1. bölüm / 3
Arifbirinci kırık.
Bölümler 3Şu an: birinci kırık.
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Titrek bir nefes çektim ciğerlerime.Stresimi azaltmak için halının desenlerini incelemeye başladım dördüncü defa.Sağımda oturan abim,karşımda oturan yengem ve kız kardeşi bende yok olma isteği uyandırıyordu.İğrenç bir durumun ortasına düşmüştüm.Kendime olan nefretim tekrar tazeleniverdi ansızın. İnce bir sızı duydum içimde,en derinde.
-Son kararım,Fatih.Ayrılmak istiyorum.
Yengemin sesini duymamla kafamı kaldırdım.Göz ucuyla abime baktım.Yutkundu.Omuzları düştü.Altı aydır verdiği savaşta yenilmişti.
Bakışlarımı yere indirdim.
-Nasıl istersen Sare.
Yengemin kardeşi olduğunu yarım saat önce öğrendiğim kız alayla güldü.
-Ne yani Fatih abi bu kadar mı kolay senin için?
Kolay mı?Bu kız abimin halini görmüyor muydu?Adam yıkık birisine dönmüştü.
-Kolay olduğunu nereden çıkardın Müberra?
-Hadi ama Fatih o kadar da zor değil!
Odada volta atan yengemin öfkeli sesine karşılık abim de fırladı yanımdan.
-Kardeşimi haytımdan çıkarmamı istiyorsun Sare,farkında mısın?
Evet.bunca huzursuzluğun sebebi bendim.
-Altı ayın sonunda nihayet anladın!
Buram buram alay kokan bu sözlerle oturduğum yerde suçluluk psikolojisiyle iyice büzüştüm.
Sanırım güzel olan hiçbir şeyi haketmiyordum.Hayır,ben hiçbir şeyi haketmiyordum.
-Kardeşim benim canım Sare.O benim herşeyim.Kardeşimi istemiyorsan yolun bahtın açık olsun!
Hayır Arif,burda ağlanmaz.Şuan da değil..Eğer beyin nöronlarınızın arasında kopukluk varsa ani ataklar,istemsiz sıçrayışlar,ellerde uyuşukluk gibi bakıma muhtaç bir takım fiziksel hastalıklarla mücadele ediyorsanız hayatınız pekte kolay değildir.Bir de yüksek anksiyeteye bağlı panik atağınız varsa hayatınız hiç kolay değildir.
Yengem çığlıkla başlayan ağlama kriziyle kendini müstakil evimizin balkonuna attı.Titremelerini bastırmaya çalışan abim de sehpanın üstünden sigarasını alıp yengemin arkasından ilerledi.
Bakışlarımı onlardan alıp karşımdaki kıza çevirdim.Bordo rujuyla,alnına dökülen siyah kahküllerle aynı renk gözleriyle bana baktı o da.Bakışlarımız tam ortada çarpıştı.Benim ilaçlardan dolayı baygınlaşan mavi gözlerim onun bazı şeyleri anlamlandırmaya çalışan keskin bakışları altında ezildi.Ruhumu avuçları arasında eziyormuş gibi burkuldu içim.Midem bulandı.
Başım döndü.Ellerim uyuştu, işlevini yitirdi.
-Mutlu musun?
-Mutlu mu gözüküyorum?
-Burdan bakınca nasıl gözüküyorsun biliyor musun,Arif?
-Nasıl gözüküyorum,Müberra?
-Kendi acizliği yüzünden mutsuz olan ve hiçbir zaman mutlu olamayacağının farkında olduğu için etrafındakileri de mutsuzluk okyanusuna çeken biri gibi.
-Kimse de sormuyor ,bu çocuğu kim mutsuzluk okyanusuna attı diye?
Bakışları değişti.Ya da bana öyle geldi.Haklı mıydı?Belki.
Bencil miydim?Belki.
Balkonun kapısı açıldı.Önde yengem ardından abim girdi.Abim kendini büyük bir sakinlikle yanıma attı tekrar. Kolunu omzuma doladı beni kendine çekti.Cılız bedenim onun tarafına savruldu.Yengem sehpanın üstüne saçılmış eşyalarını topladı.Az önce krize girmemiş gibi büyük bir ciddiyetle bize baktı.
-Pazartesi davayı açarım.Dava sonuçlanınca gelir eşyalarımı toplarım.
Dimdik bir şekilde arkasını döndü.Ardından aşağılayıcı bakışlarından birini fırlatıp ayaklandı,Müberra.
Dış kapının kapanma sesiyle daha çok abime sokuldum.
Beni daha çok sarmaladı.Göğsü yavaşça inip kalkıyordu.Titrek bir nefes çektim.
-Abi dedim çatallı çıkan sesimle.Tekrar ettim kendi içimde.Abi...Anne.Baba.Yani abim.
-Özür dilerim.Ben..Ben...
-Şşştt,diyerek sözümü kesti.Usulca saçlarımı okşamaya başladı.Her şey çok güzel olacak.
Tekrar ettim kendi içimde.
Her şey çok güzel olacak.
Bölüm etkileşimi
