5. bölüm / 9
ATA-1HAREKET VAKTİ
Bölümler 9Şu an: HAREKET VAKTİ
- 1 BAŞLANGIÇ1.772 kelime
- 2 BİR YERDEN BAŞLAMAK GEREK2.091 kelime
- 3 SEÇİM-11.390 kelime
- 4 SEÇİM-21.422 kelime
- 5 HAREKET VAKTİ1.731 kelime · Okuduğun bölüm
- 6 İLK DURAK1.654 kelime
- 7 OPERASYON-11.324 kelime
- 8 OPERASYON-21.642 kelime
- 9 YENİ ROTA YENİ KEŞİFLER1.372 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İnsanın hayatında hiç bir şey gökten kucağına düşmez. Eski bir söz vardır nefes almak için bile ağzını açman gerek diye. Hangi çağda olursanız olun hayatta istediğiniz şeylerin olması için gönülden istemenizin yanında sıkı bir çalışma ile mücadele etmeniz gerekir.
İnsanlara var oldukları zaman ve düzende isteklerine ulaşmak adına ilk basamağı devlet sunsa da gerisi tamamen kişinin gayretine bağlı bir durumdu. Ne kadar yetenekli olursan ol, ne kadar istersen iste tek değildin ve sana sunulan şartlar başkalarına da sunulduğu için aralarından sıyrılıp kendini göstermen gerekiyordu. Bu yüzden Cevdet şu anki konuma ulaşabilmek için tüm gücü ile çalışmıştı.
Daha ilk okul zamanlarında öğretmenlerin verdiği ödev maketleri yaparken bile içine büyük bir heyecan kaplardı. Uzay, sonsuz bir boşluk değildi onun için , keşfedilmesi gereken büyük bir gizemdi. Zamanı geldiğinde meslek seçiminde pilotluğu yazarken hiç düşünmedi. Eğitimi için herkesten çok çalıştı çünkü bedensel olarak rakipleri karşısında büyük bir dezavantajı vardı. Cevdet bu dünyaya atanari olarak gelmişti. Bedeni iki cinsiyeti de taşırken asla normal erkekler gibi iri ve yapılı olamıyordu. Bu yüzden aklı ile ilerlemek daha mantıklıydı ama o bununla yetinmeyip bedenini de fazlasıyla zorlamış ve en sonunda istediğine en zor yoldan ulaşmıştı.
Şimdi ise bir mekikte yanında baş hanzade ile beş sene boyunca görev yapacağı gemiye giderken hem heyecanlı hem de fazlasıyla gururluydu. Yine de beş senelik bu yolculuğun fazla uzun ve zorlu olacağını bildiğinden endişe etmeden de duramıyordu. Mekiğin camından görüş alanında tüm ihtişamı ile duran gemiye baktı. Şu ana kadar çalıştığı hiç bir gemi bu gemi ile boy ölçüşemezdi. Filodaki gemiler ne kadar büyük olurlarsa olsunlar en büyüğünün kapasitesi 150 kişilikti ama bu gemi yan personelle birlikte 300 kişiyi ağırlıyordu.
Dört kademeden oluşan geminin bu uzun yolculukta tüm personele yetecek yemek ve ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için alt bölümü yapay bir çiftlik olarak dizayn edilmişti. Hatta bu bölüm 4 aydır ekilip biçilerek yola çıkacak hale getirilmişti.Orta iki kısım personel için oda ve enerji sağlaması açısından etkinliklerle malzeme depolarına ayrılmıştı. Geminin yönetim kademesi ise en üst bölümdeydi. Bu bölümde aynı zamanda uzay laboratuarı da mevcuttu. Gemi şu ana kadar hiç kullanılmamış karanlık enerji denilen yarı organik bir madde ile çalışıyordu ama gemideki her hareketi enerjiye çeviren bir yapı da diğer gemilerde olduğu gibi bu gemide de mevcuttu. Silah sistemleri de orta katta ve eldeki bütün imkanlar kullanılarak en son teknoloji donatılmıştı.
" Cevdet kaptanım endişeli gibisiniz."
" Bence siz fazla rahatsınız hanzadem. Uzun ve bilinmez bir yolculuk için benim durumum daha doğal değil mi?"
" Sizi bu yüzden özel olarak istedim kaptan. Böyle zorlu bir yolculukla başa çıkabilecek potansiyele ve öngörüye sahip olduğunuz için."
Hanzadenin sözleri ile Cevdet bakışlarını camdan çekip hanzadeye döndü. Genç yaşına pek çok başarıyı sığdırmış güzel ve akıllı bir kadın vardı karşısında. Yüzünde oluşan gülümsemeyi engellemedi. Ve başını sakin bir minnetle aşağı yukarı salladı. Çok geçmeden geminin hangarına giriş yaptıklarında Cevdet mekiğin kapısını açıp korumalı alana geçmek için hanzadeye elini uzattı. Hanzade elini kibarca tutup mekikten ustalıkla indi ve korumalı alanda arındırıcının işini yapmasını beklediler. İşleri bittiğinde ana gemiye bağlanan kapı açıldı.
Cevdet kapının sağında ve solunda hizalanmış ana mürettebat ve hanzadeyi karşılamaya gelen Yıldırım komutan ile kısa bir an duraksadı. Sağ tarafında daha önce dosyasını inceleme fırsatını bulduğu bilim subayı Nazım Kozlu, yanında dümencisi Diyar Jivan ve onun yanında da taktik subayı Hakkı Körük duruyordu. Başını sola çevirdiğinde tüm heybeti ile Yıldırım komutan ilk sırada dururken yanında baş mühendis Arim Yolaçan ve en son olarak da besin zincirini kontrol eden Semiha Alyakan vardı. Herkesi selamladıktan sonra hanzadeye dönerek:
" Hanzadem burada yolumuz şimdilik ayrılıyor. Kendinize dikkat edin." dediğinde hanzade gülümsedi.
" Bu konuda endişeniz olmasın kaptan . İlk durağımıza ulaştığımızda görüşmek üzere."
İkili saygıyla birbirlerini selamladıktan sonra kısa koridordan geçip ayrı yönlere doğru ilerlediler. Hanzade kendisi ve ekip arkadaşları için ayrılan uzay laboratuarına geçerken kaptan da birincil ekibi ile köprüye yöneldi. Köprüye vardığında onu gür bir ses karşıladı.
" Kaptan köprüde."
Derin bir nefes aldı Cevdet, daha elindeki dosyalarında olan bilgiler dışında hiç bir fikri olmayan mürettebatına kısa bir göz gezdirdikten sonra yerine geçti. Mürettebat da yerlerine yerleştiklerinde gemi hareket etmek için hazırdı.
" Dümenci , Kalis imparatorluğunun merkez üssü Orvaile için koordinatları girin lütfen"
Diyar bir an durduktan sonra oturduğu sandalyesi ile geriye dönerek:
" Kaptan, neden Orvaile 'ye gidiyoruz?" dediğinde Cevdet ilk andan emirlerini sorgulayan subayına bir şey dememek için sakince bir nefes aldı.
" Dümenci, bunu ciddi olarak sorduğunu görmek beni şaşırttı. Kalis uzun yolculuğumuz için elçilik yardımı ile gemideki son teknolojik düzenlemeleri alacağımız durak. Bu konuda bilgilendirilmiş olmalısınız. "
Diyar utanmış bir şekilde başını eğerken kaptan konuşmaya devam etti.
"Üstelik, elimizdeki seyahat aracı çok yeni ve bu sayede aktif olarak gemi ile deneme yapma şansımız olacak. Açıkçası her emrimi bu şekilde sorgulayacaksanız bence yerinize görevlendirilen dümencilerden biri geçsin. Hatta daha mekik hangarda iken sizi dünyaya gönderelim "
Diyar, duydukları ile hem utanmış hem de şaşırmıştı. İyi bir pilottu ve bu görev için çok çabalamıştı ama yaptığının yanlış olduğunu bilse de alternatifi olacağını o an düşünmemişti. Zira bu görev için sınava giren 23 pilot arasında birinci gelerek buraya gelmişti. Kendisi dışında görev alan 4 pilot ile birlikte.
" Özür dilerim kaptan, bir daha tekrarlanmayacak. Orvaile için koordinatları giriyorum."
Cevdet ilk anda bu kadar sert çıkmak istemese de ileride daha kritik durumlarda sorgulanmak işini daha da zora sokardı.
" Koordinatları girdim kaptan, yola çıkmaya hazırız."
Cevdet iletişim kanalına gerekli kodları girdi.
" Makine dairesi , kara uçuş için her şey hazır mı?"
Basit sorusuna karşın karşıdan aldığı cevap kaşlarını havalandırırken normalde soğuk kanlı olan yapısına rağmen sinirleri gerilmeye başlamıştı.
"Göstergelere göre hazırız."
" Arim mühendisim bu ne demek?"
" Bana göre bilmediğimiz bu enerji ile yola çıkmaya hazır olmasak da göstergelere göre yola çıkmaya hazırız demek."
Cevdet gözlerini kapatıp içinden bir ya sabır geçirdi. Ardından derin bir nefes alıp kaşlarını kaldırarak bakışlarını bilim subayı Nazım'a çevirdi.
" Nazım , baş hekimi bilgilendirin. Kara uçuş sırasında oluşabilecek aksaklıklar için tetikte olsunlar."
" Bilgilendirmeyi yaptım kaptan"
Cevdet başı ile onu onaylayıp iletişim cihazına geri döndü.
" Arim mühendisim biz göstergelere göre hareket edelim. Dümencinin hareketi ile geri sayımı başlatın."
" Emredersiniz kaptan"
Bu defa diğer tarafında duran taktik subayına dönüp:
" Hakkı gemi içi iletişimi aç lütfen"dediğinde Hakkı "Emredersiniz" dedikten sonra işlemi başlattığını gösteren bir baş hareketi yaptı. Cevdet, heyecanını bastırmaya çalışarak:
" Tüm gemi personelinin dikkatine, ben kaptanınız Cevdet Ataklı. Beş yıl sürmesi planlanan yolculuğumuz boyunca sizlerle birlikte bu gemide hedeflerimiz doğrultusunda çalışmayı heyecanla bekliyorum. Her biriniz ayrı ayrı alanının en iyisi olarak seçilen değerli ve cesur kişilersiniz. "
Kısa bir durup nefeslendikten sonra:
"Birazdan yeni bir teknoloji olan kara uçuş ile yolculuğumuz başlayacaktır. Sizlerden bu uçuş sırasında herhangi bir sorun yaşarsanız hemen revire rapor vermenizi istiyorum. Ne olursa olsun bu uçuş ilk defa bu kadar büyük bir gemide deneneceği için oluşabilecek en ufak bir sıkıntıda dahi hekimlerimizi bilgilendirmeniz çok önemli. Tüm personel uçuş için hazırlıklarını yapsın. " sonrasında Dümenciye dönerek:
" Diyar bacı hazır mıyız?" dediğinde Diyar derin bir nefes aldı.
" Hazırız kaptan"
" Gidelim"
.........
Kara uçuş, motor düzeneğinin içindeki yarı organik canlının yarattığı - normalde sabit olmamasına rağmen- yapısını koruyan solucan deliği ile gidilecek mesafenin azaltılması prensibine dayanan bir seyahat şekli. Dünyada 20. yüzyıldan itibaren teoriler üzerine konuşulan bu durum 25. yüzyılın ilk çeyreğinde ışık hızı ve uzay seyahatleri ile tekrar gündeme gelse de ilk defa Kamal-2 gemisinde denenmişti.
Ama Kamal-2 küçük bir gemi ve seçilen mesafe kısaydı. Ata-1 ise bu gemiye göre daha büyük , mesafede daha uzak olduğu için sonuçlarını kestirmek zordu. Kalis'in merkezi Orvaile'in dünyaya uzaklığı ışık hızı ile 2 günden biraz fazla sürüyordu. Kara uçuş ile tahmini varış süresi 5 saate düşmekteydi. Bu yüzden oluşabilecek aksaklıklar tahmin edilemezdi.
İlk bir saatlik sürede mürettebat hafif tedirginlik dışında bir şey hissetmezken bir saatin dolmasıyla geminin çeşitli noktalarından mürettebatın ağır stres içeren şikayetleri gelmeye başlamıştı. Baş hekim Erin zaten kendinde çok belirgin olmasa da ekibindeki tedirginlikle testlere başlamıştı bile.
Geminin içinde hem yaşam enerjisine hem de imamelerin güçlerini destek olmak adına pek çok hayat ağacı bulunuyordu. Bu ağaçlar saydam kanallarla gemiye yayılmış ve enerji devrini sağlayarak hem gemiyi hem de insanları destekler nitelikte bir güç taşıma görevindeydiler. Ancak baş hekim bu şikayetler baş gösterdiğinde bu kanallarda normalde mavi renkte olan akışın içinde ince açık sarı bir çizgi halinde başka bir akış taşıdığını fark etmişti. İşin garip olan kısmı gelen şikayetler arasında askeri personelin olmamasıydı.
Baş hekim dikkatini çeken bu ayrıntı ile iletişim cihazına yöneldi.
" Elif komutan, neredesiniz?"
" Aktivite salonundayız Erin hekimim."
Arkadan gelen gürültü ile bir an duraksadı Erin hekim. Ardından kafasını karıştıran o soruyu yöneltti komutana:
" Askerlerinizde bir tedirginlik mevcut mu?"
" Evet baş hekimim, tedirginliği fark ettiğimde onları etkinlik salonuna getirdim. Enerjilerini atarlarsa rahatlarla diye düşündüm ki düşündüğüm gibi oldu."
" Geliyorum".
Erin hekim konuşmayı sonlandırıp eline ölçüm cihazlarını alarak revirden çıktı. Çıktığı gibi de kaptan ile karşılaştı.
" Baş hekimim ben de sana geliyordum. Bir sorun var kendimi garip ve stresli hissediyorum. Patlamaya hazır bir bomba gibi."
Erin elindeki cihazı kaptanın üzerinde gezdirdikten sonra:
" Kortizol seviyeniz yükselmiş kaptan. Tüm gemide bu şikayetleri alıyoruz . Ama sanıyorum Elif komutan bu duruma bir çözüm buldular." dedikten sonra eli ile yolu göstererek ilerledi. Kaptan hekimi takip ederek etkinik bölümüne geldiğinde gürültülü müzik eşliğinde deli gibi dans eden bir kısım ile bölünmüş kısımda savaşan askerlere şaşkın bir ifade ile baktı. Erin ise elindeki alet ile ölçüm yapmaya devam etti. Bu bölümdeki kanallarda da farklı bir akış vardı ama bu akış sarı renk yerine çok açık bir maviydi. Gülümsedi ve kaptana döndü.
" Yeni kullandığımız yarı organik canlı enerji alanını oluştururken insanların duyguları ile gelen enerjiyi kullanıyor. Öfke en güçlü ve kolay tetiklenen duygu olduğu için onu harekete geçiriyor. Ama gördüğünüz gibi Elif komutan ona alternatif bir kaynak sağlayarak tehlikeyi bertaraf etmiş gibi."
Kaptan şaşkın bir şekilde etrafa bakarken kendinin bu durumla baş etmek için fiziksel aktivitelere vakti olmadığını hatırlayarak:
" Baş hekimim, bu durumla baş etmek için bir ilaç sentezleyemez misiniz?" dediğinde cevap baş hekim yerine Kavira semiyin sesinde hayat buldu.
" Kaptan, biz halk olarak yani yapımız buldu galiba çözüm."
Baş hekim bu defa elindeki ölçüm aletini semiyin üzerinde gezdirdiğinde dudağının kenarında belli belirsiz bir gülümseme oluştu.
" Halis halkı üç zehir kesesi ve keselere bağlı anti sentez yapısına sahip. Bu keselerden boyun kısmında olan sinir uyarıcılara karşı sakinleştirici bir madde sentezler. Bu sayede semiy bu durumdan daha az etkileniyor."
Cevdet Erin'e hitaben:
" Gerekli düzenlemeleri yapıp ünitesini terk edemeyen mürettebat için sentezleyerek dağıtın lütfen . Geri kalan mürettebatı da bu alana yönlendirin." dedikten sonra selam vererek oradan ayrıldı. Dakika bir gol bir durumu yaşanmıştı. Zor bir yolculukta ilk sınavlarını vermişlerdi.
Bölüm etkileşimi
