3. bölüm / 3
ANILARI SAKLA2.BÖLÜM
Bölümler 3Şu an: 2.BÖLÜM
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
"Hayat konuşmayı en çok istediğin insana karşı susmayı öğrendiğinde başlar."
..............
Geçmiş/Ordu.
Okulun çıkışına doğru ilerlerken bir taraftan da müzik dinliyordum.Playlistte
çalan şarkıyla gülümsedim.
Sezen Aksu-Kaçın Kurası çalıyordu.
Otobüse doğru ilerlerken bir yandanda şarkıya eşlik etmeye başladım.
"Gönül gözüm kapalı,bilerek sana yazılıyorum.A penceresi aralı her yerine
bayılıyorum.Yavrum baban nereli nereden bu kaşın gözün temeli."
Durağa geldiğimde kısa bir anlığına kulaklığımı çıkardım.Bu yaylaya çıkan son otobüstü ve ben bunu kaçıramazdım.
Kaçırsam ne olurdu;babaannem beni evin bahçesinde eliyle sopayla bekler,
bulaşıkları bana kitlerdi.
Aslında babaannemi seviyordum.Çoğu akrabamdan görmediğim desteği ondan görmüştüm ve hep varlığını bana hissettirmişti.
İyi ki vardı.
"Ooo laz kızı,seni burada görmeyi neye borçluyuz?" sesin geldiği yöne bakarken dudaklarımda istemsizce bir tebessüm oluşmuştu.
Elbette bana seslenen kişi Ordu'nun koçarisi Karan Akın Rivel'di.
Koçari bizim oralarda-yani Karadeniz'de- delikanlı demekti.
Ve o bunun hakkını sonuna kadar veriyordu.
Yemyeşil gözleri bir ormanı andırırken,kahverengi saçları güneşte parlıyordu.
Gel de aşık olma.
Evet ona hala aşıktım ve bundan haberi yoktu.Olmayacaktı da.
"Kimi görmeyi bekliyordun?" kıskançlık seviyemi hiç kimse sorgulamamalı çünkü ben sevdiğim adamı kıskanırdım.
"Senden başkasını beklemem laz kızı.Demek istediğim neden buradasın?Araba ile bırakayım işte."
Aslında mantıklı bir fikirdi ama yayladakilerin dilinden asla düşmezdim.
"Olmaz."
"Nedenmiş o?"
"Zaten bizi sevgili zannediyorlar.Bir de üstüne bu eklenirse dillerinden kurtulamam.Kurtulamayız yani."
Dediklerimle birlikte dudaklarında samimi bir gülümseme oluştu.
"Zaten öyle biliyorlarmış işte.Sevgilimi bırakmamın nesi yanlış?Hem yağmur başladı."
"Ya ben senin sevgilin değilim!"
"Olacaksın laz kızı düş önüme."
Ayyyy.İnşallah amin.
Küçük çocuklar gibi kollarımı bağladım ve ayağımı yere sertçe bastım.
O söyleyene kadar yağmur yağdığını hiç fark etmemiştim.
Kafamı kaldırdığımda hissettiğim yağmur damlaları ile gözlerimi kapadım.
Yağmuru,yağmurun altında ıslanmayı,çok seviyordum.
Tam ellerimi kaldıracaktım ki bir anda her şeyi ters görmeyi başlamıştım.
Ne oluyordu ya?
"Kızım sen inatsan ben daha da inadım."
Her ne kadar ona dil döksemde beni bırakmamış arabaya bindirmişti.
Ve o günden itibaren bütün Ordu bizi sevgili olarak bilmişti.
GÜNÜMÜZ
Telefonda babaannem ile konuşurken bir yandanda kendime sövüyordum.
Neden babaannemi tamda gün saatinde aradıysam!
"Sultanım,haydi yeter da.Kapa şu telefoni."
Arkadan dedikodu sesleri mi dersin,ağlayan bebek seslerimi dersin bilmem ama her ses geliyordu.
Ayrıca bebeğin orada ne işi vardı ki?Teyzelerin en küçüğü bildiğim kadarıyla 60 yaş civarlarındaydı.Muhtemelen torununu getirmişti.
Bebeğe üzüldüğüm kadar kimseye üzülmezdim şuan.
"Yok olmaz.Koçari ile görüştun mi?"
Bu kadın bunu nereden biliyordu?
"Yok nenem ne görüşmesi?"
"E beni aradu uşak."
Hadi canım,vay be.
"Öyle mi ne güzel,hayırlı evlat muamelesi yani."
"Senden daha çok arıyor beni."
Sessiz kaldım.Nede olsa onunla tanışmıyoruz değil mi?
Telefondan birinin daha aradığını görünce babaannemle görüşmeyi sonlandırdım.
"Dinliyorum?"
Başkan.Mit'in kurucusu,beni özellikle seçen kişi.
"Görev yerine alışabildin mi?"
Resmen benimle dalga geçiyordu.
"Bana onunda burada olacağını söylememiştin!"
"Anlamı kalmazdı.Telefonun açık olsun Kasırga." diyerek aramayı sonlandırdı.
Garip birisiydi ama mesleğinin hakkını veriyordu.
Mutfağa gidip kendime kahve yapacakken bildirim sesinin gelmesiyle tekrar
telefona döndüm.
Başkan;*Bir konum gönderdi.
Başkan;Bu akşam işini bitir.
Siz;Zevkle.
Görüldü.
Kaldığım otelin yatak odasına yönelip kıyafetlerimi değiştirdim.
Attığı konumdaki mekan bir bardı ve benim elbise giymeye hiç niyetim yoktu.
Giydiğim deri üst ve pantolonun üstüne ceketimi geçirdim ve silahıma uzandım.
Bakalım bu akşam Kasırga'nın azabına kim uğrayacaktı?
..................
Kurşun Timi ülkenin en iyi askerlerinin toplandığı özel bir timdi.
Timdekilerin haberi yoktu ama hepsi kendi dalının en iyileriydiler.
"Valla ben bu yeni gelen komutandan hiç birşey anlamadım." diyerek söylendi Ali.
İzem Ekin Zorlu onlara resmen bir kasırga gibi esmiş,hayran bırakmıştı.
"Oğlum anlayabileceğimiz bir şey yok ki.Kadın kasırga gibi esti mübarek."
Karan ise elindeki zeka küpüyle oynuyor söylenenlere aldırmamaya çalışıyordu.
Onu yıllar sonra görmek...
Güzeldi ama tuhaftı.Yıllarca uzaktan ne yaptığını izlemişti,MİT'e çalıştığını
biliyordu ama bu kadar üst mertebede olmasını beklemiyordu.
İzem Ekin Zorlu hep şaşırtmıştı ve şaşırtmaya devam ediyordu.
En önemlisi verdiği sözü tutmuştu.
Tanımıyor numarası yapmak zorundaydı.
Aksi takdirde teröristler İzem'i bulur,Karan'a karşı bir koz olarak kullanırlardı.
Bunu daha fazla düşünmek istemediğini anlayınca ayağa kalktı ve hızla odasına yöneldi.
"5 dakikaya herkes görev yerinde olacak."
......................
Barın en köşesine oturmuş, avımı izliyordum.
Bu adam Rus örgütünün kaçakçılığına yardım eden Türk ortaklardan biriydi ve bugün bundan kurtulmalıydım.
Kapıdan birkaç kişilik bir grup gelmişti ama kim olduklarına hiç aldırış etmeden adamın yanına ilerledim.
"Selam."
Adam içkisinden bana dönüp baştan aşağı süzdü.
Barmene dönüp bir içki daha istedi. Telefonuma gelen bildirimle mesaj kutuma baktım.
Bilinmeyen numara;Eğer biraz daha ı adama yaklaşırsan köprüden o adamı atar, paramparça ederim.
Kim olduğunu anlamştım.
Karan Akın Rivel.
Bölüm etkileşimi
