Beklenmedik Resim kitap kapağı

2. bölüm / 3

Beklenmedik Resim

Bölüm 2.

Vaveyla Yazarı: Seher Gürdal

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 3Şu an: Bölüm 2.

Elimle saçımı kulağımın arkasına sıkıştırdım. Resmin can alıcı hikayesi zihnimde çalkalanırken ilgilenmiyormuş gibi başımı salladım. Dalgalı karanlığın altındaki imza midemde tokmak gibi asılı kalmıştı.
"Ali," diye seslendi bir kız. Başımı sesin geldiği yöne çevirdiğimde okuldan dolayı yüzü tanıdık gelen bir kız bize yaklaşıyordu. Adının Ali olduğunu öğrendiğim adam gözlerini yüzümden ayırmadı. Sanki bir şey dememi bekliyordu. Evinin ziline az önce yanlışlıkla basmıştık ve şimdi ikinci kez karşılaşıyorduk. Sohbet edebileceğimiz bir konu yoktu. Evet, babamın imzasını taşıyan bir tablonun bitiş hikayesini bana bahşetmişti ama bunu onunla konuşmayacaktım. "Hocam, mı demeliydim?" diyerek kıkırdadı kız hafif alkollü bir gülüşle yanımıza gelirken.
Ali, ona bakıp sahte bir tebessüm kondurdu ince dudaklarının ucuna. Kalın ve dağınık kaşlarını kaldırdı sohbete başlarken. İkili arasındaki yabancı benliğim gölgelenirken hafifçe geriye çekildim. Bakışlarımı tabloya değdirmemeye çalışarak yanlarından sıyrıldım.
Yurda gidip annemi aramak istiyordum. Anneme bu gece gördüklerimi duyduklarımı anlatmak istiyordum. Kalbim heyecandan sarsılırken salondaki kalabalık bedenlerin arasından geçtim. Mutfağa girdiğimde ada tezgahın üzerine oturmuş bir çift vardı. Kız beni görünce elbisesinin kalın askısını düzeltip omzundan geriye baktı. Kızın karşısındaki çocuk Serdar'dı. Kızı tanımıyordum. Başımla saçma sapan bir selam verip arkamı döndüm.
Nevra'yı bulmam gerekiyordu. Salona tekrar bakınmaya karar verdiğimde çok geçmeden Nevra'nın merdivenleri çıktığını gördüm. Kalabalıkta kimseye sürtünmemeye çabalarken Nevra gözden kaybolmuştu. Hızlanarak ahşap merdivenleri tırmanmaya başladığımda koridorun sonundaki kapının kapandığını gördüm. İlk kez geldiğimiz bir evde neden bir odaya giriyordu ki?
Cebimdeki telefonu elime alıp sıkıca sarıldım. Olası bir tehlike anında polisi aramak için telefonumu karnımda tuttum. Koridorun sonundaki kapıya yürürken yanımdan geçen sarhoş bedenlerin kokusu midemi ekşitmişti. Kapının pürüzlü kolunu tutup çevirdiğimde kapı açılmadı.
Gergince etrafa bakındım. Kimse bana bakmıyordu, önünü görebilen çok az kişi vardı. Kapıyı sertçe çaldım, içeriden ses gelmiyordu. Kapının kolunu bu kez daha sert bir şekilde kavradım ve çevirdim.
Kapı aniden açıldı ve kapıyla birlikte ben de içeri savruldum.
İçeride sadece Ali vardı. Kapının kolunu tutup doğruldum.
"Nevra nerede?"
"Geç otur bakalım," dedi sırtını sandalyeye yaslarken. Burası resim odasıydı. Boş tuvaller, kurumuş yağlı boya kalıntıları, boy boy fırçalar vardı. Boyalardan bazıları parkeye akıp kurumuştu. Koridordaki insanlara baktım, odanın içinde yalnız görünen Ali'ye döndüm tekrar. "Anladığını biliyorum, Beliz. İmzayı tanıdın, değil mi?" Gözüm tekrar koridora kaydı. Heyecanla Ali'yi dinlemek istiyordum. İçim içimi yiyordu öte yandan da çok korkuyordum.
Babam, ben on yaşındayken bir sabah işe gideceğini söylemişti ve geri dönmemişti. Tam bir hafta sonra ise okuldan eve geldiğimde evde babamın cenazesi vardı. Babama ne olmuştu, neden ölmüştü, biri mi öldürmüştü: hiçbir zaman öğrenemedik. Annemin tek anlattığı şey annemi polisler evden alıp morga götürmüş ve kimlik tespiti yaptırmıştı.
Her şey bu hikayeyle başlayıp bitmişken yıllar sonra bugün ilk kez babamın imzasını taşıyan bir tablo görmüştüm. Babam kendi halinde bir adamdı, hakkında hiç resimle ya da sanatla uğraştığını duymamıştım. Belediyede çaycılık yapardı, işi buydu.
Kapıyı kapattım.
Kapının arkasında yerde baygın olarak yatan bir Nevra vardı.
"Tablodan ya da imzadan bahsetmemen gerektiğini anladığımız kısımdayız, fark ettiğini umuyorum." Kalbim kafesini kırarcasına çırpınırken Nevra'nın üzerine kapandım. Nefes alıyordu. Telaşla yüzündeki saçları geriye ittim. "Babana ne olduğunu merak ediyorsan, nereye gelmen gerektiğini öğrendin."
Hırsla ayağa kalktım. Deliye dönmüş gözlerle ona bakarken ayağa kalktı. Üzerindeki deri ceketi düzeltip yanıma geldi. Yüzündeki pişkin ifadeyle bana bakarken nutkumun tutukluğu hiç gelmeyecek sandım.
"Benim dostlarıma dokunamazsın."
"Ben dokunmadım zaten." Omuz silkti.
"Senden bir cevap istemiyorum. Uzak dur benden de çevremden de."
"Ben uzak dursam da sen duramazsın artık." Elini şakağına bastırdı. "Sen dursan da şeytanların durmaz artık." Kapıdan çıkmadan önce omzunun üstünden bana çevirdi başını. "Ya sen geleceksin bana ya da şeytanların getirecek seni ayağıma."
*
"Sen hiç konuşma bence ya, haksız mıyım?" Nevra sitemle benden destek isterken dalgınca başımı salladım. Sezen, tek omzuna taktığı kadife çantasını diğer omzuna da geçirirken yüzünü astı.
"Sizi yok saymadım, gerçekten şarjım bitti." Eliyle telefonunu salladı. Yeni yaptırdığı tırnaklarından ikisi kırılmıştı. Sezen, tırnaklarını çok önemserdi. Başına bir şey mi gelmişti, diye evham yapıp kendimi suçlamamak için derin birkaç nefes aldım.
"Sezen, o hırtla takıldın ve bizi unuttun." Mavi gözlerini devire devire koluma girdi ve hızlı adımlarla ikimizi kampüsten çıkardı. Kaldırımda yürürken bir şeyler söylemek için dudaklarımı aralamıştım ki Sezen kornoya asılarak herkesin dikkatini üzerine topladı.
"Beni terk edemezsiniz!" dedi ağlamakla bir sesle.
Dün gece Nevra ayıldığında hiçbir şey hatırlayamadı ve her şeyden Sezen'i sorumlu tuttu. Onun isteğiyle geldiğimiz partide kendini yerde baygınca yatarken bulduğu için ona karşı öfkeliydi.
"Ya sen iyi misin? Beliz beni bulmasaydı ben baygınken başıma neler gelebilirdi hiç düşündün mü" Nevra, Sezen'in dolu gözlerine aldırmadan hızla yürümeye devam etti. Göğsümdeki vicdan yüküyle Nevra'nın peşinden koştum. Benim yüzümden girdiğimiz bu durum şimdi suç diye Sezen'in boynuna asılmıştı.
"Sezen'in üzerine fazla gitmiyor musun?"
"Bilerek yapıyorum. Bütün geceyi o hırt sevgilisiyle geçirdi. Biraz burnundan gelmesi gerekiyor, haksız mıyım?" Omuz silkip kartını bastı ve metro istasyonuna girdi. Ardından kartımı okuttum ve yürüyen merdivenle ağır ağır yukarı çıktık. Şansımıza metro hızlı geldi ve vakit kaybetmeden bindik. Nevra köşeye geçip sırtını yasladı cam pencereye. O cebinden telefonu çıkarırken ben de pencereden dışarı izliyordum. "Aa baksana," diyerek telefonu uzattı elime. Okulun sosyal medya hesabını gösteriyordu.
Üniversitemize Yeni Açılan Fizik Bölümü ve Bölüm Başkanı Belli oldu
Ali Aslan...
Manşetin altındaki yazı bulanıklaşırken telefonu Nevra'ya geri verdim. Bu adamdan nasıl kurtulacaktım?

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

50okunma 3beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 136

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurgugenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18