11. bölüm / 24
Belki sever...Tatil Günleri
Bölümler 24Şu an: Tatil Günleri
- 1 Her zamanki Gibi1.257 kelime
- 2 İlk İzlenim971 kelime
- 3 Her Şeyin Başlangıcı1.100 kelime
- 4 Müstakbel Eşim1.097 kelime
- 5 Eşimin Arkadaşları1.149 kelime
- 6 Randevu971 kelime
- 7 Yanlış Anlaşılma950 kelime
- 8 Huyu Huyuna1.105 kelime
- 9 Taşınma943 kelime
- 10 Karne Günü1.000 kelime
- 11 Tatil Günleri1.631 kelime · Okuduğun bölüm
- 12 Yeni Kararlar876 kelime
- 13 Duru'ya Bakıcılık1.576 kelime
- 14 Son Zamanlar1.251 kelime
- 15 Haber1.221 kelime
- 16 Evlilik Planları1.359 kelime
- 17 Düğün Hazırlıkları811 kelime
- 18 Düğün günü918 kelime
- 19 Kanama1.347 kelime
- 20 Açıklanmaya Çalışılan Şeyler904 kelime
- 21 Geçmişteki bilinmeyen kişi:Atlas Arslan1.308 kelime
- 22 Kim bu Atlas Arslan?1.162 kelime
- 23 Gerçeklerle Yeniden Yüzleşmek1.269 kelime
- 24 Cinsiyet Partisi1.346 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Melis'in Ağzından
Akşam sabah dörde kadar uyuyamamıştım.Sabah dokuzda da uykulu gözlerle uyanmış lavabodaki aynanın karşısında şişen gözaltlarıma bakıyordum.Mini dolaptan bir buz alıp sürmeye başladığımda biraz da olsa şişliği inmişti.Sabah havuzuna girmek istediğim için siyah bir bikini giyip açık havuza inmiştim.Daha erken olduğu için kimse yoktu ve en azından kendimle biraz vakit geçirebilirdim.Şezlonga uzanıp yarım saat kadar güneşlendim.Sonrasında havuza girip serinledim.Şezlongdaki havluyu üstüme sarıp odaya gitmek için yürümye başladım.Odadan içeri girerken Kaya dışarı çıktığı için çarpıştık.
Kaya:Bunca zamandır nerde olduğun anlaşıldı.
Çarpmamızla birlikte açılan havluyla vücudumu görüp işaret etmesi bende ufak bir utangaçlık bile yaratmadı.Dışardaki insanlar beni bikinili görüyorsa kağıt üzerinde kocam olarak gösterilen kişinin beni böyle görmesi hiç sorun değildi.Yanından geçip odaya girdim ve valizimden siyah bir elbise ve kısa gömlek çıkardım ve yanıma iç çamaşır alıp banyoya girdim.Banyodan sonra üstümü giyinip saçlarımı kuruladım ve banyodan çıktım.Kaya odanın içinde beni bekliyordu.Birlikte çıktık ve Duru'yu odasından alıp Disneyland'e gitmek için yola çıktık.Orayı seçme sebebimiz tamamen Duru içindi.Orada eğleneceğini düşündüğümüz için gidiyorduk ayrıca odadan aldığımızdan beri oranın adını sayıklayıp duruyordu.Kaya daha fazla meraklanmaması için Disneyland'in nasıl bir yer olduğunu anlattı.Özel arabayla otelden oraya kadar iki saat sürmüştü gitmemiz.Çok trafik olduğu için çekilmeyen bir yolculuktu.
Arabadan inip yürüdük.Yakınlaştıkça muazzam bir görüntü oluşuyordu.Önünde hep birlikte ve tek fotoğraflar çekindik ve içine yürümeye başladık.Yürüdüğümüz yolun yanlarında Disney'in çizgifilm karakterlerinin yapılmış halı vardı hatta efekt bile eklemişlerdi.Şatonun içi kasabayı andırıyordu.Bir sürü oyuncakçı vardı.Kaya Duru'nun isteği ile ona Mickey mouse oyuncağı almıştı.Koca peluş nerdeyse Duru'nun boyundaydı.Ben de kendime Ariel'li bir maket Kaya'ya da şimşek McQueen'li bir hediye aldım.Otele gidince ona verecektim.Burayı gezmek iki güne tamamlandığı için biz sadece belirli yerleri geziyorduk.Lunaparktaki gibi oyuncaklar vardı ve bazılarına ben ve Duru bindik.Kaya ise ya fotoğrafımızı çekti ya da minik videolar.Sonrasında Golf sahasını gezdik.Biz iki kız koca Golf sahasını turlarken sıkılmıştık ama Kaya gayet eğleniyordu.Golf sahasından çıkıp arena'ya baktık ve Duru acıktığı için yemek yedik.Sonrasında ben kendimi alışverişe kaptırdım.Acaba aldıklarımı nereye sığdıracaktım?
Disneyland gezisi bitince yine özel arabayla otele geri döndük.Duru'ya mayosunh giydirip havuza indirdim.O yüzerken bende limonatamı içip kitap okuyordum.Duru yanıma gelip benimde girmemi istediğini söyledi ama bu sabah banyo yaptığım için giremezdin.Onu kibarca reddedip yarın olacağı konusunda anlaştık.Kaya da Bulut ile ilgili iş konuşmasını bitirip yanımıza geldi.O benim aksime Duru'yla yüzdü.Onların eğlencesi bitince hep beraber odalarımıza çıktık.Kaya duş için banyoya girdi bende yorulduğum için onu beklemeden yattım.
Tatilde 2.Gün
Sabah baş ağrısıyla kalktım.Dünün yorgunluğundan mıdır nedir eklem yerlerinde ağrıyordu.Kaya'yı uyandırmamaya dikkat ederek yataktan kalktım ve ilaç içtim.Sonra bugün gidebileceğimiz yerlere baktım.Uzun amandır görmek istediğim diğer bir yerde Louvre Müzesi idi.Orada bulunan heykeller ve tabloları ayrı bir merak ediyordum.Özellikle Mona Lisa tablosu.Aslında tabloyu değil hikayesi daha cezbedici gelmişti bana.Bu yüzden ünlenmişti zaten.Fakat bence o tablodan daha ünlü olmayı hakeden daha birçok tablo var o müzede.Önemli olan senin o sanata bakarken ne gördüğün.Benim bakış açım farklıdır çoğu kişiden bu yüzden yargılandığım zamanlarımda olmuştu ama çoğu şeye yüzeysel bakmamak gerek.
Beni düşüncelerimi yazdığım defterden kaldıra Kaya oldu.
Kaya: Bugün nereye gitmek istiyorsunuz majesteleri?
Bana her zamanki gibi içten gülümsüyor ama bir o kadar da alay eder gibi bakıyordu,
Melis:Louvre Müzesi'ne gideceğiz.
Kaya:Harika bir seçim.Kahvaltıya inelim ve ondan sonra gidelim ya da odamıza kahvaltı isteyebilirim ha ne dersin?
Melis:Aslında olur çünkü hareket edecek halim yok,dün çok yorulmuş olabilirim her yerimde ağrı var.
Kaya: Bir an ben mi yaptım diye düşünmedim değil.
Gülmemek için kendini zor tutuyor ama bir yandan da ne dediğini anlamam için bana bakmaya devam ediyordu.Nihayet olayı idarak edip ağzım açık kalınca gülmeye başladı.
Melis:Sen bu aralar fazla mı edepsizsin?
Kaya:Karıma ima yapmamın neresi suç.
Melis:Karım dediğiniz kişi-
Kaya:Yine aynı şeyleri söyliyeceksin.Yok sınırımızı aşmayalım falan filan.Ben zaten o sınırları aştım ve aşmaya devam da edicem.Artık ne ifade etmeye çalıştığımı gör Melisim.Yoksa ben seni karşıma alıp anlatıcam.
Ardından olduğu yerden kalkıp üstünü giyinmeye başladı.Ben de odada kahvaltı yapacağımız için Duru'yu yan odadan alıp bizim odamıza götürmeliydim.Elimdeki kartla kapıyı açtım ve yatakta uyuyan Duru ile karşılaştım.Yanına ufak adımlarla yaklaşıp yatağına oturdum.Eğilerek saçlarını okşadım ve öptüm.Hareketlendi ve gözlerini araladı.Beni görünce gülümsedi ve yatakta doğrulup yanıma yaklaştı.Bende onu kucaklayıp bizim odaya götürdüm.Kaya yatağın üstüne osmanlı sofrası gibi kahvaltı kurmuştu.Duru ve ben kahvaltıya gömülüp her şeyi silip süpürdül nerdeyse.Hem yiyen hem de bize göz ucuyla bakan Kaya sırıtıyordu.Sonrasında öyle bir cümle kurdu ki yemek boğazımda kalacaktı nerdeyse.
Kaya:Tam bir aile gibiyiz umarım ilerde bir kızımız olur.
Duru: Melis abla,öğretmen mi demeliydim?Hamile mi?
Duru da lafı ağzıma tıkayınca hiçbir şey diyemedim.
Kaya:Değil ama olucak merak etme.
Gözlerim fal taşı gibi açılmış Kaya'ya bakıyordum.O ise beni görmemezlikten gelip kahvaltıyı toplamaları için çalışan çağırıyordu.
Duru:Kuzenim olucak benim ilerde yaşasın!
İkisine de daha fazla aldırmadan hem kendim hazırlandım hem de Duru'yu hazırladım.Küçük Duru'nun isteği üzerine ikiz gibi giyinmiştik.Üstümüzde beyaz yarım bol bir tişört altımıza siyah kumaş pantalon.Gerçi onun pantalonu coçuk işi simliydi ama çok tatlı gözüküyordu.Üçümüz birlikte özel arabayla Louvra Müzesi'ne kısa sürede varmıştık.Yol boyunca düşündüğüm şey Kaya'nın ciddi olup olmamasıydı.Artık bjrşeyden emindim o beni seviyordu ama bunla yüzleşecek zaman şimdi değildi.Arabadan inip ikimizin de elini tutan Duru ile adımlamaya başladık.
İçeri girdiğin an yüzbinlerce sanat gözünün önünden akıp gidiyordu.Her yanından geçtiğimiz tablolara hayranlıkla bakıyor fotoğraflarını çekiyordum.Buraya gelince birazda Mucize Uğur Böceği çizgi filmini hatırlamıştım.Şimdiki çocuklar hala izliyordu.Duru bazen açtığında bende konusunu unutmamak için bakınıyordum.
İlk baktığımız yerlerde heykeltraşlar,eski kullanılan bir anlam ifade eden eşyalar vardı.Her tabloya baktığımda elimden geldiğince yanındaki bilgilendirme yazılarını okumaya çalışıyordum.İçerde genel olarak kasvetli bir hava vardı.Ya da ben öyle hissetmiştim.Bizim baktığımız yerler güç oyunları ve hareket halindeki bedendi.Hareket halindeki beden de birden fazla heykelle çok şey anlatılmak istemişti.Belki de hepsinde bir yaşanmışlık vardı.Müze çok büyüktü ve Duru sıkıldığı için mızmızlanmaya başlayınca çıkmak zorunda kaldık.Ben olsam sabaha kadar herşeyi teker teker incelerdim ama çocuk işte.Şu an o mutlu olsa benim için yeterdi.
Müzeden çıkınca etrafını turladık ve tatlı yemeğe gittik.Çok güzel bir restoranttı.İçi sanatsal ve müzikal şeylerle dekore edilmişti.Üçlü bir masaya oturduk.Fransa'nın kruvasanını denemek istediğim için ondan sipariş ettim.Kaya da aynısından sipariş etti.Duru için pek gerek duymadık çünkü uyuya kalmıştı.Kaya onu kucağına aldı ve saçlarının tepesinde öptü.Kaya Duru için gerçek bir babaydı.
Kruvasan gerçekten güzeldi.Neden bu kadar abartıldığını tadınca anlıyordun.Tatlı bitince arabay bindik.Otele geri vardığımızda akşam bile olmamıştı ama beni şimdiden yarının heyecanı sarmıştı.Bu yüzden biraz daha oyalanıp saat sekiz gibi yattım.Tabi Kaya sağolsun o süre zarfında yine çocuklarla ilgili konu açmıştı.
3.Gün
Sabah yüzüme vuran güneşle uyandım.Heyacanla yanımdaki Kaya'yı dürttüm.
Kaya:Ne oldu sana mı birşey oldu?
Uykudan aniden uyanınca korkmuştu.
Melis: Bugün Eiffel kulesine gideceğiz ya.
Kaya:Canımın içi saat daha çok erken.Ayrıca benim onun için farklı planlarımda var sen kocana güven.
Melis:Ne planları?
Kaya:Sürpriz olması gerekiyor.
Yaklaşıp yanına yattım.
Melis:Şimdi söylersin sen?
Ağzında bir küfür yuvarladı.
Kaya:Beni çözmüşsun ama bu hareketlerini her zaman kullan.Çok merak ediyorsun madem,ben Duru'yu otelde bırakıcam ve onla ilgilenmesi için ilk geldiğimizde emanet ettiğimiz kişiye bırakıcam.İlk önce bir akşam yemeği sonra Eiffel kulesi ve bir çok anı.
Melis:Kulağa romantik geliyor.
Bunu söylerken tereddüt ettiğim için sesim boğuk çıkmıştı.Kaya gülüp çenemi tuttu.
Kaya:Zaten amacımda bu.Şimdi beni uyandırdığın için kahvaltıya inelim ve görmek istediğin o yapı için hazırlanalım.
Yanağımdan makas aldı ve kalkıp duşa girdi.Bende duşa gireceğim için o çıkana kadar bekledim.Çıkınca havluyu sadece altına bağlamıştı ve yanıma yaklaşıp elini belime koyup beni kendine çekti.Bende ondan kurtulup banyoya girdim.
Duşumu bitirip saçlarımı kuruttum ve taradım.Bugüne özel özenerek kırmızı tonlarında bir makyaj yaptım ve giderken giyeceğim kırmızı elbiseyi bir kenara koydum.Kaya giyeceğim renkteki elbiseyi görünce pis pis sırıttı.Sonra ikimiz kahvaltıya indik.
...
Kahvaltı bitince hızla yukarıya çıktım ve Kaya hesabı ödeyip yukarıya çıkana kadar elbisemi giydim.Aynanın karşısına geçip kendime baktım.Kaya odaya girip kapıyı kapattı ve arkadan gelip bana sarıldı.Artık onun bu hallerini önemsemiyordum çünkü bendeki taşlar yerine oturmuştu.
Kaya:Çok güzelsin.
Melis:Egoist gibi olmıyayım ama evet şu an öyle gözüküyorum.
Gülümsedi ve yanağıma ufak bir buse kondurdu.
Kaya:Sen her zaman güzelsin şu anla sınırlı değil.
Böyle konuşması artık içimde kıpı kıpır bir his oluşturuyordu.Ellerini belimden çekip giyinmeye başladı.Kumral saçlarını taradı ve bana elini uzattı.
Kaya:Bana bu gece eşlik eder misiniz hanımefendi?
Melis:Size eşlik etmek benim için bir onurdur beyefendi?
Birlikte arabaya kadar el ele yürüdük.Arabanın içinde beni kendine çekince bende göğüs kafesine yaslandım,yol boyunca öyle gittik.Oraya vardığımızda ağır bir şekilde arabadan indik.Beni Eiffel kulesini görebileceğimiz bir restoranta götürdü.
...
Yemekleri yiyerek sohbet edip restorantdan çıktık.
Kaya:Beğendin mi yemekleri?
Melis:Ben Fransa'yı her şekilde beğendim.
Kaya:Sen beğendiysen bende beğendim.Şimdi Eiffel kulesinin önünde fotoğraf çekineceğiz.
Beni fotoğrafta kulenin tam ortasında yer alacak şekilde kendine yasladı ve fotoğrafımız birkaç kez çekti.Sonra beni tek bir kare içinde birkaç kez daha çekti.Fotoğrafı çekerken yanından geçsn bir Fransız'lı ile birşeyler konuşup telefonu ona verdi ve yanıma geldi.
Kaya:Şimdi ikimizin de fotoğrafını çekecek ama benim ondan önce yapmam ve söylemem gereken ufak birşey var Melis.
Melis:Ne bu itiraf şeysi şimdi?
Kaya:Ben seni gördüğüm andan beri sevdim ve sevmeye devam edeceğim.Belki birazdan yapacağım şey yüzünden bana bağırıp çağıracaksın ama ben buna katlanırım.
Melis:Sen neyden bahsediyor-
Kalakaldım.Başımdan aşağı bir titreme geçti.Cümlemi bitirmeden beni kendine çekti ve dudaklarımdan öptü.Öpmekle de durmadı dilini ağzıma soktu sonra küçük buseler kondurmaya devam etti.Sankk beni tatmak istiyormuşm gibi.Ben daha şokumu atlatamadan geri çekildi ve alnını alnıma yasladı.
Kaya:Şuan biraz daha böyle durup seni seyretmek isterdim ama malum fotoğrafı çeken kişi sonsuza kadar orda duramaz.Ben gidip telefonumu alayım sende o zamana kadar şaşkınlığını atlatmış olursun ve ben yaptığım şey için pişman değilim bunu unutma.
Benden uzaklaşıp telefonunu almaya gitti.İlk önce yaptığını idrak ettim sonra hiçbirşey olmamış gibi davranmak için kendi kendime o yanıma gelene kadar söylendim.
Kaya:Gidelim.
Melis:Tamam.
İkimizde arabaya gidene kadar bir daha konuşmadık ama ben bana olan kaçamak bakışlarını ve gülmesini görüyordum.Arabadayken telefonuyla uğraşıyordu ve ne yaptığını görmek için bakmaya çalışmıştım.Beni öptüğü fotoğrafı duvar kağıdı yapmıştı.Fark etmemesi için gözlerimk çektim ve otele gidene kadar konuşmadım.
...
Ben Duru'nun odasına varıp bugün ne yaptığı hakkında sohbet ettim ve onu uyutup odamıza geri döndüm.Şort ve tişört giyip kendimi yatağa attım.Yarın İstanbul'a geri dönecektik.Zorlu bir yolculuk bizi bekliyordu.Pikeyi üstüme çektim.Ben uyumak için hızlı davranınca Kaya da ağzındaki baklayı çıkardı.
Kaya:Bana sinirlendim mi?
Melis: Hayır,seni artık anlıyorum.
Kaya: Teşekkür ederim ama bana karşılık versen fena olmaz.
Melis:Belki bir gün.
Kaya:En azından imkansız demedin.
Bölüm etkileşimi
