5. bölüm · Aslan Gibi Mafya
~5~
İçeri girdiğimde Aslan büyük koltuğa o heybetli vücudunu yaymış hala televizyon izliyordu ne izledin be adam! Ekran bağımlısı herhalde dedim içimden içeri girdiğimi görünce bir elini kaldırdı ve göğüsüne bir kaç kez hafifçe vurdu
Gel buraya demekti bu ona içten bir gülümseme göndererek gittim ve göğüsüne yerleştim kafamı göğüsüne ayaklarımı bacaklarının üstüne koyduğumda neredeyse onun üzerinde uzanıyordum bir eli hemen sırtımı buldu ve nazik hareketlerle sırtımı sıvazlamaya başladı diğer eli ise saçımın üzerinde gidip gelerek beni iyice mayıştırıyordu
O kafamın üstüne yumuşak bir öpücük kondururken de konuştum
"Aslan ne iş yapıyorsun sen?" Dedim sakince hakkında ne öğrensem iyiydi belki burdan gittikten sonra işime yarardı
"İnan bilmek istemezsin bebeğim ama biliyorsundur diye farz ediyorum" dedi o da uysal bir tavırla
"Ya azıcık biliyorum canım ama tamamını bilmiyorum..." Dedim bende elimi göğsünün üzerinde sürerek omzuna götürürken
"Ne dedin sen az önce?" Büyük bir keyifle dedikleriyle alt dudağımı ısırdım yavaşca
"Azıcık biliyorum dedim kızdın mı bana?" Diye sordum ama buna niye kızmış olabilirdi ki?
"Yok ondan sonra ne dedin?" Dedi bilmeme mi kızmıştı anlamadım ama sesi sinirli değilde daha çok keyifli geliyordu
"Canım dedim" hafif çekinceli bir şekilde
"Heh bunu diyorum işte yavrum" dedi sesindeki mutluluğu gizleme gereği bile duymamıştı
"Neden?" Diye sordum hayır buna niye bu kadar sevinmişti ki bu canavar?
"O arasından çıkacak her bir sözü emir olarak kabul edeceğim güzel dudaklarından tekrar dökülsün kalbimi durdurmaya baş koymuş kelime" dedi böyle uzun uzun gözlerin ise değişik bir duygu vardı şefkat olabilir miydi acaba?
Resmen şok oldum ne diyordu bu adam bu aralar? Ayrıca ağzı istediği zaman ne güzel da laf yapıyordu öyle ağam bizimlen eğlenir herhalde
"Teşekkür ederim..." Dedim utanarak kafamı eğmiş ve sert göğüsüne bakmaya karar vermiştim o ise fırın küreği gibi eliyle çenemi nazikçe kavrayarak kafamı yüzüne kaldırmaya çalışmıştı ama
"Utandın mı sen yavrum? Kıyamam ben sana bak bakalım yüzüme hadi bebeğim o geceden kara gözlerinden mahrum bırakma beni" dedikleri ile bedenimdeki bütün kan yanaklarıma hücum ederken utançtan kıpkırmızı kesilmiştim
Bugün ne oluyordu bu adama!?
Hani nerde o 'bin aşk sizcikleri bilmim' diyen Aslan nerde bu Aslan 26 yıllık kadınım daha ben böyle cümle kuramadım
Çenemi tutması ile yavaşça kafamı kaldırdığımda ilgiyle bakan gözleri ile karşılaşmıştım
"Aman neyse ne biz konuya dönelim ee Aslan ne iş yapıyorsun bakalım?" Dedim direkt konuyu değiştirerek biraz daha devam etseydi kalbime inecekti çünkü
"Sen ne kadarını biliyorsun?" Diye sordu elleri saçlarımı ve sırtımı okşamaya devam ederken
"Geçen gün korumaların kendi arasında konuşurken senin buranın en güçlü mafyası olduğunu ve diğerlerinin lideri gibi bir şey olduğundan bahsediyordu" dedim gizleme gereği duymadan
"Ee biliyorsun ya işte bu kadar bilmen yeterli şuan!" Dedi konuyu kestirip atarken heh bende şu her şeye muhalif olan siniri nerde kaldı diyordum
"Off çok sıkıcısın..." Dedim oflayarak ne vardı bir kaç önemli şey daha söylese burdan giderken onu da kodese tıksaydım!
"Hee bu arada yarın bir davete katılacağız" dedi hala saçımı okşuyordu bende elimi sakallı çenesine götürerek sakallarıyla oynamaya başladım kafasını hafifçe kaldırarak biraz daha fazla yapmamı istediğini belirtti
"Bende mi geleceğim seninle?" Dedim parmaklarımı görüntüsünün aksine yumuşacık olan sakalların arasından geçirirken
"Hı-hım" dedi onayladığını belirten bir mırıldanma ile parmaklarımın hareketleriyle gözlerini hafifçe kısmış nefesleri ise ağırlaşmıştı
"Hiç gitmek istemiyorum burda evimizde baş başa vakit geçirelim istiyorum ama böyle davetlere gidip boy göstermem gerekiyor ki ortalığı boşladığımı sanıp kafalarına göre hareket etmesinler anladın mı?" Dedi bilgin bir tavırla aman çokta merak ediyordum onun otoritesini daha fazla hissettirmek için yaptıklarını!
"Tamam olur gidelim ama benim gelmeme ne gerek vardı ki Aslan!?" Dedim sitemle ama anında pişman oldum belki de orda kaçacak bir boşluk yakalardım
"Sen yarın oraya benim müstakbel karım sıfatıyla katılacaksın bebeğim bunuda orda ben açıklayacağım ki herkes benim kadınım kimmiş öğrensin de ona göre hareket etsin!" Sertçe dedikleriyle bir an nefesimi tuttum ne karısı bee!
Ben burdan kurtulmaya çalıştıkça gün geçiyor ve benim ayağımda ki prangalar artıyordu ne yapacaktım gram fikrim yoktu ama planıma sadık kalarak ona uyum sağlayacaktım başka türlü burdan kaçmamın imkanı yoktu
"Emin misin Aslan iyi düşündün değil mi bu kararında sonra bana ya da bize zarar gelecek bir sonuçla karşılaşmayız değil mi?" Sonra milyon tane dizide izlediğim gibi beni kaçırmasınlardı da
"Kimin haddine sana zarar vermek lan! Merak etme kimse buna kalkışamaz hee oldu da böyle bir hataya düştü karşılığını da en sert şekilde alır! " Dedi sinirle yine durduk yere gerilmişti ciddi rahatsızlıkları vardı herhalde hayır arkadaşım da psikolog ona yönlendirebilirim ama bunu Aslan'a dersem büyük ihtimalle derimi yüzerdi ama neyse...
"Tamam tamam aman demedik bir şey hemen sinirleniyorsun sende" dedim bıkkınlıkla cidden yetoydu ama
Kafasını daha da eğerek iyice yüzüme yaklaştı sıcak nefesleri tenimi yakarken yüzündeki elim ile yanağını hafifçe avucum arasına aldım
"Diyorum ki bu senin patavatsız arkadaşın bölmeden önce nerde kaldıysak oraya devam mı etsek biz?" Dedi boğuk genizden gelen bir sesle
"Bilmiyorum ki çok arada bırakıyorsunuz şimdi beni" dedim bende aynı boğuk tonla gözlerinin bakış açısı gözlerimden dudaklarıma kaydığında yavaşça dudaklarını ıslatmıştı bu yaptığından sonra benimde gözüm dolgun dudaklarına düşmüştü şimdi
Biraz daha yüzüme yaklaştı... Yaklaştı ve tam dudaklarını dudaklarıma kapayacaktı ki birden kapı çaldığında sinirle geri çekilerek büyük bir hiddetle ayağı kalktı
"Bu sefer her kimse bu yedi sülalesini sikeceğim!" Dedi yüksek bir sesle ardından sert adımlarla kapıya doğru gitti
Hızlıca kapıyı açtığında karşısındaki Semih'i gördü ve yakasından tuttuğu gibi kapıya yasladı yazık zavallı adam kim bilir ne için gelmişken gördüğü muameleye bak
"Ne var lan gece gece!" Diye bağırdı ama sesi o kadar yüksek çıkmıştı ki kulaklarımın çınladığını hissediyordum ellerimle bir kaç saniye kulaklarımı kapattım
Semih de aynısını yaşamış olacak ki acı ile yüzünü buruşturdu yüzünde 'galiba çok büyük sıçtım' ifadesi vardı haklıydı da bence fena
"A-abi ben yarın akşam olacak davet için bir şey soracaktım da..." Dedi yazık o kadar korkmuş olacak ki koca adam 2 kelimeyi bir araya getirememiş kekelemişti
"Ne diye yarın akşam olacak davet için şimdi soru sormaya geldin o zaman puşt!" Dedi Aslan hala aynı hiddetini koruyordu
"Abi ben bu saatlerde uyumadığını bildiğim için şey etmiştim yani..." Sonda aşırı samimiyetsiz ve buram buram korku kokan bir gülümseme göndermişti Aslan'a ama Aslan gülmüyor kurşun atan bakışlar ile bakmaya devam ediyordu
"Tamam kes! Kes siktir git bu akşam gözüme de görünme bir daha sakın bu saatlerde de evime gelme! Kurallarım konusunda ne kadar titiz bir insan olduğumu en iyi sen biliyorsun öyle değil mi Semih?" Son cümlesini sakince söylemişti ama sahteydi bu sakinlikte
"Biliyorum... Biliyorum çok iyi biliyorum Abi afedersin ben hemen gidiyorum bu saatlerde de asla gelmiyorum bir daha" dedi kendi kendine yeni kuralını kafasına kodlayarak ardından da lafın tam anlamıyla kaçarak çıktı
Aslan arkasında sertçe kapıyı kapattı "Şansıma sokayım yaa şansıma sanki bilerek yapıyorlar amına koyayım!" Diye söylene söylene yanıma geldi
"Tamam Aslan sakin ol bir daha yapmayacağım dedi işte "dedim ama beni çok taktığı söylenemezdi
"Nasıl sakin olayım yaa! Yaptıkları iş mi şimdi?" Dedi hiddetle yumruklarını sıkıyordu
"Tamam tamam bir şey demedim hadi gel uyuyalım çok uykum geldi benim..." Dedim ardından da yanına giderek elinden tuttuğum gibi yukarıya doğru çekiştirdim
"Tamam!" Dedi huysuzca onaylayarak ama biz merdivenleri çıkarken bile hala burnundan nefes alıyordu
Odaya girdiğimiz an elini bıraktım ve giyinme odasına gidip uyumak için eşofman seçmeye başladım bir tanesini çıkarıp bakarken de kapı sesinden Aslan'ın o arada duşa girdiğini anlamıştım giymek için çıkardığım takım gözüme güzel gelince onu seçip makyaj masasına geçtim cilt bakım rutinimi yapmaya karar verdim
Dün Semih'ten uyumadan önce sürdüğüm bakım kremlerini istemiştim önce insanların onu ayıplayacağını kozmetik mağazasına girerse karizmasının çizileceğini söyleyip almak istememiş ama emir bu sefer Aslan'dan gelince kuzu kuzu gitmişti artık kendine de bir gloss alırdı
Ne var yani kaçırıldım ve psikopat bir mafya tarafından zorla tutuluyorum diye bakım yapmayacak mıydım? Her şeyini kaybet ama güzelliğini asla 💅🏻
Bir süre bakım yaptıktan sonra yatağa girdim ve kendi tarafıma yatarak uyumaya çalıştım ama ne yalan söyleyeyim kaç gündür Aslan'ın beni kendimden geçiren kokusu ve sıcaklığı ile uyuduktan sonra bunlar olmadan uyumak benim için çok zor olmuştu başaramamıştım da zaten... Biraz yatakta dönüp durduktan sonra Aslan banyodan çıkmış gri bir eşofman ve siyah sporcu atleti ile yanıma gelmişti
Atleti mükemmel bir şekilde dolduran geniş göğüsü ve büyük kol kasları bir an nefesimi tutmama neden olmuştu üşümüyor muydu bu adam da bu soğukta çıplak çıplak geziyordu?
Yavaşça yatağa girip anında arkamdan bana sarıldığında çenesini kafama dayamıştı bir eli belimi tutup iyice kendine bastırmış diğeri ise boynumun altından geçerek omzuma doğru sarılmıştı
"Aslan ben yarın için çok heyecanlıyım yaa sen beni tanıttıktan sonra düşmanların bana aşık olup kaçırmaya çalışırsa tüm mafya filmlerinde böyle oluyor yaa hani" dedim uykulu bir sesle gülerek
"Ne diyosun kızım sen kim aşık olacakmış lan sana!" Dedi mırıldanarak mağara ayısı bir şeyide doğru anlasaydı dişimi kıracaktım
"Yaa öyle değil Aslan hani filmlerde öyle oluyor yaa ondan şey etmiştim yani..." Dedim tatlı tatlı insanın esprisini açıklaması kadar ezik hissettiren başka bir şey yoktu
"Olsun sen deme yinede ben seni kendimden bile kıskanıyorum yavrum" dedi biraz daha bana yaklaşarak kasıklarını iyice kalçama yapıştırmıştı
"Off tamam Aslan konumuz bu mu şimdi ben ne diyorum sen ne diyorsun!?" Dedim sitemle
"Benim konumda davamda her zaman sensin bu değişemez değişmeyecek Ahsen" dedi yemin eder gibi gece gece ne alakaydı anlamadım
Ardından devam etti
"Dediğin şeye gelirsek ise sana kimse hiçbir şey yapamaz güzelim ben senin yanındayken topla tüfekle gemiyle de gelseler seni benden alamazlar böyle bir şeye kimse cesaret de edemez zaten anlaşabiliyor muyuz?" Dedi sesi ve kendinden emin konuşması bu uğurda canını verecekmiş gibi bir tavır takınması yüreğime güven hissini ekti kendinden o kadar emindi ki ben bile inandım buna evet Aslan beni gelebilecek her tehlikeden korurdu...
"Peki sen öyle diyorsan..." Diyebilmiştim sadece
"Hem hangi filmlermiş onlar?" Dedi merakla ayy neler neler vardı film listemde
"Aman boşver bilmezsin sen" dedim ne anlayacaktı bu Allah'ın hırposu
"Ne demek bilemezsin? Cahil mi diyosun kızım sen bana!? Daha o kadar yaşlanmadım yaa" dedi ama gülüyordu
"Sahi yaşlanmadım demişken kaç yaşındasın sen Aslan?" Nerdeyse bir haftadır evinde yaşadığım adamın isminden başka hiçbir şeyini bilmiyordum
"30 yaşındayım" dedi saçlarımın arasına tüm bedenimi titreten bir öpücük bırakarak
yuh 30 mu!?
"Yuh! Aslan sen benden 4 yaş büyükmüşsün yaa ben 26 yaşındayım" dedim birden hiddetlenerek
"Yuh mu? Ne kadar da kabacaydı bu" dedi cık cık'layarak
"Bunu siz mi söylüyorsunuz Aslan Bey sen ağzına geleni söylerken ben niye söyleyemeyecekmişim ki!" Dedim diklenerek bu aralar canım fena kavga etmek istiyordu galiba
"Ben söylerim ama sen söyleyemezsin..." Dedi boğuk sesiyle bu sefer ki öpücüğü enseme temas ederken irkilmiştim
"Off Aslan yine saçma saçma konuşmaya başladın" dedim dalga geçerek yok gerçekten de kaşınıyordum ben
"Şştt aloo! Kime saçma diyorsun kızım sen" dedi sinirli değildi ama uyaran bir ses tonu vardı fakat şaka yaptığının da gayet farkındaydım
"Tamam tamam bir şey demedim hadi uyuyacağım ben iyi geceler" dedim hızla ardından da kollarının içinde dönerek önümü ona çevirdim
Kafamı sıcak ve enfes kokan boynuna koyup derin nefesler alarak soluklanmaya başladığımda o da çenesini kafama daha çok yaslamıştı ve ellerinin biri belimdeyken diğerini saçıma doğru götürerek okşamaya başlamıştı
Anında mayışarak derin nefesler aldım ve kısa bir süre sonrada zaten çok uykum olduğu için uykuya daldım en son hatırladığım ise Aslan'ın
"İyi geceler gülüşümün sebebi..." Sözleri oldu...
⚜️
Sabah uyandığımda Aslan yanımda yoktu ama Ebru'dan öğrendiğim üzere sabah erkenden evden çıkmıştı ne işi olduğunu sormadım biliyordum artık o bana dokunduğu pis elleri ile insanların canını alıyordu o ve onun gibilere bunu söylediğiniz zaman anlamazlardı çünkü öldürdükleri insanlar 'bunu hak etmiş' insalardı genelde değil mi?(!)
Kahvaltı masasına oturdum ama çok sıkılıyordum yaa "Sende gelsene Ebru beraber kahvaltı yaparız" dedim bardağıma çay dolduran Ebru'ya
"Ama nasıl olur bilemedim ki şimdi..." Dedi tereddütle parmakları ile oynayarak korkuyordu büyük ihtimalle
"Olur olur neden olmasın canım hem ben yalnız kahvaltı yapamam sıkılırım sende gel bana eşlik etmiş olursun" dedim güven verici bir biçimde
"E peki madem" dedi ve kendine de bir bardak alarak karşıma oturdu
"Ee Ebru seninle daha önce hiç düzgünce konuşmadık neden burdasın?" Dedim dostane bir tavırla burdaki hayatımı zorlaştırmamak için arkadaş edinmeye çalışıyordum
Ben günlük yaşantımda da çok sosyal biriydim zaten işim gereği de bir nevi olmak zorundaydım işim demişken ben işimi özlemiştim yaa! Ben olmadan çocuklarım kim bilir neler yapıyordur sahi ne olmuştu acaba ben olmayınca işten mi atılmıştım?
İnşallah atılmamışımdır ben işimi çok seviyordum bu konuyu hemen Aslan'a sormalıydım bu kadar parası ve şöhreti var madem bizim okulla konuşup beni izine ayırsın bari
"Ben 4 yaşındayken annem ve babam bir trafik kazasında öldü onlardan başka kimsem de olmadığı için beni yetim haneye vermişler 18 yaşıma kadar orda yaşadım ben ee 18'ine gelince de hemen atıveriyolar ordan... Beni sokağa attıklarında hiçbir şeyim yoktu ama hiçbir şeyim... Birkaç gün sokaklarda yattım bir kaç kapıya gidip iş istedim ama yaşım ve cinsiyetimden dolayı her kapıdan kovuldum..." Ebru birden anlatmaya başlamıştı bunu şok içinde dinliyordum insanlar ne kadar kötüydü yaa ama sesimi çıkarmadım ve devam etmesini istedim
"Devam et Ebru ben dinlerim seni" dedim samimi bir şekilde gülümseyerek
"Yok Ahsen Hanım sizi de rahatsız ediyorum ben birden siz sorunca anlattım özür dilerim" dedi mahçup bir şekilde ama gerçekten de çok tatlıydı bu kız
"Saçmalama Ebru ne rahatsızlığı ben keyifle dinlerim seni hem şu 'hanım' lafını da kaldır artık" biraz ikna etmeye çalıştıktan sonra devam etmişti
"Tamam o zaman nerde kalmıştık... Heh bir kaç kapıya gittim ama kimse iş vermedi biraz daha sokaklarda kaldım ama karnım çok acıkmıştı mutlaka biraz para bulmam lazımdı... En son yapacak bir şey yok diyerek gece bir pavyona gittim beni burdan başka kimse işe almazdı tüm gururumu ve onurumu bir yana bırakarak gittim... Ama ne yapabilirdim ki başka şansım yoktu yoksa ben ister miydim bunu siz söyleyin kim ister bunu?" Bunları söylerken de ufak ufak gözyaşları ile ağlamaya başladı...
Bende haline o kadar üzülmüştüm ki onunla beraber ağlamaya başladım çok sulu gözlü bir insandım zaten... Ben çok zor şeyler atlattığımı sanardım ama benden daha kötüleri de varmış demek ki onu orda bırakıp yerimden kalkarak gidip mutfaktan mendil aldım ve bir parça koparıp Ebru'ya verdim bir parça da kendime aldım tabi...
Bu arada da kahvaltı masasından kalkmış ve salondaki oturma grubuna geçmiştik Ebru koltukta yan bir şekilde oturmuş bir bacağını da altına almış dolu gözleri ile bir noktaya odaklanmıştı bende ona doğru dönmüş ve bağdaş kurarak oturmuştum ki devam etti
"Kapıya doğru gittim içimden de beni almaları için bir sürü dua ediyordum işte kiminin korkusu kimin duası oluyor bazen... Kapıdaki görevliye tam eleman lazım olup olmadığını soracaktım ki kabaca ne için geldiğimi sordu bende iş istediğimi söyledim ne iş varsa yapabileceğimi söyledim... Ama o pislik adamım pis bakışları ile beni süzmesi ile midemdeki kusma hissini zorlukla bastırdım... Ama bende felaket görünüyordum üzerimdeki kazak ve pantolonun kirden rengi görünmüyordu bende kaç gündür doğru düzgün yemek yemediğim için çökmüştüm ve epey bir zayıflamıştım... Görevli adam beni bakışları ile taciz ettikten sonra bu tiple birde buraya mı geldin diye dalga geçip gülmeye başlamıştı ki onu umursamamaya çalışarak tekrar her işi yapabileceğimi söyledim... Sonra hiç tahmin etmediğim bir şey oldu ve adam beni sertçe iterek başka kapıya gitmem gerektiğini söyledi... Beni öyle kuvvetli itelemişti ki elimde olmadan gerileyip yere düşmüştüm... Zorlukla ayağı kalktığımda ise içimde büyüyen öfkeyle bende görevliye doğru adımlayıp göğüsüne vurmaya başladım bir yandan da istemsizce dökülen gözyaşlarım ile küfür ediyordum ve bağırıyordum...
Şerefsiz adam tam beni tekrardan darp edecekti ki aniden açılan kapıdan Aslan Bey ile Semih çıktı... Biz birbirimizden ayrılırken Aslan Bey görevliye sertçe ne olduğunu sordu görevli de olanı anlattı bu sürede bende kafamı önüme eğmiş ve sessiz sessiz ağlıyordum... Aslan Bey görevliye işinin bugünlük bittiğini ve benimle onun ilgileneceğini söyledi sonra da içeriye girdi girmeden önce de Semih'e beni getirmesini emretti Semih kolumdan yavaşça tutup beni içeri soktuğunda korkudan titreyerek asansöre binmiş ve bir kaç kat çıktıktan sonra uzunca bir koridorda inmiştik sondaki büyük iki kapılı odaya doğru ilerlediğimizde ise iyice geriliyordum... İçeri girdiğimizde Aslan Bey büyük bir masada oturmuştu Semih'e çıkmasını söyledi ama ben korkudan tir tir titriyordum karşısında... Kesin görevlisine zarar verdim diye beni öldürecek dedim içimden Aslan Bey sertçe bana kim olduğumu ve ne istediğimi falan sordu bende korkuyla burda iş istediğimi söyledim ama Aslan Bey soğuk bir şekilde kim olduğumu da söylemem gerektiğini söyledi normalde kimseye anlatmazdım derdimi ama Aslan Bey'den çok korkutuğum için mecburen başımdan geçenleri tek tek anlattım bitirdikten sonra dışardan Semih'i çağırdı ve beni eve götürmesini söyledi..." Dedi ve burda bir mola vererek nefeslendi bende kendini daha fazla kötü hissetmesin diye çıtımı çıkarmadan sadece dolu gözlerimle onu dinliyordum
"Aslan Bey bunu söylediğinde o kadar korkmuştum ki ellerinden kaçmayı bile düşündüm bir an... Evde ne yapacaktı ki bana? Neden eve gittiğimi sordum ama cevap vermedi bende yapacak bir şey yok diye düşündüm burdan istesem de kurtulamazdım zaten kurtulsam bile gidecek bir yerim mi vardı? Semih beni eve götürdü ve elime bir anahtar vererek şu bahçenin ilerisindeki müştemilatın bana ait olduğu söyledi... Bende kafam karışmış bir şekilde müştemilata girdim" dedi ve biraz daha dinlendi biliyorum onun için çok zordu bunları böyle anlatmak o an içini ilk kez birine böyle döktüğünü hissettim...
"Burda bir ev özelliklerini taşıyan her şey vardı buzdolabını açıp yiyecek bir şeyler buldum ve yemek yapıp yedim sonra duşa girdim bir kaç gün içimdeki kuşku ve korkuyla orda kaldım artık normal bir insan gibiydim sanki 1-2 gün sonra sabah Semih kapımı çalıp Aslan Bey'in benimle konuşmak istediğini söyledi gittiğimde Aslan Bey bana artık burda çalışacağımı evi temizleyeceğimi yemek yapacağımı ve diğer türlü işlere bakacağımı karşılığında da müştemilatta kalacağımı ve bana yüklü bir miktarda maaş vereceğini söyledi ardından da kurallarımı ne nelere dikkat etmemi falan açıkladı hala deli gibi korkuyordum ondan ama iyi biri olduğunu anlamıştım teklifini kabul ettim ve işte o günden sonra 5 yıla aşkındır burda çalışıyorum" Ebru bunları söylerken bazen göz yaşlarıma hakim olmamamıştım bazen şaşırmış bazen ise içimde sızlamıştı...
"Yani ne diyeceğimi bilmiyorum çok zor şeyler atlattmışsın Ebru... " Dedim hayretle ne diyeceğimi gerçekten de bilmiyordum
"Evet ama Aslan Bey sağolsun artık geçti o günler o bana bir ev verdi yemek verdi iş verdi bazen korkutucu ve kötü görünüyor biliyorum ama Aslan Bey asla kötü değil... Burda geçirdiğim onca yıldan sonra buna kesinlikle inanıyorum... Sizde ona ön yargı ile yaklaşıyorsunuz görüyorum aslında biraz kendinizi zorlayıp onu sevmeye çalışsanız eminim burda çok güzel günler geçireceksiniz" dedi dostane bir tavırla ardından da elinin tersiyle gözlerinden akan yaşları sildi kıyamazdım ama ben buna yaa
Dediklerine bir cevap vermeden sessiz kaldım ve başımı önüme doğru eğdim hafifçe
"Neyse ben gidip şu masayı toplayayım Ahsen Hanım ee şey Ahsen" dedi sonda yaşlı gözleri ile gülerek
Bende oturdum ve dediklerini sindirmeye çalıştım vay be bizim Aslan'a bak sen neler neler yapabiliyormuş böyle... Ama iyi'ki yapmış gerçekten de yoksa belkide bir kadının daha ölümü olacaktı bu dünya...
Yine sıkılmış ve Bade'yi özlemiştim zaten bu evde tek yapabildiğim sıkılmaktı biraz oturduktan sonra aklıma gelen fikirle gülümseyerek yukarıya doğru çıktım eve ilk geldiğim gün gördüğüm koridorun sonundaki odaya doğru ilerledim kapı çok büyüktü iterek açmaya çalıştım ama açılmadı ardından kapının yanındaki şifre girme levhasını gördüm demek ki şifreliydi bu oda önce 1 2 3 4 yaptım açılmadı tabikide
Kesin 1 2 3 4 yapmıştır bu gerizekalı canavar demiştim ama olmamıştı
Rastgele sayılar girmeye başladım
0217 yaptım yine olmadı boş boş sayılar giriyordum belki tutar diye de yok yani bir türlü açılmıyordu
Bir 15 dakika falan sayılar denedim ama olmadı en son doğum tarihimi yapmak istedim hiç olasılık vermedim olacağına ama öylesine bir deneyeyim dedim sonuçta Aslan benim doğum tarihimi nerden bilecekti
05051999 denedim ve yeşil ışık yandı kapı açılmıştı
Bir dakika bir dakika ne!?
Nasıl benim doğum tarihim olabilirdi yaa ama Aslan benim doğum tarihimi nerden biliyordu ki? Bir kaç saniye kendime gelemedim ardından da belkide bir tesadüftür diye düşündüm ama kendimi kandırıyordum yani biliyorum
İçeriye girdiğim zaman beni bildiğimiz siyah rengi karşıladı her yer neredeyse siyahtı zevksiz insan dedim içimden ama haksızlık ediyordum çünkü gerçekten de çok güzel dekore edilmiş bir odaydı burası
Kapının her iki yanındaki duvarlar tavana kadar kitapla doluydu çok büyük bir raftı bu ve ben bir tur ayılıp bayıldım buna çünkü kitap okumayı çok severdim ben hep böyle kocaman bir kitaplığım olsun isterdim
Kapının karşısında ise epey büyük bir masa karşıladı beni masanın arkasında bir tahtta benzeyen heybetli bir koltuk vardı masanın önünde ise karşılıklı duran koltuklar vardı ve yine hepsi odaya uygun olarak siyahtı odanın duvarları kül rengine yakın bir griyken odanın bir köşesinde bordo ve deri bir koltuk takımı vardı diğer köşesinde ise televizyon ünitesi ve televizyon vardı odanın bir diğer duvarında da onlarca bilgisayar ekranı vardı ve evin her yeri görünüyordu burdan
Oha! Bu adam böyle her şeyi görüyor muydu şimdi?
Yalnız ne kadar güzeldi bu oda yaa! Aslan'a bak sen ne hünerleri çıkıyordu gün geçtikçe
Hemen raftan bir kitap aldım ve koltuğa uzanıp okumaya başladım kitap 'Bir İdam Mahkumunun Son Günü' kitabıydı ve çok güzeldi kaçırılmadan önce okuyordum ben bunu yarım kaldı diye de üzülüyordum ama burda görünce çok mutlu oldum şimdi
Kitap idam kararı verilen bir mahkumun idam gününe kadar yaşadıklarını ve iç dünyasını anlatıyordu ama daha yarısında olmama rağmen çok beğenmiştim karakterin hali de şuanki ben ile ne kadar da benziyordu tek fark ben idam edilmeyecektim belki ama tüm hayatım boyunca bir adama mahkum olacaktım idamdan daha ağır değil miydi peki bu...
Kitap okurken gözlerim yavaş yavaş kapanmaya başladı çok uykum gelmişti diğer sayfaya geçerken esnememe hakim olamamıştım ama kitap okumayı inatla bırakmıyordum çok heyecanlıydı çünkü bu sahne ama maalesef bir kaç dakika sonra da dayanamadım ve kitap göğüsümün üzerine düşerken gözlerim kapandı...
⚜️
"Ahsen! Ne işin var senin burda!" Uykunun en tatlı yerinden beni sıçratan gür bağırış sesiyle yerimden sıçramıştım ve karşımda sinirden yumruklarını sıkan Aslan'la karşılaşmıştım...
Galiba bu sefer gerçekten fena batmıştık çünkü Aslan'dan gizli çalışma odasına girdiğim için bana olan siniri o kadar büyüktü ki gözlerinden blle anlaşılıyordu
Bir kaç dakika gözlerimi ovalayarak etrafıma bakındım uykuda karışmış saçlarımı falan düzelttim Aslan ise bu sürede sık nefesleri ile hala beni izliyordu
"Ahsen!" Diye tekrardan uyarır sesiyle konuştuğunda da gözlerimi ürkekçe yüzüne kaldırdım ve yüzümdeki korkulu olduğu 3 km öteden belli olan bir sırıtış ile konuştum
"Bak oku bu kitabı Aslan öneriyorum..."
•💖•
Ayy bölüm bitti mi şimdi ama yetmedi ki bu bana
Eee canlar bölüm nasıldı bakayım bir kritiğini mi yapsak sizinle?
Beğendiğiniz beğenmediğiniz neresi vardı? Ya da görmeyi istediğiniz bir sahne var mı diyin bakayım yazarınıza
Bu arada kitabımızın Tiktok ve Instagram hesabı da var orda duyurular ve editler var isterseniz takip edebilirsiniz (tiktok ve Instagram hesabı: aaolmazboyle)💞💋
Birdeee oy vermeyi ve yorum yazmayı unutmayın sizi çok seviyorum 💋
