1. bölüm / 2
Bal BöceğiProlog
Bölümler 2Şu an: Prolog
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Gece yarısını çoktan geçmişti. Salondaki şöminenin cılız ışığı, Bora'nın o sert ve keskin yüz hatları, birer gölge ile dans ediyordu. Elindeki kristal kadehi sıkan parmak boğumları bembeyazdı. Karşısında duran kadın, Simge'ye bakıyordu. Simge, kucağında uyuya kalan Minel'i az önce yatağına yatırmış, elinde Minel'in asla vazgeçmediği o eski peluş oyuncağı olan tavşanı ile aşağıya inmişti.
Simge bir an tereddütte kaldı. O bir psikologdu; insanların mikro mimiklerinden, ses tonundaki titremeleri okumaya alışıktı
Ama Bora... Bora, çözülmesi en zor vakalardan biriydi. Adamın her bir hücresi 'güvenme' diye bas bas bağırıyordu.
"Minel tavşanı olmadan uyumadı yine," Diye sessizliği fısıltısı ile bozdu Simge, oyuncağın uzun kulağını şevkatle okşayarak. "Onu bir kalkan gibi kullanıyor. Dünyanın tüm kötülüklerinden, korunmak için sığındı tek kale bu tavşan sanki."
Bora acı bir tebessüm ile başını yana eğdi. "Sence sadece o mu bir kaleye ihtiyaç duyuyor? Hepimiz bir şeylerin arkasına saklanıyoruz Simge. Ben paramın, sen ise o mesleki mesafenin..." Masanın üstünde ki dosyayı Simge' ye doğru itti. "Ama artık saklanacak bir yerimiz kalmadı.
Gözde. Gözde velayet davasını açtı. Alaz ile birlikte... Beni en zayıf olan yerimden vurmaya çalışıyorlar."
Simge, 'Alaz' ismini duyduğunda kalbinin teklediğini hissetti.
Kendi abisinin, bu adamın hayatını mahveden kişi olduğunu bilmek, avuçlarındaki tavşanı daha sıkı tutmasına neden oldu. Suçluluk duygusu, damarlarında ki tüm kana bir zehir gibi işliyordu.
"Bu dosya ne?" Diye sordu Simge, sesi titreyerek.
"Bir kurtuluş planı. Yada bir esaret sözleşmesi," Dedi ayağa kalkarak. Simge'nin tam önünde durdu. Aralarında ki mesafe kapandığında, Simge onun kokusunu -Pahalı tütün ve sert bir kış sabahı gibi kokan parfümünü - ilk kez olmasa da bu kadar yakından duyması kalbinin atışını arşa çıkarıyodu. "Bir buçuk yıl, Simge. Kâğıt üzerinde karım olacaksın. Minel'in anne boşluğunu sen dolduracaksın ki, o mahkemeden zaferle çıkalım."
Simge başını kaldırıp Bora'nın okyanus kadar derin ama bir o kadar da fırtınalı olan mavi gözlerine baktı.
"Ya duygular?" Diye bir anlık cesaret ile sordu. "Ya bu anlaşmanın sınırlarını ihlal edersek?"
Bora, Simge'nin elinde duran peluş tavşana baktı bir süre, sonra bakışlarını tekrar kadına geri çevirdi, "Duygular, sadece zayıfların sığınağıdır. Bizim bir işimiz ve amacımız var."
Simge, o an imzalamadığı o kaderin çoktan yazıldığını hissetti. Bir yılı doldurmadan bu adamın kollarında teselli arayacağı, abisinin sırrının altında ezilirken Bora'ya sığınacağını henüz bilmiyordu.
Bora ise, hayatında ki en büyük hatayı tekrarlarken, aşka bir kez dâhâ şans vererek yapmak üzere olduğunun o an farkında değildi.
Bölüm etkileşimi
