8. bölüm · Ateşin Aşkı I
7. Bölüm.
/////Güneşli günler bulutlu////
/Anılarla değer kazanır./////
Kağan mafyayı dövdüğünde hala yatakta uzanmış bir şekilde
Kala kalmıştım.
Tam kağan vuracağında mafya konuştu.
"Vurma tamam senin eşine bişey yapmadım zaten."
Dediğinde kağan duraksamış arkasını dönerek bana baktığında hızlı adımlarla yanıma doğru geliyordu. Saçımda bir şey hissetmiştim ve bu his şimdiye kadar hissettiğim hislerden daha farklı daha güzel bi histi.
Saçımı okşayan bir el vardı ve bu el durmadan saçımı okşayıp seviyordu. Gözümü açmam gerekiyor muydu. Saçımı kim okşuyordu. Kafama takılmış bir soruydu. Aniden saçımda bir dudağın beni öptüğünü hissettim.
Gözlerimi biraz açmaya başladığımda. Gözüm kağanı arıyordu ki yukarıya doğru bakmıştım ve kağanı görmüştüm.
Gözlerini kırpmıştı ve konuşmuştu.
"Uyuyan güzelim." dediğinde şaşkınlıkla kağana bakıyordum aniden bir üşüme hissi geldiğinde
İstemsiz bir şekilde kağana biraz yaklaşmıştım. Yaklaştığımda kağanda beni kendisine doğru çekmişti ve sımsıkı sarılmıştı.
Sarıldığında burnuma dolan kokusuyla biraz daha zokulmuştum yanına ve boynunu elimden çekirerek birleştirmiştim.
Kafamı omzuna koyduğumda burnuma gelen davetkâr kokusu sanki benim ona ait olduğumu daha çok hissettirmişti.
Seviyormuyum? Evet. Peki kendime itiraf edebiliyor muyum?
Hayır. Nezamana kadar böyle olcak peki? Bilmiyorum...
Kendi içimde resmen savaş veriyordum ondan bi okadar uzak bı okadar da yakından itiraf edememek sevdiğimi söyleyememek çok zordu ama
Henüz kendime bile itiraf edemiyordum.
Bunların hepsinin yanında onun kollarının altında sarılıyor olmam.
Onun beni yanlız bırakmıyor olması en güzeliydi.
Onun omzuna yasladığım kafamı yavaşça boynuna doğru yaklaştım.
Kağan naptığımı anlamamıştı. Ama ben onun yanından uzaklaşmaktan çok yakınlaşmıştım.
Kağan anlamsız gözlerle bana baktığında anlamıştım ne kadar yakınlaşsam da bı itirazının olmayacağını.
Beklemediğim bir anda o da bana doğru yaklaştı ve kulağıma doğru eğilerek fısıldamıştı.
"Tehlikeli sular da yüzüyorsun."
demişti. Derdeyse ses tonundaki derinlik ve kısık konuştuğunda
Onu bir kez daha çok sevdiğimi anlamıştım.
O konuştuğunda nefes alış veriş seslerimizin bile duyalabileceği bir yakınlık derecesindeydik.
Kulağına yaklaştığımda konuştum.
"O su ne kadar tehlikeli olursa olsun ben razıyım." Dediğimde kendimden ben bile emin değildim. O cümleyi ben mi kurmuştum? Nasıl kurmuştum peki? Diye içimden söyleniyordum ki arkadan bı kahkaha sesi gelmişti. Yerden geliyordu bu ses.
" Ne kadar romantiksiniz sizi gidi kumrular." Dediğinde mafya kağan sinirlendiğinde yavaşça beni köşeye doğru çekti ve mafyanın sağlam olan taraflarını da güzelce dövmüştü.
" Tamam dur artık." Dediğinde mafya benim bile içim kötü olmuştu. Kağana seslenmiştim.
" Kağan prensim dur artık yeter."
Diye biraz sesimi yükseltmiştim duyması için anında duymuş olucaktı ki durmasıyla birlikte cevap verdi.
"Uyuyan güzelim artık gitsek mi?
Dediğinde içim huzur dolmuştu
Sessiz bir ortamda kahve alıp kitabımı okuyordum okadar huzurluydum.
Kağan baktığında bana doğru gelmesi bir olmuştu. Beni kucağına aldığında gözlerinin içine baktım.
Çok mutlu aşık bir adam görüyordum karşımda yanımda.
Bir kaç cümle bişey söylemiştim.
"Kağan."
" Efendim uyuyan güzelim."
"Ne zamana kadar yanımdasın."
"Ben senin sözlünüm. Ayrıca sen ölene kadar da yanında olacağım." Dediğinde içimde doğru olduğunu söyleyen bir ses vardı. Ayrıca evet o benim sözlümdü. Ne kadar kendime itiraf edemesemde... Sözlümdü. Yanımday- dememe kalmadan içimden dudağımda dudağının hissettim. Aramızda mesafe yoktu. Kucağındaydım. Bunu en çok o fark ediyordu kucağında olduğumu. Birden bastırmaya başlayınca bende onun rüzgarına kapıldığımı fark etmediğim için bir süre öyle kalmıştık. Bir süre yanlız bir ömür gibi gelmişti. Öyle güzel iki dakikaydı.pardon iki dakika mı dedim ben belkide iki buçuk dakikadır.
Kağanın sesini duyduğumda yere indirirken beni çok nazikti bazen öfkeli ve sert olabiliyordu ama çok seviyordum sanırım.
"Hanım efendi benimle bir randuvuya çıkar mısınız ?" Dediğinde şaşkınla tek kaşım havada onun bana bakışlarını izliyordum ki hemen ardından konuşmama fırsat vermeden başka bir cümle kurmuştu.
"Biliyorum daha önce davet etmedim ama bi şans verebilir misin?" Dediğinde yüzüm gülüyor gözlerim kısılmıştı. Bende cevap bekliyordu üstüme baktığımda hiç uygun olmadığını görmüştüm. Kağana gözlerimiz aynı anda birbirini bulunca konuştum.
"Şey ilk önce kıyafet mi alsak kağancım." Dediğimde bu sefer hiç kızmamıştı ama gözlerinden belli oluyordu canını sıkmıştım.
"Özür dilerim bu sefer bilinçli demedim." dediğimde gözlerim dolmuştu. Fakat ne için dolmuştu.
Güvenemediğim bi adam için mi?
Yoksa sevdiğim adamı öptüğüm için? Yine kafam karışmıştı ne yapacaktım dediğimde yanımda ses duymuştum.
"Sorun değil bu sefer kızmıcam sana" kağan dediğinde onu yanıma kolundan tutarak çekerek boynuma sarılmıştım.
" Bir insan bu kadar sevinemezki
kızmadığ için." dediğinde boynuna küçük bir buse kondurmuştum.
"Herşeyden çok sevdiğim için seni sevinirim.' dediğimde sesim baya bir kısık çıkmıştı ki o duymuştu kulağının yanında kafam olduğu için. Gülümsemişti.
"Gerçekten beni herşeyden çok mu seviyorsun?" Dediğinde kağan
Utançtan yerin dibine giricektim nerdeyse kendi kendime içimden kendime kızmıştım. Bir şeyide becer ateş. Sus yani bu kadar basit. Demiştim.
Kağanın kulağına kısık bir sesle fısıldadığımda belli etmemeye çalışsada çok belli oluyordu.
Otuz iki diş sırıttığı.
" Çok mu komik Kağan bey." Dediğimde oda bana cevap vermişti.
"Evet. Çok komik Ateş hanım." Dediğinde hafif dalga geçtiğini anlamıştım.
" Çok gülme yanliz daha randuvuya gidecez." Dediğimde sesimde ciddiyet ve yüzümde ciddi bir tavırla ona bakıyordum.
"Tamam gidicez ondan önce seni alışverişe götüreyim." Demişti. Beklemediğim bir anda kucağına almıştı.
Beklemediğim bir anda birşey yapması hoşuma gitmiyordu ama
Az da olsa içim kıpır kıpır oluyordu. Affetmek istiyordum kırmasaydı eğer beni.
Affetmeye yakınım ama affetmiş sayılmazdım...
Kağanın hızlı merdivenleri indiğini gördüğümde gözlerimi kapatmıştım.
"Noldu durdum iyimisin?" Dediğinde kağan merdivenlerin yarısında durduğunu fark ettiğimde gözlerimi açmıştım.
"Çok hızlı iniyorsun panik oldum."demiştim. Sesimden korktuğum anlaşılıyordu oda anlamış olucakti ki normal iniyordu merdivenleri ama yine bana göre hızlıydı.
"İstersen doğruca burdan restoranta geçelim." Dediğinde kağan şaşırmıştım. Soruyu sorduğunda arabaya yaklaşmıştık.
Ona doğru bakmamla cevap verdim.
"Gidelim de kıyafet böyle gidemem ki." Demiştim.
Ses tonumdan oldukça panik ve endişeli olduğum belli oluyordu.
"Ben aldım önceden arabada denersin." Dediğinde arabayanın yanındaydık zaten kağana doğru baktım ve konuştum.
"Kağan arabanın yanındayız." Demiştim. Kağan ise arabanın kapı koluna baktığında anlamıştım kapıyı aç işaret ettiğini. Uzanarak açtım ve kapıyı kapattım.
"Az yavaş bitanem elim kalıcaktı arada." Demişti. Bende elimi kalp şeklinde yaparak ona karşılık vermiştim.
" Bak sen o kalp bana mı yoksa?"
Dediğinde kıkırdadım durduğum yerde. Çok tatlı bu çocuk. Yicem onu. Diye içimden demiştim dışımdan diyemezdim asla bu kelimeyi.
"Ben elbisemi giyeceğim sen arkanı dön." Dediğimde sözümü dinliyerek arkasını dönmüştü.
Arkasını döndükten sonra aradan
İki üç dakika geçmişti ve ona seslenmiştim.
"Kağan bakabilirsin artık." Dememle beraber bakıyor mu diye baktığımda onunla göz göze gelmiştik.
"Çok güzel olmuşsun güzelim."dediğinde utannmıştım yüzümü elimle saklamaya çalışmıştım ama başarılı olamadığımı görünce geri kağana bakmıştım.
Kağan bana bakıyordu ve gözleri her zaman kadar kahvelerinin rengi açılmıştı bu demek oluyor du ki beni mutlu görünce oda mutlu olduğu için gözlerinin rengi açılmıştı.
"Hayatım yanıma oturda hadi restoranta gidelim." Demiştim.
Ondan çok ben heycanlıylım içim içime sığmıyordu.
Kağan kafasıyla onaylayınca sürücü koltuğuna doğru arabanın diğer tarafına geçmişti.
"Gidelim güzelim." Demişti.
Oda en az benim kadar heycanlıydı ve mutluydu.
Bir iki saat yolun ardından restoranta gelmiştik arabayı durdurduğunda inmiştim.
İndiğimde kağan seslenmişti.
"Şşşt yavrum bekle arkanı dön süpriz olucak içerisi bitanem."
Dediğinde bende arkamı döndüm ve kağanı beklemeye başladım.
Kağan geldiğinde gözlerimi kapatmıştı. Üstümdeki elbiseyle uyumluydu rengi. Koyu bir kırmızının açik haliydi kağancığımın gözleri kadar parlaktı.
Arkadan kağan seslendiğinde nedensizce onla birlikte adım atmıştım.
Biraz yürüdükten sonra kağan
Gözlerimi açmıştı.
"Buyrunuz Ateş hanım." Dediğinde sandalye mi cekmişti ve oturmuştum.
