Geçmişin Bedeli

Vaveyla Yazarı: Ayfer ayça Karaca

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 3Şu an: Geçmişin Bedeli

Kaan kahveden çıktığında elleri hâlâ titriyordu. Öfkeden mi, korkudan mı, kendisi de bilmiyordu. Bildiği tek bir şey vardı: Ahmet yıllar sonra geri dönmüş ve daha ilk günden çocuklarını ağzına almıştı.

Kaldırımda birkaç adım attıktan sonra durdu.

Arkasına baktı.

Ahmet'in siyah arabası hâlâ kahvenin önündeydi. Şoförü kapıyı açmış, Ahmet'in arabaya binmesini bekliyordu.

Ahmet ise Kaan'a bakıyordu.

Dudaklarının kenarında o sinir bozucu gülümseme vardı.

Kaan dişlerini sıktı.

— Seninle işim bitmedi Ahmet...

Sonra arkasını dönüp evine doğru yürüdü.

---

Kaanların evi

— Duru! Mert! Sofraya gelin, kahvaltı hazır!

Kaan'ın karısı mutfaktan seslenirken Duru merdivenlerden indi. Bir elinde telefon, diğerinde çantası vardı.

— Anne, Mert yine benim şarj aletimi almış!

Mert arkasından bağırdı.

— Yalan! Şarj aleti ortak kullanım alanıdır!

— Senin beynin de ortak kullanım alanı mı? Herkes kullanıyor ama sende çalışmıyor!

— Anne! Ablam bana hakaret ediyor!

Anneleri başını mutfaktan uzattı.

— İkiniz de bir susun! Sabah sabah bütün mahalle sizin kavganızı dinliyor!

Duru sandalyeye oturup ekmeğine peynir sürdü.

— Anne, vallahi ben bu çocukla aynı evde yaşamaktan yoruldum.

Mert de karşısına oturdu.

— Ben de seninle aynı ailede yaşamaktan yoruldum ama kader işte.

Tam o sırada kapı açıldı.

Kaan içeri girdi.

— Günaydın.

Duru başını kaldırdı.

— Baba, sen niye bu kadar sinirlisin?

— Sinirli değilim kızım.

Mert babasına baktı.

— Baba, senin sinirli olmadığın hâlin buysa sinirli hâlinde mahalleyi mi yıkıyorsun?

Kaan istemeden hafifçe gülümsedi.

— Sen benimle uğraşacağına okuluna yetiş.

— Tamam baba, sustum.

Mert önündeki tabağa döndü. İki saniye sonra yeniden konuştu.

— Ama bir şey soracağım...

— Mert!

— Tamam, sustum!

Duru güldü. Fakat Kaan'ın karısı kocasının yüzündeki ifadeyi dikkatle izliyordu. Kaan'ın gülümsemesi kısa sürmüş, yüzündeki endişe geri gelmişti.

Kahvaltı bittikten sonra karısı onu mutfağa çağırdı.

— Kaan, anlat bakalım. Ne oldu?

Kaan önce cevap vermedi.

— Ahmet gelmiş.

Kadının elindeki bardak durdu.

— Ahmet mi?

— Evet.

— Ne istiyormuş?

— Benimle iş yapmak istiyormuş.

Kadın kaşlarını çattı.

— Sen de kabul etmedin tabii.

— Etmedim.

— E peki, neden böyle görünüyorsun?

Kaan gözlerini karısına çevirdi.

— Çocuklarımızı ağzına aldı.

Kadının yüzündeki ifade bir anda değişti.

— Ne demek çocuklarımızı ağzına aldı?

Kaan derin bir nefes aldı.

— Bana karşı durursam çocuklarımın başına bir şey gelebileceğini ima etti.

Kadın elindeki bardağı tezgâha bıraktı.

— Kaan, o adam bizim çocuklarımızın yanına bile yaklaşamaz!

— Ben de ona aynısını söyledim.

— O zaman neden hâlâ burada duruyoruz? Git, polise anlat!

Kaan başını iki yana salladı.

— Elimde bir şey yok. Adam tehdit etti ama ortada somut bir şey yok. Önce neyin peşinde olduğunu anlamam gerekiyor.

Kadın kocasının elini tuttu.

— Ne olursa olsun, çocuklarımızı bu işin dışında tutacaksın. Bunu bana söz ver.

Kaan karısının gözlerine baktı.

— Söz veriyorum.

Ama bazı sözleri tutabilmek için insanın gücünün yetmesi gerekirdi.

Kaan henüz bunu bilmiyordu.

---

Okul çıkışı

Duru okulun kapısından çıktığında Mert'i arkadaşlarıyla konuşurken gördü. Yanlarına doğru yürüdü.

— Mert, hadi! Annem erken gelmemizi söyledi.

Mert arkadaşlarına dönüp el salladı.

— Akşam görüşürüz.

Duru'yla birlikte yürümeye başladılar.

— Bu arada, babam sabah çok tuhaftı, dedi Duru.

Mert omuz silkti.

— Babamın tuhaf olmadığı bir gün göster, sana ödül vereyim.

— Ciddiyim Mert.

Mert ablasına baktı.

— Ben de ciddiyim. Babam bir şey anlatmak istemiyorsa anlatmaz. Üstüne gitmeyelim.

Duru birkaç saniye düşündü.

— Peki, sen hiç Ahmet amcayı gördün mü?

— Hayır. Niye?

— Babamın eski arkadaşı ya... Merak ettim.

Mert güldü.

— Ben de merak ettim. Acaba gerçekten zengin mi, yoksa mahalleye hava atmak için mi o arabayla geldi?

— Mert!

— Ne var? İnsan merak ediyor.

İkisi sokağın köşesini döndüklerinde siyah bir araba gördüler.

Araba yolun kenarında duruyordu.

Mert'in yüzündeki gülümseme kayboldu.

Arabanın camı yavaşça açıldı.

Direksiyondaki adam başını uzattı.

— Duru ve Mert siz misiniz?

Duru kardeşinin kolunu tuttu.

— Siz kimsiniz?

Adam gülümsedi.

— Babanızın eski bir dostunun selamı var.

Mert bir adım öne çıktı.

— Hangi dostu?

Adamın gülümsemesi genişledi.

— Ahmet Bey.

Duru'yla Mert birbirlerine baktılar.

Adam cebinden küçük bir kart çıkardı ve Duru'ya uzattı.

— Bunu babanıza verin. Kendisi ne demek istediğimi anlayacaktır.

Duru kartı almak istemedi.

— Babama söyleyeceğiniz bir şey varsa kendiniz söylersiniz.

Adamın yüzündeki gülümseme kayboldu.

— Akıllı kızsın. Babanıza da böyle akıllı kalmasını söyleyin.

Cam kapandı.

Araba uzaklaştı.

Mert hemen telefonunu çıkardı.

— Duru, babamı arıyorum.

Duru gözlerini arabadan ayırmadı.

— Ara.

Mert'in telefonu çalarken Duru'nun elindeki karta baktı.

Kartın üzerinde yalnızca bir adres yazıyordu.

Ve altına tek bir cümle eklenmişti:

“Geçmişini unutma, Kaan.”

---

Akşam, Kaanların evi

Kaan kartı eline aldığında yüzünün rengi değişti.

Karısı yanına geldi.

— Ne yazıyor?

Kaan cevap vermedi.

Mert dayanamayıp sordu.

— Baba, bu Ahmet denen adam ne istiyor senden?

Kaan kartı masaya bıraktı.

— Sizin bilmeniz gereken bir şey yok.

Duru kollarını göğsünde birleştirdi.

— Baba, kusura bakma ama biri bizi sokakta durdurup sana tehdit mesajı gönderiyorsa bizim de bilmemiz gereken bir şeyler var demektir.

— Duru, bu konu kapandı.

— Ama baba—

— Duru, dedim!

Ev sessizliğe gömüldü.

Kaan kızının yüzündeki kırgınlığı görünce pişman oldu ama geri adım atmadı.

— İkiniz de odanıza gidin. Bu meseleyle bir daha uğraşmayacaksınız.

Mert ayağa kalktı.

— Tamam baba.

Duru da sandalyesini geriye itti.

— Peki. Ama bir gün bize anlatmak zorunda kalacaksın.

İkizler odalarına çıktı.

Kaan kartı yeniden eline aldı.

Yıllardır görmediği bir adres...

Yıllardır unutmaya çalıştığı bir geçmiş...

Ve bir zamanlar kardeşim dediği adamın imzası.

Karısı yanına oturdu.

— Kaan, bana anlatmadığın ne var?

Kaan gözlerini kapattı.

— Sana anlatsam da inanmazsın.

— Denemeden bilemezsin.

Kaan uzun süre sustu.

Sonra başını kaldırıp karısına baktı.

— Ahmet'le neden düşman olduğumuzu biliyorsun. Ama sana hiç anlatmadığım bir şey var.

Kadının nefesi kesildi.

— Ne?

Kaan'ın sesi kısıldı.

— Ahmet mahalleden gittiğinde yalnız değildi. Onu gönderen bir şey vardı. Ve o şeyin içinde benim de payım vardı.

Kadın kocasının elini bıraktı.

— Kaan... Ne yaptın sen?

Kaan cevap veremedi.

Çünkü tam o sırada telefonu çaldı.

Ekranda bilinmeyen bir numara vardı.

Aramayı açtı.

Karşıdan Ahmet'in sesi geldi.

— Selam eski dostum.

Kaan'ın yüzü sertleşti.

— Ne istiyorsun?

Ahmet hafifçe güldü.

— Kartı aldın mı?

— Çocuklarımı bir daha kimsenin yanına gönderme.

— Ben mi gönderdim? Kaan, yanlış anlama. Ben sadece eski dostuma bir hatırlatma yaptım.

— Bir daha çocuklarıma yaklaşırsan—

— Ne yapacaksın? Yirmi beş yıl önce yapamadığını şimdi mi yapacaksın?

Kaan'ın eli telefona daha sıkı sarıldı.

— O günle bugünü karıştırma.

Ahmet'in sesi bir anda ciddileşti.

— Hayır Kaan. Asıl sen karıştırma. O gün sustun. Bugün de susacaksın.

Telefon kapandı.

Kaan olduğu yerde kaldı.

Karısı ona baktı.

— O gün ne oldu Kaan?

Kaan gözlerini kapıya çevirdi. Çocuklarının odasından kahkahaları geliyordu. Birbirleriyle yine kavga etmeye başlamışlardı.

Kaan'ın gözleri doldu.

— Ben sadece çocuklarımı korumak istiyorum.

Kadın yanına gelip elini tuttu.

— O zaman artık benden hiçbir şey saklama.

Kaan derin bir nefes aldı.

— Yarın sana her şeyi anlatacağım.

Ama o gece kimse rahat uyuyamadı.

Çünkü mahallenin yıllardır kapalı kalan defteri yeniden açılmıştı.

Ve ilk sayfada iki isim yazıyordu:

Kaan ve Ahmet.

Devam edecek...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

15okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 136

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurgugenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18