler sanki geçmişe bir kapı araladı.
Zarfı elime aldım, üzerindeki mürekkep babamın o tanıdık, kendinden emin el yazısıyla yazılmıştı: 'Quinn'e... Gerçeklerle yüzleşmeye hazır olduğun güne.'
Derin bir nefes alarak adama baktım. "Lavin kim bilmiyorum," dedim sesimin titremesine engel olmaya çalışarak. "Ama babamın yarım bıraktığı her neyse, tamamlamaya hazırım."
Adamın yüzünde belli belirsiz, gururlu bir ifade belirdi. "O zaman anahtarı al," dedi kapıya doğru yürürken. "Çünkü Lavin bizi bulmadan önce, babanın bıraktığı ilk kilitli kutuyu açmamız gerekiyor."Sert adımlarla kapıya doğru ilerlerken bir an durakladı ve başını hafifçe omzunun üzerinden bana çevirdi:
O odadan çıkarken ben de yavaşça yataktan sarkıp ayaklarımı soğuk parkeye bastım. Başım hâlâ hafifçe dönüyordu ama içimdeki merak duygusu, yaşadığım fiziksel halsizliği adeta yok ediyordu. Zarfın üzerindeki mühürü dikkatlice kırdım ve babamın kendi el yazısıyla dökülmüş satırlarını okumaya başladım:
"Sevgili Quinn,
Bu mektubu okuyorsan, korktuğum başıma gelmiş ve ben artık senin yanında olamamışım demektir. Sana yıllarca her şeyden uzak, sıradan bir hayat sunmaya çalıştım ama korumaya çalıştığım sır sadece bana ait değil. 'Lavin' bir insan ismi değil Quinn... O, geçmişin karanlık gölgelerinden beslenen ve babanın hayatını adadığı o davayı yok etmek isteyen tehlikeli bir yapılanma.
Elindeki pirinç anahtar, çalışma odamdaki gizli bölmenin değil; çocukluğunun geçtiği o eski dağ evindeki saatin kilit mekanizmasına ait. Oraya git ve Kaptan’a güven. Ama unutma, en yakınındakiler bile bazen gerçeğin tamamını bilmeyebilir..."
Mektubun son satırlarını okurken ellerimin titremesine engel olamadım. "Lavin bir insan değil..." diye fısıldadım kendi kendime.
Tam mektubu katlayıp cebime koyduğum sırada, koridordan yankılanan sert bir patlama sesiyle irkildim. Kapı birden açıldı ve Kaptan içeri daldı. Yüzündeki o kendinden emin ifade gitmiş, yerini derin bir endişeye bırakmıştı.
"Geliyorlar," dedi belindeki silahı çekerken. "Mektubu aldın mı? Buradan hemen çıkmamız gerek!"
Pirinç anahtarı cebime atıp hızla ona doğru koştum. Artık geriye dönüş yoktu; babamın yarım bıraktığı o izleri takip etmek ve bu tehlikeli oyunun içine adım atmak zorundaydım.
Bölüm etkileşimi
