7. bölüm · Ateşe Mühürlü

7.bölüm

kitapyazanbirisii .

hoşgeldiniz , iyi okumalarr..

*
Bacaklarımda hissettiğim ağrı inanılmazdı.
“- ne yaptığını sanıyorsun sen !” diye bağırışını duydum Fırat’ın , yanımdaydı fakat deryaya bağırıyordu.
“- isteyerek olmadı” dedi ama bilerek yapmıştı
Elbiseyi tutup dahada yukarı çekmeye çalıştım fakat
“- ne yapıyorsun !” diyerek beni durdu Fırat
“- yandım diyorum !” dedim
“- gel şuraya !” dedi ve elimden tutup beni odadan çıkardı.
Üst kata çıkmak için merdivenlere yöneldik ve yukarı çıktık
Yanıyordum !

Odaya girdik ve kapıyı kapattı.
“- otur şuraya” dedi ve beni yatağa oturttu , ilerledi ve dolaptan bir kutu çıkardı.
Tekrar yatağa , beni oturttuğu yere geldi ve kutunun içinden yanık kremi çıkardı.

Kremi açıp önümde eğildi
“- ver bana “ dedim
bir şey demedi ve kremi eline sürüp bacağıma baktı , elbisemi hafif yukarı kaldırıp kızaran kısımlarına sürmeye başladı.
“- ah !” dedim gözlerimi kapatarak fakat gözlerimi kapatır kapatmaz bir serinlik hissettim ve gözlerimi açtım , Fırat sürdüğü yerleri üflüyordu.

Bir şey demeden kremi sürmesini bitirmesini bekledim.
“- krem alır acısını az bekle” dedi
“- tamam” dedim
Kremi sürdükten sonra kapağını kapattı , masasının üstündeki peçetelerden birini alıp elini sildi.
Bir şey demedi ve ilerleyip dışarı çıktı.
Bacaklarıma baktım ve bende yanan yerleri üflemeye başladım.
Tam o arada çok gürültülü bir ses geldi, bir şeyin devrilme sesi sonrasında ise Fırat’ın bağırmış seslerini duydum, ne dediğini anlaşılmıyordu fakat bağırdığı netti.

Yerimden kalktım ve kapıyı açıp odadan çıktım merdivenlerden inmeye başladım , odanın önüne gelince Aras ve Berivan’ın odada olmadığını farkettim.
3 sandalyenin ve birkaç tabak bardağın yerde olduğunu gördüm.
Zaten ilkini Fırat yandığımda devirmişti muhtemelen digerleri sonradan olmalıydı.

“- Bir daha böyle bir olay olursa..” diyordu deryaya bakarak fakat herkesin gözü kapıdan bana dönünce Fıratta geldiğimi anlamıştı.
“- Umarım anlamışsındır derya” dedi sadece

Derya ağlıyordu.
“- Mihrivan “ dedi yengem ve yanıma geldi.
Eğilip bacaklarıma baktı.
“- Acıyor mu canın “ dedi
“- yok yenge , krem sürdüm “ dedim
Aslında hala yanıyordu ama acıdığını gösterirsem benden çok onlar üzülürdü.

İlerleyip Derya’nın önünde durdum.
“-Bilerek yaptığını biliyorum, anlam veremiyorum ama biliyorum.
Kadın kadının kurdu değil , yurdu olmalı onuda geçtim karşındaki bir insan bile bile canına zarar vermek isteyecek kadar ne yapmış olabilirim ben sana ?” dedim

Ağlıyordu ama ağlaması benden değildi , Fırat’ın ona bağırmasından dolayıydı.
“- Fırat’ı benden çaldın !” dedi
“- Derya !” dedi fırat
Önünden çekildim ve elimle Fırat’ı gösterdim.
“- Ben senden onu almadım , o zaten hiç senin olmamış senin göremediğin bu” dedim
belimde bir el hissettim sonra ise omuzlarımda, arkamı dönüp baktım ve Bozan abimi gördüm.
“- Hadi Mihrivan yeter bu kadar eve gidelim” dedi
Babam Şervan ağa ile konuşuyordu kapıya doğru yürüyorlardı.

“- Olur abi” dedim
Cihan abimde yengemi almış kapıya yönelmişti.
Annem ise Zana hanımla konuşarak dış kapıya yönelmişti.
Odada bir tek Derya,annesi,abim,Fırat ve ben kalmıştık.

Abimle dışarı doğru çıkmaya adımladığımız sırada Fırat önümüzde durdu.
“- çekil yolumuzdan” dedi abim
“- Gelip yine alabilirim onu” dedi sadece, kast ettiği bendim
Abim bir şey demeden yanından geçti , avluya çıktığımızda daha hiç birimiz konuşmadan avlunun kapısı açıldı.
İçeriye giren doktordu.
Tanıyordum çünkü beni muayene eden doktordu.

Arkamdan bir el elimi tutup beni çekiştirince bunun Fırat olduğunu anladım.

Ona baktım ve anında havalandım, istemsizce bir çığlık kopmuştu dudaklarımdan.
“- ne yapıyorsun , indir beni !” desemde bırakmamış, cevapta vermemişti.
Alt kattaki odalardan birine girdik, beni koltuğa bıraktı ve bacaklarımı uzattı. İçeriye doktor girince ona döndü.
“- Doktor gel” dedi sadece
Doktor bana doğru yaklaştı ve bacaklarıma baktı , çantasına uzandı ve oftalmoskopu gözüme tuttu.
Yanıkla alakası ne ?
Sonrasında ise kalp atışlarımı dinledi.
Tamam da yanıkla alakası ne!?
“- Doktor bey ne yapıyorsunuz ?” dedim
Tebessüm etti.
“- Bazen hastalığınız ön tepkiler ile size durum uyarısı yapar , bir sıkıntı var mı diye baktım sadece , bacaklarınıza gelince” dedi ve durdu
çantasına uzandı bir kağıt kalem çıkardı ve kağıda bir şeyler yazdı.

Kağıdı uzatmak için bana yöneliyorduki Fırat elinden kağıdı çekip aldı.
Doktor ona baktı.
“- Bu krem iyi gelecektir” dedi
“- Sağol doktor” dedi.
“- hastalığında bir belirti var mı ?” dedi
“- şuanlık bir belirti göremedim fakat bunu en iyi Mihrivan hanım bilebilir, kendini nasıl hissettiği önemli” dedi ve tekrar tebessüm ederek “geçmiş olsun”dedikten sonra çıktı.

Doktor gittikten sonra ayağa kalktım ve onun çıkmasını beklemeden avluya çıktım.
Arkamdan geldiğini adım seslerinden anlayabiliyordum. Tekrardan Bozan abimin yanına gittim.
Herkes artık vedalaştığına göre gidebilirdik.
Bozan abim kolumdan tuttu, avludan nihayet çıkmış ve arabaların önüne gelmiştik.
“- Kızım , sen bizim kusurumuza bakma çok geçmiş olsun seni tekrar görmeye geleceğim” dedi Zana hanım , gözlerinde yaşlar vardı gerçekten üzüldüğü belliydi.

Başımı salladım ve bir daha hiç birine bakmadan arabaya bindim.
Yengemde arabaya binince abimler öne geçti ve arabayı çalıştırdılar, babamlar önümüzdeki arabalarına binmiş yola çıkmışlardı.

*
Eve önüne gelince arabadan indim ve direkt odama çıktım.
Yatağıma yattım ve kendimi uykuya bıraktım.
~
Telefonumun susmak bilmeyen sesiyle uyanmıştım.
Gözlerimi zar zor araladım ve ekrana baktım, arayan numaraydı.Açtım ve kulağıma koydum.
“- buyurun ?” dedim
“- kapıya çık ve ilacını al” dedi
Fırat ?
“- gerek yok reçeteyi bana at alırım kendime” dedim
“- Bunu boşuna mı aldım , çıkta al hemen” dedi
“- istemez” dedim
“- Eve girip zorla mı vereyim , inadını bırak ve gel” dedi
bir şey demeden telefonu yüzüne kapattım.
Alt kata indim ve dış kapıyı açıp dışarı çıktım, arabasının önüne yaslanmış beni beklediğini gördüm.
Yanına gidip önünde durunca elindeki poşeti bana doğru uzattı.
Boş boş baktım, uzandım ve elinden poşeti aldım.
“- sağol” dedim
“- medeniyet bilir miydin sen ?” dedi
“- uzatma işte insan gibi sağol dedik” dedim
bir şey demedi.
“-neyse dikkat et” dedi
kafamı salladım sadece.
Arabasının kapı tarafına gitti ve kapıyı açıp bindi, geriye doğru adımladım ve gitmesini bekledim. Arabasını çalıştırıp önümden geçti ve gitti.

Arkamı döndüm ve kapıyı açıp tekrardan içeri girdim.
Üst kata çıkıp tekrardan odama girdim, yatağın üstüne oturdum ve getirdiği poşetten kremi çıkarıp açtım önce elbisemi indirdim ve bacaklarımın yanık kısımlarına sürmeye başladım, sürdükçe yanıyordu eğildim ve üflemeye başladım o sırada aklıma kremi sürerken ki onun üfleyişi aklıma geldi.

neden geldi ?
off mihrivan !
Kafamı iki yana salladım ve kremin kapağını kapatıp poşete geri koydum.
Dolabıma yöneldim ve bir şort ile üst çıkardım, bu şekilde bacaklarıma değmemiş olurdu.
Dikkatlice giydikten sonra yatağıma uzandım ve kendimi uykuya bıraktım.
*
yazar’dan..

Fırat ağa kremini karısı olacak kıza verdikten sonra arabasına binmiş ve yola çıkmıştı.
Anlamlandıramadığı şey neden bu kadar endişelendiğiydi
Kendince sebepleri vardı elbette, karım olacak diyordu onu korumalıyım hastalığıda var diyordu.
Bunun bir acıma olmadığını biliyordu.
Yandığını anladığında aynı endişe sarmıştı bedenini, bayılacak mı veya hastalığı tetiklenecek mi diye düşünmüştü.
Yinede fikirlerini bir yana bırakmak isteyip düşünmeyi sonlandırmıştı.
*
1 hafta sonra..
Üstümdeki elbiseyi düzelttim ve masaya yönelip kolyemi alıp taktım.
Babamın amcasının oğlu evleniyordu, babama ne kadar gelmek istemediğimi söylesem de mecbur gitmek zorundaydım.
Odamın kapısı açılınca döndüm ve gelenin kim olduğuna baktım.
yengemdi.
İçeri girince beni bir süzdü
“- Çok güzel olmuşsun” dedi tebessümle
Üstünde su yeşili uzun bedenini saran bir elbise vardı, göbeğiyle beraber çok güzel görünüyordu.
“- Sende öyle yengem” dedim
Tekrardan gülümsedi ve hafiften eğilip bacaklarıma baktı
“- Acıyor mu ?” dedi
“- Hayır” dedim
Bir haftadır her gün neredeyse on kereden fazla bacaklarımı soruyordu.
Bacaklarım artık daha iyi ve iyileşmişti, ağrısı kalmamıştı üstündeki kızarıklıklarda yavaştan kaybolup kabukları dökülüyordu.

Yani iyiydim.

Abimlerin aşağıdan çağırdığını duyunca birlikte aşağı indik.
Herkesin hazır olduğunu görünce evden çıktık ve arabalara binip yola çıktık.
Babam ve annem yine önden gitmiş çoktan ordalardı, abimler önde ben ve yengem ise arkaya oturmuştuk.

~
Düğün yerine gelince arabalardan inmiş ve düğün açık salonda olduğu için annemi bulup yanına oturmuştuk.
Açık alanları daha çok seviyordum, rüzgarı hissetmek bir yandan oynamak güzeldi.

Bir süre halayı izlemeye başladım, taki en sevdiğim halaylardan biri çalmaya başlayınca kadar.
Halayın sesini duyunca neşeyle gülümsedim ve yerimden kalkıp halaya doğru ilerledim.
Halayın en önüne gelince halay başı olan kadından mendili aldım ve yanıma geçip halay çekmeye başladım.
Gülümseyerek ve rüzgarı hissederek halay çekmeye devam ediyordum.
İlerledik ve bir tur döndük, neşem yerine geliyordu.
Bir anda elimden mendilin çekilmesi ve aynı saniyelerde kolumdan tutulmasıyla neye uğradığımı şaşırdım.
Kafamı kaldırdım ve beni halay yerinden uzaklaştıran kişiye baktım.

Bir haftadır görmediğim, koca adayım Fırat.

*
ay bıraktım , oy ve yorumlarınızı bekliyorumm 🫶