6. bölüm · Aynı Ritme Farklı Tonda Basmak
Göz Göze Yüz Yüze
Kapının eşiğinde saniyeler süren buz gibi bir sessizlik oldu. Yuna’nın o fotoğraflarda gördüğüm, bir zamanlar ekrana bakıp iç geçirdiğim yüzü tam karşımdaydı. Ama içimde ne eski heyecan vardı ne de hayranlık. Sadece büyük bir tiksinti ve hayal kırıklığı. Yanındaki Yeji ise kollarını göğsünde bağlamış, keskin gözlerini sırayla hepimizin üzerinde gezdiriyordu.
Ryujin’in elinin parmaklarımın arasında hafifçe sıkılaştığını hissettim. Bu,
"Ben buradayım, korkma" demekti.
Ryujin, kapının önünü açarak hafifçe kenara çekildi. Ses tonu o kadar düz ve umursamazdı ki, Yuna'nın o zafer kazanmış sinsi gülüşü bir anlığına soldu.
"Madem yüzleşmek istiyorsun Yuna, içeri geçin o zaman. Kapı eşiğinde tiyatro oynamayalım," dedi Ryujin.
İçeri geçtiklerinde Yeji doğrudan odadaki tekli koltuğa oturdu. Yuna ise sanki mağdur olan kendisiymiş gibi, gözlerini yere indirip o sahte, kırılgan masumiyet havasına bürünerek Yeji’nin hemen yanındaki sandalyeye ilişti. Bana bakarken gözlerinde hüzünlü bir ifade yakalamaya çalışıyordu ama yemezlerdi. Artık her şeyi biliyordum.
"Evet," dedi Yeji, gözlerini Ryujin’e dikerek. "Yuna bana günlerdir ağlıyor. İnternette temiz bir ilişki kurduğunu, Chae ile birbirlerini çok sevdiklerini ama senin araya girip Chae’nin aklını bulandırdığını, hatta telefonunu zorla elinden alıp ona hakaret ettiğini söyledi. Ryujin, benim tanıdığım sen birilerinin ilişkisine burnunu sokmazsın. Ne oluyor?"
Ryujin hafifçe güldü. Ama bu neşeli bir gülüş değildi, Yuna’nın zavallılığına acıyan bir gülüştü. Adımlarını yavaşça Yuna’ya doğru attı ve tam karşısında durdu.
"Ben hiçbir şeye burnumu sokmadım Yeji," dedi Ryujin, kelimelerin üzerine basa basa. "Ben sadece, senin o bitmek bilmeyen egon yüzünden harcanmak üzere olan saf bir kalbi kurtardım."
Yeji kaşlarını çattı.
"Ne alaka benimle?"
"Anlatsana Yuna," diyerek araya girdim aniden. Kendi sesimin bu kadar net ve cesur çıkması Yeji’yi de şaşırtmıştı. Yuna ise başını hızla bana doğru kaldırdı, gözlerindeki o sinsi şaşkınlığı yakaladım. "Neden iki haftada bir 'yapamıyorum' diye mesaj atıp insanları engellediğini anlatsana? Beni gerçekten sevdiğin için mi iki haftadır benimleydin, yoksa Yeji’nin ortak arkadaş grubunda 'Yuna yeni birini bulmuş, çok mutlu' dedirtmek için mi?"
Yuna'nın yüzü aniden bembeyaz oldu. Dudakları titredi. "Chae... Sen ne saçmalıyorsun? Ben seni gerçekten..."
"Yalan söyleme!" diye çıkıştı Ryujin, sesi odanın duvarlarında yankılandı. Cebinden kendi telefonunu çıkardı ve Yeji’nin önüne bıraktı. "Yeji, aç o telefonu. Galeriye gir. Yuna’nın Chae’ye yazdığı mesajların tarihlerine ve saatlerine bak. Sonra da Yuna’nın senin o hayatına devam ettiğin günlerde, sırf senin gittiğin mekanlarda çekildiği fotoğrafların tarihlerine bak. Chae ile sevgili olduğu gün, senin yeni bir ilişkiye başladığın dedikodusunun çıktığı gündü!"
Yeji şok içinde telefonu aldı ve ekrandaki ekran görüntülerini incelemeye başladı. Mesajların tarihlerini, Yuna'nın Chae'ye attığı o soğuk ayrılık mesajını gördükçe yüzündeki o sert ifade yerini büyük bir hayal kırıklığına bıraktı. Yeji, Yuna’nın bu takıntılı döngüsünü zaten geçmişten biliyordu; parçalar zihninde anında birleşmişti.
Yeji telefonu masaya bıraktı ve yavaşça ayağa kalktı. Bakışları bu kez Yuna’ya döndüğünde o kadar soğuktu ki, Yuna korkuyla geriye doğru sindi.
"Yuna..." dedi Yeji, sesi fısıltı gibiydi ama çok öfkeliydi.
"Sen beni delirtmek, bana nispet yapmak için bu kızı kullandın mı gerçekten? Beni buraya kadar getirip Ryujin’i suçlarken amacın yine benim dikkatimi çekmek miydi?"
"Yeji, hayır! Bak yemin ederim Ryujin yalan söylüyor, o Chae'yi benden çalmak için..." Yuna ağlayarak Yeji'nin koluna yapışmaya çalıştı ama Yeji kolunu sertçe geri çekti.
"Yeter," dedi Yeji. "Kendini daha fazla rezil etme. Düş önüme, gidiyoruz."
Yeji arkasına bile bakmadan kapıya doğru yürürken, Yuna odanın ortasında darmadağın bir halde kalmıştı. Kurduğu o kusursuz intikam planı ayaklarının altına çökmüştü. Gitmeden önce nefret dolu gözlerle bana ve hemen arkamda duran Ryujin’e baktı.
"Bunu yanınıza bırakmayacağım," diye tısladı Yuna, gözyaşlarının arkasındaki o gerçek, çirkin yüzüyle.
Ben ise sadece gülümsedim. Ryujin’in elini daha sıkı tuttum ve Yuna’nın gözlerinin içine bakarak son sözü söyledim:
"Oyun bitti Yuna. Şimdi kendi yarattığın o enkazı tek başına temizle."
Yuna hırsla arkasını dönüp evden çıkarken, kapı arkalarından büyük bir gürültüyle kapandı. Odada yine sadece ikimiz kalmıştık. Ryujin bana döndü, kollarını belime dolayıp beni göğsüne çekti ve saçlarıma derin bir öpücük kondurdu.
"Çok iyiydin sevgilim," diye fısıldadı.
Dışarıda fırtına kopmuştu belki ama bizim içimizdeki o ritim, artık tamamen huzura kavuşmuştu.
