2. bölüm / 3
# Bay Ve Bayan Yüzbaşım2-BÖLÜM
Bölümler 3Şu an: 2-BÖLÜM
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
2-BÖLÜM: TİM KURULUYOR (PART1)
Binbaşı Tümsek in odasından çıkmıştım.
Yemekhaneye doğru yürüyordum. Koridorun kenarında konuşan iki askeri gördükten sonra dikkatlice baktım. "Ne yapıyorsunuz orada !?" Anlık irkildiler bana döndüler "e-efendim komutanım?" "Size diyorum ki koridorun köşesinde fısır fısır ne konuşuyorsunuz!?" "Ş-şey komutanım arkadaş kaybolmuş yolu anlatıyordum " "arkadaşa sor bakalım 3 aydır askeriyede nasıl kayboluyormuş " diğeri konuşmaya başladı bu sefer " komutanım yer duyularım pek iyi değil " şüpheli davranıyorlar ama yinede belli etmedim "anladım, ismin neydi -" düşünüyordum dilimin ucunda"-Feyzi dimi " "E-evet ben Feyzi " "tamam Feyzi şimdi antrenmana geçin, eğitimlerinizi aksatmayın " "Tamam Komutanım" ikisinin aynı anda söylediği şey ile yemekhaneye doğru ilerledim. Yemekhaneye varınca sıraya girip tepsimi aldım . Yemekleri tepsiye doldurup boş bir masaya geçtim. Shinitsel i çatalımın yanı ile doğrayıp ağzıma attım . Gerçekten tavuk eti bi başkaydı , oldu bitti çok severdim . Yanımda hissettiğim beden ile kafamı o tarafa doğru çevirdim gelen Yüzbaşı Mehmet'ti "karşınıza oturabilirmiyim yüzbaşım " "tabiki oturabilirsiniz yüzbaşım " kafamı hafif sallayarak söylemiştim oda normal bi şekilde gülümseyerek oturdu ."Eee neler yapıyorsunuz , sadece operasyon için mi buraya geldiniz ?" Sorduğum soru ile " aslında 3 hafta önce bir operasyondan döndüm, uzun zamandır buraya gelmeyi planlıyordum bu zamana kısmetmiş" ağzımdaki lokmayı bitirince "hımm, anladım" kafamı kaldırdığımda arkada koridorda gördüğüm asker yan masadaydı yanına gelen asker "Fehmi antrenmana neden gelmedin ?" Sorusunu duyunca şaşırdım Fehmi mi ? İsmi Feyzi degilmiydi , koridorda sormuştum Feyzi dediğine eminim "Yüzbaşım, size diyorum " Yüzbaşı Mehmet in seslenmesi ile anlık düşüncelerimden ayrıldım "kusura bakmayın Yüzbaşım duymamışım , ne diyordunuz " başta arkasına döndü Fehmi mi yoksa Feyzi mi bilmediğim askere baktı " bir sorun mu var Yüzbaşım?" Başta sağıma soluma baktım ve masaya doğru hafif eğildim, aynı şeyi yüzbaşı Mehmet te yapmıştı. "O askerden şüpheleniyorum " anında söylediğim şey ile donup kalmıştı "eminmisiniz Yüzbaşım, bir kanıtınız varmı?" "Yüzbaşım şöyleki, koridorda başka bir askerle gizli gizli konuşuyordular ne yaptıklarını sorduğumda saçma sapan bir şekilde cevap verdiler . Ayrıca 3 aydır askeriyede bulunan bir asker nasıl yerini karıştırıp çalışma odalarının olduğu kata girebilir hemde antrenman zamanında " "Belki karıştırmış olabilir ayrıca sizden çekildiğinden dolayı saçmalamış olabilirler" "eğer isminin Feyzi mi diye sorduğumda evet komutanım adım Feyzi dediyse ve adı Feyzi değilde Fehmi ise o zamanda mı çekinmiş olur yüzbaşım " "yok yüzbaşım, direk korkmuş sizden ve o an saçmalamış gerçektende şüpheli bir davranış " " bu ülke bir 15 temmuz yaşadı ikincisine izin vermeyiz , ama şundan bir emin olayım " ayağı kalktım "ne yapıyorsunuz yüzbaşım " "hemen gelicem yüzbaşım bekleyin " 2 askerinde oturduğu masaya doğru adımladım arkalarına gelince omuzlarına dokundum ikiside aynı anda kafasını çevirip bana baktılar ve ayağı kalkmaya hazirlaniyordularki omuzlarından kuvvetlice tutup kalkmalarını engelledim . "Kalkmanıza gerek yok bir soru sorucam sadece , bu arada senin ismini hep unutuyorum neydi ?" "Ben mi komutanım " "Evet , Feyzi miydi ?" "Y-yok komutanım adım Fehmi " "Aaa evet , evet Fehmi " ürkmüş bakışlarla bana bakıyordu ama fark etmemiş gibi konuşmaya devam ettim "Derya'yı bugün gördünüz mü ? " diğer asker "Komutanım o bugün, hatta bu hafta izinli ailesi köyden gelmiş galiba ondan dolayı bu hafta gelmeyecek " "tamam anladım , size afiyet olsun " yapmacık bir gülümseme yapıp yanlarından ayrıldım ve geri yerime oturdum . Yüzbaşı Mehmet in meraklı bakışları bendeydi "emin oldunuz mu yüzbaşım?" " evet emin oldum , kesinlikle bir olaylar dönüyor . Şuan tam olarak anlamış değilim ama bizim için tehlikeli olabilir " " Size katılıyorum umursamazsak sonradan başımıza büyük dertler açabilir " söylediği şeye onay verdiğimi belli edercesine başımla onayladım. Yemeklerimizi yerken arada da muhabbet ettik . Sonra odalarımıza geçtik. Anlaşmış, yüzbaşı Mehmet, Fehmi mevzusunu araştıracaktı bende Tim için kişilere bakıp, Tim i kuracaktım. Benim işim aslında biraz daha kolaylaşmıştı. Binbaşı Tümsek in yardımı ile Time alınabilecek ülke genelindeki 50 askerin dosyası masamdaydı, benim görevim arasından 13 kişiyi daha seçip timi kurmak. İlk dosyayı elime aldım .
(Her askerin ardındaki 3 yıldızdan sonraki metin anlatılan askerin gözündendir) Şüheda Kılıç ;
27 Yaşında ,P.Ö.H 'Den 18 yaşında Dünya yakın dövüş Avrupa 1. Ödülü var . Yakın dövüş, silahlı ve silahsız olmak üzere ikisinden de profesyonel belgeleri bulunuyor . Sadece yakın dövüş değil Karete de yapmış . Lakabı Şehit , lakabının sebebi şehit olmayı çok arzulaması ve bir çok kez ölümden dönmüş ve her seferinde şehit olduğu sanıldığı için Lakabı "Şehit "
***
Gözlerimi yavaş yavaş açmaya çalışıyordum. Başım ağrıyor, ne olduğunu hatırlamaya çalışıyordum. Ne olmuştu? En son askeriyeden çıkıyordum sonra farkettigim şey ile ellerimi çözmeye çalıştım. Büyük ihtimal kaçırılmıştım ve şuan bir depoda ellerim bağlı bir şekilde sandalyede oturuyordum içeri giren yüzü bağlı bir adam gördüm sadece gözleri ve anlı açıktaydı, siyah bandana takmış ve bana doğru yürüyordu . Tam karşıma doğru geldiğinde karnına bir tekme attım . Hafif öne doğru eğilip karnını tuttu . Ayağım ile çelme takıp yere düşmesini sağladım tam karşıma düşen adamın boynunu dizlerimin arasına alıp iyice sıkıştırdım. Uzun bir süre çırpındı ama sonra gözleri kapanıp bayıldı kapının arkasından birkaç ses "hadi altı üstü bir kızı getireceksin " sesi fazla takmamaya çalışarak adamın üstünü ayaklarım ile inceledim diz ceplerinden birinde bıçak vardı sandalyeyi yan şekilde düşecek şekile getirdim düşünce depoda sandalyenin sesi yankılandı. Tekrardan depo kapısının oradan bir ses daha geldi "Ne oluyor o ses neydi " aralarında konuşuyordular "kızı getirecek ya sandalye düşmüştür " Aynen, aynen çok getirir. Bende o sırada bıçağı almış bileklerimdeki iplerden kurtulmaya çalışmıştım, ipi kesmiştim bile sıkı bağladıklarından bileklerimi ovuşturdum . O sırada içeri giren yaklaşık 15 adam depoyu doldurdu silahlarını bana doğrultular "indir o bıçağı " dediklerini yaptım bıçağı yavaşça yere bıraktım ve ellerimi havaya kaldırdım onlarda silahlarını indirdiler. Şuan uysalı oynamak durumundayım. İkisi koluma girdi, birkaçı önümde kalanlarda arkadaydı. Sakince nefesimi verdim , başlarına dert almışlardı. Ben bunları kırıp dökerdim dökmesine ama sonra adam akıllı terörist olupta beni şehit edemedikleri için ayrı bir dayak daha yiyecektiler yok yani 12 yaşımdan beri şehit olmak istiyorum aralarından biride beceremiyor olacak iş değildi. Yanımdaki adamların kollarını sıkıca tutup öndeki adamın sırtına basarak takla atmıştım tabi arkadaki adamın omzuna tekme atarak yere basmıştım, kollarımdan tutan iki adam kolları büküldüğü için acı içinde kıvranıyor, kurtulmaya çalışıyordular. Kendi elimi düzeltip hızlı bir şekilde bileklerini kavramış kendime çekmiştim ikisininde yüzüne aynı anda yumruk geçirmiştim. Arkamdan gelen adamın bana yumruk atacağını hissettiğimden aşağıya doğru eğildim , bunu beklemeyen adam öne doğru sendelemişti bende anında dikleşip diz kapağının arkasına tekme attım, attığım tekme ile adam yere kapaklanmıştı. Hızlı bir şekilde arkamı döndüm 7- 8 adam karşımda dövüşe hazırlanıyordu oyalanmadan hemen birine doğru atıldım bunu beklemeyen adam saçma ve düzensiz yumruklar savurdu hepsinden sırayla kurtuldum . Adamın çenesine attığım yumruk ile ağzını tutmaya başladı daha tam olarak onun işini bitirmeden diğer adam omzumdan tutup kendine çevirdi bende kendimi geriye atarak yumruğundan kurtulmuştum. Öne doğru giden kolunun bileğinden tutup kendime, diğer elimle omzunu tutup ileriye doğru iteledim acıyla inleyen adam elimden kurtulmaya çalışıyordu o sırada bana doğru yaklaşan adamın karnına sert bir tekme attım adam anında yere düşüp kıvranmaya başladı elimdeki adamı daha kuvvetli iteleyerek yere düşmesini sağladım büyük ihtimal omzu kırılmıştı. Gelen adamlarıda aynı şekilde halledip hepsinin yeri boylamasını sağlamıştım o sırada depoda fark etmediğim hoparlörlerden ses çıkmaya başladı "Şüheda Kılıç eğitimini başarıyla tamamlamıştır, Depo çıkışındaki askerleri takip ediniz " bunların hepsi birer eğitimmiydi? Beklemediğim bir şeydi ellerim ile saçımı arkaya doğru düzelttim yerdeki adamlara baktım, hepsi askermiydi yoksa tutulmuş birer adam mı emin değildim ama emin olduğum bir şey vardı oda şuan hepsinin yerlerde kıvranıp, yaşamaya çalışıyordular. Yüzümdeki gülümseme ile depodan ayrıldım.
***
Elimdeki dosyaya Memnun bir şekilde baktım Şüheda Kılıç ı Time almayı düşünüyorum. Yakın dövüşte ondan iyisini bulamazdım. Operasyon konularında da başarılıydı o yüzden Şüheda Kılıç TİME ALINDI. Diğer dosyayı elime aldım.
Samet Erdinç;
26 Yaşında, Keskin Nişancı, Atadan oğula geçme özellik, babası dedesi hatta onun dedesi bile hepsi asker . Lakabı "Şahin Göz" gördüğünü yaşatmaz, görmediği de yoktur zaten .
***
"Kaç kişi var Şahin " hoparlörden gelen ses komutanıma aitti benden cevap bekliyordu silahın dürbününe iyicene odaklandım son saydıklarım ile toplam 38 elimi kulağımdaki cihaza koyarak "Komutanım 38 kişiler " elimi aletten çekip tekrar dürbünden teröristlere baktım "bakalım ne kadar Şahinsin Lakabının hakkını ver Şahin" aletten gelen ses benim sırıtmama sebep olmuştu bile ,dürbüne odaklandım yerlerini ezberlediğim teröristlere sırayla ateş ettim onlar ise sağa sola kaçışıp nerede olduğumu anlamaya çalıştılar daha birkaç dakika olmadan hepsi cehennemi boylamıştı. Son adamı vurmam ile mikrofondan bir ses daha geldi ses geldi "komutanım hepsi anlından vurulmuş !" "Şahin Göz testi geçtin " komutanın söylediği şey ile dudağımın kenarı kıvrıldı "Niye komutanım geçemiyeceğimden şüpheniz mi vardı ?" "Ona ne şüphe Şahin "
***
Bu Şahini almazsak pişman olurduk yapılan testlerde ve operasyonlardan yüksek puanla geçmiş Samet Erdinç TİME ALINDI.
Burak Karaoğlan;
26 Yaşında, Bomba imha , sinirli bir kişiliğe sahip,karşısına gelen bombayı patlamasını engeller ama içindeki bombaları durdurduğu söylenemez Lakabı "Barut "
***
Allah'ım sabır ver ."Burak ne oldu sanki sinirli gibisin " komutan diye bir şey demiyorum ama başımda 10 tane çocuk tepiniyor eğitim için gelinecek en son yerde , çocuk parkındaydım en az 20 çocuğu çayıra salar gibi parka getirmiş biyandan bana soru soruyor sırtıma filan çıkıyorlar "yok komutanım ne siniri " dişlerimin arasında zar zor konuşuyordum komutan bir sandalyeye oturmuş üzerinde bomba vardı ben bombayı durdurmaya çalışıyordum ama bazı çocuklar sırtımda, bazıları koluma asılmış tutunuyor beni çekiştiriyor, saçımı çekenden üstüme atlamaya çalışana hepsi sinirlerimle oynuyordu bombanın 2 dakikası vardı ben ter döküyor, komutanım ise bundan zevk alırcasına benimle uğraşıyordu. Bu çocuklar sussa tamamda bağırıp duruyorlar son kabloları koparmak üzereydim 4 kablo elimde duruyordu hangisi olduğuna emin olamasamda kırmızı olduğunu düşünüyordum. O sırada yanımda çığlık atan çocuk tüm düşüncelerimi mahfetmişti. Sırtımdaki çocuk "bence bu abi yalan söylüyor ,asker dediğin silahı olur bu abinin silahı bile yok " Ya havle , Ya havle kaşlarımın yanındaki damarlar atıyordu sinirden, elim ayağım titriyordu artık,elime kırmızı kabloyu aldım . "zaman azalıyor Barut , emin misin " "Emi-" "Emin değilsen buradaki çocuklar ölür barut o zaman ne olur. Asker mi olursun katil mi ? Bana birşey olmaz barut olan sana olur " komutan dinlemiyor ki elime kırmızı kabloyu aldım ve yavascana kestim . Evet bomba durmuştu . Sonunda başımı kaldırıp derin bir nefes vermiştim . "Aferin Barut testi geçtin ama bu çocuklar ne olacak askerleri merak ediyormuşlar. Sen onlarla velileri gelene kadar ilgilen . Benim işlerim var biliyorsun " Ne hayır zaten yarım saattir çekeceğimi çektim . Çocuklar sevinçle oleyy diye bağırıp seviniyordular "komutanım bekleyin başka birisi ilgilensin " komutan beni gram takmadan gidiyordu son kez "komutanım " diye bağırdım durmadı . Şimdi ne yapacaktım.
***
Siniri biraz dezavantajlı ama çok yardımı olurdu . Son kez dosyayı kontrol ettim artık emindim Burak Karaoğlan TİME ALINDI. Bir kaç dosyayı atlamıştım. En üsteki dosyayı bu sefer elime aldım
Cemre Anlık ;
26 yaşında, Dil uzmanı. Babası İngilizce öğretmeni annesi Alman bir Türkçe öğretmeni. Türkçe,İngilizce,Almanca,Fransızca,Arapça,Rusça,Çince,Farsça ve İtalyanca olmak üzere toplam 9 dil biliyor . Lakabı "Turist" gizli operasyonlarda çok yer almış.
***
"Siz galiba buraları çok iyi biliyorsunuz (arapça) " adam sinirlerime dokunuyor , göz devirmemek için kendimi zor tutuyorum. "Evet sık sık buralara gelirim(arapça) " zoraki gülümse ile söylediğim şeye adam kendini zorlarcasına kahkaha attı . Şuan mümkün olsa kendimi arabanın camından atacaktım . Komutanın söylediği dükkan gözükürdeydi. Benim görevim bu zengin Arap iş adamını o dükkana tek başına sokmak . O iş kolaydı ama adam adam değildi kendini itici yapmaktan üstüne yoktu "Aaa şu dükkanı görüyormusunuz(arapça)" "Evet görüyorum bir şey istiyorsanız adamlara söyleyelim alıp gelsinler(arapça)" "Yok onlara söylemeyelim, biz beraber alıp geliriz(arapça)" şimdi kusucam Allah'ım "yorulmazdınız, adamlar alır gelirdi(arapça)" "iki elimle adamın kolunu tutup "Yaa lütfen beraber gidelim(arapça)" adamın yüzündeki
iğrenç ifadeyi gördükten sonra aklımdan işkence çeşitleri geçmeye başladı . Kafasını duvardan duvara vuracaktım. Az daha dayanmalıyım dükkan in önünde durduğumuzda arabadan başta adam indi sonra gelip benim kapımı açtı zoraki gülümseme ile arabadan indim "teşekkür ederim (arapça)" "ne demek sizin gibi bir bayana tabiki kapılar açılır(arapça)" o bayan şimdi sizin kafanızı kıracak dükkana doğru yürümeye başladık. Peşinden adamlarıda geliyordu "hani beraber gidecektik(arapça)" elimle adamları gösterdim "adamların hep peşimizden mi gelicek?(arapça)" Adam başta bana sonra adamlarına baktı "tamam sizin gelmenize gerek yok , biz hemen gidip geliriz (arapça)"
Tamda istediğim olmuştu üstümdeki sarı mini elbise ve topuklulardan kurtuldummu tam olucaktı . Dükkana girdik. Bomboş dükkanın ortasına doğru adımladık. Adam şüphelendiği için "dükkan boşmuş zaten hadi gidelim (arapça)" "Aaa nereye gidiyorsunuz zaten bunun için geldik (arapça)" adam arkasına dönmeden geri geri adım atmaya başladı ama ona bir sürpriz vardı. Arkadaki askerin silah doğrulttuğunu görmeyen adam silahın namlusunu hissedince durdu . Diğer gizlenen askerlerde gizlendiği yerden çıkıp silahlarını doğrultular. Komutanım bana doğru adımlayarak karşımda durdu "Tebrik ederim Turist , Testini başarıyla geçtin" yüzümdeki gülümseme ile "komutanım sizden bir ricam var" "Dinliyorum" "Komutanım şu herifi sabahtan beri öldürmeden şuana kadar zor dayandım sizden ricam şuna bir vursamda rahatlasam , Vallahi gece uyuyamam " komutan gülerek "tamam ama sadece 1 defalığına " sabahtan beri topuklularla yürüyordum ama ilk defa tıkırtısı kulağıma hoş gelmişti hızlı adımlarla Arap olan adamın karşına geçtim beklemeden yumruğu yüzüne geçirdim. Yumruğun kuvvetiyle yere yapışmıştı. Yere düşmesiyle Arapça küfürler savurmaya başladı.
***
Cemre bu Teşkilatta en çok işimize yarayacak kişilerden biriydi . Almamız bizim yararımıza olurdu Cemre Anlık TİME ALINDI.
Efgan Varlı ;
27 yaşında, Hacker . Üniversitede yazılım bölümünü birincilikle bitirmiş ama asker olmak istediğinden üniversitesini bitirir bitirmez askere gitmiş. Türkiye'nin en zengin 20 ailesinden birinin oğlu Lakabı "Zehir"
***
"Komutanım sisteme giriş yaptım " kulağımdaki alete söylediğim şey ile komutan "Aferin Zehir kaç kişi kullanıyor sistemi " komutanım daha söylemeden ben öğrenmiştim birkaç tuşa daha basarak yerlerini tesbit etmiştim bile " komutanım sistemi şuan 46 kişi kullanıyor, ama ikisi bilgisayardan giriş yapmış ve hepsi birbirine çok yakın ayrıca koordinatları buldum size gönderiyorum " "tamam zehir koordinatlar geldi " şehir merkezinde gizli bir patlama yapmayı planlıyordular metro hattından şehir merkezine birçok yerde telefonlardan sisteme bağlıydılar telefonların içindeki yazılımlar bulundukları konumlardaki bombaların patlamasına sebep olucaktı. "Adamları bulamıyoruz çok fazla insan var" diğer Askerin söylediği şey ile "komutanım bir fikrim var " "seni dinliyoruz zehir " "komutanım insanlara bunu anlamadan yapılabilecek tek şey adamların telefonlarınıda haclemem " "biz peki nasıl anlıyıcaz haclediklerini " komutan ile konuşurken biyandan da bilgisayarlardan yeni bir virüs oluşturuyordum."komutanım siz gündoğdu türküsünü seversiniz " son yaptıklarım ile işlem tamamdı. "Komutanım hepiniz size söylediğim kordinatlardasınız , şimdi beni dinleyin bu adamların telefonlarından yüksek sesle gündoğdu türküsü çalacak, ondan anlayacaksınız " Dediğim lafı bitirir bitirmez tuşa bastım tam 44 kişinin telefonundan aynı anda
" Gündoğdu hep uyandık
Siperlere dayandık
Gündoğdu hep uyandık
Siperlere dayandık
İstiklalin uğruna da
Al kanlara boyandık
İstiklalin uğruna da
Al kanlara boyandık
Sandılar Türk uyudu
Ata cenge buyurdu
Sandılar Türk uyudu
Ata cenge buyurdu
Türkün asker olduğunu
Dünyalara duyurdu
Türkün asker olduğunu
Dünyalara duyurdu"
Yüzümdeki gülümseme büyümüştü . Kameralardan adamların yüz ifadelerini görebiliyordum. Cidden görmeye değerdi. Zaten bilgisayarlardan giriş yapanların yerleri çoktan tesbit edilmişti. Bütün teröristler hepsi aynı anda yakalanmıştı. Son kez komutanımın sesi geldi "Zehir testi geçtin , tebrik ederim "
***
Fazla uzatmaya bile gerek yoktu . Efgan Varlı TİME ALINDI. Sıradaki dosyayı elime aldım .
Devrim Durmaz ;
28 yaşında, P.Ö.H ' Den, Lakabı"Deli Fişek" yerinde durmayan ,her şeyi şakaya vuran , eğlenceli bir tip . Ama manyaktır. Olabilecek en saçma şeyleri yaparak rakibini şaşırtır ayrıca düşmandan iyi laf alır. Tabi onun becerisindenmi yoksa düşman bile kurtulmak istediginden mi bilinmez.
***
"Komutanım ben bu adama dalarım " "ne diyorsun deli fişek, dur durduğun yerde " "komutanım ağzını gözünü yamultuyor görmüyormusunuz , çok cins bir herif bu " " bak deli fişek , şuanlık bir plan yok o yüzden dur durduğun yerde " komutan beni hafife mi alıyor anlamış değilim ama IQ mü kullanarak bir plan buldum "komutanım benim bir planım var " "söyle seni dinliyoruz deli fişek " " komutanım bizde bulunan haritanın üzerinde birkaç yere işaret koyucaz ama burası hariç, haritanın arkasınada işaretli yerlerde bomba olduğunu hemen bu dağın arasındaki yere toplanmalarını yazıcaz. Tabi bizde bu esnada diğer dağları da turlayıp pusu kurucaz " "ve teröristler buna inanacak öylemi " "komutanım size kısa hatırlatma bunlar biraz aptal oluyorlar hemen her şeye inanıyorlar " "peki inanmasalar ne olucak?" " komutanım bir şey farkettim siz biraz fazla unutkansınız B12 eksikliği mi var sizde ?" " Fişek!!" Komutanın tehtitkar sesi ile "şaka , şaka komutanım gülün diye" diğer askerler gülüyordu . Komutan bu sefer "Sorduğum soruya cevap bekliyorum" " komutanım Şahin'ni gönderecekler birazdan o yerlerini tesbit eder " "Allah'ım yarabbim " komutanın dediği şeye "Komutanım Allah bizimde Allah'ımız yaniiggg" diğer askerler gülerken komutan sinirli bir şekilde bakıyordu. Ne sanki ne dedim . Bu komutan da çok alıngan canım, alıngan komutan mı olur . Velhasıl benim dediğim planı yaptık taşa bağlayıp 3 dağın arasındaki teröristlerin toplanma yerine attık birkaç dakika içinde teröristlerin hepsi buraya geldi içeridekilerde dışarı çıkmıştı. Keskin nişancılar yerlerini almış komutanın emrini bekliyordu . Komutanın emriyle bütün teröristleri vurmaya başladık . Planım sayesinde işimiz dahada kolay olmuştu. Komutan "bunu söyleyeceğimi bilmezdim ama Deli fişek Testini başarıyla tamamladın. "
***
Devrim gerçekten deli fişeğin tekiydi benim asıl düşündüğüm. Barut ile fişek in uyumu neler olacağını merak ediyordum . İşimizi de görecek türden başarılıydıda o yüzden Devrim Durmaz TİME ALINDI.
Bekir Aksu ;
26 yaşında, P.Ö.H den , Vatana ve Dinine bağlılığı çok , ayrıca fazla zeki birisi lise öğretmeni fazla zeki olduğunu düşünerek müdüre söylemiş, müdürden bunu yetkililere söylediğinden IQ testi yapmışlar. Sonucu şaşırtıcı şekilde yüksek çıkmış . IQ 226 yani tam anlamıyla Dahi. Evli .Lakabı "Zeki İmam "
***
"Bir planı olan varmı?" Komutanın dediği soruya kimse cevap vermemişti ama timdeki arkadaşlardan birisi "Komutanım bizden bir plan çıkmaz ama Zeki İmamdan çıkar" komutan bu sefer "zeki imam kim peki " "benim komutanım" "Zeki İmam sana neden İmam diyorlar ? İmam mısın?" "Hayır komutanım, İmam hatip okuduğumdan öyle diyorlar " "İmam hatip okuyan asker ilk defa görüyorum " " bizde ilk oluruz komutanım " "Aferin asker , şimdi şöyle nasıl bir plan yaparsak bu binadan kayıpsız ayrılırız " komutanın dediği ile düşünmeye başladım "komutanım elimizde neler var ?" Komutanım yanındaki askere baktı, bakması ile asker konuşmaya başladı "3 el bombası, 5 sis bombası, 3 bağlantısız kamera , 2 ısı duyarlı kamera , hepimizde silah , tabanca, hançer ve fazlasıyla yetecek kadar olmasada mermi bulunuyor ayrıca silahlarımızın hepsinde susturucu var ve 1 lazer Nişancı dürbünü, 2 elektrikli tabanca ,6 telsiz bulunuyor komutanım " aklıma gelen fikir ile konuşmaya başladım komutanım bir planım var" Bulunduğumuz bina eski bir binaydı, variller su doluydu sayıca azdık ama üst katta bulunan belleği almamız gerekiyordu. Gizli bir şekilde binaya giriş yapmıştık ama düşman bizden ortalama 4 kat daha fazlaydı .3 katlı binanın ilk katını temizlemiştik ilk katta 12 adam yerleştirmiştiler ama tahminimce toplam 50 küsür adam vardı . Merdivenden çıkınca direkliğin kapı ile karşılaşıyorduk. Kapının üstüne ısı duyarlı kameralardan yerleştirmiştik varildeki sulardan birini merdivenden aşağıya döktük bunları yaparken hem sessiz hemde hızlı davranıyorduk kameranın görüntüsü elimizdeki tablet ile bağlantılıydı. Kattaki adamların hepsi susturucu ile öldürdüğümüzden kimse fark etmemişti ama şimdi elimdeki silahın susturucusunu çıkarttım. Plan doğrultusunda 2 sis bombasını attık sis dağılmaya başlarken elimdeki silahı havaya 3 kez ateş ettim . Yukarıdaki hareketlilik sesten belli oluyordu . Kapıyı açtılar tabletleri görüntüde en az 17-18 adam sırayla inmeye başladı . Geleni biz tablet sayesinde vurabiliyorduk ama onlar bizi göremeden ölüyordu ayrıca bir kısmının yere oturarak korunmaya çalıştığını fark ettik bu sayede elektrikli tabanca ile suya en yüksek voltajlı ayarda elektrik almasını sağladık. Başta hissetmeyen askerler sonradan elektriği hissetmeye başladılar . Anlık ayağı kalkmaya çalışanların bacakları titreyip yere düşüyordular. Merdivende olduklarından birçoğu merdivenlerden yuvarlanmıştı. Kalan mermileri dikkatli kullanarak destek gelene kadar dayanmalıyız.~ Artık ciddi bir çatışma içindeydik , mermilerimiz azalmış adamlar tahminimizden fazla çıkmıştı. Duyduğumuz helikopter sesi sevinmemize sebep olmuştu. Gelenler bizimkilerdi dışarıya koyduğumuz kameralar ise işe yaramış, hatta bir ara arkadan saldırı yapmaya kalkıştıklarında haberimizin olmasını sağlamıştı. Destek ekibi gelmiş kalan kişilerin teslim olmasını sağlamıştık. Artık timce derin bir nefes verip , rahatlamıştık . Komutan yanıma gelince dikleştim "Seni tebrik ederim Zeki İmam , görevi başarıyla tamamladın "
***
Açıkçası bu tarz birine her timde ihtiyaç duyulur . Zor vakitte bir çıkış yolu bulabilen birisi, Bekir Aksu TİME ALINDI.
Bölüm etkileşimi
