3. bölüm · Arka Bahçe
3.BÖLÜM
'Üzerime üzerime yürüyo
Nasılsın diye soruyo
Ve uçuyo akıl,tam giricem konuya
İçimde bir ses,Olmaz diyo ki Olmaz'
..........
Nihayet okulun ilk haftası bitmişti,
Tabii bende öyle.
Dün,yeni gelen öğretmenler olduğu için okul bir kaynaşma yemeği
düzenlemişti.Biz gitmek istemediğimiz için,mahşerin üç atlısı olarak cips çekirdek ve kola alıp parka inmiştik.
Ki bence dedikodu yapmak varken okul yemeğine katılmak aptallıktır.
Bugünde spor kulübü için kurulan whatsapp grubunda antrenmanların başlanacağı söylenmişti.
Bense şimdi hazırlanıyordum.
İki saattir bir at kuyruğu yapamıyorsun be Diloş!
Öhömm..
Ne var yani şu at kuyruğunu yapamıyorsam!
Her yerden kahkül çıkıyor.Sanırım kelebek model kestirdiğime pişman olmuştum.
Sanırım mı?Biraz daha uğraşırsan eğer evden çıkamayacaksın!
Tamam sakinim..
Ayy yaptım galiba!Dur bakayım!Yaptım bee.
Evet sonunda ayakkabılarımı giyip,antrenman çantasını aldım ve evden çıktım.
Sarı üniformanın üstüne kot ceketimi giymiştim.Bir taraftanda
kulaklığımı telefona bağladım.
Müzik dinlemek....
Ruhumu dinlendiren şey müzikti.
"Ruhun şarkı söylerse hayat seni dansa kaldırır." okuduğum Yara İzi
kitabında geçiyordu.
Kitaptan çok etkilenmiştim.
Müzikte beni böyle iyileştirmişti işte.
...........
Dila,antrenmana giden sokaklardan geçerken Aren ise spor salonunda antrenmanın bitmesini bekliyordu.
Fazlasıyla sıkılmıştı.
Bugün kardeşinin maçı vardı ve onu bekleyecekti.
Dinlenmek amacıyla gözünü kapattı.Bir anda gözünün önünde o
masmavi olan gözler geldi.
Mavi.
Masmavi..
Dila'nın mavisi.
Dila.
O kızı en son okulda görmüştü.İlk olarak da 7 ay önce...Partide.
Etkilenmişti.Hemde çok...
.........
3 SAAT SONRA/SPOR SALONU
"Hadi kızlar maç zamanı!"
Antrenmandan sonra normalde kendi aramızda maç yapacakken sahaya gelen başka bir okul takımıyla maç yapmaya karar verdik.
Sahada adımız anons edildi ve biz sahaya çıktık kaptan olarak
ilk ben çıktım.Sonrasında ise takım arkadaşlarım forma numaralarının sırasına göre sahaya çıktılar.
Düdük çaldığında maç başlamıştı.
İlk dakikalar karşı takımla birbirimize karşı hafif ataklarla,savunma-
larla geçiştirdik.
İlerleyen dakikalarda zorlanmaya başladık çünkü rakiplerimiz baskı
yapmayı arttırmıştı.Hatta çoğu zaman bloklarımız geri çevriliyordu.
Tabii bizde aynı şekilde karşılık veriyorduk.
Bizim onlardan tek farkımız smaçlarımız çok etkiliydi.Blokları işe yaramıyor,topu geri çeviremiyorlardı.Bende ara sıra plase atıyordum.Pasör olarak maçta garanti sayı almak önemliydi.
Hem kaptan hem pasör olmak ne kadar zor haberiniz var mı?
Hele de rakipleriniz dev gibi olunca.
Ralli uzun süredir devam ediyordu.Bende bitirmek için karşı tarafın bölgesine bir plase attım.
Liberoları topa dokunsada top filede kaldı ve sayı bizim oldu.
Bunun üzerine taraftarlarımız coştu ve bende geleneksel sevincim olan işaret ve orta parmağımı birleştirerek iki kez kafama vurdum.
Taraftarlar bir kez daha coştu.Hatta bu sefer antrenörümüz ve takımdakiler bile kahkaha atmıştı.
Düdük sesiyle hemen hakeme döndüm.Karşı takımın antrenörü mola almıştı.
Bizde kendi antrenörümüze ilerledik.
Buarada antrenörümüz beden eğitimi hocamız olan Halil Hoca'ydı.
Su içerken bir anlığına gözüm taraftarlara takıldı.Normalde asla bakmadığım tribünler bugün ilgi çekici gelmişti.
Kesinlikle onu aramıyorsun değil mi Dila?
Tabii ki HAYIR!
Tam o sırada tribünden bana bakan bir çift yeşil göz gördüm.
Bana hayranlıkla bakan,gururla izleyen gözler..
Onun gözleri..
Aren'in gözlerini....
Düdük çalınca toparlandım.
Aklım yerinde olmalıydım.
Her şeyden önce kaptanım ben ya!
.........
"VE MAÇIN GALİBİ AKKAYA KOLEJİ!"
.........
Maç bitiminde koşarak soyunma odasına gitmiştim.Oldum olası tutan şu migrenimden nefret etmişimdir.
İlacımı aldım ve kapıyı açtım.
Açmaz olaymışsın be Dilo'm
"Asi Kız?Hızlısın bakıyorum." diyen Aren.
Ve şok içinde kalan ben...
"Hızla yanından uzaklaştım.Önüme geçti.
"Küs müyüz?"
"Çocuk muyum ben sana niye küseyim gerizekalı."
Bir an geri çekildi.Gidiyor sandım ki yanılmışım..
Bana doğru bir adım attı...ben geri...o ileri...ben geri.
En sonunda duvarı boylamıştım.O ise bu duruma sırıtmıştı.
Omzuna hafif bir şekilde vurdum.
"Ne gülüyorsun be?"
"Nasılsın Dila?"
Ben şok!
İç ses şok!
Dila hayırlı olsun canım!
"Sen bana Dila mı dedin?
"Adın Dila değil mi?"
"Off git başımdan be!" diyerek hızla çıktım koridordan.
Oh!
Kal sen öyle.
..........
