9. bölüm · BEKLERSEN ÖLÜRSÜN

8. BÖLÜM

Lara Diana

“Baba mı?”

Dedim şaşkın bir şekilde sarp babasının öldüğünü söyledi bana neler oluyodu burada.

“Lavin arka kapıdan kaçıcaz buradan çıkamayız.”

Silah sesleri yükselmeye devam edince

“Vaktimiz yok duru evde kalalım saklanalım hem arkada adamlar vardır.”
“Lavin burada kalmak istemiyorum gidelim lütfen.”
“Duru vaktimiz yok ısrar etme canımız ortada şu an.”
“Bittik biz.”

Silah sesleri kesilmişti galiba sarpın adamları bize saldıran adamları öldürmüşlerdi.

“Silah sesleri kesildi,duru camdan bak.”
“Lavin adamlarımız yok.”
“Nasıl yok.”
“Baya yok.”
“Saklanalım.”

Dedim durunun elini tuttum ve evin arka kapısına gittim,tabi ya kaçmayalım diye kilitlemişlerdi burayı.HASSİKTİR BURADA KALDIK.

“Lavin kapıyı aç ne bekliyorsun.”
“Duru kaçmayalım diye kapıyı kilitlemişlerdi burada kaldık.”
“Hayır kalmadık.”
“Ne!”

Duru burada kalmak kesinlikle istemiyordu ve çıkmak için elinden ne geliyorsa yapıcağını söylüyordu.

“Kart.”
“Ne kartı.”
“Lavin bana kart ve ya kağıt gibi bir şey bul.”

Pencereden baktığımda evin etrafını tamamen sarmışlardı ama arka kapı demir olduğu için ne ses geliyordu ne de kapının arkasında ne olup bittiğini görebiliyordum zaman kaybedemezdim mutfağa gittim ve kart gibi olan herhangi bir şeyi alıp duruya götürdüm.

“Napıcaksın bununla.”

Duru kapının kilit yerinin bi tık daha üstüne kartı soktu ve aşağı yukarı götür getir yaptı.

“Bu şekilde kapı açılacak ve bizde çıkıcaz.”
“Umarım.”

Biraz daha zorladı ve kapı açıldı.Duru elimi tuttu ilerlemeye başladı çok dikkatli davranmaya çalışıyorduk.Aslında adamların çoktan bizi alması gerekiyordu ama dışarı çıktığımızı fark etmediler bile,yani şimdilik.
Ben bi daha ağzımı açmamaya karar verdim,iki tane adam önümüzde durdular ve bitanesi;

“Hanımefendiler nereye böyle?”

Dedi dalga geçermiş gibi.Bekle ben dalga geçicem şimdi seninle.

“DURU KOŞ.”

Dedim.Bu durumda yapabileceğimiz başka hiç bir şey yoktu çünkü:)
Adamların bizi yakalaması çok sürmedi kollarımızdan tuttular ve bizi siyah bir arabanın içine oturttular.

“Napıyorsunuz ya bırakın bizi.”
“Derdiniz ne size ne yaptık.”

Israrla direnmeye çalışıyoduk.

“Sizin bize bir şey yaptığınız yok.”
“O zaman nereye götürüyorsunuz bizi.”

Dedim ve arabaya binen yaşlı adam;

“Burada soruları ben sorarım.Öyle değil mi duru?”

Duru başını kaldırdı ve;

“Hayır ben sorucam.”
“Bu ne cürret abinden dolayı mı bu kadar güçlüsün sen.”
“Abimin adını ağzına alma.”
“A-a öyle olur mu durucum tabiki alıcam o benim biricik oğlum.”
“Sen sevgiden ne anlarsın be katil.”

Bi an gözlerim fal taşı gibi açıldı ve ne olduğunu anlayamadım bu adam kimdi,durunun nesi oluyordu,adama neden katil dedi,adam kimi öldürdü ve daha bir sürü soru var aklımda.

“BEN KATİL DEĞİLİM DURU.”
“Evet katilsin.Annemi öldürdün sen pis katil.”
“EEE YETER BE.”

Duruya okkalı bir tokat geçirdi.

“Duru iyi misin?”
“Duru bana bak.”
“Duru.”

Elini sirkeler gibi yaptı ve;

“Dersini almışsındır.”

Yola başlamadan önce yaşlı adam;

“Bir kere sorucam ve sende cevap vericeksin.”

Parmağıyla beni işaret etti ve ben yutkundum.
Parmağımla kendimi gösterip;

“B-ben mi?”
“Evet sen.”
“Bilmiyorum.”
“Daha sormadım.”

Malsın lavin.

“Sormayın çünkü bilmiyorum.”
“Kızım ben çocuk muyum.”
“Yok değilsin.”
“Sen çocuk musun.”
“Yok değilim.”
“Çocuk kandırır gibi konuşma o zaman.”
“Yok estağfurullah.”
“Şimdi soruyorum ve sende cevap veriyorsun.”
“Gönder gelsin.”
“Ne dedin.”
“Şey yani sorun demek istedim.”

Sıçtın sıvadın lavin.

“Sarp nerede?”