4. bölüm · Ateşin Aşkı I

3 bölüm

Nur Cakmakci

Kağan konuştuktan sonra ateş konuşmaya başlar.

Ateş;
"Göz kırpamazsın adi herif !
Evet yasak var mı itirazın!
Ayrıca hayırdır gülümsüyosun
bana bakarak ne oldu çok mu sevdin beni
Boşuna bakma bana sana başka kızlar baksın hadi başka kapıya hadi hadi çekil !yolumdan."

Ateş konuştuktan sonra kağan konuşmaya başlar.

Kağan;
"Yo ne münasebet. asıl sen beni mi ? Takip ediyorsun çok hoşuna gittim yoksa hep peşimde dolanıyorsun. Yoksa sen mi beni sevdin. "

Kağan' ın konuşmasını bitirdikten sonra göz kırpar ve ateş onu kovalamaya başlar. Elindeki çantasıyla hem arkasından koşuyordu hemde çantasıyla kağan'a vurmayı çalışıyordu bi süre ikiside koştuktan
Sonra hastanenin etrafında ikiside yorulur ve hastenenin arkasın da arka bahçede durdular.Arka bahçe de elinde su ile gelen Mustafa kapının 1-2 mesafe ilerisinde ateş ile kağan' ı görür.
Ve şaşkın bir ifadeyle onlara baka kaldı.
Ateş çevresine dikkatlice etrafına bakıyorken babasını görür ve kağan'ı cimcikler kolundan cimciklediği kolu acımış olcak ki acıttın ateş! Diye bağırdı.
Birden kağan. Ateş kağan'ın bu tepkisine kızmış olcak ki ayağına vurdu sert bir şekilde bu sefer de kağan ateş'i kovalamaya başladı kağan kızdığı için kağan bı yandan kovalarken bi taraftan da
2 ayın ne zaman gelenecegini ve ateş' e şunları söylüyodu;

Kağan;
Ateş sen abarttın! Sanki he.
Elinde ağırmış baya acıttın canımı.
Gel gel bişey yapmıycam alt tarafı
Kafandan aşağıya bı kova soğuk su döküceğim. Dedi.

Ateş hem koşuyordu hemde kağan'ın dediklerini aldırmadan koşuya devam ediyordu ki arka bahçeye tam içeri girerken babasına çarptı. Ve su üstüne döküldü. Carptığıylada kalmadı bide düştü.
Kağan o sırada uzaktan bı ağaçta ateş' i izliyordu. Uzaktan ateş'i izlerken içinden çok güzel kız bı iki gün kaldı 2 ay'a girmeye
Ondan sonra benimsin. Dedi.

Kağan kendiyle konuşması bitirdikten sonra ateş babasıyla diyalog kurdu.

Ateş;
"Baba ne zaman geldin?
Hangi ara geldin ?
Ne zamandır izliyordun beni?
Beni kaldırır mısın artık baba her yerim ıslandı ztn."

Ateş' in konuşması sonlandıgında mustafa
Ateş' i kaldırır ve ateş'in sorularına cevap verir.

Mustafa;
"5-6 dakika oldu kızım ben koridora geleli.
Siz farkinda değilsiniz ben su aldım biraz da dışarı çıkıp hava alım dedim.
Seni 5-6 dakikadır izliyorum ve aynı zamanda kağan' ı da izliyorum ne güzel kovalıyordunuz birbirinizi öyle.dedi"

Mustafa konuştuktan sonra ateş konuşmaya başlar.

Ateş;
"Baba ya ben onu hiç sevmedim.
Şaka mı ? Yapıyorsun bana yoksa gerçek mi ? Bu umarım kabus görüyorum bütün bunlar bir kabustan ibarettir.baba onu sevdim deme bana bidaha senle konuşmam bak." Dedi.

Ateş'in konuşması sonlandıktan sonra Mustafa konuşur.

Mustafa;
"Kızım açıkcadı ben kağan'ın babasıyla konuştum anlaştım ve seni de bedavaya
Vermiyorum üzülme başlık parası da alıcağız ondan merak etme yani benim kızım o kadar da değersiz değil."

Mustafa konuşmasını bitirdıkten sonra ateş babasına sınırlı ve kızgın bir şekilde bakar ve konuşmaya başlar.

Ateş;
"Baba sen naptığının farkındamısın?
Bide bedavaya falan vermicen diyosun beni! Baba ben karpuz muyum? Parayla alınıyorum. Ve ev eşyasıyımda benim mi haberim yok. Hani öyleysem söylede bişey yapmıyımda öylece durup beklerim yani."dedi.

Ateş'in bu öfke dolu sözleri karşısında
Mustafa öylece dona kaldı ve hiç bişey söyleyemedi. Ateş ise hızlı bir şekilde eve doğru ilermiş ve sonunda eve vardığında kapiyı açmış ve hızlı bir şekilde odasına çıkıp düşünmeye başlamış ben tüm bu olanlardan nasıl kurtulabilirim diye.

Ateş düşündükten sonra hiç bisey aklına gelmeyince evin balkonuna çıkacakmış ki
Onu takip eden kağan odanın camına taş atmış ve bı an da odasına taş gelen ateş taşla birlikte cama çıkmış bakmış ve kağan'ı görmüş ve kağan ateş diyalog kurar.

Kağan;
"Bı dinle beni! ben düşündüğün gibi biri
Değilim ateş. İnan ki değilim." Dedi

Kağan konuşmasını bitirdikten sonra ateş konuşmaya başlar.

Ateş;
"Seni ne dinlicem ben, sende kesin beni kandırırsın diğer erkekler gibi işin bittikden sonra çekip gidersin, hemde ben her kapinın önüne geleni kabul etmiyorum
Beni ikna etmen lazım hemde ben sana bakmam git başka kapıya hadi yoksa elimdeki taşı kafana atarım." Dedi.

Kağan;
"Öyle mi pişman olursun! bunları söylediğine ben diğer erkekler gibi değilim sana bunu kanıtlıcam." Dedi.

Kağan konuşmasını bitirdikten sonra olduğu yerden ayrılır ve hastaneye doğru yola koyulur hastaneye doğru gider ve bı saatin sonunda hastaneye gelir hastanenin içine girer ve Mustafa Bey'in yanına doğru gider ve o sırada Mustafa da koridor da duruyordu.kağan Mustafa'nın yanına doğru gitti ve konuşmaya başladı.
Kağanla mustafanın diyaloğu;

Kağan;
"Merhaba Mustafa abi senle bir şey konuşmak istiyorum konuşabilirmiyiz ?
Müsaitsen ?"

Kağan konuşmasını bitirdikten sonra Mustafa konuşmaya başladi.

Mustafa;
"Tabiki konuşabiliriz kağan
Müsaitim tabiki gel otur ." Dedi

Kağan;
"Ne kadar başlık parası istiyorsun ?
Söyle Mustafa abi vererim.
Yarın gelelim mi isteyemeye?
Yoksa bı gün sonra mi gelelim?
Konuya pat diye girdim ama lafı uzatmayı sevmem biliyorsun Mustafa abi."

Kağan komuşmasını bitirdikten sonra Mustafa konuşmaya başlar.

Mustafa;
"1200TL getirirsiniz.
Söyledim ya Allah Allah.
Yarın gelirsiniz istemeye.
Yok yarın gelin kağan.
Biliyorum abicim.
Yarın gelirsiniz çiçek çikolata ve diğer alincakları yarın istemeye gelin hatta
Ben söz'ü keserim düğün yapmadan kızı evden alamazsın ama haberin olsun."dedi

Mustafa konuşmasını bitirdikten sonra kağan komuşmaya başlar.

Kağan;
"Çok istedin Mustafa abi ama ateş için değer.
Tamam Mustafa abi söyledin kızla hemen yanı.
Yarın değilde cuma günü gelsem olmaz mı?
Tamaamdır Mustafa abi ben hepsini alır gerekenleri hatta ateş'e özel çelenk yaptırırım rahat ol sen abi.
Tamamdır düğün yapınca alırım bende".dedi

Mustafayla kağan'ın konuşması sonlandıktan sonra ateş'in annesinin sesi geldi.

Hayat:Mustafa koş çok kötüyüm gözüm kararıyo ayagım her yerim ağrıyor. Dedi.

Sesi çok telaşlı geliyordu Mustafa O anki panikle hemen hayat'ın yanına doğru koştu hemen ve yanına gitti gittiğinde yatakta nefes nefese kalmış eşini görünce dona kaldı napicağını bilemedi bı anda kağan hemen Doktor! Gel çabuk! Diye bağırdı.
Doktor endişeli bir şekilde hızlı adımlarla hayat'ın bulunduğu odaya doğru geldi.
Ve kalıpı açtı doktor konuşmaya başladı.

Doktor;
"Çekilin hasta nefes alsın.
Hasta bişey görmüş olmalı ki
Onu korkutacak bişey olmalı muhtemelen.
Hastaya şimdi hava vermek için hava verme maskesi takıyorum bide hava çekmesi için diskus yazıyorum.
Bu diskus'u günde 2 defa kullansın.
Bı sabah bı akşam olmak üzere eğer böyle durumda olursa evde de kullansın.
Sağlıklı günler dilerim." Dedi.

Tam gidecektiki doktor hanım Mustafa seslendi doktara.
Mustafa ile doktor hanım'ın diyaloğu şu şekildedir;

Mustafa;
"Eşim kaç güne taburcu olur doktor hanım?"

Doktor;
"Eşiniz bugün dinlensin yarın sabah taburcu olur Mustafa bey."

Mustafa;
Teşekkürler doktor hanım.

Doktor hanımla mustafanın diyaloğu bitti
Ve doktor hanım koridora doğru çıktı.

Mustafanın telefonu çaldı arayan kişi ismi
Ateşim adlı kişiydi ve kızıydı evt arayan kişi kızıydı. Telefonu açar açmaz daha Mustafa Alo demeden ateş ses tonu yüksek bir şekilde konuşmaya başladı.

Ateş;
"Baba eve gelmen lazım konuşmamız gereken konular var derhâl eve gel!diye yüksek bir sesle bağırdı."

Ateş'in sesi her zamankinden daha da gür ve iyi çıkmıştı ve sesi de titriyordu biraz
Ateş ,ateş değil de yangın olmuştu çok öfkeliydi babasına karşı onun gözünde hala kendisini' küçük prensesim 'diye seslenirdi. Ama bu sefer baya bı kırılmıştı
40 yerinden 40 defa derin darbelerle bıçaklanmış gibi hissediyordu.
Ateş bi şekilde bi yolunu bulmaliydi.
Ateş düşüncelere dalmış şekilde devam ediyordu ki kapı çaldı ve aşagı kata doğru
İndi kapının yanına gitti ve kapıyı açicaktiki
Başı döndü derin bı nefes alıp verdi.
Ve kapıyı açti içeri girmeden önce Mustafa konuştu.

Mustafa;
Kızım noldu?
Niye hemen beni eve çagırdın?
Yoksa kağan mevsuzu yüzünden mi? bana sinirlisin.
Mustafanın bakışları ateş'i doğrudan bulmuştu ve ateş'e meraklı hemde şaşkınlıkla bakıyordu. Tam o sırada ateş konuştu.

Ateş;
"Zıkkımın kökü oldu baba! daha ne olcak hiç tanımadığım adama veriyorsun beni bide üstüne ne oldu diye soruyorsun.
Şu beni mevzusu verme mevzusu yüzünden çagırdım seni yoksa şuan hiç göresim yok.
Evt o mevzu yüzünden sinirliyim sana hemde ne Sinir ne sinir ateşden yangın oldum.
Baba Neden ya neden ,neden bana bunu yaptin.
Of of!" Dedi.
Ateş' in içinde sıkıntı git gide büyüyordu.
Ya kaderine karşı gelecekti yada evden kaçıp çalışmaya başlicaktı.
Ateş'in kafası çok karışıktı.
Mustafa konuşmaya başlicaktı ki telefonu çaldı.
Arayan kişi 'kağan' adlı kişiydi.
Mustafa telefonu açtı ve 'Alo kağan hayırdır niye aradın' dedi.
Kağan konuşmaya başladı.

Kağan;
"Akşam oldu hazırlığınızı yaparsınız artık erkenden Mustafa abi."

Mustafa;
"yaparız merak etme sen ben ateş'e yarın söylicem şuan çok öfkeli bana
Söyliyemem bide bunun üstüne yarın istemeye geliceğinizi zaten çok öfkeli bide bunu söylesem deliye döner sinirden. Oyüzden yarın söylicem.
Parayı hazırladınız mı ? Bu arada
Yarın saat 15:30 da gelin isteyin.
Yüzükleride alırsınız."Dedi.

Kağan;
"Tamam Mustafa abi yarın söylersin.
Yarın 15:30 da ordayız.
İstediğin miktar da para da hazır.
Yüzükleri de yarın kuyumcudan alırım."Dedi.

Kağan söyledikten sonra kapattı telefonu
Ve ailesine haber verdi. Kağan yarının olmasını iple çekiyordu çok heycanlıydı
Yarın hangi renk takım elbise giysem diye düşünüyordu ve bunları düşünürken yatağın da uyuya kaldı. Ve yarın olmuştu kağan kurduğu alarm la beraber hemen uyandı ve hazırlanmaya başladı.dolabını açtı ve dolabın içinden gri renkli takım elbiseyi aldı. Giydi ve diğer aile fertlerini uyandırdı.Onlar da hazırlandılar ve kağan bekleyin ben diğer alinicakları alım ondan sonra yola çıkalım dedi. Kağan kuyumcuya doğru yola çıktı. Ve kuyumcuya girdi.
Kuyumcuyla kağan'ın diyaloğu

Kağan;
"Selamın aleyküm kuyumcu abi
Ben şurdan tektaş alıcaktım da kaç TL bu yüzük abi."

Kuyumcu;
"Aleyküm selam kardeşim.
Güzel seçim bu yüzük iki bin TL ."

Kağan;
"Abi çok pahalı değil mi ? yüzük biraz indirim yapsan olmaz mı?"

Kuyumcu;
"Tabiki kardeşim yapim indirim.
Bu yüzük sana 1999TL olur."

Kağan;
"Abi çok indirim yaptın ya sağol valla.
Abi şaka mısın sen bide karşım da
Pis pis sırıtıyosun abi deli misin nesin yani."

Kuyumcu;
"Yaparım kardeşim ben öyle indirim.
Sana özel indirim yapım mı? İster misin ?
Kardeşim deli değilim ben öncelikle yüz ifaden çok komik ondan sırıtıyorum gülüyorum.
Sana bu yüzük 1600 TL yaparım."

Kağan;
"Yaparsın abi yaparsın senden beklenir yani.
Yok abi sağol yaptın ztn.
Yüz ifademin neresi komik abi.
Sağol abi 1600TL de iyiymiş çok güzel indirim yaptın."

Kuyumcu;
"Yaparım benden de beklenir.
Çok komik kardeşim dona kaldın. yüzündeki anlamsız ifade o kadar komikti.
Anlaştık o zaman aldım parayı güle güle kullan artık kime verceksen yüzüğü."

Kağan yüzüğü aldı kapıdan dışarı çıkcaktıki dışar da dolaşan birini gördü
Ve öylece dışardan izledi. İzlediği kişi kuyumcuya doğru baktı ve kağan hemen gizlendi. İzlediği kişi kuyumcuya doğru elinde ki poşetle giriyordu ki kağan hemen tezgahın altına saklandı.