Beklenmedik Aşk kitap kapağı

4. bölüm / 8

Beklenmedik Aşk

4.BÖLÜM: AŞK-I MEMNU

Vaveyla Yazarı: irem nur

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 8Şu an: 4.BÖLÜM: AŞK-I MEMNU

Hayat buydu işte; sen değer verirsin, seversin, yarının yokmuşçasına her şeyini karşında ki kişiye verirsin. Fakat onun umurunda bile olmaz. Asıl nankörler insanlardır kediler değil, yaparsın yaparsın. Ya 'yapmadın' diye inkar eder ya da 'yapmasaydın ben mi istedim.' Derdi. Bir yer de duymuştum,"Bak mathilda, insanlar için gözlerini de feda etsen, zaten kördü derler." Bu sözün verdiği, haklı bir üzüntü vardır içimde. Düşüncelerime dalmış yolu izliyordum. Demir, "Merve geldik." dediğini duymuştum.

Sare gittikten sonra, Demir'in yanına gitmiş ve o kendisini iyi hissedene kadar ona sarılmıştım. Ona sarılmamın onun kalbini ısıtacağını düşünmüştüm. Ne kadar faydası oldu bilmiyordum. Demir, kendisini biraz iyi hissettiğinde, 'Teşekkür ederim, Tecrübesiz öğretmen.' Demişti. Kollarımı onun koca bedeninden çekmiş, ona bir bardak su vermiştim. Aslında durumu o kadar işler acısı değildi. Sanırım ben fazlasıyla abartıyordum. Hiçbir şey olmamış gibi öylece yeşillerime bakıyordu. Derin bir sessizlik sonrası yine Demir, 'Yemek yemeye çıkalım mı? Merve.' demişti. Bende neden kabul ettiğimi bilmeden, 'Olur,' cevabını vermiştim. Bugünü bekliyordum sanırım. Hızlıca öğretmenler odasına gidip trençkotumu giydim. Taşımakta zorlandığım buketlerim ve çantamla cebelleşiyordum. Bir anda Demir gelmiş, elimden tüm çiçeklerimi almıştı. BIG BOY. Araba da gelirken de çok bir şey konuşmamıştık.

*

Restorana geldiğimiz de masaya oturmuştuk. Garson kız menüyü bize getirmişti. Demirle aynı anda menüden kafamızı kaldırıp. 'İÇLİKÖFTE, AMA HAŞLANMIŞ.' Demiştik. Adamla ne çok noktamız var yarrabil. Garson kız masadan ayrılmış ve Demirle baş başa kalmıştık. Demir yeşillerime bakarak, "Neler olduğunu merak eder gibi bakıyorsun Tecrübesiz öğretmen?" demişti. Yok vallahi merak etmiyorum. "Hayır merak etmiyorum." Dedim. Yüzünü ekşitti, "Tabi merak etmezsin, kapıyı dinlediğin için," dedi. "Demir bey, kapınızı dinlemedim. Evet duydum ama kulak misafiri oldum. İstemeden yani." Demiştim. Bir şey söylemeden ellerini masanın üzerinde birleştirdi. Etrafı incelemeye başladı, ya da inceliyormuş gibi davranıp bir şeyler düşündüğünü biliyordum. Bende aynısını yapardım. Acaba Sareyi hala seviyor muydu? Bence Dünya da en büyük suçlardan birisi hırsızlıktı. İhanette onun alt dalıydı. Ne kadar zor olsa da karşındaki kişiye onu istemediğini söylemeliydi.Merakıma yenik düşüp, "Onu hala seviyor musunuz?" demiştim. Kafasını bana çevirdi. Masadan elini kaldırmış. İşaret parmağını bana doğrultup, "Bu konun seni alakadar ettiğini düşünmüyorum ama görüyorum ki merak ediyorsun, anlatayım." Asla anlatmak istediğinden değil yani koçum. Onu onaylamak için kafamı kaldırdım. "Sareyle 1.5 yıldır ilişkimiz vardı. Onu çok sevmiştim. Gözümden sakınıyordum. Ama sadakat ve bağlılık çok önemli. O bana sadık kalmadı. Benim de duygularım bitti."

Ne düşüneceğimi ve ne söyleyeceğimi bilemiyordum. Demir garip birisiydi. Çözülmesi zor. İçinde ki çocuğu bazen hissediyordum. Ama bazen de onu öyle bir gizliyordu ki. Anlam veremiyordum. Bir kaç gündür,tesadüfen tanıdığım bu adam. Tüm hayatımı bir anda değiştirmişti. "Kendini bir şey söylemek zorunda hissetme. Merve uzun zaman sonra ilk defa birisi sebepsiz benim yanımda oldu. Teşekkür ederim. Her zaman teşekkür etmem, kıymetini bilmelisin!" demişti. Ortamın gerginliğini dağıtmak için, "Yoksa beni işimden mi kovarsınız? Eğer işten çıkarırsanız, özel hayatınızı işinizle karıştırıyorsunuz demektir." demiştim. Çünkü özel hayat ve mesleğini karıştırırsa koca bir dershaneyi yönetmek zor olurdu. Yüzüne pis bir sırıtış hakim oldu, "Haklısın, özel hayat ve iş'i ayırmak gerekiyor. Dışarı da bana Demir diyebilirsin. Veya Demirciğim?" Demişti. NE NE NE BUGÜNE VURGU YAPIYORDU. VAY MEYMENETSİZ. "Tamam siz bilirsiniz. Bana Demir uyar, Demirciğim." Demiştim. KIZIM MERVE AZ DEĞİLSİN. ADAM AZ ÖNCE MANİTASINDAN AYRILDI. Demir kahkaha atmaya başladı. Demir gülmeye devam ederken, garson kız servis yapıyordu. Demir'in sandalyesine yakınlaşmış, neredeyse adam'ın içine girecekti. İstemeden kıza bakarak öksürmüştüm. Kız anlayacak olsa gerek, Demirden uzaklaşmıştı. Yeşil gözler üzerimde her hareketimi inceliyordu. Kız tekrar mutfağa doğru gitti. "Neden sürekli arkanı dönüp gidiyorsun?" demişti. Beklemediğim bu soru karşısında afallamıştım. Ne diyeceğimi bilememiştim. "Bilmem," demiştim. Demir kaşlarını havaya kaldırmış şaşkın bir tavırla, "Öyle mi?" demişti. Offf ne diyceğimizi bilemiyoz be adam defol. Kafamı sallayarak, "Hıhı, Demirciğim," demiştim.

Garson kız yine Demir'in yanında servis yapmaya devam etti. Neyse ki Demir sevgilim değildi, yoksa Aşkoluğumu bir süre askıya alıp, o kızın saçlarını yolabilirdim. Demir'i yemek yerken görmek, büyük lütuftu. Ağzını şapırdatmadan her lokmasını özenerek yiyordu. Her lokma ardından bir kaç yudum su içiyordu. Yemeklerimiz'in ardından tatlımızı yiyip, çaylarımızı da içmiştik. Ben lavaboya gitmek için, 'Demirciğim lavaboya gidiyorum.' demiştim. Demirciğim deme sebebim onunla dalga geçmekti. O da bunu gayet iyi biliyor, her 'Demirciğim' dediğimde kahkaha atıyordu. Tamam itiraf ediyorum. Gülüşü hoşuma gitmiyor değil. Lavabodan çıktığım da, Demir kasada hesap ödüyordu. EE ben kendim ödeyecektim. Hemen kasaya yürüdüm. Servis yapan garson kızla bir şeyler konuşuyordu. Ben yanlarına gidince susmuşlardı. Demir'e ters ters bakıp, "Bir saniye bekler misiniz? Cüzdanımı çıkarmam lazım." Demiştim. Çantam da cüzdanımı arıyordum. Ama bulamıyordum. Gerekli, gereksiz her şeyi çantama katmıştım. Sadece BUZDOLABI EKSİKTİ şakasız. Sanki film çekiyoruz ikisi de beni izliyordu. "Ben ödedim, arama cüzdanını. Hazırsan çıkalım?" Yavrum yeter ki sen iste çıkarız. Şaşkın şaşkın Demir'e bakıyordum. Kolumdan tuttu ve beni çıkışa yöneltti. "Ama Demir Bey-" cümlemi yarım kesip, "Aması falan yok hadi yürü. Hem Demirciğime ne oldu?" demişti. Dağa kaçtı paşam başka. Demir'i arkamda bırakıp hızlıca arabaya doğru yürüdüm.

Arabaya bindiğimiz de, garson kızla ne konuştuklarını merak ediyordum. Ben yanlarına gittiğim de neden susmuşlardı ki? Demir arabayı çalıştırmış park ettiği yerden arabayı çıkarmak için, avuç içiyle direksiyonu önce sağ tarafa sonra yine avuç içiyle sol tarafa çevirmişti. DÜŞTÜĞÜMÜZ HAREKET BU MUYDU KIZLARRR??? Yeşillerimle onu izliyordum. "Demir Bey merak ettiğim bir şey var." demiştim. Demir yol da olan yeşillerini bana çevirdi,"Bende merak ettiğin sorular ne zaman gelecekti? diye merak ediyordum. Tecrübesiz öğretmen." demişti. AY HASBAMMMA BAK. Hiç vakit kaybetmeden, "O garson kızla bir şey konşuyordunuz, ben gelince sustuğunuzu fark ettim. Özel değilse öğrenebilir miyim?" demiştim. Demir yeşillerini tekrar yola çevirdi bir süre bir şey söylemedi. "Özel değil, Seninle beni sevgili zannetmiş. Masa da bana yakınlaştığın da kıskandın diye düşünmüş." demişti. Gerçekten dışarıdan sevgili gibi mi görünüyorduk????? İstemeden gülmeye başladım. "Sizle, ben mi imkansıızz, hahahhah" demiş ve gülmeye devam etmiştim. Demir bir şey söylememişti.

*

Arabada radyo sesinden başka bir ses yoktu. Radyoda ki adamın sesini duymayacak kadar sesi kısıktı. Kulağıma bir ses geldi..

GÖNÜL GÖZÜM KAPALI..

Radyo da Sezen ablam çalıyordu. Bu sesi nerde duysam tanırdım. Demirle ellerimiz aynı anda radyonun ses düğmesine gitti. Demir'in eli, elim'in üzerindeydi. Ben düğmeyi çevirmiş, şarkının sesini açmıştım. Demir elimi, yani düğmeyi biraz daha çevirip şarkının sesini biraz daha açmış. Gülümseyerek, "Böyle daha iyi oldu," demişti. Gülümsedim. Ellerimiz hala üst üsteydi. Gözlerim Demir'in üzerindeydi. Duygularımı tarif edemediğim bir andı. Bu duygular nedir? Ortamın büyüsü yetmiyormuş gibi, Sezen abla da katkı da bulunuyordu.

AMAN BİZE DE NASİP OLUR İNŞALLAH,
BOYUNA DA POSUNA DA MAŞALLAH,
...
YAVRUM BABAN NERELİ?
NEREDEN BU KAŞIN GÖZÜN TEMELİ?

***
Hayat sürprizlerle doluydu. Bir saniye öncemiz ve sonramız, bilinmezliklerle kaplı. Daha düne kadar tanımadığım, tesadüfen bir iş ilanıyla işe başladığım patronumla akşam yemeği yemiş. Sezen Aksu şarkısı dinliyordum. Kaderimiz de her şey vardır. Ancak kaderin merkezi tesadüflerdir.

Elimi, Demir'in elinin üzerinden çekmemle anın büyüsü bozulmuştu. Demir yeşillerini, yeşillerimden çekmiş tekrar yolu takip etmeye başlamıştı. Sezen ablanın yerini, ne konuştuğunu bilmediğim radyodaki adam almıştı. Kafamdaki düşüncelerden, Demir'in sesiyle ayrılmak zorunda kalmıştım. "Tecrübesiz öğretmen, geldik." Evimi ona tarif etmiştim. Ben 'taksiyle giderim' dememe rağmen müsade etmemiş. Evin önüne kadar getirmişti. Sanırım evimin adresini öğrenmek istiyor. 'Cv'nde yazmıyor sankii merve!' İç sesim egolu olmama bile müsade etmiyor. Kafamı kaldırdım ve Demir'in yeşillerine baktım, "İyi akşamlar Demir, yarın görüşmek üzere." demiştim. İçten gülümsemesiyle, "Sevgiyle kal Merve," Demişti. Bende ona gülümsedim ve arabadan indim. Arka koltukta olan çiçeklerimi almaya çalışıyordum. Tabi yine Babamın göndermiş olduğu, gül buketini kaldıramadım. Demir şoför koltuğundan inip, "yardıma ihtiyacın var. Bırak ben alayım." demişti. Bir şey demeden sadece kafamı sallayarak onayladım. Müstakil evimizin ziline bastım. Bir süre bekledikten sonra kapıyı Murat gülerek, "Kraliçemiz Merve geldii. Mert çabuk kırmızı halıyı getir." diyerek Mert'e seslenmeye başladı. Demir'i henüz fark etmemişti. Muratcan'ın seslenmesinin ardından Mertcan da hemen gelmiş. Muratcandan önce Demir'i fark etmiş, bana âdeta 'noluyor' dercesine bakıyordu. Hiç beklemeden Demir'i işaret ederek, "Dershanenin müdür'ü, çiçekler fazla olunca beni bırakabileceğini söyledi. Bende kabul ettim." demiştim. Muratcan ve Mertcan şaşırmıştı. Çünkü ben bırakın eve bir erkekle gelmeyi onların yanında erkek sineğe bile yaklaşmıyordum. Mert'in şaşkınlığı bir nebze gitmiş olsa gerek, Demir'e elini uzatmış, "Merhabalar ben Mert." Muratcan'ı göstererek, " Muratcan da ikizim olur. Tanıştığımıza memnun oldum." demişti. Muratcan buga girmiş tepki vermiyordu. "Bende tanıştığımıza memnun oldum Mert. Merve ben şimdi gitsem iyi olur. İyi akşamlar dilerim. " demişti ve bahçe kapısından hızlıca çıkıp arabasına binmişti.

Yazar'ın anlatımıyla:

(Bir gün öncesi)

Demir'i ziyarete gelen Sare, dershanede olmasına rağmen rahat durmamış. Demir'i etkisi altına almaya çalışıyordu. Çünkü istediği bir araba vardı ve bunu Demir'e aldırmaya çalışıyordu.

Demir arabayı aldıktan bir kaç gün sonra Sare, arabayı diğer sevgilisi olan Burak'a hediye edecekti. Burağı her şeyden çok seviyor, onun için ne gerekiyorsa yapardı. Burak, Sare'nin demirle sevgili olduğunu biliyordu. Ama Sare, Demir'in parası için birlikte olduğunu bir süre sonra Demir'i terk edeceğini söylemişti. Oysa Sare ikili oynuyordu. Sare öyle fena bir kadındı ki sırf Demir şüphelenmesin diye, Burak ve Demir'i tanıştırmıştı.

Oda da başbaşa oldukları için Sare oturduğu koltuktan kalkıp Demir'in yanına doğru yürümeye başlamıştı. Demir'in sandalyesini kendisine doğru çevirmiş ve Demir'in kucağına oturmuştu. Demir, sinirlenmiş ama belli etmeyen yüz ifadesiyle Sare'nin amacını öğrenmeye çalışıyordu. Sare, Demir'in kollarını beline sarmış, kendi kollarını da Demir'in omzuna atmıştı. Demir'i etki altına aldığını düşünüyordu. Fakat Demir zeki bir adamdı. Sare'ye ne kadar aşık olmuş olsa da onun nasıl bir kadın olduğunu fark etmeye başlamıştı.

Sare tam araba konusunu açacaktı ki Ahmet abi kapıyı çalmadan içeriye girmişti. Sare hiç rahatsız olmamış gibi hâlâ Demir'in kucağın da Ahmet'e sinirle bakıyordu. Ahmet abi, "Yerin çok mu rahat Sare? Dershane de olduğunuzu unutuyorsunuz? Sare hemen gidiyorsun!" demiş. Demir, Ahmet abiden emir almazdı fakat onun üzerine söz söylemezdi. Çünkü Dershanenin başında babası varken Ahmet abi de vardı ve babasının en güvendiği çalışanıydı. Sare'nin bakışları Demir'e dönmüş, 'Hayır' demesini bekliyordu. Beklediği gibi olmamış Demir, sare'nin belinden kollarını çekmiş kucağından inmesi için gözüyle işaret yapmıştı. Sare, "Ben seni aşağıda bekliyor olacağım sevgilim. Beni bekletme seni çok özledim." demiş ve eşyalarını alıp odadan çıkmıştı.

Merve, Sareyi görmemişti. Dershaneyi merakla inceliyordu.

Ahmet abi, "Demir sana kaç defa söylemem lazım? Şu kadını getirme iş yerine." demişti. Sareyi günahı kadar sevmiyor, nasıl birisi olduğunu tahmin ediyordu lakin Demir'e bir şey söylemiyordu. Demir,"Abi tamam dikkat ederim. Sen ne için gelmiştin."

" Bir öğretmen geldi, iş ilanınımızı görmüş."

"Tamamdır abi gelsin odaya görüşelim." demişti.
Merve, odasına gelmişti. (O kısımları Merve'den dinlemiştik.)

Demir'in düşündüğü tek şey bu kadının gözleriydi.. İçinden, gözler kalbin aynasıdır. Kalbi gözlerine yansıma yapmış gibi güzeldi. Demir, Merve'nin içini çok net görebilmişti. Kalbinde uzun zamandır hissetmediği heyacan ve çocuksuluk arşa çıkmıştı. Sareyle tanıştığında bile bu duyguları hissedememişti. Merveyi iş'e kabul etmişti. Çünkü onu yakından tanımak istemişti. Ayrıca edebiyat öğretmenine de ihtiyacı vardı. Merve odadan çıkmıştı.
Ama Demir oda da hâlâ Merveyi görüyor gibiydi.

(Hikaye aşkı memnuya döndü. Kalbinize sahip çıkın..)
Demir, dershaneden çıkmış. Arabasına bindiğinde Sareyi aramıştı. Dershaneden çıktığını ve arabada onu beklediğini söylemişti. Sare, Demir'in yanına geldiğinde; Demir onu öpmüştü, aslında içinden Sareyi öpmek gelmiyordu fakat her şeye rağmen Sare'ye karşı zaafı vardı, istemeden etkileniyordu. Arabaya bindikten yarım saat sonra, Sarenin isteği üzerine Bar'a gitmeyi kabul etmişti. Uzun bir süredir barlara gitmek içinden gelmiyordu.

Bardayken Sare içkiyi fazla kaçırmıştı. Ama bilinci hala yerindeydi. Demir, ne kadar Sareye belli etmese de Sarenin davranışlarına sinirleniyordu. Sare, kendi telefonundan Demirle birlikte video çektikten sonra; Demir lavaboya gitmiş, telefonunu da masa da bırakmıştı. Sare, Demirden habersiz videoyu Demir'in sosyal medya hesabında paylaşmıştı. Demir lavabodan geldikten sonra bardan çıkmışlardı.

Demir, ilişkisini saklayan birisi değildi ancak sosyal medya hesabında paylaşmaktan hoşlanmazdı çünkü öğrencileri ile takipleşiyordu. Videoyu fark ettikten sonra hemen storysinden kaldırmış, Sareyle bu konu üzerine tartışmışlardı.

Sareyi evine getirdiğinde; Sare, Demir'i evine gelmemesi için bahaneler uyduruyordu. Demir'in içine bir şüphe düşmüş, evine gitmek yerine arabada beklemişti. Sare evine girdikten 5 dakika sonra Burak gelmişti. Demir'in şüpheleri doğru çıkmıştı. Sarenin evinin anahtarı onda vardı. Eve girip bu ilişkiyi sonlandıracaktı.

Kapının önüne geldiğinde, Sarenin kahkahalarını duyabiliyordu. Sessizce kapının kilidini açıp, içeriye girdi. Koridorda yavaşça ve sakince yatak odasına doğru gidiyordu. Sare ve burağın konuşmalarını çok net duyuyordu.

Burak, "Demir bir kaç saat önce, Demir seninle hikaye atmış, Sevgilim seni kıskanıyorum biliyorsun. Buna rağmen sürekli sizi birlikte görüyorum." demişti. Bu nasıl bir rahatlık anlamış değilim neysem. Sare, "Aşkım ne yapayım? idare etmemiz gerekiyor, bana çok aşık, istedğimiz her şeyi yaptırana kadar idare etmemiz gerekiyor. Hikayeyi de benden gizli atmış. Görünce hemen sildim. Sen rahatsız olma diye." AYNEN TATLIM KESİN ÖYLE OLMUŞTUR.

Burak gömleğini çıkarmış, yatağın üzerinde yatıyor. Sare ise kafasını burağın göğsüne koymuş. Burağa bakar şekilde uzanıyordu. Sare dolgun dudaklarını yaladı ve dudaklarını burağın dudaklarıyla buluşturdu. Tam üzerindekileri çıkaracaktı ki odaya Demir geldi.

Demir hiç şaşırmamış halde, "Yazıklar olsun Sare." demişti. Sareden böyle bir ihaneti beklemiyordu ancak şaşırmamıştı da. Sare ne olduğunu anlamadan, Demir evden çıkmış arabasına binmişti. Sare kalkıp Demir'in peşinden gitmek için toparlanırken, Burak belinden sıkıca Sareyi yatağa çekip kalkmasına izin vermedi...

(KURGU GERÇEKTEN AŞKI MEMNUYA DÖNDÜ. KİMİN ELİ KİMİN CEBİNDEE...)

Merve'nin anlatımıyla:

Ev girdiğimde mert ve murat çiçeklerimi alıp incelemeye başlamışlardı. Annemde mutfakta sofrayı hazırlıyordu. Yanına gittim. "Günün nasıldı kızım?" demişti annem. Gülümseyerek, "Çok güzeldi, iyi ki öğretmen olmuşum anne." demiştim. Annem mutlu olmuş gibiydi. "Sevindim Mervem. Hadi otur yemek yiyelim." diyerek masayı göstermişti. Ama tıka basa doluydum. "Anne ben tokum, dışarı da yemiştim." dememle birlikte, yakışıklılar aynı anda. 'ooooooooooo' demişlerdi. Murat gülerek, "Müdürünle miii yemek yediin?" demişti. Bir şeyi de bilme be çoçuuummm. "Evet, tanışma amaçlı birlikte yemek yedik." dedim. Üçü de şaşırmıştı. Ne var ki bunda. Alışkın değillerdi.. Mert araya girerek," Abla burda ki Beyaz gülleri kim gönderdi? E. yazıyor. Patronunun isminin baş harfi mi?" demişti. Annem bu konu açılınca hemen kafasını ocaktaki yemeğe çevirdi. "Hayır ablacığım. Müdürüm'ün ismi Demir. O çiçeği göndereni bende bilmiyorum." demiştim. Murat çiçeği, Mert'in elinden almış okumaya başlamıştı. "Yeni başlangıçlar gibi kokuyor? Abla senin sevdiğin diziden alıntı değil mi?" demişti. Kafamı sallayarak, "Evet ablacığım. En sevdiğim diziyi bile biliyor. Gönderen kişi kimse? Bende bilmiyorum." demiştim. Tahminlerime göre bir insan çiçek gönderiyorsa mutlaka bir süre sonra iletişime girecektir. Ne kadar merak etsem de zamana bırakmaya karar verdim. Annemler yemek yemeye başladığın da odama gidip pijamalarımı giydim. Makyaj masama oturup yüzümü temizlemeye başladım. Telefonumdan da Demirle birlikte dinlediğimiz, Kaçın kurasını dinliyordum. Kapıyı çaldıktan sonra annem odama gelmişti. Yanıma gelip, elini omzuma koydu. "Kızım yorgun değilsen, Sevim teyzenler bize çaya gelecek." demişti. Bu kadından pek haz etmiyordum. Ama annem için sabrediyordum. "Anne yorgunum ama gelene, gelme denilmez. Gelsinler." demiştim. Annem mutlu olmuş bir şekilde tekrar mutfağa gitti. Bende dolabıma gidip kıyafet ayarlamaya başladım.

Yeni giydiğim pijamaların yerini; siyah crop, gri eşofman, dizlerimi geçen salaş gri yelek almıştı. Az önce temizlediğim yüzüme sadece nemlendirici sürmüştüm. Uzun siyah saçlarımı ikili ters örgü örmüş ve odamdan çıkıp salona geçmiştim. Salonda sadece mert vardı. Yanına oturup, kolumu omzuna atmıştım. Geçen ki Murat'la olan tartışması hakkında pek konuşamamıştık aralarında ne olmuştu? Çok merak ediyordum. "Yakışıklı naber?" demiştim. Mert kafasını sağa doğru yatırmış, "Aynı abla iyiyim, sen nasılsın?" demişti. "Bende iyiyim kuzum. Murat'la aranız nasıl? Geçen ki konuyu hallettiniz mi?" demiştim. Mert bu soruyu soracağımı tahmin ediyor gibiydi. "Aramız iyi abla. Hallettik. Merak etme. Biz de aklın kalmasın." demişti. Pek inanmamıştım sorguya çekmeye devam edecektim ama kapının zili çaldı.Kapıyı açmaya gittim. Kapıyı açtım. Sevim teyze hemen içeriye girmişti.Henüz selam bile vermemiştim. Garip bir karı. Tam kapıyı kapatıyordum ki bir el kapıyı tuttu. Sevim teyze tek gelecek sanıyordum. Oğlu da gelmişti.. İsmi neydi bunun? Unutmuştum. Görmeyeli uzun bir süre olmuştu. Ayakkabılarını çıkarmış, içeri terliği giymişti. Kapıyı kapattım.

Boyu 1.85 falandı sanırım. Kumral saçları, yanaklı ama yüz hatları belirgin, sakalları ve kulağında piercing vardı. Elini uzattı,"Selam ben Emir. Sende Merve olmalısın?" demişti. Annelerimiz konuşurken ismimi duymuştur diye ismimi bildiğimi sorgulamadım. Uzattığı eli tuttum ve tokalaştık. "Tanıştığımıza memnun oldum Emir, buyur salona annemlerin yanına geçelim?" demiştim. Birlikte salona geçmiştik. Sevim teyzeyle, annem aynı koltuğa oturmuştu. Mert odasına geçmişti. Girişte selam vermeyen sevim teyzeye sarılıp,'hoşgeldin sevim teyze' demiştim. Emir'in yanına oturduktan sonra Sevim teyze, "Kızım Merve dershane de iş'e başlamışsın. Hayırlı olsun. Çok sevindim." Aynen öyle aynen kesin sevinmişsindir. Yüzümde ki samimiyetsiz gülüşle, "Teşekkür ederim sevim teyze." deyip. Ardından ayağa kalktım, "Ben çay doldurayım izninizle." demiştim. Hemen annemde ayağa kalkıp, "Kızım sen otur, biz sevim teyzenle hallederiz. Hem dedikodu ederiz biraz." Demişti. Sevim teyzeyle birlikte salondan çıktılar. Napcam ben tek başıma bu adamla ayol.

Derin bir nefes aldıktan sonra, "Sizin mesleğiniz nedir?" demiştim. Koyu kahve gözleri, beni inceliyordu. "Çocuk doktoruyum. Ayrıca siz demene gerek yok." Demişti. Ne sıfatla yok? "Siz de dershane de öğretmensiniz sanırım?" diye soru sormuştu. Kafamı onaylamak istercesine aşağı yukarı salladım. "Evet öğretmenim." demiştim. Bu adam nasıl hakkım da her şeyi biliyordu? Onun aksine ben, onun hakkında bir bilgiye sahip değildim.

"Hangi üniversiteden mezunsun?" demiştim. Gülümsedi, "Dokuz Eylül üniversitesinden mezunum. Sende oradan mezunsun sanırım?" demişti. Yok artık daha neler aynı üniversiteden mezun olmuştuk. Benim hakkımda bu kadar fazla şey bilmesi tesadüften de öte..

"Bir şey sorabilir miyim?" demiştim. Gözlerini yumarak, "Elbette," demişti. "Benim hakkımda bu kadar bilgiyi nasıl biliyorsun?" demiştim. Dudağını büzmüş, "Belki daha fazlasını biliyorumdur? Nergisleri daha çok sevdiğini biliyorum ama Beyaz gülleri nasıl buldun?" Tepki verememiş, öylece donup kalmıştım..

Bölüm biraz geç geldi kusura bakmayyıınnn :)))

Sizce Sare ve Demir'in ilişkisi nasıl ilerleyecek?

Sizce Demir ve Merve arasında nasıl bir bağ kurulacak?

Emir, Merve'ye karşı ne hissediyor?

Sizin de sorularınızı bekliyorum. Sevgiyle kalın çünkü sevgi daima iyileştirir.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

44okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 152

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18