5. bölüm · Bağın ötesinde
GÖLGE
Sabah daha gün doğmadan kalkıp iskeleye gittik. İskelede bizi bir kadın bekliyodu. Draven bizi tanıştırmak için öne atıldı
"Elara bu kaptan Doris" Dorisi inceledim sarı kıvırcık saçlı, ela gözlü, çilli bir kadındı. Tokalaşmak için elimi uzattım. Gülümseyerek elimi sıktı aynı şekilde ben de ona gülümsedim. gemiye geçtik sıradan bir kraliyet gemisiydi. Doris bize odamızı gösterdi. Küçük ve tatlı bir odam vardı. her yer beyaz dekore edilmişti, nerdeyse tüm duvarı kaplayan bir camı vardı. Odama yerleştikten sonra güverteye çıktım gün doğmaya başlamıştı. Korkuluklara yaslanıp denizi izledim. Omzumda bir el hissettim. Arkamı dönüp baktığımda Doris'di.
"Odanıza dönmenizi tavsiye ederim majesteleri deniz bu saatlerde biraz hırçın olur" Sadece gülümseyip odama gittim. Odama yaklaştığımda içerden bir tıkırtı sesi duydum. Kapıyı açıp içeri girdim. Bi an bir gölge gördüğümü düşündüm odayı aradım ama kimse yoktu hayel gördüğümü düşünerek kendimi büyük yatağa bıraktım. Yatar yatmaz çok yorulduğumu fark ettim başımı astığa koyar koymaz uyumuştum.
🌅🌅🌅
Uyanır uyanmaz saate baktım karadan ayrılalı yaklaşık 6 saat olmuştu. Güverteye gittim Draven tek başına denizi izliyodu. ona seslendim. Beni görünce gülümsedi.
"Günaydın prenses" Ona yaklaştım.
"Draven sen de bir tuaflık fark ettin mi?" Anlamamış gibi yüzüme baktı.
"Odamda bir gölge gördüm" Gülümsedi.
"Sadece çok yorgundun Elara eminim hayel görmüşsündür " Söyledikleri içimi biraz rahatlatmıştı. Fısıldayarak.
"Umarım öyledir" Yağmur çiselemeye başlamıştı. Arkadan Doris'in sesini duyduk elinde bir dürbunle okyanusa bakıyodu.
"Odalarınıza gitmenizi tavsiye ederim majesteleri bir fırtına yaklaşıyor" Draven'e döndüm. Draven gülümseyerek.
"Yanında durmamı istermisin?" Onaylayarak başımı salladım.
"Yanlız kalmak istemiyorum" Draven'le baraber odama gittik. Fırtına çok şidetli bir hal almıştı gemi suya batıp kalktıkca korkmaya başlamıştım. Draven'e sarıldım aynı anda Draven'in elini sırtımda hissettim beni sakinleştirmek için sırtımı okşuyodu.
Korkma, Doris iyi bir kaptan eminim durumu düzelticektir" Gemi daha hızlı sallanıyomuş gibi hissettim ona daha sıkı sarıldım.
"Şarkı söylemek istermisin belki iyi gelir" dedi. Ona baktım. Gülümsedim. "Sen söylersen olur" gülümsedi boğazını temizledi.
"Gece çöker, deniz siyaha döner,
Yüzüne baktıkça içimde fırtına diner.
Yakamozlar şahit bu sessiz aşka,
Koynunda uyumak hepsinden başka.
Sallansın teknemiz mavi derinlikte,
Kayıp olalım bu tatlı dinginlikte.
Kapat gözlerini, tut ellerimi,
Denizler söylesin bizim ninnimizi" ninnisi beni gerçekten rahatlatmıştı gözlerimi kapattım kısa süre sonra uyuya kalmıştım. Sabah uyandığımda fırtına dinmişti hayla Draven'e sarılıyodum. Bunu fark edince hemen geri çekildi. Yataktan kalktığımda komidin'in üstünde bir kol saati fark ettim. Elime alıp inceledim altın renkli bir erkek saatiydi daha önce burda olmadığından emindim Draven'in olamazdı daha önce görmemitim. Saati incelerken arkasında bir isim fark ettim. Kaelen bu şeytan kralın yani Draven'in babasının adıydı. Draven'in uyanmaya başladığını fark ettim saati arkama sakladım. Kalkar kalkmaz gözleri beni buldu.
"Ne saklıyosun?" Gülümseyerek cevap verdim.
"Hiç" dedim uzatmak istemeyerek. İnanmamış gibi gözüküyodu ama çok üstünde durmadı. Ondan ayrılıp duş almak için banyoya gittim. Kısa bir duştan sonra odama döndüm bir kantolon ve tişört giyip güverteye çıktım. Draven ordaydı. Ona yaklaşıp seslendim. Draven hemen bana döndü ona yaklaştım.
"Tılsımı aramaya gidiceğimizden her hangi birinin haberi varmıydı? mesela gemiye biz fark etmeden girebilicek biri" Draven şaşırmış gibi yüzüme baktı.
"Hayır, sadece büyücü ve o kim olduğunu bilmediğimiz pelerinli adam ki o çok amatör'e benziyodu burda olduğunu sanmıyorum" Saati çıkarıp ona uzattım.
"Bu senin mi?" Draven'in yüzündeki şaşkınlık daha da büyüdü.
"Bir şey planlıyo olabilir mi?" Draven başını iki yana salladı.
"Bilmiyorum"
