1. bölüm / 5
Ay Işığında Öp Beni / MinsungGİRİŞ > Hafızadan Silinen Anılar
Bölümler 5Şu an: GİRİŞ > Hafızadan Silinen Anılar
8 Temmuz 2018, Cuma
_________________________
Daha o zamanlar Lee Minho ve Han Jisung 11 yaşındaydı.
Minho ve Jisung çok ama çok yakın arkadaşlardı. Onlar da her çocuk gibi sokakta, parklarda, bahçelerde koşup oynayan çocuklardı. Evleri karşılıklı olduğu için hemen hemen her gün birlikte vakit geçirirlerdi. Evlerinin yakınında bir park ve parkın hemen yanında, daha çok onların vakit geçirdiği bir orman vardı..
Yine o gün de dolunayın altında, ormanda el ele geziniyorlar, su birikintilerinde hoplayarak eğleniyorlardı. Fakat çok yoruldukları için bir ağacın gövdesinde oturup dinlenmeye karar verdiler.
Jisung nefes nefese konuştu,
Jis: Ah... Ne gün ama! Bugün çok eğlendim.
Minho, bu dediğine kıkırdayarak karşılık verdi. Onunla vakit geçirirken eğlenmesine sevinmişti. Daha sonra hemen yanında getirdiği çantasına uzandı elleri.
Bir yandan çantaya bakarken konuştu,
Minho: İstersen su verebilirim. Çok yorulduk..
dedi ve hemen çantadan iki su çıkardı. Birini yanında oturan Jisung'a uzattı ve gülümsedi.
Jisung'ta aynı şekilde gülümseyerek karşılık verdi ve diğer oğlanın elindeki suyu kaptı.
Bir süre birlikte oturup dinlendiler. Daha sonra sessizliği ilk bozan kişi Han Jisung oldu.
Jis: Şey... Minho, sanırım bunu artık seninle konuşma vakti geldi...
Minho, anlamamışçasına kaşlarını çatarak Jisung'a baktı. Daha şimdiden bile bu sözlerden korkması yeterli olmuştu.
Minho: N-Ne hakkında?
dedi sesi titreyerek
Jisung, derin bir nefes alıp gökyüzüne baktı. Hazır olduğunu hissettiğinde Minho'ya baktı ve tam karşısına oturacak şekilde geçip Minho'nun ellerini tuttu.
Jis: Bu kelimelerin ağzımdan dökülmesini bende hiç istemezdim ama biz.. Biz buradan taşınıyoruz Minho.
Minho ilk önce duyduklarına çok şaşırdı. Şaşkınlıktan gözleri daha çok açıldı. Elini tuttuğu Jisung'a tekrar ve tekrar baktı. Hayır, hayır! Yanlış anlamış olmayı umuyordu. Bu yüzden vicdanını birazcık rahatlatmak için;
Minho: N-Nasıl yani?! Buradan taşınmak... Yani yeni bir eve geçeceksiniz değil mi? Olsun! Yine de sen buraya yanıma uğrarsan eğer parkta yada bu ormanda buluşma şansımız halen var, değil mi?
dedi. Sesi adeta titriyordu..
Jisung'un gözleri dolmuştu. Sevdiği çocuk, karşısında böyle sesi titreyerek konuşurken kendini tutmak mümkün değildi.
Jis: Minho... Malesef ki biz buradan temelli ayrılıyormuşuz. Babamın işi nedeniyle başka bir ülkeye taşınacağız.
Jisung konuşurken kendini daha fazla tutamayıp ağlamaya başladı. Minho'nun da gözleri oldukça dolmuştu ama yine de ağlamamak için sabrediyordu. Sevdiği çocuğun karşısında güçsüz ve savunmasız görünmeyi hiç istemiyor, gururuna yediremiyordu.
Daha sonra Jisung, ağırlığını dizlerine vererek öne eğildi ve Minho'ya sımsıkı sarıldı.
Jis: Bir kaç yıl sonra geri dönecekmişiz. O zaman tekrar karşılaşırsak çok mükemmel olur..
Daha sonra Minho, dolmuş gözlerini hemen silip Jisung'un kollarından ayrıldı.
Minho: O zaman sana bir şey vereceğim. Normalde bunu sana böyle bir anda vermek planımda yoktu ama olsun.
Minho, hemen çantasına uzandı. Aradığı şeyi bulduğunda çantasını kenara bıraktı ve Jisung'a döndü. Hemen ayağa kalktı ve Jisung'un da kalkması için elini uzattı.
Jisung, ayağa kalktığında merakla Minho'nun elindekilere bakıyordu.
Minho, Jisung'un boynuna uzandı. Jisung, bir süre boynunda Minho'nun nefesini hissetti. Daha sonra Minho, güzel bir kolye taktı ve geri çekildi.
Minho: İşte. Bu sana şu anlık son hediyem. Kapaklı bir kolye. Kapağın üstünde bir güneş sembolü var. Bu, senin bana her zaman enerji verdiğini, etrafa neşe saçtığını ve adeta benim güneşim olduğunu temsil etmek için.. İçini açtığında görebilirsin. İçinde bir dolunay resmi var. Bu da beni temsil ediyor. Her zaman ışığınla beni aydınlattığın için teşekkür ederim Jisung..
dedi. Daha sonra kendisi de ona çok benzer bir kolye taktı. Bu kolye, Jisung'a verdiğinin tam tersiydi. Kapağın üstünde bir ay şekli ve kapağın içinde bir güneş resmi bulunuyordu.
Minho: Bunu benim için asla boynundan çıkarma, olur mu?
Jisung, o kadar etkilenmişti ki sanki dilini yutuvermişti. Olumlu anlamda başını salladı. Daha sonra Minho'ya yaklaştı ve,
Jis: Bu hayatımda aldığım en güzel hediye, Minho! Asla boynumdan çıkarmayacağıma söz veriyorum.
dedi. Daha sonra Minho'nun yüzüne vuran ay ışığına baktı ve Minho'ya yaklaşıp yanağına küçük bir öpücük verdi.
Bu Jisung'un ona verdiği ilk öpücüktü. Ay ışığının altında, ilk öpücük...
Jis: Yıllar sonra birbirimizi bulursak eğer, sende ay ışığında öp beni...
Minho gülümseyerek karşılık verdi.
"Söz Jis... Zamanı geldiğinde, söz."
Bölüm etkileşimi
