4. bölüm · BEKLERSEN ÖLÜRSÜN

3. BÖLÜM

Lara Diana

“abi” diye fısıldadım.
kafasını salladı noldu dercesine..
“Ne yapıcak bize?”diye sordum merakla
“Bilmiyorum güzelim ama elimden ne geliyorsa yapıcam”dedi abim.
“Abi ellerimiz bağlı buradan kaçamayız ayrıca çok üşüyorum”dedim isyan eder gibi.
“Lavin bilmiyorum,hiç bir şey bilmiyorum.”
Yüzümü astım,sarp;
“Bitti mi konuşmanız?”
“Bitmedi.”diye çıkıştı abim sarp’a..

ATLASIN ANLATIMIYLA;

Sarp başımıza geldi ve kolunu kaldırıp saate baktı sonra tekrar gözleri bize kaydı ve;
“Bunu ben istemedim atlas sen kendin kaşındın.”
Ne demek istemişti?
“Ne diyorsun lan sen”diye çıkıştım.Ellerim bağlı onun karşısında yanımda kardeşimle,çok zoruma gitti.
“ÇIKIN”diye bağırdı sarp.

Adamları dışarı çıktılar ancak biri kapıyı tuttu.Diğer adamlardan biri içeri bir çantayla geldi.Çantayı Sarp’ın eline verip geri dışarı çıktı.Kapıyı tutan adam ise son kez sarp’a baktı sarp ona başını salladı.Gidebilirsin dercesine.Sonra kapıyı tutan adam da dışarı çıktı,sadece biz kalmıştık.
“Ne yapıcaksan yap artık”dedim sinirle ama tatlı bir ses tonuyla.

Korktuğumdan değildi kardeşimi bu adamın eline bırakmak istemediğimdendi.

“Ağzını da mı kapatayım?”
Dedi.Ve tek kaşını kaldırdı.
Hiç bir şey söylemedim.Sarp ona cevap verilmemesinden nefret ederdi.
“Sen güçlü olmaya çalışıyorsun ama sana zarar vermicem kardeşinle işim var.”

Çok şaşırmıştım ama şaşkınlığımı suratıma vurmadım.Onun tek varlığı olan kardeşini elinden aldım ama o,o bana zarar vermiceğini söyledi.BİR DAKİKA KARDEŞİM..

“LAVİNLE İŞİN YOK SARP,NE YAPICAKSAN BANA YAP”
Lavinin gözünden bir damla yaş geldi ve omuzuyla sildi göz yaşını.Hiç bir şey söyleyemedi sadece suratıma baktı.Onun üzülmesine nasıl dayanırdım..

“SARP,BAK DİNLEMİYECEKSİN AMA LAVİNİN BİR SUÇU YOK ONU BIRAK.HEM SENİN DERDİN BENİMLE.”

Sarp bir şey söylemedi ve kapıyı açıp çıktı.Kapının önünde duran adamlardan bir tanesine bir şeyler fısıldadı.Sonra bir kaç tane adam ile tekrar içeri girdi.Parmağıyla lavini gösterdi;

“SOYUN ŞUNU”
“LAN BIRAKIN KIZI”
“En başında bana yamuk yapmaman gerektiğini sana söylemiştim atlas bunu sen istedin”
“BIRAKIN BENİ..”Diye bağırdı lavin.
İçim sızladı resmen

Bir sandalye getirip oraya bağladılar lavini..
Ağzını kapattılar.
“ÇIKIN DIŞARI”dedi sarp.
“SARP BIRAK LÜTFEN”dedim ısrarla.
Dinlemedi bile.

Sarp adamların ona verdiği çantadan bir bez parçası çıkararak onu ağzıma tıktı ve başımın arkasından bir düğüm attı.

“Başlasak mı artık?” dedi sarp.Lavin ağlayarak tepreniyordu.Başını sallıyordu ona bir şey yapmaması için.

Ben ise elim kolum bağlı bir şekilde durmuştum.
Sarp,çantanın içinden bir kırbaç çıkardı..

Tepinebildiğim kadar tepindim ama hiç.

Sarp lavine döndü bacaklarına bütün gücüyle vurmaya başladı lavin sadece bağırıyordu.Oda soğuktu lavinin üstünde bir şey yoktu ben ona bu halde bakamazken o işkence ediyordu.

LAVİNİN ANLATIMIYLA;

Bacaklarım kıpkırmızı olmuştu abim bana bakamıyordu çıplak olduğum için.Sarp işte buydu.Tam da gördüğünüz gibi.Birinin acı çekmesi onun karşısında zor durumda kalması çok hoşuna gidiyordu bundan zevk alıyordu.Bende bazı şeylerden zevk alıyorum ama yapmıyorum..

Adamlarından biri pat diye içeriye dalıp;

“Efendim görmeniz gereken bir şey var”
“Şimdi mi?”
“Gerçekten önemli”
Bana bakarak;
“Bir yere gitme ben geliyorum” dedi.Sanki elim kolum bağlı nereye gidecem.Mal.

Bacaklarım tamamen uyuşmuştu hissetmiyordum bile.Abim hala gözünü başka yerlerde tutuyordu..

Sarp yaklaşık 11-12 dakika boyunca gelmedi.Geldiğinde ise;

“Çözün şunu”

dedi.Ne bir şeref kalmıştı ne de namus.Heryerimi görmüştü adamları.Bir de o gözleri oyacaktım o gözleri de mümkün değildi işte.Belli etmeden baksalar bari.Apaçık bakıyorlar.

Beni çözdüler hemen üstümü giydim.

“Vedalaş abinle”

Neden diye sormadım bile.Koşarak abime sarıldım.

“Yeter bırak”

Sarılmaya devam ettim.

Sarp yanıma geldi ve kolumu tutup çekti beni kendine o an göz göze geldik ..
Çok yakındık.
Abim tepinmeye başladı beni öyle görünce.

“BIRAK KOLUMU”
“Bana emir verme lavin”
“Sarp kolumu bırak dedim”bıraktı..niye bıraktı ki.
“Nereye götüreceksin beni”
“Gidince anlarsın”
“Her türlü gelmeyecek miyim zaten!?”
“Geleceksin.Gelmek zorundasın.”
“O zaman söyle nereye gidiyoruz”
“Kızım gidinde göreceksin diyorum”
“Sarp oyun mu oynuyoruz çocuk muyum ben söyle işte”
“Nesin sen.” dedi alaycı bir sesle.
“Bilimsel olarak evet hala çocuksun ve evet ben seninle oyun oynuyorum.”

Piç gülüşü attı bana.Adamları kollarımdan tutup deponun kapısına götürdüler beni son kez abime baktım,gülümsedim..
Arabaya oturttular beni.

Yol bir türlü bitmek bilmedi.En az bir ve ya bir buçuk saattir yol gidiyoruz derken sonunda durduk.BİR DAKİKA NERESİYDİ BURASI.