13. bölüm · Arkadaş Sandıklarım

13. Bölüm

Büşra 🤍

12. bölümden sonraki birkaç gün boyunca her şey normal görünüyordu.

Ama sadece görünüyordu.

Alara bunu hissedebiliyordu.

Ege eskisi gibi değildi.

Mesajlarına cevap veriyordu ama daha kısa yazıyordu.

Eskiden saatlerce konuşurlarken artık konuşmalar birkaç dakikada bitiyordu.

Alara bunun nedenini anlayamıyordu.

Belki dersler yüzündendi.

Belki ailevi bir sorundu.

Belki de sadece kafası karışıktı.

Ama içinde bir his vardı.

Kötü bir his.

---

Bir akşam Alara telefonuna baktı.

Son mesajı iki saat önce göndermişti.

Ege hâlâ cevap vermemişti.

Normalde olsa umursamazdı.

Ama son zamanlarda her şey değişmişti.

Telefonu yatağın üzerine bıraktı.

Tam uyumaya çalışırken mesaj sesi geldi.

Hemen açtı.

Ege yazmıştı.

«Özür dilerim. Biraz yoğundum.»

Alara gülümsedi.

«Sorun değil.»

Bir süre konuştular.

Sonra Alara merakına yenildi.

«Ege.»

«Efendim?»

«Son zamanlarda iyi görünmüyorsun.»

Mesaj görüldü.

Ama cevap gelmedi.

Bir dakika.

İki dakika.

Beş dakika.

Sonunda yazmaya başladı.

«Bazı aile meseleleri var.»

«Kötü mü?»

Uzun bir sessizlik oldu.

«Biraz.»

Alara daha fazla üstelemedi.

Ama içindeki merak daha da büyüdü.

---

Ertesi gün okul çıkışında Ege'nin morali yine bozuktu.

Alara sonunda dayanamadı.

"Ege."

"Hm?"

"Bana anlatabilirsin."

Ege durdu.

Başını önüne eğdi.

Uzun süre konuşmadı.

Sonra derin bir nefes aldı.

"Ailem borç içinde."

Alara şaşırdı.

Ege ilk kez bu kadar açık konuşuyordu.

"Üzgünüm."

Ege hafifçe gülümsedi.

"Ben de."

Bir süre sessizlik oldu.

Sonra Ege devam etti.

"Babam sürekli çözüm arıyor."

"Bulabildi mi?"

Ege acı acı güldü.

"Bulduğunu sanıyor."

Alara ne demek istediğini anlayamadı.

Ama Ege daha fazla konuşmak istemiyor gibiydi.

---

O gün Ege eve döndüğünde salonda yine babası vardı.

Masanın üzerinde bazı evraklar duruyordu.

Babası ona bakmadan konuştu.

"Cumartesi günü hazırlan."

Ege kaşlarını çattı.

"Neye hazırlanayım?"

"Misafir gelecek."

Ege'nin içi sıkıldı.

"Neden?"

Babası nihayet başını kaldırdı.

"Tanışacaksın."

O an Ege'nin yüzü gerildi.

"Hayır."

Babası sinirlendi.

"Bu kadar çocukluk yeter."

"Ben çocukluk yapmıyorum."

"Yapıyorsun."

"Ben sevmediğim biriyle evlenmeyeceğim!"

Babası ayağa kalktı.

"Bu evlilik bizim geleceğimiz!"

"Evlilik mi gelecek mi? Ticaret mi yapıyorsun?"

Salondaki hava bir anda buz gibi oldu.

Annesi ağlamaya başladı.

Babası yumruğunu masaya vurdu.

"Cumartesi günü orada olacaksın."

Ege hiçbir şey demeden odasına çıktı.

Kapıyı kapattı.

Ve ilk kez gerçekten korktu.

---

Ertesi gün okulda Alara onu bekliyordu.

Her zamanki yerlerinde buluştular.

Ama Ege'nin yüzündeki gerginlik gitmiyordu.

Tam konuşurlarken Ege'nin telefonu çaldı.

Bu kez telefonu kapatmadı.

Ama ekranı görünce yüzü düştü.

Arayan babasıydı.

Telefonu açtı.

"Baba okuldayım."

Karşı taraftan bağırışlar geliyordu.

Alara tam duyamıyordu.

Ama Ege'nin yüzü gittikçe soluyordu.

Sonunda telefonu kapattı.

"Ege?"

Ege birkaç saniye sustu.

Sonra zorla gülümsedi.

"Bir şey yok."

Ama bu kez Alara da bunun yalan olduğunu biliyordu.

Çünkü bazen insanlar konuşmasa bile gözleri her şeyi anlatırdı.

Ve Ege'nin gözlerinde ilk kez umutsuzluk vardı.