4. bölüm · Aşkın gözü kör
Bölüm 4 - Manita?
+ Ecrin bekle.
- Yiğit? Senin burda ne işin var? Yoksa...
+ Ecrin evet o notu ben yazdım.
- Ne dalga mı geçiyorsun! Buda yeni şakalarından biri mi?
+ Ne hayır seninle konuşmak için çağırdım seni. Telefon numaranı fln da bilmediğim için not bıraktırdım. Az öncede arkadaşın burda olduğu için gelemedim.
- Peki tamam ne diyeceksin.
+ Önce gel bir yere oturalım öyle konuşalım.
- Tamam.
Okuldan baya bi uzaklaşmıştık. Yiğit yol boyunca hiçbir şey demedi. Ne söyliyecekti acaba. Birden böyle şeyler yapması çok saçma gerçekten. Daha dün ona yumruk atmamışım gibi davranıyordu...
En sonunda bir sitenin bankın da oturduk.
- Evet ne söylicektin Yiğit.
Şimdi daha dikkatli bakınca fark ettim dün yumruk attığım yer biraz morarmıştı gerçekten o kadar sert mi vurdum ya...
+ Ecrin nasıl diyicem bilmiyorum ama benimle sevgili olur musun?
- NE!!
Dedim şaşkınla ne alakaydı şimdi birbirimizi tanımiyoruz bile ne çıkması. Hem dünkü söylediklerinden sonra ondan gerçekten nefret etmeye başlamıştım bu ne saçmalıyor ya!
- Sen kafayı mı yedin yiğit ne diyorsun?
+ Beni yanlış anladın yani yalandan çıkıyormuş gibi yapıcaz.
- Yani yine de çok saçma bunu neden kabul ediyim ki.
+ Etmen gerekiyor. Hem geçen gün koridorda Mehmet hoca ile konuşurken gördüm seni matematikten kalıyormuşsun...
Evet bu doğruydu matematik de gerçekten kötüydüm. Geçen gün de sınav sonuçları açıklanmıştı ve Mehmet hoca ile bu durumu konuşuyorduk eğer bir sonraki sınavdan da bu kadar düşük alırsam dersten geçemicektim.
- Evet doğru. Sen nerden duydun?
+ Yani biraz bağırarak konuştuğun için duymamak mümkün değil.
- Yaa öyle mii . Ee ne yapıcaksın peki?
+ Sana matematik de yardım edebilirim ama dediğim gibi benimle sevgili olursan.
Bu gerçekten mantıklı çünkü yiğit okulda hep ilk beşe giriyordu denemelerde ve matematiği çok iyiydi belki bana ders verirse notum yükselirdi ve dersten kalmazdım. Peki ama neden sevgili olmamız gerekiyor ki...
- Evet mantıklı ama neden sevgili olmamız gerekiyor ki onu anlamadım.
+ Bak, dün arkadaşlarımın yanında ileri gitmiş olabilirim, kabul. Ama sen de herkesin içinde bana tokat attın. Şu an bütün okul benimle dalga geçiyor, karizmam yerle bir oldu. Benim o çocukların karşısında 'Ben o kızı dize getirdim, aslında tokat bir oyundu' diyebilmem lazım. Eğer bir süreliğine benimle sevgiliymiş gibi yaparsan, hem benim imajım kurtulur hem de ben senin o geçemediğin matematik sınavını geçmeni sağlarım. İki taraf da kazanır.
-Daha dün arkadaşlarınla arkamdan etmediğin laf kalmadı Yiğit! Şimdi gelmiş karşıma oyun oynayalım diyorsun. Sen gerçekten ne sanıyorsun kendini?
Dedim ve kalkıp gittim ve dolmuşa bindim tamam matematik işini halletmem gerekiyordu ama sevgili olma olayı o kadar saçmaydı ki gerçekten çok sinirlendim ve yanından kalkıp gittim. Bunu biraz düşünmem gerekiyor hem böyle bir şeyi nasıl kabul edebilirim onu sevmiyorum yalandan bile olsa sevgili olamam yani.
Eve geldiğim de saat 19.30 du bende akşam yemeği yedim, biraz ders yaptım ve uyudum. Tabi pek de uyuyamadım sinirden...
~Ertesi Gün~
Sabah kalktım ve yine her gün yaptığım gibi okul için hazırlandım aslında dünki olanlardan sonra hiç de gidesim yoktu ama maalesef ki DEVAMSIZLIĞIM YOKK...
Biraz makyaj yapıp lip balm sürdükten sonra evden çıktım ve servise bindim çok şükür ki yiğit yine serviste yoktu.
Okula vardığımızda herkes bana bakıp bir şeyler konuşuyordu.
Umursamadım ve sınıfa çıktım.
Azra, Ömer ve Beyza beraber oturup bir şeyler konuşuyorlardı.
Günaydınnn
Günaydınn ecrinn
Naptın dün gelen oldu mu sonradan
Yok hayır olmadı bende eve gittim senden sonra zaten.
Azra ve diğerlerini şuan olayı anlatamazdım...
Öğle arası sınıfta yemeğimi yedikten sonra dışarı çıktım ve merdivenlerden iniyordum ki birden biri beni tuttu ve kendine doğru çekti yan taraftaki sınıfların olmadığı kolidora doğru götürdü beni. Evet bu kişi tabiki de yiğit di tabi normal yanıma gelip konuşamıyor bu aptal hep böyle şeyler yapıyor...
-Bıraksana be kolumu! Acıtıyorsun.
Kolumu sertçe bıraktı ve
+ Dün neden birden kalkıp gittin?
- Gerçekten bunu soruyor musun? Daha geçen gün arkamdan etmediğin laf kalmadı Yiğit. Şimdi karşıma geçmiş ne saçmalıyorsun sen? Tamam olur sevgili olalım dememi mi bekliyordun?
(Yiğit Duvara yaslanır, kollarını göğsünde birleştirip Ecrin’e yukarıdan bakar.)
"Geçen gün yaşananlar oldu bitti, Ecrin. Ben bugüne bakarım. Ve bugün elimde ne var biliyor musun? Bütün arkadaşlarımın gözü önünde senden tokat yiyen bir Yiğit, bir de, matematikten kalmak üzere olan bir Ecrin."
"Sırf senin o aptal karizman çizildi diye seninle oyun oynayacak değilim. Çekil önümden."
(Yiğit yerinden doğrulur, aralarındaki mesafeyi kapatarak Ecrin'in tam karşısında durur. Sesi sert ve nettir)
"Ses tonuna dikkat et. Ben sana rica etmiyorum, bir anlaşma sunuyorum. O tokat yüzünden fısıldaşmalar başladı bile ve ben okuldaki hiçbir eziğin arkamdan konuşmasına izin vermem. O yüzden o çocukların karşısına el ele çıkacağız. Herkes o tokatın aramızdaki bir kavga, bir tür iddialaşma olduğunu düşünecek."
"Asla kabul etmiyorum! Arkadaşların bana neler söylerken sen sadece güldün!"
"Güldüm, çünkü o tokatı benden başka biri yeseydi şu an bu okulda barınamıyor olurdu. Benim arkadaşlarımı durdurduğumu bal gibi gördün Ecrin. Eğer ben araya girmeseydim, o çocukların seni ne hale getireceğini ikimiz de biliyoruz. Şimdi önünde iki seçenek var: Ya o dik kafalılığını bir kenara bırakıp benimle bu oyunu oynarsın ve ben de sana o geçemediğin sınavı tek tek ezberletirim... Ya da yarından itibaren o çocukların hedefi olursun ve ben bir daha seni korumak için parmağımı bile kıpırtatmam."
(Ecrin tam konuşacakken Yiğit arkasını dönüp gitmeden önce omzunun üzerinden son bir kez bakar, yüzünde o karanlık ama meydan okuyan gülümseme vardır)
Yiğit: "Kararını ver. Ama çabuk ver. Benim vaktim değerlidir, sevgilim."
.
.
.
.
Ağağağağagâ bittiiii kankaa iyi okumalarrr bayssss 🫡🩷
