Bana Yardım Et, Asu

Vaveyla Yazarı: Roza Masal

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 2Şu an: Bana Yardım Et, Asu

İstanbul, Bağcılar — Birkaç gün sonra.

Asu, o geceden beri doğru düzgün uyuyamıyordu.
Emir'in dudaklarını, kendisine bakışını ve depodan çıkmadan önce söylediği son cümleyi tekrar tekrar hatırlıyordu.
“Yarın görüşürüz.”
Ama ertesi gün Emir bara gelmemişti. Ondan sonraki gün de gelmemişti.
Asu, bunun kendisi için daha iyi olduğunu biliyordu. Sonuçta Emir'in bir sevgilisi vardı. Üstelik Emir Asu'nun hayatına girip çıkabilecek, yaşananları önemsiz bir gece olarak geride bırakabilecek bir adamdı.
Kendisiyse o geceyi aklından çıkaramıyordu.
O akşam evinden çıkmadan önce aynanın karşısında uzun süre durmuştu. Saçlarını toplamış, üzerine siyah gömleğini giymişti. Yüzündeki yorgunluğu kapatmaya çalışmış ama gözlerinin altındaki hafif morlukları gizleyememişti.
Kendi yansımasına bakarak söylendi.
— Kendine gel Asu. Adamın sevgilisi var. Sen neyin hayalini kuruyorsun?
Çantasını alıp evden çıktı.
O gece Emir'i göreceğini bilmiyordu.
Ama kader, ona yine aynı adamı hatırlatmaya hazırlanıyordu.
Saat gece yarısını geçmişti.
Barın içi kalabalıktı. Müzik yüksek sesle çalıyor, masalarda kahkahalar yükseliyordu. Asu siparişleri yetiştirmeye çalışırken bir müşterinin hesabını kapattı ve tezgâhın arkasına geçti.
Tam o sırada kapı açıldı.
İçeri giren Emir'di.
Yanında birkaç arkadaşı vardı. Siyah bir ceket giymiş, saçlarını gelişigüzel şekillendirmişti. Normalde kendinden emin görünen yüzünde bu gece farklı bir ifade vardı.
Asu onu görür görmez elindeki bardağı tezgâha bıraktı.
Emir de onu fark etmişti.
Ancak yanına gelmedi. Arkadaşlarıyla birlikte köşedeki masaya oturdu.
Asu kendi kendine bunun hiçbir anlamı olmadığını söyleyerek işine döndü.
Aradan bir saat geçti.
Emir'in masasına içkiler taşınıyor, kahkahalar giderek yükseliyordu. Asu birkaç kez istemeden o tarafa baktı. Emir'in önündeki bardakların sayısı arttıkça endişelenmeye başladı.
Bir süre sonra Emir ayağa kalktı.
Dengesiz adımlarla masadan uzaklaşıp bar tezgâhına geldi. Bir elini tezgâha dayadı, diğer eliyle saçlarını geriye itti.
Asu başını kaldırdı.
— Bir şey mi istiyorsun?
Emir cevap vermeden birkaç saniye ona baktı.
Sonra hafifçe gülümsedi.
— Asu...
Asu'nun kalbi hızlandı.
— Efendim?
Emir biraz daha yaklaştı.
— Bana yardım et.
Asu onun yüzüne baktı. Gözleri kızarmıştı ve konuşurken kelimeleri birbirine karışıyordu.
— Yine çok içtin sen?
Emir başını salladı.
— Biraz.
— Biraz mı? Ayakta zor duruyorsun!
Emir gülümsedi, ardından sesini alçalttı.
— Dünkü gibi yap.
Asu'nun yüzündeki ifade değişti.
— Ne?
Emir ona doğru eğildi.
— Hani beni buradan çıkarmıştın ya... Beni yine oraya götür.
Asu birkaç saniye konuşamadı.
Emir, depoyu hatırlıyordu. Üstelik kendisi de oraya gitmek istiyordu.
Asu etrafına baktı. Emir'in arkadaşları masalarında sohbet ediyordu. Başka bir müşterinin dikkatini çekmesini istemiyordu.
— Emir, yine sarhoşsun.
— Biliyorum.
— O zaman neden içmeye devam ediyorsun?
Emir omuz silkti.
— Çünkü canım istiyor.
Asu içini çekti.
— Gel.
Emir'in koluna girdi ve onu barın yanındaki dar koridora götürdü.
Aynı koridor.
Aynı kapı.
Ve birkaç gün önce bütün hayatını değiştiren o küçük depo.
Asu kapıyı açtı. Emir içeri girdiğinde kapıyı kapatmak üzereydi ki Emir aniden ona döndü.
Bir eliyle Asu'nun beline sarıldı ve onu kendine doğru çekti.
Asu şaşkınlıkla nefesini tuttu.
— Emir, ne yapıyorsun sen?
Emir, parmaklarını Asu'nun dudaklarına götürerek onu susturmaya çalıştı. Ardından yüzüne yaklaştı ve onu öptü.
Asu bir an ne yapacağını bilemedi.
Emir'in kendisine bu kadar yakın olması, günlerdir bastırmaya çalıştığı duyguları yeniden ortaya çıkarmıştı. Yine de onun sarhoş olduğunu unutmuyordu.
Ellerini Emir'in göğsüne koyup aralarına biraz mesafe bıraktı.
— Emir, dur. Çok içtin.
Emir'in gülümsemesi kayboldu. Birkaç saniye boyunca ona baktı.
— Beni istemiyor musun?
Asu'nun yüreği sıkıştı.
— Öyle demedim.
— O zaman neden benden kaçıyorsun?
— Çünkü sen...
Asu cümlesini tamamlayamadı.
Çünkü senin bir sevgilin var.
Çünkü ben sana âşığım.
Çünkü senin için bir geceden ibaret olmak istemiyorum.
Bunların hiçbirini söyleyemedi.
Emir başını eğdi.
— Asu, sadece biraz yanımda kal.
Bu sözler Asu'nun bütün direncini sarstı.
Yavaşça elini Emir'in yanağına koydu. Emir yeniden ona yaklaştığında bu kez Asu da onu öptü. Parmaklarını saçlarının arasından geçirerek yüzünü kendisine doğru tuttu.
O an Asu, kalbinin istediği şeyle aklının bildiği gerçek arasında sıkışıp kalmıştı.
Emir'in kendisini sevdiğine inanmak istiyordu.
Ama bunun doğru olup olmadığını bilmiyordu.
Bir süre sonra ikisi de eski bazanın kenarına oturdu. Emir başını Asu'nun omzuna yasladı. Asu, onun saçlarını okşarken sessizce nefes aldı.
Emir'in alkolün etkisiyle giderek ağırlaşan göz kapaklarını fark etti.
— Bu halde eve nasıl döneceksin, dedi.
Emir başını kaldırıp ona baktı.
—Yanımda kal.
Asu ona uzun uzun baktı.
Sonunda o geceyi birlikte geçirdiler. Aralarındaki yakınlık, ikisinin de birbirine karşı hissettiği arzuyu artırırken Asu'nun kalbinde büyüyen beklentiler de derinleşti.
Fakat sabah olduğunda Emir'in ne hissedeceğini bilmiyordu.
Her şeyin bir geceden ibaret kalmasından korkuyordu.
Ve bu korkusunda haklı olup olmadığını çok yakında öğrenecekti.

Günler sonra...

Asu, bu ilişkinin bir daha tekrarlanmayacağını düşünmüştü.
Yanılmıştı.
Emir birkaç gün sonra yeniden bara geldi. Bu kez daha sakindi. Arkadaşlarıyla masasına oturdu, bir süre sohbet etti ve ardından başını kaldırıp Asu'ya baktı.
Asu siparişleri hazırlıyordu.
Emir, kimsenin fark etmeyeceği küçük bir hareketle parmağıyla yan koridoru işaret etti.
Asu olduğu yerde durdu.
Emir'in ne istediğini anlamıştı.
İçinde bir ses ona gitmemesini söylüyordu. Ancak diğer ses, onu günlerdir özlediği adamın yanına çağırıyordu.
Birkaç dakika sonra Asu depoya geçti.
Emir çoktan gelmişti.
Kapı kapanınca ona yaklaştı.
— Geç kaldın.
Asu kaşlarını çattı.
— Çalışıyorum, Emir. Her şeyi bırakıp senin peşinden gelemem.
Emir hafifçe güldü.
— Tamam, kızma.
Sonra elini uzatıp Asu'nun parmaklarını tuttu.
— Gel buraya
Asu ona yaklaştı.
Emir onu öptü. Bu kez ikisi de ne yaptığını biliyordu. Aralarındaki yakınlık, ilk gecenin şaşkınlığından çıkıp gizli bir alışkanlığa dönüşmeye başlamıştı.
Sonraki günlerde de aynı şey tekrarlandı.
Emir bara geliyor, Asu'yu uzaktan gördüğünde küçük bir işaret yapıyor, Asu da fırsat bulduğunda depoya gidiyordu.
Bazen birkaç dakika konuşuyor, bazen birbirlerine sarılıyor, bazen de dışarıdaki bütün dünyayı unutmaya çalışıyorlardı.
Asu için her buluşma biraz daha anlam kazanıyordu.
Emir içinse bu durum, hayatındaki karmaşanın ortasında bulduğu gizli bir kaçışa dönüşüyordu.
Yine de zaman zaman Asu'yu şaşırtan şeyler yapıyordu.
Bir gece Asu'nun elindeki tepsiyi almış, masaya kendisi taşımıştı. Başka bir gece Asu'nun çok yorulduğunu görünce ona kahve sipariş etmişti.
Bir keresinde Asu'nun parmağındaki küçük kesiyi fark edip kaşlarını çatmıştı.
— Elini ne yaptın?
Asu şaşırmıştı.
— Bir şey değil. Bardak kırıldı, kesildi.
Emir eline bakmıştı.
— Dikkat etsene kendine.
Asu o gece eve döndüğünde bu sözleri uzun uzun düşünmüştü.
Belki Emir de ona karşı bir şeyler hissediyordu.
Belki onun için yalnızca bir kaçış değildi.
Ama Emir, ona hiçbir zaman sevgilisi olduğunu söylememişti. Asu'nun yanında gelecekten bahsetmiyor, ilişkilerinin adını koymuyor ve birlikte geçirdikleri zamanın dışında sanki hiçbir şey yaşanmamış gibi davranıyordu.
Asu ise her geçen gün biraz daha bağlanıyordu.
Ta ki o geceye kadar.
Bir akşam — Saat 22.15
Asu, barın tezgâhının arkasında bardakları düzenliyordu. O sırada kapının önünde bir hareketlilik oldu.
İçeri Emir girdi.
Fakat yalnız değildi.
Yanında, magazin haberlerinde sık sık gördüğü kadın vardı.
Selin.
Ünlü bir oyuncuydu. Uzun saçları, şık kıyafeti ve kendinden emin yürüyüşüyle bütün dikkatleri üzerine çekiyordu. Emir'in koluna girmiş, onunla konuşarak gülüyordu
Asu'nun elindeki bardak bir anlığına havada kaldı.
Emir, Selin'le birlikte köşedeki masaya oturdu. Bir eliyle kadının sandalyesini çekti, ardından yanına yerleşti.
Selin ona bir şey söylediğinde Emir gülümsedi.
Asu'nun yüzündeki ifade yavaş yavaş değişti.
Onu daha önce fotoğraflarda görmüştü. Emir'in sevgilisi olduğunu biliyordu. Ancak onu kendi çalıştığı barda, Emir'in yanında otururken görmek bambaşka bir şeydi.
Çünkü o masada oturan kadın, Emir'in herkesin önünde yanında durabildiği kişiydi.
Asu ise onunla yalnızca kapalı bir kapının arkasında buluşabiliyordu.
Bir süre boyunca kendisini işine vermeye çalıştı. Masalara sipariş götürdü, hesap aldı, boş bardakları topladı.
Ama gözleri istemeden sürekli onlara kayıyordu.
Selin, Emir'in elini tutmuştu.
Emir de elini çekmemişti.
Asu'nun boğazı düğümlendi.
Ben senin neyinim, Emir?
Bu sorunun cevabını bilmekten korkuyordu.
Çünkü cevabı zaten tahmin ediyordu.
Yaklaşık yarım saat sonra Selin telefonuyla ilgilenirken Emir başını kaldırdı.
Gözleri Asu'yu buldu.
Aralarında birkaç saniyelik bir bakışma yaşandı.
Sonra Emir, alışık olduğu o küçük hareketi yaptı.
Parmağıyla yan koridoru işaret etti.
Asu'nun kalbi hızla çarpmaya başladı.
Ama bu kez yerinden kıpırdamadı.
Emir kaşlarını hafifçe kaldırdı ve yeniden işaret etti.
O sırada Selin, makyajını tazelemek için Emir'in yanından ayrılmıştı.
Asu tepsiyi tezgâha bıraktı. Derin bir nefes alıp Emir'in yanına gitti
— Bir şey mi istemiştiniz?
Emir ona baktı.
— Bir kahve alabilir miyiz?
Asu'nun içi acıdı. Emir, Selin'in yanında sanki aralarında hiçbir şey yaşanmamış gibi davranıyordu.
— Tabii.
Tam arkasını dönecekti ki Emir alçak sesle konuştu.
— Sonra yanıma gel.
Asu durdu.
— Ne için?
Emir'in yüzü ciddileşti.
— Asu, uzatma.
Bu sözler Asu'nun içinde biriken öfkeyi harekete geçirdi.
İlk kez onun karşısında susmak istemiyordu.
Emir'in gözlerinin içine baktı.
— Onu neden buraya getirdin?
Emir'in kaşları çatıldı.
— Kimi?
— Selin'i.
Emir kısa bir kahkaha attı.
— Ne var bunda?
Asu sesini alçalttı.
— Buraya gelmesini istemiyorum.
Emir'in yüzündeki gülümseme silindi.
— Ne dedin sen?
Asu, kalbinin kırılmasına rağmen geri adım atmadı.
— Beni duydun. Onu buraya getirme.
Emir sandalyesinde doğruldu.
— Sen ciddi misin?
— Evet, ciddiyim.
— Asu, kendine gel.
Asu'nun gözleri doldu.
— Senin için ne ifade ettiğini bilmiyorum ama seninle burada...
Cümlesini tamamlayamadan Emir araya girdi.
— Seninle burada ne? Ne anlatmaya çalışıyorsun?
Asu dudaklarını birbirine bastırdı.
Emir'in kendisini bu şekilde sorgulaması, bütün cesaretini kırıyordu.
Yine de fısıldadı:
— Bizim aramızda bir şey var.
Emir'in yüzü sertleşti.
Birkaç saniye boyunca Asu'ya baktıktan sonra soğuk bir sesle konuştu.
— Bak Asu, yanlış anlama. Seninle aramızda yaşananlar başka, benim hayatım başka.
Asu'nun gözlerinden bir damla yaş süzüldü.
Emir devam etti:
— Selin benim sevgilim. Onunla istediğim yere giderim, istediğim yerde otururum. Sen de benim hayatıma karışamazsın.
Asu olduğu yerde donup kaldı.
Sanki barın içindeki bütün sesler bir anda kesilmişti.
Emir'in yüzüne baktı. Birkaç gün önce kendisine kahve getiren, elindeki yarayı soran, saçlarını okşayan adam şimdi karşısında bambaşka biriydi.
— Anladım, diye fısıldadı.
Emir arkasına yaslandı.
— Güzel. O zaman sorun yok.
Asu başını salladı.
— Evet. Sorun yok.
Ama sesi titriyordu.
Arkasını dönüp uzaklaşırken Emir onu durdurmadı.
Masaya geri dönen Asu, kendisini zorla toparlayıp kahveyi hazırladı. Fincanı tepsiye koyarken ellerinin titrediğini fark etti.
Kendi kendine ağlamayacağını söyledi.
Emir'in karşısında ağlamayacaktı.
Onun kendisini ne kadar incittiğini görmesine izin vermeyecekti.
Kahveyi masaya götürüp Selin'in önüne bıraktı.
Selin gülümseyerek teşekkür etti.
— Çok teşekkür ederim canım.
Asu başını hafifçe eğdi.
— Afiyet olsun.
Tam uzaklaşacakken Selin yeniden seslendi.
— Bir dakika, senin adın neydi?
Asu durdu.
— Asu.
Selin gülümsedi.
— Memnun oldum, ben de Selin.
Asu zoraki bir gülümsemeyle karşılık verdi.
— Biliyorum.
Selin hafifçe güldü.
— Beni tanıyor musun?
Asu'nun bakışları bir an Emir'e kaydı.
Emir de ona bakıyordu.
— Televizyonda görmüştüm, dedi Asu.
Selin memnuniyetle başını salladı.
— Umarım bu akşam bizi güzel ağırlarsınız.
Asu cevap vermedi. Yalnızca başını eğip oradan uzaklaştı.
Tezgâhın arkasına geçtiğinde gözlerinden yaşlar süzülmeye başladı. Hemen yüzünü çevirip gözlerini sildi.
Kendisine kızıyordu.
Emir'in bir sevgilisi olduğunu en başından beri biliyordu. Onun kendisine bir gelecek vadetmediğini de.
Ama yine de umut etmişti.
Emir'in kendisini öptüğü her anın bir anlamı olduğuna inanmıştı.
Şimdi ise tek bir cümle, bütün hayallerini paramparça etmişti.
Sen de benim hayatıma karışamazsın.
Asu, o gece ilk kez kendisine bir söz verdi.
Bir daha Emir'in kendisini bu kadar kolay incitmesine izin vermeyecekti.
Ama henüz bilmediği bir şey vardı.
Emir, onun sessizliğini kabulleniş sanıyordu.
Asu'nun gerçekten uzaklaşabileceği ihtimalini ise aklının ucundan bile geçirmiyordu.
Ve Asu ilk kez ondan uzaklaşmayı düşündüğünde, Emir'in içinde uzun zamandır adını koyamadığı bir şey kıpırdamaya başlayacaktı.
2. Bölüm Sonu
Bazen bir insanın kalbini kırmak için bağırmasına gerek yoktur. Bazen yalnızca “Boş bir bakış,” yeterlidir.🍁

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

43okunma 4beğeni 4yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 136

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurgugenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18