1. bölüm / 2
AuroraBuruk sevinç
Bölümler 2Şu an: Buruk sevinç
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ben Gökçe
Bu sabah bildirim sesiyle uyandığım bir sabah olmuştu.
Gözümü biraz aralayarak ellerimi yatağımda gezdirmeye başladım. Üst üste gelen bildirimler beni meraklandırdı ve ayağa kalkarak yatağımın üzerindeki battaniyeyi aşağı çektim. Telefonu ayak ucumda bulunca bir of çektim ve elime alınca gelen mesajların babamdan olduğunu fark ettim yarın akşam İstanbul’a geliyordu.Mesajını okur okumaz hemen babamı aradım.
“Babacımmm..” diyerek telefonu açtı.
Yüzümdeki tebessüm bir anda kocaman bir heyecana dönüştü.
“Baba gelirken annemin yaptığı o zeytinyağlılardan da getirirmisin”dedim.
Babam “getiririm babacım” diye cevap verdi.
Vedalaştık ve yüzümdeki tebessüm tüm vücuduma yayıldı.
Aylardır babamı göremiyordum.
Banyoya koştum elimi yıkadım ve aşağı indim bir yandanda ağzımda mırıldandığım bir şarkı vardı
“Seni hem sevdim hem senden nefret ettiiiimm”
Evin dağınıklığına aldırış etmeden giyinip kapıları kitleyerek dışarı çıktım. Gün ışığı bu gün daha koyu sarı-turuncuydu.
“Gel gel sarışınım geeell”
Asansörün gelmesini beklerken ağzıma takılan şarkıyı daha sesli söylemeye başladım ve vücudumun ritme kapılmasına izin verdim.bir yandan ellerim sağa sola savruluyor bir yandan dağınık saçlarım arkada birleşiyordu.
Arkam dönük asansörün açılma sesini duydum. Önüme dönerken;
“Bir ateşki alev aleevv yanar içimden”
Derken karşımda kurye gördüm uzun boyuyla kaskının arkasından sırıtışını duyabiliyordum. Mahcup bir ifadeyle ellerimi önde birleştirerek asansöre bindim. Utandığım anlaşılmasın diye telefona kafamı gömdüm ve video kaydırmaya başladım.
Az önce söylediğim şarkının videosu çıktı. Hemen kaydırdım ve telefonu kapatıp cebime sıkıştırdım.Gözüm hafif hafif kuryeye kaydı. Uzun boyu ve giydiği tişörtten patlamak üzere olan kol kaslarından gözümü alamadım ki kapı açıldı ve kurye çıktı bende arkasından çıktım. Telefonum çaldı arayan Eserdi. Eser. Bana takıntılı olan çocuğun adı 8 aylık zulümde denebilir. Eser ile okulda tanıştık. İlk aylarda gerçekten aramızdaki ilişki arkadaşlıktan fazlasıydı Eser gittikçe beni takıntı haline getirdi hatta konuşmak İstemediğim zaman tehdit ediliyordum. Korktuğum için sadece hayatımda yokmuş gibi davranmaya çalıştım ancak sürekli arıyor her yerde karşıma çıkıyor ve beni sürekli rahatsız ediyordu.
Telefonu açtım. Eser bir tanem diye açtı telefonu şaşkınlıkla efendim dedim.
“ Canım bugün bir şeyler yemek ister misin?” Dedi.
Vereceği Tepkiden korktuğum için “akşam babam gelecek daha sonra konuşalım mı” dedim
Eser “olur bir tanem hatta babanı havalimanından ben almak isterim” dedi.
Eserin Bu tepkisi karşısında şaşırdım ve Elim ayağım birbirine dolaştı Havalimanından sonra babamla bir şeyler yapacağız diyerek geçiştirdim.
Telefonu kapattım.
Markete girdim ihtiyaçlarımı aldım ve eve doğru yol aldım. Biraz evi toplayıp yemek hazırlamak için mutfağa geçtim. O anda kapı çaldı. Kim gelmiştir diye düşünmeden kapıyı açtım yüzümdeki gülümseme bir anda Yok oldu. Gelen Eserdi. İçeri girdi, arkasından kapıyı kapattı şaşkınlıktan dilim tutulmuş gibiydi. Biraz yaklaşarak elleriyle saçımı kulağımın arkasına koydu .Yutkundum.
Gözlerimde korku vardı kulağıma yaklaşıp fısıldayarak “anlamadığımı mı sanıyorsun” dedi. Yüzündeki o korkunç tebessüm beni daha da gerdi. Aslında başından beri korktuğum şey buydu. Eser her şeyimi en ufak yalanımı dahi biliyordu anlıyordu.
Başlarda zeki olduğunu sanıyordum ama öyle değilmiş.
Ne yapıyorsun diyerek mutfağa girdi Biraz etrafa bakındı “ bir tanem bugün seni yemeğe çıkarmak isterim yarın baban gelince yemeği sizin evde yeriz bence harika olur” dedi
elini cebine attı Ve telefonunu çıkararak şoförüne bagajın arkasından çantasını getirmesini söyledi.
Tekrar kafasını bana çevirerek stresten yediğim dudaklarimi ve titreyen ellerimi gördü. yüzünde memnuniyetsiz bir ifadeyle bana doğru yürüdü.
Adımlarım geri geri gidiyordu. Sonunda duvar ile eser arasında kaldım dudaklarıma yaklaşarak “ senin hakkında harika planlarım var çok mutlu olacağız” diyerek daha da yaklaştı
Kafamı sağa çevirerek titreyen sesimle “Ben giyineyim”dedim.
Tam adım attığım anda kolumu tutarak tekrar beni kendine çekti bu sefer aramızda bir milim dahi yoktu ittirmeye çalışsam da gücüm yetmedi
Burnuma gelen pahalı parfüm kokusu Sağa doğru taranmış siyah saçları ve Güçlü vücuduyla birleşmiştim.
Sesim titriyor gözlerim dolmuş ve ağlamak üzereydim.
Eser “ bu kadar korkma benden sana zarar vermem” diyerek ellerini serbest bıraktı.
Kapı çaldı Eser kapıyı açtı şoförün eline çantayı aldı şöförüne “dışarıda bekle” diyerek tekrardan bana baktı
Elindeki çantayı bana uzatarak “al bunu giy gel 15 dakikan var” dedi.
Çantayı alıp koşarak odama çıktım.
Odamda derin derin nefes alarak çantanın içinden çıkan kırmızı dekolteli kısa elbiseye baktım korkunçtu tam anlamıyla korkunçtu ama giyinmemek gibi bir seçeneğim de yoktu.
Yaklaşık 20 dakika sonra aşağı inerken adım seslerimi duyan eser;
“ hadi bir tanem geç kaldık” diye seslendi.
Kafasını bana doğru çevirdi. Üstüme yapışmış göğüslerimi belli eden kalça çizgimde olan elbiseyle beni izledi.
Utanıyordum Ellerimi önde bağlamıştım
Eser terliyordu O zaman beni arzuladığını hissetmiştim
hemen kapıya yol aldım.
Eser arkamdan kapıyı kapatıp belimi tuttu aşağı indik şoförü arabasının önünde bekliyordu
Şoförün gözleri beş saniye kadar bana kaydı gözlerimi indirdim arabaya girmek için kapıyı açtım Eser şoförün bana baktığını fark etti “taksiyle eve git görüşeceğiz sonra” diyerek arabayı sürmek için direksiyona geçti.
Arabanın en sol köşesinde durup dışarıyı izlerken eser arabayı sürmeye başladı
ayna’dan ara ara beni kontrol ediyordu
Tek kelime Çıkmadı ağzımdan sadece yol boyu dışarıdaki ışıkları izledim. Sokak lambalarının ışığı.
Nihayet gelmiştik iki katlı çok büyük ve kalabalık bir restoranttı.
Eser tekrardan yanıma gelip beni kendine çekerek “nasıl” diye sordu
Ağzımdan sadece “iyi” çıktı
Eser “ hadi bir tanem daha yemekten sonra işlerimiz var”
En köşede boş bir masaya geçmek istedim.
Eser girer girmez garsonlar buyrun eser bey diyerek farklı mekanın ortasındaki masaya bizi götürdüler.
Bir anlığına gözüm göğsümdeki morluklara kaydı
Eseri son kez reddettiğim gün şiddet uygulamıştı
Eser sinir hastasıydı özellikle konu ben olunca gözü dönüyor heryerde saldırıyor herkese zarar veriyordu sakinleşince de verdiği zararı hatırlamıyormuş gibi yapıyordu
Dediğini yapmaktan başka bir çarem kalmıyordu
Sırtımdaki izlerin sebebi de oydu
Hatta cevap vermediğim ya da hoşlanmadığı durumlarda sırtımı bastırarak canımı yakardı.
Bazen hatırlıyorum da annem saçımı tararken canımı yaktığı için ağlamıştım o tarağı hiç düşünmeden çöpe atmıştı
Bu defa canımı yandığında ağlayamıyorum bile…
Çöpte ki de ben oluyorum zaten.
Bölüm etkileşimi
