2. bölüm · Ben Bahse Girerim
Bölüm 2: O Bahis
Bölüm 2: O Bahis
Ertesi sabah Elif ofise geldiğinde masasında küçük bir not buldu.
"Bugün hiçbir hata yapmadan günü bitirebilirsen sana kahve ısmarlayacağım. — Aras"
Elif notu okuyup güldü.
Tam o sırada Aras odasından çıktı.
"Bu ne şimdi?"
"Motivasyon."
"Yani bana güvenmiyorsunuz."
"Hayır. Gerçekçiyim."
Elif kollarını bağladı.
"Peki. Ben de bir bahis istiyorum."
Aras merakla baktı.
"Neymiş?"
"Eğer bugün hata yapmazsam kahveyi ben seçerim."
"Tamam."
"Ve hesabı siz ödersiniz."
"Zaten öyle demiştim."
Elif bir an durdu.
"Doğru."
Aras gülümseyerek odasına döndü.
İlk birkaç saat kusursuz geçti.
Telefonlar cevaplandı.
Toplantılar ayarlandı.
Dosyalar eksiksiz gönderildi.
Elif kendi kendine gururlanıyordu.
Ta ki öğle yemeğine kadar.
Şirketin tüm çalışanlarına gönderilecek e-postayı hazırlarken bir harf hatası yaptı.
"Sayın çalışma arkadaşlarımız"
yerine
"Sayın çalışma aşklarımız"
yazmıştı.
Gönder tuşuna bastıktan üç saniye sonra fark etti.
"Hayır..."
Ofisin her köşesinden kahkahalar yükselmeye başladı.
Aras odasından çıkıp telefonu gösterdi.
"Demek şirkette yeni bir dönem başladı."
Elif yüzünü elleriyle kapattı.
"Yer yarılsa da içine girsem."
"Bahsi kaybettin."
"Henüz gün bitmedi."
"Bu kadar büyük bir hata için günün bitmesine gerek yok."
Akşam üzeri Aras önemli bir toplantıya hazırlanıyordu.
Bir müşterinin geleceği söylenmişti.
Elif de toplantı salonunu düzenliyordu.
Tam o sırada kapı açıldı.
Uzun boylu, şık giyimli genç bir adam içeri girdi.
Adam Elif'e gülümseyince Elif de karşılık verdi.
Aras uzaktan onları gördü.
Nedense keyfi kaçtı.
Toplantı başlayınca adamın Elif'le oldukça samimi konuştuğunu fark etti.
Toplantı sonrası Aras sekreterlik masasına geldi.
"Kimdi o?"
Elif şaşırdı.
"Müşteri."
"Oldukça konuşkandınız."
"İnsanlarla konuşmak işimin bir parçası."
Aras boğazını temizledi.
"Anladım."
Elif gözlerini kıstı.
"Yoksa kıskandınız mı?"
Aras hemen cevap verdi.
"Hayır."
"Kesin mi?"
"Kesin."
"O zaman neden üç kez sordunuz?"
Aras birkaç saniye sustu.
Sonra gülümseyip:
"Belki biraz."
dedi.
Elif'in kalbi beklenmedik şekilde hızlandı.
Mesai bitiminde Aras ceketini aldı.
"Bahsi kaybettin."
"Biliyorum."
"Ödülümü istiyorum."
"Kaybeden ben değil miyim?"
"Tam da bu yüzden."
Elif merakla baktı.
"Ne istiyorsunuz?"
Aras kapıya yöneldi.
"Bir kahve."
"Onu zaten kazanmıştınız."
"Hayır."
Aras dönüp ona baktı.
"Gelecek olan kahve değil."
Elif'in yüzü kızardı.
"Bu bir randevu mu?"
Aras omuz silkti.
"İstersen bahis ödülü diyelim."
Elif gülmemek için dudaklarını ısırdı.
"Tamam patron."
"Patron deme."
"Neden?"
"Bu akşam iş çıkışıyız."
Elif ilk kez onun adını söyleyerek cevap verdi.
"Peki Aras."
Aras'ın yüzündeki gülümseme o kadar belirgindi ki Elif, bu bahsi kaybettiğine hiç üzülmedi.
Çünkü galiba ikisi de aynı şeyi kazanmaya başlamıştı...
