1. bölüm · Arthur'un Yeniden Doğuşu
1. Bölüm : Tehlikeli Bir Gün
Bir sabah güneş henüz doğmamışken Arthur gözlerini açtı.
Yatağında doğrulup yavaşça pencereye yürüdü. Dışarıda sisli bir sabah vardı. Hafif bir rüzgar, sokak lambalarının ışığını titretiyordu.
Derin bir nefes aldı, sonra gülümsedi.
“Günaydın!” dedi, salona geçerken.
Oğlu Mayk, masada çizgi film izliyordu. Gülümseyerek,
“Günaydın babacığım,” dedi.
Arthur saçlarını okşadı, sonra mutfağa yöneldi.
Eşi Lakia, kahvaltıyı hazırlıyordu. Fakat yüzündeki ifade alışıldık neşesinden uzaktı.
“Ne oldu, yine canın sıkkın?” diye sordu Arthur, yaklaşarak.
Lakia elindeki bıçağı yavaşça tezgâha bıraktı.
“Çalıştığın yer çok tehlikeli,” dedi somurtarak. “Çok korkuyorum, sana bir şey olaca—”
Arthur, sözünü kesti. “Sus artık. Geçinmemiz için bu önemli.”
Sonra Mayk’a bakarak ekledi: “Daha bu koca adamı büyüteceğiz.”
Kahvaltı sessizlik içinde bitti. Arthur montunu giyip kapıya yöneldi.
“Akşam görüşürüz,” dedi kısa bir tebessümle.
Yolda her zamanki gibi iş arkadaşı Jack ile karşılaştı.
“Nasılsın Arthur?” dedi Jack.
Arthur derin bir iç çekti. “İyiyim Jack, biraz canım sıkkın.”
Jack merakla sordu: “Neden?”
“Eşim fabrikanın tehlikeli olduğunu söylüyor,” dedi Arthur. “Üzülüyor, bu da beni tedirgin ediyor.”
İkili konuşarak Hiroşima Nükleer Reaktör Fabrikası’na vardılar.
Kapıdan içeri girdiklerinde eski bir tanıdıkla karşılaştılar: Kongo.
Bir yıl önce iş yüzünden sert bir tartışma yaşamışlardı. O gün Kongo’nun gözlerinde garip bir şey vardı — öfke mi, yoksa başka bir şey mi, Arthur anlamamıştı.
Ama bunu ciddiye almadı.
Oysa o sabah, her şeyin başlangıcı olacaktı...
---
