7. bölüm · Arka Bahçe
5.BÖLÜM
"Sen yokken de atıyorsa kalbim,
Atmasın öyle dursun isterim.
Gel beni kendinden mahrum etme nolur,
Bu hayat sen yoksan zehr'olur."
.............
Aren'e ne ara yakalandım bilmiyorum ama biraz daha bana bu kadar yakın durursa aramızda bir şeyin alevlenebileceğini hissediyordum.
Kabul et ona feci bir şekilde aşıksın.
Değilim ya değilim!
Hiç mi değilsin,kalbin öyle demiyor ama!
Tamam o kadar da değil.Hoşlantı sadece.
"Cevap bekliyorum asi kız."
Cevap versene asi kız'ı
"N-ne dinlemesi ya!Ben öyle geçiyordum,sonra adımı duydum öyle yani."
Yalanında böylesi!
Kes sesini içses nolur.
"Demek öyle yani?"
Ama bu ses tonu ne yaaa.
O kadar etkileyici bir tondu ki etkisi altına girmeniz uzun sürmez emin olun.
"Başka ne olabilir!Hayır yani ne olabilir ya?"
Aren bu çıkışıma gülmüş olacak ki parmağını perçemlerime daldırıp karıştırdı.
"Güzelim bir nefes mi alsan sen?"
Yaaaa güzelin miyim gerçekt-
"Ben senin nereden güzelin oluyorum ya!"
Kulağıma eğildi.
"Yakında olucaksın ama."
Asiliğini konuştursana kızım sen ya.
Boşuna mı senin okuldaki lakabın maviş ve asi.
Maviş diye lakap mı olur diye hiç sormayın çünkü görebileceğiniz her şeyim
masmavi.
Küpem,kolyem,kolumdaki tokalar,saçımdaki bandajlar falan hepsi.
"Öyle mi nasıl olacakmış o?" diyerek parmak ucuma yükseldim.
Artık onunla neredeyse aynı boydaydık.
"Kabul et asi kız,ikimizde birbirimizden hoşlanıyoruz."
Nefes al Dila.
Nefes al.
Sen halledersin.
Sataşma ama tamam mı?
Bir flört edelim şurada.
Yutkundum.
Tekrar yutkundum.
Saçımı düzelttim ve derin nefes aldım.
"İspatla o zaman Aren Akay."
"Memnuyetle Bayan Dağdelen."
Bana uzanıyordu ki.
"Arkadaşlar ayıp amaaaaa!"
"Aile var be burada!"
Bora ve Yusuf.
"Oğlum kırk yılın başı aşık olduğum kızla yanlız kaldım.Ve bir an sürpriz konfeti gibi patlıyorsunuz."
Bora ve Yusuf buna omuz silkerken ben kahkaha atarak gülüyordum.
Bir dakika bir dakika.
Aşık.
Olduğum.
Kız.
Aşık olduğum kız.
Ayyyy.Düştüm yaa!
"Oldunuz mu,lütfen lütfen olun nolurrr!" diyen Asya ile daha da şoke olmuştum.
Ben ne ara bunların yengesi oldum ya?
Aren sabır çekerken gözlerim Yusuf'a ilişti.
Asya'ya nadide parçasıymış gibi bakıyordu.
Aralarında ne vardı bilmiyordum çünkü Asya'yı ne kadar zorlasam da bir türlü
anlatamıyor,erteliyordu.
Bir anda Aren'in kollarından sıyrılıp Asya'nın yanına gittim.
Onun koluna girip yolunu bahçe yoluna çevirdim.
Bu iş çok uzamıştı.
"Nereye?" diyen Aren ile durduk.
"Asya'cığımın bana anlatacakları var.Onları dinleyip,beraber yargılayacağız.
Sıkıntı var mı?"
Aren bir an kaldı.
Ona diklenmeden açıklama yaptığımı gördüğü için şaşımıştı çünkü.
"Yok güzelim de aniden gidince-"
En ama ennn tatlı gülümsememi sundum ve Asya'yı sürükledim.
...........
ASYA AKAY
Dila'nın beni neden bahçeye sürüklediğini biliyordum.Yusuf olayını anlamıştı.Daha fazla erteleyemicektim.
Dila'yı çok seviyordum.Birbirimizle anaokulunda tanışmıştık ve 13 senedir dosttuk.
Birbirimizin herşeyini çok iyi biliyorduk.Dila bana birşey söylenmesine asla izin vermez benim olmadığım masada bile beni kollardı.
Beni o kadar iyi tanıyordu ki ne hissettiğimi,ne yapabileceğimi çok iyi bilirdi.
Bayağı zeki kızdı.
Yusuf'un bana olan bakışını görmüş ki şuan da resmen sürükleniyoruz!
"Evet anlat bakalım şu Yusuf olayını."
Beni arka bahçedeki çardağa getirmişti.
Çınar ağacının gölge yaptığı bahçe sandalyelerine oturduk.
"Benim bahsettiğim çocuk vardı ya."
Dila'nın gözleri yuvalarından fırladı.
Yusuf'u isim vermeden anlatmıştım.Nasıl tanıştık,ayrıldık falan.
"O bakış ne peki?"
BİR HAFTA ÖNCE
Evinden bir hışımla çıkan Asya,sakinleşebildiği tek yere,sahile doğru koşu-
yordu.Sakinleşebilmek onun için zor birşeydi çünkü hiçbir zaman tam anla-
mıyla sinirlenmemişti.
İçinde öyle fırtınalar kopuyordu ki,dikkate alınamayacak kadar küçük kelimelerle anlatılamayacak kadar büyüktü dertleri.
Bir anne kızını neden sevmezdi ki?
Sebebi neydi bu sevimsizliğin,yaptıkları mı yoksa annesinin istediği gibi bir
kız olamaması mı?
Peki ya kalbi..
Bir kız eğer kendinden bile sevdiği çocuğu kaybettiyse eğer dünyalar yıkılır,
üstüne bastığı topraklar ona ağır gelirdi.
Asya'da kaybetti sevdiğini.
Canından çok sevdiği çocuğu kaybedince anladı Asya onun kıymetini.
Kim miydi bu kişi?
Asya'nın ilki,ikizi Aren'in ise en yakın arkadaşı olan Yusuf Tomar.
Asya'nın dediği gibiyse Yusuf'im
Neden ayrılmışlardı?
Kıskançlık mı,güven problemi mi?
Çok sevmek..
Ne kadar hoş değil mi?
Birini çok sevdiğin için ondan ayrılmak..kendinden bile saklamak.
Öğrenecekti hemde her detayını
................
"Kime bakıyorsun?" diyen sesle arkasını döndü Asya.Gördüğü sima ise kalbi-
niye yerle bir etmiş,gözlerini yuvalarından fırlatmıştı.
"Neden burdasın Tomar?"
Tomar,
Mesafe göstergesinin 1.adımı.
Hissizce güldü Yusuf.Karşısındaki kız canıydı,kalbin nerede deseler göstereceği kişiydi ama onunla bir yabancı olmak zorundaydı.
Birinin diğerini koruma altına alması gerekiyordu.
"Bir nedeni yok.Anılarımı canlandırmaya geldim.Anlaşılan sen benden önce
davranmışsın."
Bu sefer dudaklarında acı verici bir gülüş beliren kişi Asya'ydı.
"Kalbini söküp attığın kızla olan anılarını canlandırmaya mı geldin?Öyleyse
lütfen git.Aşk acımı ne istediğini bilemeyen kişi ile değil de tek başıma
yaşamayı yeğlerim."
Duraksadı Yusuf.Bu kadar acıtmış mıydı onu?
O cümleleri söylememeliydi..
Ama geri adım atmadı ve umursamaz rolü oynadı.
"O kız benim kalbim.Ki her şeyin bir sebebi vardır."
"Sebepler bitirici olmamalı." diyerek göz ucuyla Yusuf'a baktı Asya.
Yusuf ise Asya'nın rüzgarda savrulan saçlarını izliyordu.
"Sonuçlarda yeni başlangıçlara yol açmalı." diyerek sessizliği bozdu Yusuf.
Histerik bir kahkaha attı Asya.
Çok şeydi bu kahkaha,
Bu bakış.
"Bitti yani?" dedi sorar biçimde.
"Bitti herhalde.Hala kalbimde ama-"
"Artık kalbin değil." diyerek Yusuf'un lafını tamamladı Asya.
Yusuf onaylar gibi başını salladı.
Asya'nın gözü dolmaya başlamıştı.Başını deminden beri izlediği yüzden çe-
virdi ve İstanbul sahilinin havasını içine çekti.
"Gidiyor musun gitmiyor musun?"
"Gitmiyorum Bayan AKAY."
"Ben giderim o zaman Bay TOMAR." diyerek geri birkaç adım attı Asya.
Aşık olduğu adamın yüzünü birkaç saniye izledikten sonra arkasını dönüp
seri adımlarla ilerledi.
Arkasında bıraktığı adamı ilk defa umursamadan.
GÜNÜMÜZ
"Vay be bizim Yusuf'ta sevebiliyormuş."
"Ya ne sevmek ne sevmek."
"Öyle deme Yusuf seni kendinden bile korur.Ki zaten öyle yapmış ama neden?"
Anlamadığımı göstermek istercesine iki yana salladım.
Aşıkken bide üstüne aşk acısı çekerken gerçekten çok geri zekalı oluyordum.
"Ya kızım çalıştır saksıya.Yusuf seni ölse bırakmaz,kendinden korur.Yapmış. Ama neden?Bir sebebi olması lazım."
Anlamıştım.
Yusuf beni bir olay yüzünden terk etmişti.
Ama olay ne olabilirdi ki?
"Annem olabilir mi?"
Kendi attığım fikri ortadan kaldırmak amacıyla başımı salladım.
"Yok olamaz.Tamam annemle bazı konularda anlaşamasak da birbirimizi severiz.Bana saygı duyar.Ki Yusuf'u en başından beri biliyor."
"Aren de olamaz" düşünceli sesle söylenen Dila'ya karşı kahkaha attım.
Nasıl da Aren'ine kıyamıyor ama.
"Ya sen benim ikizime kıyamıyor musun?"
"Ne kıyamaması ya?Yok öyle bir şey!"
Derin nefes vererek arkama yaslandım.
"Ona aşıksın."
"Hayır"
"Evet"
"Hayır!"
Bu kızın inadı beni hem gururlandırıp hemde sınıyordu.
"Evet güzelim evet."
"Bana güzelim deme Asyoşum ya!Ayrıca hayır.Anlamak mı zor ya!Ha!Yır."
"Tamam tamam sakin ol."
"Ama evet."
"Asya!"
"Onu sevmiyorsun."
"Onu çok seviyorum."
Kahkaha attım.
Aklıma gelenle yerimden kalkarken,Dila bana öfkeli bakış atıyordu.
"Beni burada bekle tamam mıı?"
Dila bir şey söylemedi ama başını nereye der gibi eğdi.
"Konuşmam gereken biri var."
Yusuf Tomar'la yüzleşme vakti gelmişti.
.............
Evetttttt
Tam 1003 kelime yazdım.
Sınırımız 10 beğeni 10 yorum.
Asya Yusuf ilişkisi nasıl sizce?
Dila Aren peki?
