1. bölüm / 4
Balkız1. Bölüm: DNA Testi
Bölümler 4Şu an: 1. Bölüm: DNA Testi
- 1 1. Bölüm: DNA Testi2.027 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 2. Bölüm: Gerçek Alaca1.163 kelime
- 3 3. Bölüm: Hastane1.331 kelime
- 4 4. Bölüm: Yeni Ev1.099 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Balca’nın bakış açısından
Elimdeki kaleme ve karşımda duran tuvale baktım dikkatle. Yine ve yeniden bir resim çalışması yapıyordum. Okulda nerdeyse bütün sanat dallarına bağlanan klüplerde yer aldığım için resimde de vardım tabiki.
Şimdi ise performans ödevi olarak bir tuval çıkarmam gerekiyordu ortaya ama benim aklımda kesinlikle hiçbir şey yoktu. Hayal gücü geniş bir insandım normalde ama şuan nedense tıkanmış haldeydim.
“Balca hadi kızım yeter bu kadar tuvale boş boş baktığın yemeğe gel!” diye bağıran babamla en sonunda yerimden kalkmış ve aşağıya inmeye başlamıştım.
Seren mahallesinde iki katlı tatlı bir evde yaşıyorduk babam,abim ve ben. Annemi maalesef 12 yaşındayken trafik kazasında kaybetmiştik. O günden sonra babam bana daha bir düşkün olmuştu çünkü o arabanın içinde bende vardım. Ağır yaralı kurtulmuş neredeyse iki ay hastanede yatmıştım. Ama isterdim ki annem de benimle beraber kurtulsun. O benim her zaman rol modelimdi ve hepte öyle kalacaktı.
Annem de benim gibi sanata çok tutkulu bir insandı zamanında. O yaşıyorken onunla hep resimler çizer dans ederdik. O ressamdı,kendine ait bir çok sergisi bile vardı fakat artık onlarda unutulmuştu insanlar tarafından. Fakat ben onları hiçbir zaman unutmayacaktım.
Düşünceler içinde mutfağa girdim ve masaya oturdum. Abim masada yoktu,babamda yemek koyuyordu. Bu evde yemekleri her zaman babam yapmıştır. Kendisi çok yetenekli bir aşçı ve restoranları var. Hepsinin ismi de Derin cafe&restoran. Babam anneme çok aşık bir insandı kendimi bildim bileli. Her zaman babam gibi birisi karşıma çıksın istemiştim bu hayatta.
Babam masaya tabakları yerleştirirken kalktım ve bende çatal,bıçak,kaşık,bardak gibi şeyleri getirmeye başladım. Babam ben taşırken elimden aldı ve koklayarak saçlarımı öptü.
“Sen zahmet etme kızım. Ben hallederim,git abini çağır hadi. Eşşek sıpası odasına girmiş oyun oynuyor yine.” dedi sinir oluyormuş gibi. Halbuki ben biliyordum ki babam abimi de çok seviyordu.
Kıkırdadım ve başımı sallayıp kocaman öptüm yanağından. “Tamam babacım.”
Tekrardan yukarıya çıktım ve abimin odasına gidip kapıyı çaldım. Ne kadar çok abimle birbirimizi sinir etsekte bulaşsakta her zaman saygımız vardı. İçeriden gelen “Gel” sesiyle kapıyı açtım.
Abim yine her zamanki gibi bilgisayarında oyun oynuyordu. Kulaklığı takılı olsa da duyuyordu.
“Abi hadi yemeğe.” dedim tatlı tatlı bakışlar atarken. Abim şöyle bir baktı bana ardından arkadaşlarıyla vedalaşıp oyunu kapattı. Yanıma geldi ve yanağıma kocaman bir öpücük kondurdu.
“Ohhh bal ya, sen bugün bir daha mı tatlısın bana mı öyle geliyor incim.”
Abim bana incim derdi. İnci ismini o koymuş bana. Bu yüzden özeldi.
Havalı havalı saçlarımı savurdum. “Ben hep tatlıyım abi.” Güldü ve yanağımdan bir makas aldı. Daha sonrasında yanımdan geçip aşağıya inmeye başladı. Bende peşine takıldım tabi hemen.
Masaya geçip oturduk ve yemek yemeğe başladık.
Nisan aylarının sonlarındaydık. Havalar yavaştan ısınmaya başlamıştı. Bu yüzden üstümde bir tişört ve altımda bir şortla oturuyordum.
Babam bana bakarak konuştu. “Kızım tuvalin için bir fikir bulabildin mi?”
Üzgün bir şekilde “Hayır baba, hâlâ boş boş bakıyorum öyle,resmen beynim durmuş gibi aklıma hiçbir şey gelmiyor.” dedim.
Abim ağzı dolu bir şekilde konuştu. “Kızım ne taktın bu kadar ya biraz akışına bırak.”
Yüzümü buruşturdum. “Ağzındakini bitir de öyle konuş habeş.”
“Sensin kızım habeş, düzgün konuş benimle.”
“Az önce, yiaa ıncı sen bıgin bir daha mi titlisin yiaa diyordun noldu?” diyerek onu taklit ettim.
“Kafana atarım kaşığı iyiki iki iltifat ettik cadıya.”
sinirle baktım ona. “Cadı senin exindir bi kere be!”
“Exlerime ne çok önem veriyorsun sen ya.” dedi sırıtarak. Dalga geçiyordu bide habeş.
“Sen benimkilere ne kadar önem veriyorsan bende o kadar canım.” diyerek göz kırptım. Dediklerimde suratını astı ve göz devirdi. Aslında birden fazla eski sevgilim yoktu tabiki. Sadece bir tane vardı oda Orkun’du. Kendisi şuan telefonuma mesaj yağdıran kişiydi.
Orkunla lise birin ikinci döneminde sevgili olmuş ve nerdeyse iki yıl sevgili kalmıştık. Birbirimizi sevsekte ilişkimiz çok toksik bir evreye gittiği için ben ayrılmıştım. Fakat Orkun hâlâ bana tabiri caizse aşıktı.
Kendisi okulun popüler çocuğu diye adlandırılıyordu. Bende popüler kız diye adlandırılsam bile benim peşimden koşan fazla insan yoktu. Fakat okulun yarısı orkuna aşıktı, istese şuan sevgili bulabilirdi ama o beni tekrar döndürmeye çalışıyordu.
Benimse kesinlikle dönmek gibi bir niyetim yoktu. Orkun iyi bir insandı ama artık bizden olucağını düşünmüyordum bu yüzden zorlamak yerine bitirmeye karar vermiştim.
Biz sakin sakin yemeğimizi yerken babamın telefonu çaldı. Bilinmeyen bir numara arıyordu. Babam telefonu açtı ve konuştu.
“Buyrun kimsiniz?” karşı tarafı bir süre dinledi. “Evet ben Sarp Korkmaz ne için aramıştınız?” Karşı taraf konuştu fakat ne konuşulduğu anlaşılmıyordu. Artık karşı taraf ne dediyse babam birden masadan kalktı ve bağırmaya başladı.
“NE DİYORSUNUZ SİZ HANIMEFENDİ? BU İŞİN ŞAKASI OLMAZ NE DEMEK KARIŞTIRILMAK YA NE SAÇMA İŞ BU!”
Abimle ben yerimizden fırladık ve babamın yanına gittik. Babama sıkıca sarıldım ve “sakin ol baba” diye fısıldadım. Babam biraz sakinleşti fakat hâlâ karşı tarafla hararetli bir şekilde konuşuyordu.
En sonunda konuşmayı bitirip telefonu kapattı ve masanın üstüne fırlattı. Ben hafifçe yerimde zıpladım ama yine de babama sarılmaya devam ettim. Sinirli sinirli nefesler alıyordu babam.
Birden bana döndü ve yüzümü elleri arasına aldı. “Kızım bak sana bişey söylemem lazım ama sakın unutma sen benim her daim kızımsın. Seni ben büyüttüm, seni çok seviyorum ve her zamanda çok sevicem”
“Baba noluyor ne söyleyeceksin bana” diye sordum korkuyla. Abimde merakla babama bakıyordu.
“Beni biri aradı az önce duydunuz zaten. Hastaneden bir hemşire aradı. 17 yıl önce yani sen doğduğunda…” Derin bir nefes aldı ve zorlukla devam etti. “Hemşireler bir hata yapmış ve doğumdan sonra bir bebekle seni karıştırmışlar. Yani sen başkasının…” durdu en sonunda. Sen başkasının kızısın diyemedi.
Başımdan aşağıya kaynar sular döküldü.
🐚
Ertesi gün
Dün duyduklarımdan sonra bütün gece odamda ağlamıştım. Sabahta okula gitmemiştim çünkü bugün DNA testi vermeye gidicektik. Aynanın karşısında kıpkırmızı olan gözlerime bakıyordum. Resmen benim babamın kızı,abimin incisi,annemin biriciği olmadığım iddia ediliyordu.
Canım çok yanıyordu.
Babam az önce yanıma gelmiş birazdan hastaneye gidiceğimizi söylemişti. Sıkı sıkı sarılmayı da unutmamıştı. Ben ne kadar dağıldıysam babam ve abimde benim gibi dağılmışlardı. Abimin gözleri de benim gibi kıpkırmızıydı. Babam her defasında gelip sen benim kızımsın diyordu. Beni değilde daha çok kendini inandırmaya çalışıyor gibiydi.
Hiçbir makyaj yapmadım yüzüme. Üstüme bir tişört ve pantolon geçirip aşağıya indim. Telefonuma baktığım zaman bizimkilerden bir sürü mesaj olduğunu gördüm. Onlara üstün körü bir şeyler yazıp telefonu da kapattım. Kapının oraya gittiğimde babam ve abimin beni beklediğini gördüm.
Abim beni gördüğü gibi kendine çekti ve sıkıca sarıldı. Bugün herkes olduğundan daha duygusal haldeydi. Bende ona sıkıca sarıldım.
Daha fazla oyalanmadık ve arabaya bindik. 20 dakikalık bir yol çektikten sonra hastaneye gelmiştik.
Hastaneye şöyle bir göz gezdirdim ve tekrar gözlerim doldu. Ama şuan ağlamanın sırası değildi. Güçlü olmak zorundaydım, babamın kızı olduğumu göstermem gerekiyordu. Bu yüzden sertçe sildim gözyaşlarımı.
Abim beni kolunun altına aldı ve içeriye girdik. Babam birkaç hemşireyle konuşup doktorun yerini sordu. Ardından asansöre bindik. Fakat ben kesinlikle şuan daha fazla gerilmiştim. Yukarıda ne ile karşılacağımdan bir haber şekilde duruyordum ve bu canımı sıkıyordu.
Asansör durunca indik ve doktorun odasını bulduk. Kapının üzerindeki isme baktım dikkatle.
Ayhan Şahin.
Babam son kez bana doğru baktı ve kapıyı çalarak içeri girdi. Arkasından ben ve abimde girmiştik. İçeriye şöyle bir göz gezdirdiğimde kumral yeşil gözlü bir adam ve kumral bal gözlü bir kadınla bakışmıştım iki saniye.
Evet sadece iki saniye bakışmıştım onlarla çünkü kadına ne kadar çok benzediğimi fark ettiğim saniye gözlerimi kaçırmıştım.
Bu gerçekten kaçmak istemiştim.
Koltuklara oturduk ve doktorun konuşmasını dinledik.
“Evet iki ailede sanırım neden burda olunduğunu biliyor. İlk önce babalardan kan alalım sonra kızımızdan kan alalım.”
Sadece kızımız dediği için kafamı kaldırdım ve karşıya baktım. Normalde benimle beraber bir kız daha olması gerekiyordu fakat yoktu. Kadının gözlerinin içine bakarak sordum. “Diğer kız nerede acaba?”
Bana gözleri dolu bir şekilde gülümsedi. “Sana bu konuyu dışarda anlatıyım kızım olur mu?” Kafamı sallamakla yetindim.
İlk önce karşıdaki adamın kanını aldılar,sonra ise babamın. Sıra bana geldiğinde tedirgin olmuştum çünkü iğneden korkardım. Babamda bunu bildiği için yanıma geldi ve elimi tuttu sıkıca,kan alınana kadar babamın elini sımsıkı tuttum. İğnelerden kesinlikle nefret ediyordum.
Kan alma işlemi bittiğinde doktor bize sonuçların yarın çıkacağını, herkesin telefonuna mesaj geleceğini söylemişti. Bunu duyduktan sonra iki ailede kapıdan çıkmış birbirine bakıyordu.
Fakat ben yere bakıyordum çünkü bir şeyleri kabul etmek istemiyordum.
Kadının konuşması ile ona baktım. “İsterseniz bizim evimize geçip orada konuşalım. Hem size neden Beril’in de aramızda olmadığını anlatırız olur mu?”
Babam yavaşça kafasını salladı. “Peki konuşalım.”
Babamın bunu söylemesi üzerine herkes arabaya binmiş onlar önde biz arkada evlerine gidiyorduk. Abim normalde hep ön koltuk için kavga ederdi ama bugün oda benimle arkaya oturmuş beni kendine çekerek sıkıca sarılmıştı.
Babam dikiz aynasından bana baktı ve konuşmaya başladı. “Balca’m bitanem bak yarın sonuç ne çıkarsa çıksın sen her zaman benim kızım olarak kalıcaksın. Seni ben büyüttüm,sen ilk bana baba dedin. Sakın unutma seni her zaman çok sevicem sırf kan bağımız yok diye senden vazgeçicek değilim. Sen benim kızımsın.”
“Hem ayrıca belki de yanıldılar belki de kan bağımız var. O yüzden sıkma canını güzelim.” dedi bu sefer de abim.
Gözümden bir damla yaş aktı. “Sizi çok seviyorum, sonuç ne çıkarsa çıksın bende sizi hep sevmeye devam edicem.” dedim.
Abim şefkatle gülümsedi ve anlımdan öptü. “İncim benim,yüreği temiz kardeşim.”
Babam da şefkatle gülümsemişti bana. Bir on beş dakika sonra onlar durunca bizde durmuştuk. Arabadan inip karşımızda duran eve baktım. Üç katlı,kocaman bir bahçesi olan,mavi renkte bir evdi. Mavi rengi çok severdim ama şuan ürpermiştim.
Bir başkasının evi değilde belki de biyolojik ailem olan insanların evi olması ürpertmişti beni.
Babamlar önde ben en arkada onların evine doğru ilerledik. Kapıya geldiğimiz zaman kadın kapıyı çaldı,kapıyı uzun boylu bal gözleri olan bir adam açtı. Bize şöyle bir göz gezdirdi ve gözleri en sonunda bende durdu.
Bana anlamlandıramadığım bir şekilde bakıyordu. Sanki…sinirli miydi o?
Kadın eliyle adamı ittirip içeri girdi. Bir yandan da söyleniyordu. “Timur çekilsene oğlum ne kazık gibi dikildin başımıza.”
Demek ismi Timur’du. Havalı bir ismi vardı,sevmiştim.
Kadın içeriye girince bizde arkasından girdik. Salon diye düşündüğüm yere geldiğimiz zaman biraz gözüm korkmadı değil çünkü çok fazla erkek vardı. Babam ve abimden alışık olabilirdim belki erkeklere ama bu kadar erkek bana bile fazlaydı.
Adam babama üçlü koltuklardan birisini gösterip oturmamızı söyledi. Bütün herkes pür dikkat bana bakıyordu ve bu hiç hoşuma gitmemişti.
Bakışları kesinlikle benden hoşlanmadıklarını anlatır cinstendi.
Kadın bana bakarak samimiyetle gülümsedi ve konuşmaya başladı. “Kızım ilk önce kendimi tanıtayım benim ismim efsun,yüksek ihtimalle senin annenim bu yanımda oturan eşim Kayhan,bu en büyük abin Timur,yanındaki ikinci abin Atlas,bu Savaş üçüncü abin oluyor,Turan dördüncü abin,üçüzlerin Barın ve Barkın,son olarak kardeşin Aral.”
Ben nezaketen de olsa hepsine gülümsemiştim ama onlarda tık yoktu. Bir tek Turan çok hafif gülümsemişti o kadar. Abim de onların bu tepkisini fark etmiş olacak ki kaşlarını çatarak efsun hanıma doğru konuştu.
“Efsun hanım yok abin yok üçüzün bilmem neyin diyorsunuz da daha hiçbir şey belli değil. Lütfen kardeşimin kafasını karıştıracak şekilde söylemeyin bunları.”
Efsun hanım mahçup bir şekilde baktı bana. “Kusura bakma Balca,ben düşünemedim ama sizde farkındasınız ki Balca bize çok benziyor.” dedi.
Babam rahatsız bir şekilde başını salladı. “Evet benzerliğiniz ortada fakat kesin konuşamayız yine de.”
Kayhan bey “Haklısınız.” diyerek başını salladı.
Turan abi konuşmaya dahil oldu bu sefer. “Peki eğer Balca gerçekten bizim ailemizden çıkarsa hrp bizimle kalıcak öyle değil mi?”
Hep onlarla kalmak…Ailemi bir daha hiç görmemek…Korkunç ötesi.
Abimin koluna sarıldım korkuyla.Abim endişemi hissetmiş gibi saçımı okşamaya başladı.
“Seni asla bırakmayız bebeğim.” diyerek kulağıma fısıldadı. Kafamı salladım.
Kayhan bey “Eğer Balca da isterse bizimle kalır. Velayet davası açmayı istemiyorum çünkü çocukların iyi etkileneceğini düşünmüyorum.Ayrıca aramızda bir soğukluk olmasının da manası olmaz iki ailede sonuç olarak Balca’nın ailesi olucak.” dedi.
Onun bu düşünce tarzını sevmiştim. Beni ister istemez gülümsetmişti. Aklıma gelen şeyle Efsun hanıma döndüm ve sordum.
“Şey diğer kızın nerde olduğunu söylemediniz de? Berildi değil mi ismi o nerde acaba?”
Sorum sanki ortaya bomba gibi düşmüştü. Hepsinin yüzü düşmüş,kaşları çatılmıştı. Timur yerinden kalktı ve dışarı çıktı. Atlasta peşinden.
Efsun hanım bana gülümseyerek baktı ve konuşmaya başladı.
“Kızım Beril geçen sene evden kaçtı. Kendisi bizi hiçbir zaman sevmedi ve her zaman kötülükler yaptı. Geçen sene yaşlı biriyle karşımıza çıktı ve evlenmek istediğini söyledi. Bizde tabiki haliyle karşı çıktık oda bu yüzden evden kaçmış. Bir sabah uyandığımızda yoktu.”
Babam “Hiç aramadınız mı onu?” diye sordu.
Kayhan bey cevap verdi. “Bu bir yıl da aramadığımız delik kalmadı ama bulamadık yüksek ihtimalle o adamla yurtdışına kaçtılar.”
Babam kafasını salladı ve bana baktı şefkatle. Bende ona gülümsedim. Ailemi çok seviyordum ama eğer Alaca ailesinin gerçek kızı çıkacak olursam onları da tanımayı isterdim.
Yarının ne getireceğini hiç kimse bilemezdi.
-Bölüm Sonu-
Merhaba arkadaşlar ilk bölümle yayındayım.
Bölüm nasıldı ?
Oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın lütfen 🤍
Görüşürüzzz 🐚🤍
Bölüm etkileşimi
