11. bölüm / 35
ANKAGördüğüm Gibi Değilmiş
Bölümler 35Şu an: Gördüğüm Gibi Değilmiş
- 1 Sessizliğin Uyandırdığı Sabah436 kelime
- 2 Arafın Kızı422 kelime
- 3 Kırılma306 kelime
- 4 İlk Adım298 kelime
- 5 İlk Bakış1.089 kelime
- 6 Yalnızlığın Omuzlarında334 kelime
- 7 Penceredeki Gece,İçimdeki Ses215 kelime
- 8 İlk ses ,İlk Anlayış180 kelime
- 9 Sessizlikte Konuşmak226 kelime
- 10 Kırmızı Alarm219 kelime
- 11 Gördüğüm Gibi Değilmiş339 kelime · Okuduğun bölüm
- 12 Yalnızlığın Dibinden Doğmak430 kelime
- 13 Sessiz Yol Arkadaşı146 kelime
- 14 Sessiz Gidiş148 kelime
- 15 Suçun Sessizliği93 kelime
- 16 İyileşmeye Çalışan Kalp144 kelime
- 17 Uyanıkken Görülen Kabus112 kelime
- 18 Sonun Kenarında122 kelime
- 19 Bir Şehir Kadar Uzakta,Bir Kalp Kadar Yakında285 kelime
- 20 Valizi Kapatmak179 kelime
- 21 Şehire İlk Adım195 kelime
- 22 Kalan Bir Kız, Giden Bir Kadın341 kelime
- 23 Kendi Dünyam ,Kendim Kadar Sessiz215 kelime
- 24 Küçük Bir Kızdan Büyük Bir Çığlık187 kelime
- 25 Kağıda Gizlenmiş Kadınlık134 kelime
- 26 Emeğin Tadı165 kelime
- 27 Sadece Hiç308 kelime
- 28 Görüldüğüm An199 kelime
- 29 Yaralı Kalp170 kelime
- 30 Usul Usul103 kelime
- 31 Tetikte Bir Kalbin Patlaması232 kelime
- 32 İçime Dönmek117 kelime
- 33 Gölge74 kelime
- 34 Gözüm Sende111 kelime
- 35 Koruyucu54 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İlişkiler bazen sesle başlar, bazen gözle, bazen bir sessizliğin içinde filizlenir.
Anka için bu, ilk defa birinin yanında kendini “olduğu gibi” hissedebilmesiyle başlamıştı.
Mert’in varlığı; yargılamayan, dinleyen, “anlayan” biri gibi gelmişti ona.
Korkularını anlatabilmişti. Ağlamaktan utanmamıştı. En çok da kendine dair ilk defa içten konuşmuştu.
Ve tüm bunlardan sonra, kalbi farklı atmaya başlamıştı.
Mert’le birkaç kez daha buluştular.
Sahilde yürüdüler, kahve içtiler.
Anka, önce kendine sonra Mert’e güvenmeye çalıştı.
Ama o kadar uzun zamandır sevgiye açtı ki...
Gördüğü küçük ilgi bile ona kocaman görünmüştü.
Ona değer verilmiş gibi hissetti.
Bedenine değil, ruhuna dokunulmuş gibi…
Bir gece, Mert onu evine bırakmayı teklif etti.
Anka tereddüt etti ama sonra kendine “sadece yolculuk” dedi.
Arabada müzik açıktı. Sessizdi yine ikisi de.
Bu sessizlik eskisi gibi güven verici değildi. Anka fark etti ama adlandıramadı.
Sokağın köşesine geldiklerinde, Mert arabayı durdurdu.
Anka tam teşekkür edecekken, Mert elini Anka’nın dizine koydu.
Anka irkildi.
Birden içi buz kesti.
Yumuşakça elini itti.
Mert gülümsedi.
“Ne var bunda? Zaten çok yakın değil miyiz?”
Sesi kayıtsızdı.
Bakışlarında o eski duruluk yoktu.
Anka kalakaldı.
“Ben... böyle düşünmemiştim,” dedi.
Sesi cılız, ama içinde fırtına kopuyordu.
Mert başını çevirdi, bir kahkaha attı.
“O kadar duygusal davranma ya... Hep böyle yapıyorsunuz.
Biraz ilgi görünce aşık sanıyorsunuz.”
Cümle o an Anka’nın içinde bir şeyleri paramparça etti.
Sanki biri içindeki o kırılgan kıza tokat atmıştı.
“Demek hep böyle davrandın?”
Sesi yavaşça yükseldi.
“Beni dinledin, anlıyormuş gibi yaptın… sadece bedenime ulaşmak için mi?”
Mert başını çevirdi. “Anka, büyütüyorsun. Kızlar zaten hep oynar bu rolleri. Sen de duygusal olan tarafsın işte.”
Bu defa Anka gülümsedi.
Ama o gülümseme acıydı.
Sadece acı değil; bir uyanış, bir kırılma, bir sondu.
Kapıyı açtı. Arabadan indi.
Kapanan kapının sesi Mert’in kahkahasından daha yüksekti.
Sokağın karanlığında yürürken elleri titriyordu.
Ama bu kez korkudan değil.
Öfke, utanç, aldatılmışlık ve… gözyaşı.
O gece odasına kapandı.
Telefonu açtı. Mesaj kutusunda Mert’in yazdıkları duruyordu.
“Hepsi oyundu…” diye mırıldandı kendi kendine.
Ve sonra sesi çatladı ama sözleri netti:
“Bir daha kendime böyle yalanlar söyletmeyeceğim.”
“Bir daha kendimi birinin beni sevmesini umarak satmayacağım.”
“Ve bir daha... böyle sevilmeyeceğim.”
Bölüm etkileşimi
