Bölümler 2Şu an: Ay Işığındaki Sır Bölüm-2
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ay Işığındaki Sır
Bölüm 2 – Aynı Çatının Altında
Sabahın ilk ışıkları, Volkov Malikânesi'nin büyük pencerelerinden içeri süzülüyordu.
Natasha gece boyunca neredeyse hiç uyuyamamıştı.
Damon'ın onu eve bırakması...
Babasının öfkesi...
Ve duyduğu o cümle...
"Onun babası yüzünden kardeşimi kaybettim."
Durmadan zihninde dönüp duruyordu.
Telefonunun alarmı çaldı.
Saat 07.00.
Yatağından doğruldu, perdeyi araladı.
Gökyüzü griydi. Hafif yağmur başlamıştı.
Tam o sırada kapısı çalındı.
"Natasha, kahvaltı hazır." Annesinin sesi her zamanki gibi sakindi.
"Geliyorum."
Aşağı indiğinde babası çoktan masaya oturmuştu. Elinde yine gazetesi vardı ama bu kez tek satır bile okumuyordu.
Natasha sandalyesine oturdu.
Göz göze geldiler.
Kimse konuşmadı.
Sessizliği annesi bozdu.
"Bugün hava kötü. Şemsiyeni al."
Natasha başını salladı.
Babası gazeteyi masaya bıraktı.
"Dün söylediklerimi unutma."
Natasha derin bir nefes aldı.
"Unutmadım."
"Ailen her şeyden önce gelir."
Natasha cevap vermedi.
Çünkü ilk kez babasının haklı olup olmadığını sorgulamaya başlamıştı.
Üniversite...
Yağmur damlaları kampüs yollarını ıslatmıştı.
Öğrenciler koşarak binalara giriyordu.
Natasha şemsiyesini kapatıp sınıfa yöneldi.
Koridorda Lina onu görünce hemen yanına geldi.
"Dün seni o çocuk bırakmış."
Natasha şaşkınlıkla baktı.
"Bunu nereden biliyorsun?"
"Bütün okul konuşuyor."
"Ne?"
"Senin Damon Blackwood'un motosikletinden indiğini gören en az elli kişi var."
Natasha başını ellerinin arasına aldı.
"Harika..."
Lina gülmeye başladı.
"Merak etme. Bence yakışıyorsunuz."
"Lina!"
"Tamam tamam sustum."
Tam o sırada koridorda bir sessizlik oldu.
Herkes aynı yöne bakıyordu.
Damon...
Siyah montuyla koridorda yürüyordu.
Yanında en yakın arkadaşı Kai vardı.
Kai, Natasha'yı görünce Damon'ın kulağına eğildi.
"Bak, senin meşhur düşmanın."
Damon gözlerini Natasha'ya çevirdi.
İkisi yine göz göze geldi.
Bu kez kimse bakışlarını kaçırmadı.
Sanki aralarında görünmeyen bir bağ oluşmaya başlamıştı.
Tam o sırada profesör sınıfa girdi.
"Herkes yerine."
Öğrenciler içeri geçti.
Profesör dosyasını açtı.
"Bugün dönem projesi gruplarını açıklıyorum."
Sınıfta heyecanlı fısıltılar yükseldi.
"Grupları ben belirledim."
Natasha sessizce dua etti.
"Ne olur Damon olmasın..."
Profesör isimleri okumaya başladı.
"Lina ve Emily."
"Harika!" diye bağırdı Lina.
Sonra...
"Natasha Volkov..."
Natasha başını kaldırdı.
"...ve Damon Blackwood."
Sınıf bir anda sessizliğe gömüldü.
Ardından herkes fısıldaşmaya başladı.
"İmkânsız."
"Onlar aynı grupta mı?"
"Bu iş olay çıkarır."
Natasha donup kalmıştı.
Damon'ın yüzünde ise okunması zor bir ifade vardı.
Profesör hiçbir şey olmamış gibi devam etti.
"Bir hafta boyunca birlikte çalışacaksınız."
Natasha içinden sadece tek bir cümle geçirdi.
"Bu bir kâbus olmalı..."
Aynı Çatının Altında (2. Kısım)
Kafe içinde uğultu devam ederken Natasha ve Damon aynı masada, ama sanki ayrı dünyalarda oturuyorlardı.
Natasha defterine hızlı hızlı notlar alıyordu.
Damon ise telefondan birkaç grafik ve veri inceliyordu.
Bir süre sessizlik oldu.
Ama bu sessizlik huzurlu değildi.
Daha çok… gerilim doluydu.
Natasha sonunda dayanamayıp konuştu.
“Sen hep böyle mi çalışırsın?”
Damon gözünü telefondan ayırmadan cevap verdi.
“Nasıl?”
“Hiç konuşmadan.”
“Verimli.”
Natasha kalemini masaya bıraktı.
“Bu bir ekip çalışması.”
Damon başını kaldırdı.
“Evet.”
“Ve sen tek başına çalışıyormuş gibi davranıyorsun.”
Damon telefonu kapattı.
İlk kez tamamen ona baktı.
“Ekip çalışması sonuç için vardır, sohbet için değil.”
Natasha sinirle güldü.
“Harika. O zaman ben de tek başıma yapabilirim.”
Damon sandalyesine yaslandı.
“Yapamazsın.”
“Ne?”
“Bu proje tek kişiyle olmaz.”
Natasha gözlerini kıstı.
“Bunu nereden biliyorsun?”
“Denedim.”
Bu cümle kısa ama ağırdı.
Natasha bir an sustu.
Damon devam etmedi.
Ama o kısa cümle bile onun geçmişine dair bir şeyler anlatıyordu.
Tam o sırada kafenin kapısı açıldı.
Ryan içeri girdi.
Natasha’nın yüzü bir anda değişti.
“Yine mi…” diye fısıldadı.
Ryan direkt onların masasına geldi.
Ama bu kez sakin değildi.
Gözleri Damon’a kilitlenmişti.
“Demek buradasın.”
Damon ona bakmadı bile.
Ryan Natasha’ya döndü.
“Konuşmamız lazım.”
“Hayır.”
“Beni onun için mi sildin?”
Natasha ayağa kalktı.
“Bu konu Damon değil.”
Ryan bir adım yaklaştı.
“Yalan söylüyorsun.”
Kafe sessizleşmeye başladı.
Herkes onları izliyordu.
Damon yavaşça ayağa kalktı.
“Yeter.”
Ryan sinirle güldü.
“Sen karışma.”
Damon soğuk bir sesle:
“Sen zaten çok karışmışsın.”
Ryan bir anda Damon’ın yakasına yürüdü.
Ama Damon kıpırdamadı bile.
Sadece Ryan’ın eline baktı.
“Çek elini.”
Ryan sıkı tuttu.
“Yoksa ne olacak?”
Damon hafifçe başını eğdi.
“Denemek istemezsin.”
O an hava gerildi.
Natasha araya girdi.
“Ryan! Kes!”
Ryan nefes aldı.
Ama gözleri hâlâ Damon’daydı.
“Bu iş bitmedi.”
Sonra Natasha’ya döndü.
“Sen de.”
Ve çıktı gitti.
Sessizlik geri geldi.
Natasha derin nefes aldı.
“Bu artık çok saçma…”
Damon tekrar oturdu.
Sanki hiçbir şey olmamış gibi.
Natasha ona baktı.
“Bunu nasıl bu kadar sakin karşılıyorsun?”
Damon kısa bir an sustu.
“Alıştım.”
Natasha o cümleyi duyunca durdu.
“Ne demek alıştım?”
Ama Damon cevap vermedi.
Konuyu kapattı.
“Projeye devam et.”
Natasha sinirle defterini açtı.
Ama artık odaklanamıyordu.
Çünkü Ryan’ın bakışı…
Ve Damon’ın “alıştım” demesi…
Aklına kazınmıştı.
- Aynı Çatının Altında (3. Kısım)
Kafeden çıktıktan sonra hava biraz serinlemişti.
Gökyüzü griydi, rüzgâr kampüsün ağaçlarını hafifçe sallıyordu.
Natasha yürürken hâlâ sinirini atamamıştı.
“Bu proje işi başıma bela olacak…” diye mırıldandı.
Damon onun yanında yürüyordu.
Sessizdi.
Natasha bir an durdu.
“Sen hiç böyle şeylere tepki vermiyor musun?”
Damon durdu.
“Ne gibi?”
“Az önceki olay… Ryan…”
Damon ona baktı.
“Onunla uğraşmak zaman kaybı.”
Natasha kaşlarını çattı.
“Benim hayatım ‘zaman kaybı’ değil.”
Damon kısa bir an sustu.
“Öyle demedim.”
“Öyle hissettirdin.”
İkisi birkaç saniye birbirine baktı.
Rüzgâr sertleşti.
Damon sonunda konuştu.
“İnsanlar seni rahatsız ediyorsa, sınır koyarsın.”
“Kolay söylüyorsun.”
“Zor olanı yapıyorum.”
Natasha durdu.
“Ne yani? Hiç kimse seni rahatsız etmiyor mu?”
Damon gözlerini kaçırdı.
“Artık etmiyor.”
Bu cevap Natasha’yı daha da meraklandırdı.
Ama daha bir şey soramadan…
Telefonu çaldı.
Bilinmeyen numara.
Natasha tereddütle açtı.
“Efendim?”
Ses yok.
Sadece nefes.
“Kim bu?” dedi sertçe.
Arka planda hafif bir gülüş duyuldu.
Ve telefon kapandı.
Natasha’nın yüzü gerildi.
“Ryan…” diye fısıldadı.
Damon hemen fark etti.
“Ne oldu?”
“Hiç…”
Ama sesi hiç inandırıcı değildi.
Tam o sırada kampüsün girişinde bir hareketlilik oldu.
Birkaç öğrenci bağırıyordu.
“Bir kavga var!”
Natasha başını çevirdi.
“Ne?”
Koşmaya başladılar.
Damon da sessizce onu takip etti.
Kampüsün arka tarafında küçük bir kalabalık vardı.
Ortada bir öğrenci yere düşmüş çantasını topluyordu.
Ama etrafında iki kişi vardı.
Ve biri…
Ryan’dı.
Natasha dondu.
“Yine mi…” dedi.
Ryan öğrenciyi itiyordu.
“Natasha nerede?”
Öğrenci korkuyla geri çekildi.
“Bilmiyorum!”
Damon bir adım attı.
Natasha hemen kolunu tuttu.
“Dur.”
Damon ona baktı.
“Bu artık kontrol dışı.”
Ryan etrafına baktı ve Natasha’yı gördü.
Gülümsedi.
“İşte buradasın.”
Natasha öfkeyle yaklaştı.
“Bırak onu!”
Ryan öğrenciye son bir kez baktı ve itti.
Öğrenci kaçtı.
Kalabalık büyüdü.
Damon Ryan’ın önüne geçti.
“Son uyarı.”
Ryan güldü.
“Sen kim oluyorsun?”
Damon’ın sesi bu kez daha soğuktu.
“Onun hayatına dokunmayı bırak.”
Ryan bir anda sinirlendi ve yumruğunu kaldırdı.
Ama bu kez Damon geri çekilmedi.
Natasha bağırdı.
“YETER!”
O an…
Ryan öfkeyle bir şeye vurur gibi yaptı ama kontrolünü kaybedip yakındaki bir masayı devirdi.
Metal gürültüsü kampüste yankılandı.
Her şey bir anda kaosa döndü.
Güvenlik koşmaya başladı.
Ryan kaçmaya çalıştı.
Ama Natasha korkmuştu.
Tam o sırada düşen masanın kenarı Natasha’nın dengesini bozdu.
Bir adım geri…
Ve yere düşmek üzereydi.
Ama biri tuttu.
Damon.
Onu kolundan yakalayıp çekti.
Natasha bir an ona çarptı.
Nefes nefeseydi.
İkisi çok yakındı.
Bir saniyelik sessizlik…
Damon ilk kez bu kadar yakındı.
Natasha kalbini duyabiliyordu.
Damon ise gözlerini ondan ayırmıyordu.
Ama hemen geri çekildi.
“Dikkatli ol.”
Sesi bu kez daha… farklıydı.
Daha yumuşak.
Aynı Çatının Altında (4. Kısım)
Kampüste yaşanan olaydan sonra herkes dağılmıştı ama gerilim hâlâ havadaydı.
Güvenlik görevlileri Ryan’ı yakalamak için etrafa koşuyordu.
Natasha hâlâ olduğu yerde donmuş gibiydi.
Damon onu kenara çekmişti ama artık elini bırakmıştı.
“İyi misin?” diye sordu.
Natasha birkaç saniye cevap veremedi.
Sonra başını salladı.
“Evet… sanırım.”
Ama sesi titriyordu.
Damon bunu fark etti.
“Bu ‘sanırım’ iyi değil.”
Natasha sinirle güldü.
“Bana psikolog gibi davranma.”
Damon bakışlarını kaçırmadı.
“Davranmıyorum.”
Bir an sessizlik oldu.
Natasha nefes aldı.
“Ryan neden böyle yaptı?”
Damon cevap vermedi.
Natasha ısrar etti.
“Bunu biliyorsun gibi bakıyorsun.”
Damon gözlerini kısmadan konuştu.
“Biliyorum.”
Natasha şaşırdı.
“Ne biliyorsun?”
Damon bir an durdu.
Sanki söylemek istemiyordu.
Ama sonra kısa bir cümle bıraktı:
“Takıntılı biri.”
Natasha yutkundu.
“Bu kadar mı?”
Damon başını iki yana salladı.
“Bu sadece başlangıç.”
O sırada güvenlik görevlileri Ryan’ı kampüs çıkışına doğru sürüklüyordu.
Ryan bağırıyordu.
“Bırakın beni! Natasha!”
Natasha istemsizce irkildi.
Damon onun bakışını takip etti.
“Onu durdurabilirdim,” dedi sakin bir sesle.
Natasha başını çevirdi.
“Ne demek istiyorsun?”
Damon gözlerini Ryan’dan ayırmadı.
“İstesem.”
Natasha dondu.
“Bunu neden yapmadın?”
Damon kısa bir an sustu.
Sonra tek bir cümle:
“Değmez.”
Bu kelime Natasha’yı rahatsız etti.
“Değmez mi?”
Damon ona baktı.
“Sen değersiz değilsin. O yüzden buna değmez.”
Natasha bir an ne diyeceğini bilemedi.
İlk kez Damon’ın sözleri… farklı hissettirmişti.
Akşamüstü…
Kampüs boşalmıştı.
Natasha Lina ile birlikte çıkışa yürüyordu.
Lina hâlâ olayı konuşuyordu.
“Damon resmen film sahnesi gibi geldi!”
Natasha sinirle:
“Bu komik değil Lina.”
“Tamam ama kabul et, seni kurtardı.”
Natasha sustu.
Lina göz kırptı.
“Ve çok yakındınız.”
“Lina!”
“Ne var?”
Natasha içini çekti.
“Bu iş daha da karışıyor.”
Aynı saatlerde…
Damon kampüsün arka otoparkındaydı.
Kai yanına geldi.
“Bugün baya olaylıydı.”
Damon arabasına yaslanmıştı.
“Fazla konuşma.”
Kai sırıttı.
“Natasha için mi gerildin?”
Damon anında baktı.
“Hayır.”
Kai güldü.
“Tabii tabii.”
Damon anahtarlarını çevirdi.
“Bu iş uzarsa sorun olur.”
Kai ciddileşti.
“Ryan mı?”
Damon kısa cevap verdi:
“Evet.”
Kai başını salladı.
“Onun deli olduğu zaten belli.”
Damon arabaya bindi.
Ama gitmeden önce tek bir şey söyledi:
“Bir daha ona dokunursa…”
Durdu.
Gözleri sertleşti.
“…ben bitiririm.”
O gece…
Natasha odasında pencerenin önünde oturuyordu.
Dışarıda yağmur yağıyordu.
Telefonu elindeydi.
Ryan’dan mesaj yoktu.
Ama bu onu rahatlatmıyordu.
Tam o sırada mesaj geldi.
Bilinmeyen numara.
“Seni izliyorum.”
Natasha’nın eli titredi.
Bir mesaj daha:
“Damon sana güvenli değil.”
Natasha hızla ayağa kalktı.
Kalbi hızlanmıştı.
“Bu da ne…” diye fısıldadı.
O sırada kapısı çalındı.
“Natasha.”
Babasının sesi.
“İçeri gir.”
Natasha telefonu hızla kapattı.
Ama içindeki korku kapanmadı.
Çünkü artık bir şey çok netti…
Ryan sadece bir eski sevgili değildi.
Ve Damon… sadece bir tesadüf hiç değildi.
– Aynı Çatının Altında (Final Kısım)
Natasha odasında yalnız kaldığında telefonuna yeniden baktı.
Bilinmeyen numara…
Mesaj hâlâ oradaydı.
“Seni izliyorum.”
“Damon sana güvenli değil.”
Parmakları ekrana gitti ama yazamadı.
Kalbi hızlı atıyordu.
“Bu kim olabilir…” diye fısıldadı.
Tam o sırada camdan dışarı baktı.
Bahçede bir hareket yoktu.
Ama bu onu rahatlatmadı.
Çünkü insan bazen görmediğini daha çok hissederdi.
Kapı tekrar çaldı.
“Natasha.”
Babası.
Bu kez sesi daha sakindi ama ciddiydi.
“İçeri giriyorum.”
Kapı açıldı.
Babası odaya girdi, gözleri Natasha’nın elindeki telefona kaydı.
“Ne oldu?”
Natasha bir an tereddüt etti.
Sonra telefonu uzattı.
“Biri bana mesaj atıyor.”
Babası mesajı okudu.
Yüzü bir anda değişti.
Sertleşti.
“Kim bu?”
“Bilmiyorum.”
Babası telefonu geri verdi.
“Bunu Damon’a söylemeyeceksin.”
Natasha şaşırdı.
“Neden?”
“Çünkü o çocuk zaten yeterince tehlike çekiyor.”
Natasha kaşlarını çattı.
“Beni korumaya çalıştı.”
Babası sert baktı.
“Bunu unut.”
Oda sessizleşti.
Ama Natasha ilk kez babasına karşı içinden itiraz etti.
Ertesi gün…
Kampüs daha gergindi.
Ryan’ın yaptığı olay herkesin dilindeydi.
Natasha yürürken herkes ona bakıyordu.
Fısıltılar…
“Bu o kız değil mi?”
“Damon’la kavga eden çocuk…”
Natasha başını eğdi.
Lina hemen yanına geldi.
“Bugün seni bırakmıyorum.”
“Abartma…”
“Abartmıyorum.”
Tam o sırada Damon koridorda göründü.
Her zamanki gibi sessizdi.
Ama Natasha’yı görünce adımlarını yavaşlattı.
İkisi göz göze geldi.
Bu kez kaçırmadılar.
Lina fısıldadı:
“Bakışlar… çok film gibi.”
Natasha hafif sinirle:
“Lina sus.”
Damon yanlarına geldi.
“Mesajı gördün mü?” dedi direkt.
Natasha şaşırdı.
“Ne mesajı?”
Damon telefonu çıkardı.
“Biri seni izliyor.”
Natasha’nın yüzü gerildi.
“Biliyorum.”
Damon kaşlarını çattı.
“Biliyorsun ama söylemiyorsun.”
“Çünkü babam…”
Damon sözünü kesti.
“Baban yanlış düşünüyor.”
Natasha dondu.
“Onu nasıl biliyorsun?”
Damon bir an sustu.
Sonra:
“Çünkü aynı şeyleri daha önce de gördüm.”
Bu cümle ortamı değiştirdi.
Natasha yutkundu.
“Sen… ne biliyorsun?”
Damon gözlerini kaçırmadı.
“Bu iş Ryan’dan büyük.”
Tam o anda telefon çaldı.
Natasha baktı.
Bilinmeyen numara.
Açtı.
“Efendim?”
Bu kez ses vardı.
Boğuk, düşük, yabancı bir ses:
“Damon’dan uzak durmazsan… sıra sana gelir.”
Natasha’nın eli titredi.
Telefonu düşürdü.
Damon hemen aldı.
“Ne dedi?”
Natasha konuşamadı.
Sadece fısıldadı:
“Beni tehdit etti…”
Damon’ın yüzü değişti.
Soğudu.
Gözleri karardı.
“Tamam…”
“Ne tamam?”
Damon telefonu kapattı.
“Artık beklemiyoruz.”
Akşam…
Damon motosikletle Natasha’nın evinin önüne geldi.
Natasha dışarı çıktı.
“Ne yapıyorsun?”
“Seninle konuşacağım.”
“Babam görürse…”
“Görsün.”
Natasha şok oldu.
“Sen delisin.”
Damon ona baktı.
“Evet.”
Bir an sessizlik oldu.
Sonra Damon:
“Biri seni hedef alıyor.”
Natasha başını salladı.
“Biliyorum.”
“Hayır… bilmiyorsun.”
Natasha sustu.
Damon devam etti:
“Bu Ryan değil.”
Natasha dondu.
“Ne?”
Damon gözlerini kaçırmadı.
“Ryan sadece bir araç.”
Natasha nefesini tuttu.
“Kim o zaman?”
Damon tek cümle söyledi:
“Bizi yıllardır izleyen biri.”
Rüzgâr sert esti.
Ay ışığı ikisinin üstüne düştü.
Ve ilk kez…
Natasha ile Damon aynı şeyi düşündü:
Bu sadece bir düşmanlık değildi.
Bu bir planın parçasıydı.
📖 Bölüm 2 Sonu.
Bölüm etkileşimi
