2. bölüm / 2
AuroraMağlup yada galip
Bölümler 2Şu an: Mağlup yada galip
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Tüm günümü zehir eden Eser ile gecenin bir vakti eve girmek için tüm çantamı döküp anahtarımı ararken buldum kendimi.
İçtiğim 3. bardağın etkisiyle herşeyi çift görüyordum Eser başımda bekliyor ara ara saatine bakıyordu
Kısık bir sesle “yardım edermisin” dedim. Uzun zamandan sonra eserden yardım istemiştim. Gözleri fal taşı gibi açıldı “tabiki birtanem” diz çöktü elini biraz gezdirip anahtarı buldu sonra çantamın içine eşyalarımı tekrar doldururken bende oturup sırtımı duvara yasladım kafamı kaldırıp kapalı gözlerimle birşeyler sayıklamışım ne sayıkladığıma dair en ufak fikrim yok sonrasını hatırlamıyorum sadece en son eserin anahtarla kapıyı açarken aniden bana bakarak dişlerini sıktığını hatırlıyordum.
Sabah büyük baş ağrısı ile yatağımda uyandım bir süre yatağımdan çıkmadım sadece kurtulmak istiyordum aniden kapı açıldı.Eser içeri girdi “uyandınmı bitanem” deyişiyle irkildim
Hemen ayağa kalkıp yatağı düzenlemeye başladım. Eser “kahvaltı hazırladım günaydın canım gel hemen”dedi. Sesini daha sertleştirerek “Gökçe sana diyorum bitanem duyuyormusun”Dedi.
Benden yine bir tepki alamayınca yanıma yaklaştı ve sırtımda eli gezindi. Gittikçe bastırarak yüzündeki ifadeyi yumuşattı.
Canım yanmasına rağmen tepki veremeden dolu gözlerle ve acıyla
“Sanada” dedim.
Gözlerine bile bakamıyordum hatta sürekli olarak izlendiğimi düşündüğüm için uzun zamandır hiç bir arkadaşımla buluşmamıştım
Elini omzuma atarak “gel en sevdiklerinden yaptım”dedi
Aşağıya indiğimizde masayı donatmıştı.
“Bak bu kayısı reçeli en sevdiğin ikinci reçel , birincisi yani vişne yolda , salata, yumurta ama bak yumurtanın beyazı görünmüyor ,menemenin biberi az ,
Patates çok pişmiş , krepler orta pişmiş
Yeşil zeytin siyah sevmezsin
Ballı süt yapmak için biraz bal ve tabikiiii kaymak gelsene hadi çay koyayım bende” yavaşça sandalyeyi çektim ve oturdum. Yüzümde belli etmemeye çalıştığım bir tebessüm vardı. Bu tebessüm benim hakkımda hala bilmediği 4 şey içindi. En sevdiğim 4 şeyi hala bilmiyordu.
Midemin bulantısıyla kalktım ve banyoya koştum. Çıktığımda eser kapıdaydı “ sana içme demiştim kaldıramıyorsun işte” dedi.
“Kaldıramadığım çok daha ağır şeyler var” diyerek mutfağa tekrar gittim.
Peşimden gelerek masadaki tabakları aldı.
“Baban geliyor bugün”diyerek elindeki tabakları tezgaha bırakmaya başladı.
Babama eserden hiç bahsetmedim vereceği tepkinin sert olacağından emindim
“Eser”dedim
Eser bana bakarak
“Efendim birtanem”dedi
“Babam seni bilmiyor”
“Tanışırız canım”
“Babam sert biridir”
“Benden sert olamaz değilmi “
Bu cümlesiyle beraber attığı yüzündeki aptal gülüşü beni çılgına çevirdi sesimi biraz yükselterek “babamla zaman geçirmek istiyorum neden anlamıyorsun”dedim
Eser kaşlarını kaldırarak “tamam birtanem ama yaralarını gösterirsen yenilerini açmak zorunda kalırım biliyorsun bu sefer yanlışlıkla görmesin çıkayım bende işim var arayınca aç telefonu” dedi.
İçimdeki derinlikte birşeyler daha koptu bu defa gözyaşlarımı tutamadım
Eser evden çıktı.
Hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım içtiğim şeylerin bıraktığı kafa ve eserin bıraktığı yaralar. 2 günün sonunda sesim çıktı artık Ellerimi dizlerime bağlayıp yere oturarak önüme gelen saçlarımı yukardan topladım öylece uzandım. kimsesizliğimi bu sefer soğuk parkeler anlamıştı.
Biraz sakinleşip kendime gelince ayağa kalktım banyoda elimi yüzümü yıkarken gözlerimin şiştiğini farkettim dakikalarca ovaladım. Babamın karşısına böyle çıkmamak için biraz makyaj yaptım. Etrafı topladım ve en sevdiği yemeği kuru fasulye pilav yaptım.Birazdan burada olur diye düşünüyordum.
Yaklaşık 3 saat geçmesine rağmen ne gelen vardı ne giden. Hala bir ümit Kapının çalmasını içeri giren babam olmasını bekliyordum. Aklıma türlü türlü senaryolar geliyordu. Eser evden çıkarken ona sesimi yükseltmiştim.Korkuyla ayaklanıp babamı aradım çalmasına rağmen telefon hiç açılmadı.Telefon çaldığına göre uçakta değildi.Ya inmişti ya da hiç binmemişti. Kendimi avutmak için türlü türlü yalanlar söyledim. Yarın sabah burada olacağını düşündüm. Çok geç olunca kafamı yastığa koydum sabaha kadar dönüp durdum. Eserin canımı yakmak için babama birşey yaptığını düşünerek Eseri aradım.
“Yalvarırım Eser Ne olursun babama birşey yapmış olma Ne olur bırak gelsin.Söz veriyorum ne istersen yaparım.”diyerek titreyen sesimle gelecek cevabı bekledim.
“Birtanem baban benimle değil gelmedi mi dün gece”
“Eser ne olursun o benim tek ailem lütfen özür dilerim sesimi yükseltmek istememiştim”
“Birtanem bir sakinleş özürün içinde sağol ama baban benle değil hem ne yapacağım babanı aradın mı bari”
“Aradım Eser tabiki dün geceden beri telefon çalıyor ama kendisi yok açan yok”
“Ben halledip seni arayacağım birtanem”
Başlarda eserin beni gerçekten sevdiğini düşünüyordum ama eser takıntılı manyağın tekiydi. Benim için herşeyi yapardı ama bana da herşeyi yapardı bir keresinde sinirden “senin üzerine atılan toprağı küreklerin atacağını düşünmek bile beni çıldırtıyor” demişti. Buz kesilmiştim. Yani aslında şaşırmıştım da çünkü ilk defa kürekten kıskanılmıştım.Tabiki manyaklıkları hiç bitmedi beni alan şoförlerin hep kadın olmasına ya da gittiğimiz mekanlarda garsonların kadın olmasına,Binamızdaki kişilerin bekar erkekler olmamasına gibi şeylere çok dikkat ederdi.
Bir süre sonra telefon çaldı. Eser arıyordu.
“Eser bir haber varmı”
“Birtanem baban evleri karıştırmış, ev sahipleri karakola götürmüş yoldayız geliyoruz şimdi”
Telefonu kapattım. Ters giden şeyler vardı evimiz tam merkezde ve babam defalarca gelmişti. Sonra artık yaşlandığı aklıma geldi babam hep benim genç yakışıklı prensim olmayacaktı. Artık aklı daha fazla karışıyor birşeyler unutmaya başlıyordu.
Nihayet zil çaldı ve koşarak kapıyı açtım. Babam elinde poşetle kapının detaylarını inceliyordu.
“Üstadııım”
“Babacıııım”
Kocaman sarıldım. O da sıkıca bana sarıldı. Babamı o kadar çok özlemiştim ki sırtımın acısını tamamen unutmuşum.
Babamın arkasında eser kafasını eğmiş yaslandığı duvara ritim tutturuyordu. Gözüm ona kaydığı anda kafasını kaldırarak bana baktı.
Babam “ bu taksici genç beni getirdi Allah razı olsun kızım biraz bahşiş ver de gitsin”
“Baba benim taksiciye benzer halim mi var?”
“Bu zamanın taksicileri de böyle işte bizim zamanımızda taksiciler önüne göremezdi zaman geçtikçe gelişiyoruz” diyerek içeri girdi
Bende kapıyı hemen kapatmak için atıldım. Eser kapıyı tuttu.
“Görüşürüz yok mu bitanem”
“Görüşürüz” dedim kısık ses tonuyla kapıyı kapatınca da tekrar görüşmemek için dualar ettim. Babam salona oturmuş ben gelince ayağa kalkarak “ kızım lavabo neredeydi”
“ baba sürekli geliyosun evime nasıl unuttun. yaşlandınmı yoksa nerede o eski Erdem Dura ne at koştururdun ya baba yani kimin babası”
“Kızım daha konuşacaksan ben saksıya işeyeyim”
“ tamam gel sol çaprazda bak”
Babamda gerçekten bir tuhaflık vardı ama çok üstünde durmadım.Tüm gece En sevdiğimiz diziyi izledik mutfakta kurabiye yaptık. Gece olunca babam koltukta uyuyakaldı.
Yanına oturup süzdüm çok yaşlanmıştı yanaklarındaki kırışıklıklar artmış göz kapakları da daha mordu. Ellerinin titremesini farkettim yavaşça eline dokundum bir gün onunda benden gidecek olması canımı yaktı. Umarım ondan önce ölürüm. o belki sadece beni kaybeder ama ben herşeyimi kaybederdim. Bir süre sadece yüzünü izleyip sıcacık ellerini tutarak bekledim. Üzerini örttüm
Sonra yatağa geçtim.
Birkaç saat sonra büyük bir sesle uyandım aniden sıçradım derin nefes alarak babama koştum
“ baba ne oluyor iyi misin”
“Kızım sürahi düştü özür dilerim”
“ ne özürü olur öyle ne yapıyorsun burada”
“Lavabo nerdeydi kızım uyku sersemi unuttum yerini yine”
“Baba gerçekten iyimisin yarın doktora gidelim mi”
“Yok kızım iyiyim dedim ya daha çok konusacakmısın yoksa sürahiye mi işeyeyim”
İstemeden güldüm “gel götüreyim seni” dedim. babam lavabodayken bende randevu aldım bir yolunu bulup götürürüm diye.
Babam çıkınca tekrar uyudu bende odama çıktım korkuyla aşağı indiğim için bacağımı vurmuşum. Sonra tekrar uykuya daldım.
Sabah babam yanıma geldi
“Kızım ben evimi özledim”
“Yeni geldin baba doyamadım ki sana daha”
“Sende gel kızım gidelim beraber”
“Keşke..”
“Evimi özledim kızım seni de özlüyorum anneni de.”
“Bende çok özledim baba üçünüzü de”
Biraz hüzünlendik ama babamı daha fazla üzmeye içim el vermedi.
“Kalk baba”
“Nereye kızım”
“ Annemin yanına”
Babam hiç bişey söylemeden kapıya doğru gitti
“Baba kahvaltı yapsaydık”
“Dışarda yeriz hem sana annene evlenme teklifi ettiğim yeri de gösteririm”
Üzerimizde pijamalarla sokağın ortasında gülerek yürüyorduk sonunda annemin kapısına geldik babam önden girdi içeri biraz ilerde sola döndük.Karşımızdaydı bembeyaz taşı ve üzerindeki kocaman güllerle bizi selamladı babam yavaşça taşının üzerine oturdu
“Yine her zamanki gibi güzelsin hanım dedi”
Babam anneme çok küçükken aşık olmuş. ilk aşıklar yani. Geçen 8 aya rağmen acımız hep tazeydi.
Babamın gözleri dolmuştu.kesik kesik kelimelerini fısıltıyla söylüyordu.Bende sürekli buraya gelip not yazar biraz para koyup mezarın üzerine bırakırdım.
Bu defa kalem kağıdı babama verdim.
Babam parayı alan kişinin dua etmesini falan istedi bir sayfa daha koparıp birşeyler yazdı annemin mezar taşının açık kısmına koyup ittirdi
“Bana bişey olursa bu notu oku kızım “
“Allah korusun baba konuşma böyle”
“Söz ver alıp okumayacaksın “
“ tamam söz”
Biraz daha durup mezar taşını öperek ayrıldık. Mezarlıktan çıkarken kapının önünde Eseri gördüm.
Arabasına yaslanmış bize bakıyordu
Artık çok sıkılmıştım.Bu savaştan ya galip olarak çıkıp mutlu olacaktım ya da mağlup olarak ayrılıp 2 karış toprakta yatacaktım.
Bölüm etkileşimi
